Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4286 E. 2023/3155 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teamül↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 10.06.2009 tarih, 2008/19 E. ve 2009/143 K. sayılı kararı ile taraf markalarının işaret olarak benzer olduğu, ayrıca kullanacakları emtinanın aynı ve benzer olduğu, bu haliyle orta düzeydeki tüketicinin iki markayı karıştırabileceği gibi, iki farklı marka ile karşı karşıya olduğunu bilse bile iki marka arasında işletmesel ve idari bir bağlantı kurabileceği ve bu durumda davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karekterini zedeleyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiş, davalı TPMK vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.06.2020 tarih, 2019/4756 E. ve 2020/3213 K. sayılı kararıyla davanın açılış tarihi itibariyle redde mesnet "PIERRE CARDIN", “Pierre Cardin” ibareli markaların davacı Ömer Faruk Kavurmacı adına tescilli olduğu halde yargılama esnasında sahiplik bilgilerinin değiştiği ve her iki redde mesnet markanın hak sahibinin PLS Marka Pazarlama Tic. Ltd. Şti. olarak göründüğü anlaşıldığından Mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında; "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." hükmünün yer aldığı, davacı itirazına mesnet marka tescil belgelerine göre 97/207269 ve 98/019477 no.lu markaların 2012 yılında önceki davacı tarafından sonraki davacı PLS şirketine devredildiği, PLS şirketinin de 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre davayı kaldığı yerden devam ettirdiğinden aktif husumet ehliyeti bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbu davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede (mülga 556 sayılı KHK) yer alan düzenlemelerin uygulanması gerektiği, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" dava dikekçesinde geçen itiraza mesnet gösterilen 2006/23103 ve 2006/23102 sayılı markaların başvurusu davaya konu başvurudan sonra olduğundan değerlendirmede dikkate alınmadığı, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, giyim sektöründe bir üreticinin birden çok marka ile üretim ve pazarlama yapması genel bir teamül durumunda olduğundan, ortalama alıcılar davalının markası ile karşılaştıklarında davacıdan bağımsız bir işletmeye ait farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını değil, davacının "PİERRE" ana unsurlu seri markaları içinde kullandığı yeni bir markayla karşı karşıya olduklarını düşünebilecekleri, davalı markasının bu yanılsamayı engellemeye yönelik herhangi bir farklılaştırma gayreti içine girmediği ve bir tekstil firması olduğu düşünüldüğünde davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı iddiaları açısından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun, davalı başvurusu nedeniyle davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, davacıya ait 1997/207269 sayılı markanın 12.02.2006 tarihli Resmi Marka Bülteninde tanınmış olduğu yayınlansa da bu tarihin davalı başvuru tarihinden sonraya ait olduğu gibi dava konusu markanın kötü niyetli başvurusu yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2007-M-6385 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği karıştırılma ihtimalinden bahsedilmesi için markaların aynı veya benzer olması ile aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsaması koşullarının birlikte bulunması gerektiği, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, bu nedenle ortalama tüketicilerin her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılamadığını, mal ve hizmetlerin farklı işletmelerden geldiğini algıladığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair kararın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
2.6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/695 E. 2024/2319 K.
Ortak:teamül · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · ortalama tüketici · iltibas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… onraki davacı PLS şirketine devredildiği, PLS şirketinin de 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre davayı kaldığı yerden devam ettirdiğinden «aktif husumet ehliyeti» bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbu davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede (mülga 556 sayılı KHK) yer alan düzenlemelerin uygulanması gerektiği, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" dava dikekçesinde geçen itiraza mesnet gösterilen 2006/23103 ve 2006/23102 sayılı markaların başvurusu davaya konu başvurudan sonra olduğundan değerlendirmede dikkate alınmadığı, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markaları arasında «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, giyim sektöründe bir üreticinin birden çok marka ile üretim ve pazarlama yapması genel bir «teamül» durumunda olduğundan, ortalama alıcılar davalının markası ile karşılaştıklarında davacıdan bağımsız bir işletmeye ait farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını değil, davacının "PİERRE" ana unsurlu seri markaları içinde kullandığı yeni bir markayla karşı karşıya olduklarını düşünebilecekleri, davalı markasının bu yanılsamayı engellemeye yönelik herhangi bir farklılaştırma gayreti içine girmediği ve bir tekstil firması olduğu düşünüldüğünde davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı iddiaları açısından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun, d …
Şti. olarak göründüğü anlaşıldığından Mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
… l ya da hizmetleri kapsaması koşullarının birlikte bulunması gerektiği, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, bu nedenle «ortalama tüketicilerin» her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılamadığını, mal ve hizmetlerin far …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4756 E. 2020/3213 K.
Ortak:taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaŞti. olarak göründüğü anlaşıldığından Mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
… onraki davacı PLS şirketine devredildiği, PLS şirketinin de 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre davayı kaldığı yerden devam ettirdiğinden «aktif husumet ehliyeti» bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbu davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede (mülga 556 sayılı KHK) yer alan düzenlemelerin uygulanması gerektiği, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" dava dikekçesinde geçen itiraza mesnet gösterilen 2006/23103 ve 2006/23102 sayılı markaların başvurusu davaya konu başvurudan sonra olduğundan değerlendirmede dikkate alınmadığı, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markaları arasında «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, giyim sektöründe bir üreticinin birden çok marka ile üretim ve pazarlama yapması genel bir «teamül» durumunda olduğundan, ortalama alıcılar davalının markası ile karşılaştıklarında davacıdan bağımsız bir işletmeye ait farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını değil, davacının "PİERRE" ana unsurlu seri markaları içinde kullandığı yeni bir markayla karşı karşıya olduklarını düşünebilecekleri, davalı markasının bu yanılsamayı engellemeye yönelik herhangi bir farklılaştırma gayreti içine girmediği ve bir tekstil firması olduğu düşünüldüğünde davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı iddiaları açısından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun, d …
Benzer bu karardaŞti. olarak göründüğü anlaşılmakla mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8533 E. 2014/15029 K.
Ortak:ortalama tüketici · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… onraki davacı PLS şirketine devredildiği, PLS şirketinin de 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre davayı kaldığı yerden devam ettirdiğinden «aktif husumet ehliyeti» bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbu davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede (mülga 556 sayılı KHK) yer alan düzenlemelerin uygulanması gerektiği, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" dava dikekçesinde geçen itiraza mesnet gösterilen 2006/23103 ve 2006/23102 sayılı markaların başvurusu davaya konu başvurudan sonra olduğundan değerlendirmede dikkate alınmadığı, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markaları arasında «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, giyim sektöründe bir üreticinin birden çok marka ile üretim ve pazarlama yapması genel bir «teamül» durumunda olduğundan, ortalama alıcılar davalının markası ile karşılaştıklarında davacıdan bağımsız bir işletmeye ait farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını değil, davacının "PİERRE" ana unsurlu seri markaları içinde kullandığı yeni bir markayla karşı karşıya olduklarını düşünebilecekleri, davalı markasının bu yanılsamayı engellemeye yönelik herhangi bir farklılaştırma gayreti içine girmediği ve bir tekstil firması olduğu düşünüldüğünde davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki «iltibas» / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı iddiaları açısından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun, d …
… l ya da hizmetleri kapsaması koşullarının birlikte bulunması gerektiği, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, bu nedenle «ortalama tüketicilerin» her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılamadığını, mal ve hizmetlerin far …
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlık bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin varlığının kabulü için karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğundan söz edilemez.
Ayrıca, işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak kaydıyla «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik de bulunmadığına göre, mahkemece dava konusu T..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaAncak, «uyuşmazlık konusu» marka başvurusu ''PİERRE ROBERT+Şekil'' ibaresinden, davacının itiraza konu markalarının asli unsuru ise ''Pierre Cardin'', ''Pierre'' ve ''Cardin'' kelimelerinden meydana gelmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4286 E. , 2023/3155 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/278 Esas, 2021/106 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2005/50761 sayılı marka başvurusu ile "PİERRE FORS" ibaresini 25 inci mal/hizmet sınıfında marka olarak tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, müvekkiline ait tescilli "PİERRE CARDİN", "CARDİN" esas unsurlu markalarını dayanak göstererek başvuruya yaptıkları itirazın TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca (YİDK) nihai olarak reddedildiğini, oysa her iki markanın görsel ve fonetik olarak benzediği gibi kullanılacağı sınıfların aynı ve benzer olduğunu, müvekkiline ait "PİERRE CARDİN" markasının tanınmış olduğunu, davalıya ait markanın tescili halinde müvekkiline ait markanın tanınmışlığından yararlanacağını ve davalının başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'in 2007-M-6385 sayılı kararının iptali ile davalıya ait markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığının savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı şirket cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 10.06.2009 tarih, 2008/19 E. ve 2009/143 K. sayılı kararı ile taraf markalarının işaret olarak benzer olduğu, ayrıca kullanacakları emtinanın aynı ve benzer olduğu, bu haliyle orta düzeydeki tüketicinin iki markayı karıştırabileceği gibi, iki farklı marka ile karşı karşıya olduğunu bilse bile iki marka arasında işletmesel ve idari bir bağlantı kurabileceği ve bu durumda davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya markanın ayırt edici karekterini zedeleyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiş, davalı TPMK vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 25.06.2020 tarih, 2019/4756 E. ve 2020/3213 K. sayılı kararıyla davanın açılış tarihi itibariyle redde mesnet "PIERRE CARDIN", “Pierre Cardin” ibareli markaların davacı Ömer Faruk Kavurmacı adına tescilli olduğu halde yargılama esnasında sahiplik bilgilerinin değiştiği ve her iki redde mesnet markanın hak sahibinin PLS Marka Pazarlama Tic. Ltd. Şti. olarak göründüğü anlaşıldığından Mahkemece söz konusu markaların devir edilip edilmediğinin araştırılarak sonucuna göre davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında; "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." hükmünün yer aldığı, davacı itirazına mesnet marka tescil belgelerine göre 97/207269 ve 98/019477 no.lu markaların 2012 yılında önceki davacı tarafından sonraki davacı PLS şirketine devredildiği, PLS şirketinin de 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre davayı kaldığı yerden devam ettirdiğinden aktif husumet ehliyeti bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işbu davada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede (mülga 556 sayılı KHK) yer alan düzenlemelerin uygulanması gerektiği, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" dava dikekçesinde geçen itiraza mesnet gösterilen 2006/23103 ve 2006/23102 sayılı markaların başvurusu davaya konu başvurudan sonra olduğundan değerlendirmede dikkate alınmadığı, davalının "PİERRE FORS" ibareli marka başvurusu ile davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "PİERRE CARDİN" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, giyim sektöründe bir üreticinin birden çok marka ile üretim ve pazarlama yapması genel bir teamül durumunda olduğundan, ortalama alıcılar davalının markası ile karşılaştıklarında davacıdan bağımsız bir işletmeye ait farklı bir marka ile karşı karşıya olduklarını değil, davacının "PİERRE" ana unsurlu seri markaları içinde kullandığı yeni bir markayla karşı karşıya olduklarını düşünebilecekleri, davalı markasının bu yanılsamayı engellemeye yönelik herhangi bir farklılaştırma gayreti içine girmediği ve bir tekstil firması olduğu düşünüldüğünde davacının markalarından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminde her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas / karıştırılma / benzerlik koşulunun oluştuğu, davacı iddiaları açısından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun, davalı başvurusu nedeniyle davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, davacıya ait 1997/207269 sayılı markanın 12.02.2006 tarihli Resmi Marka Bülteninde tanınmış olduğu yayınlansa da bu tarihin davalı başvuru tarihinden sonraya ait olduğu gibi dava konusu markanın kötü niyetli başvurusu yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2007-M-6385 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği karıştırılma ihtimalinden bahsedilmesi için markaların aynı veya benzer olması ile aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsaması koşullarının birlikte bulunması gerektiği, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, bu nedenle ortalama tüketicilerin her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılamadığını, mal ve hizmetlerin farklı işletmelerden geldiğini algıladığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair kararın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
2.6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı TPMK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111195700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz