YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4756 E. 2020/3213 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının işaret olarak benzer olduğu, ayrıca kullanılacakları emtinanın aynı ve benzer olduğu, bu haliyle orta düzeydeki tüketicinin iki markayı karıştırabileceği gibi, iki farklı marka ile karşı karşıya olduğunu bilse bile, iki marka arasında işletmesel ve idari bir bağlantı kurabileceği ve bu durumda davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karekterini zedeleyebileceği gerkeçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptali ile karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davanın açılış tarihi itibariyle redde mesnet "PIERRE CARDIN", “Pierre Cardin” ibareli markaların davacı ... adına tescilli olduğu halde yargılama esnasında sahiplik bilgilerinin değiştiği ve her iki redde mesnet markanın hak sahibinin PLS Marka Pazarlama Tic. Ltd. Şti. olarak göründüğü anlaşılmakla mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2 - Bozma sebep ve şekline göre, davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4286 E. 2023/3155 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaŞti. olarak göründüğü anlaşılmakla mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaŞti. olarak göründüğü anlaşıldığından Mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
… onraki davacı PLS şirketine devredildiği, PLS şirketinin de 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre davayı kaldığı yerden devam ettirdiğinden «aktif husumet ehliyeti» bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbu davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede (mülga 556 sayılı KHK) yer alan düzenlemelerin uygulanması gerektiği, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" dava dikekçesinde geçen itiraza mesnet gösterilen 2006/23103 ve 2006/23102 sayılı markaların başvurusu davaya konu başvurudan sonra olduğundan değerlendirmede dikkate alınmadığı, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markaları arasında «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, giyim sektöründe bir üreticinin birden çok marka ile üretim ve pazarlama yapması genel bir «teamül» durumunda olduğundan, ortalama alıcılar davalının markası ile karşılaştıklarında davacıdan bağımsız bir işletmeye ait farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını değil, davacının "PİERRE" ana unsurlu seri markaları içinde kullandığı yeni bir markayla karşı karşıya olduklarını düşünebilecekleri, davalı markasının bu yanılsamayı engellemeye yönelik herhangi bir farklılaştırma gayreti içine girmediği ve bir tekstil firması olduğu düşünüldüğünde davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı iddiaları açısından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun, d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teamül · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ortalama tüketici · dahili dava · iltibas · husumet
Benzer bu kararda… onraki davacı PLS şirketine devredildiği, PLS şirketinin de 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre davayı kaldığı yerden devam ettirdiğinden «aktif husumet ehliyeti» bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbu davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede (mülga 556 sayılı KHK) yer alan düzenlemelerin uygulanması gerektiği, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" dava dikekçesinde geçen itiraza mesnet gösterilen 2006/23103 ve 2006/23102 sayılı markaların başvurusu davaya konu başvurudan sonra olduğundan değerlendirmede dikkate alınmadığı, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markaları arasında «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, giyim sektöründe bir üreticinin birden çok marka ile üretim ve pazarlama yapması genel bir «teamül» durumunda olduğundan, ortalama alıcılar davalının markası ile karşılaştıklarında davacıdan bağımsız bir işletmeye ait farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını değil, davacının "PİERRE" ana unsurlu seri markaları içinde kullandığı yeni bir markayla karşı karşıya olduklarını düşünebilecekleri, davalı markasının bu yanılsamayı engellemeye yönelik herhangi bir farklılaştırma gayreti içine girmediği ve bir tekstil firması olduğu düşünüldüğünde davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı iddiaları açısından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun, d …
… l ya da hizmetleri kapsaması koşullarının birlikte bulunması gerektiği, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, bu nedenle «ortalama tüketicilerin» her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılamadığını, mal ve hizmetlerin far …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8533 E. 2014/15029 K.
Ortak:YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · dahili dava · iltibas
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlık bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin varlığının kabulü için karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğundan söz edilemez.
Ayrıca, işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak kaydıyla «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik de bulunmadığına göre, mahkemece dava konusu T..
Ancak, «uyuşmazlık konusu» marka başvurusu ''PİERRE ROBERT+Şekil'' ibaresinden, davacının itiraza konu markalarının asli unsuru ise ''Pierre Cardin'', ''Pierre'' ve ''Cardin'' kelimelerinden meydana gelmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/695 E. 2024/2319 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaŞti. olarak göründüğü anlaşılmakla mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4756 E. , 2020/3213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/06/2009 tarih ve 2008/19-2009/143 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı kurum vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2005/50761 sayılı marka başvurusu ile "PİERRE FORS" ibaresini 25. mal/hizmet sınıfında marka olarak tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, müvekkiline ait tescilli "PİERRE CARDİN", "CARDİN" esas unsurlu markalarını dayanak göstererek başvuruya yaptıkları itirazın TPMK YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, oysa her iki markanın görsel ve fonetik olarak benzediği gibi kullanılacağı sınıfların aynı ve benzer olduğunu, ayrıca müvekkiline ait "PİERRE CARDİN" markasının tanınmış olduğunu, davalıya ait markanın tescili halinde müvekkiline ait markanın tanınmışlığından yararlanacağını ve davalının başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 2007-M-6385 sayılı kararının iptali ile davalıya ait markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirkete usulune uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edildiği halde, davaya cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının işaret olarak benzer olduğu, ayrıca kullanılacakları emtinanın aynı ve benzer olduğu, bu haliyle orta düzeydeki tüketicinin iki markayı karıştırabileceği gibi, iki farklı marka ile karşı karşıya olduğunu bilse bile, iki marka arasında işletmesel ve idari bir bağlantı kurabileceği ve bu durumda davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karekterini zedeleyebileceği gerkeçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptali ile karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davanın açılış tarihi itibariyle redde mesnet "PIERRE CARDIN", “Pierre Cardin” ibareli markaların davacı ... adına tescilli olduğu halde yargılama esnasında sahiplik bilgilerinin değiştiği ve her iki redde mesnet markanın hak sahibinin PLS Marka Pazarlama Tic. Ltd. Şti. olarak göründüğü anlaşılmakla mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2 - Bozma sebep ve şekline göre, davalı TPMK vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615995800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz