YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8533 E. 2014/15029 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iptal davası↗ uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait markaların, davalıya ait marka ile aynı veya ayırt edilmeyecek derecede benzer olmadıkları, bu nedenle KHK'nın 7/1-b hükmünün uygulanamayacağı, davacıya ait “Pierre” ve “Pierre Cardin” ibareli markalar ile “PİERRE ROBERT +Şekil” ibareli davalı markasının benzer olduğu, anılan davacı markaların emtiaları ile davalı başvurusunun ilgili olduğu tüm emtiaların aynı veya benzer olduğu, bu nedenle KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünün uygulanabileceği, davalı markası ile davacının “Cardin” ibareli markası arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markasının KHK'nın 8/4 maddesi anlamında tanınmışlığını ispatlar nitelikte delil bulunmadığı ancak, yapılan incelemede PİERRE CARDİN markasının tanınmış olduğu, davacının, davalının kötü niyetli olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile T.. T.. YİDK’nın 2012–M-1512 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan 2009/68316 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, T.. T.. YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulü ile T.. T.. YDİK kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu marka başvurusu ''PİERRE ROBERT+Şekil'' ibaresinden, davacının itiraza konu markalarının asli unsuru ise ''Pierre Cardin'', ''Pierre'' ve ''Cardin'' kelimelerinden meydana gelmektedir. Somut uyuşmazlık bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin varlığının kabulü için karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğundan söz edilemez. Ayrıca, işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak kaydıyla iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik de bulunmadığına göre, mahkemece dava konusu T.. T.. YİDK kararının iptaline yönelik olarak açılan davanın reddi gerektiği halde yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün T.. T.. YİDK kararının iptaline ilişkin davaya yönelik olarak temyiz eden davalı T.. T.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4412 E. 2020/3605 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin varlığının kabulü için karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğundan söz edilemez.
Ayrıca, işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» olmak kaydıyla «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik de bulunmadığına göre, mahkemece dava konusu T..
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında 22.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda sayılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, «müktesep hak» koşullarının somut olayda bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi anlamında bir tescil engelinin olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin tüm istinaf istemlerinin reddine, davacı vekilinin sair istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş, ancak davacı vekilinin marka başvurusunun aynı zamanda kötü niyetli tescil şartlarının taşıdığı yönündeki istinaf isteminin incelenmesinde ise; davacının itirazına mesnet markaları oldukça tanınan markalar olup, davacı tarafça, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı adına verilen «yetki» üzerine davalı adına marka tescillerinin yapıldığı ileri sürülmüş, buna ilişkin sözleşme sureti dosyaya sunulmuş, davalı şirketçe de bu hususlara ve özellikle de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu yönündeki iddialara karşı çıkılmamış olup, ayrıca tüm dosya kapsamından da taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmakta olup, davacı yanca işbu dava aşamasında dayanılan delillere, marka başvurusuna itiraz aşamasında da dayanıldığı anlaşılmış olup, bu durumda, davalı şirketin, aralarında ticari ilişki bulunması nedeniyle davacıya ait olduğunu bildiği yüksek düzeyli tanınmış markanın benzerinin tescili için yaptığı dava konusu başvurunun, «iyiniyetli» bir girişim olmadığı, tescil yetkisi ve hakkının davacının tescilli markasının sahip olduğu imajın transferi amaçlı bulunduğu, dolayısıyla davalının bu eylemiyle marka tescil ettirme hakkını, «haksız rekabetinin» bir aracı olarak kullandığı, sonuçta ise davalının eyleminin Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne, YİDK’in 2016-M …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · güveni kötüye kullanma · müktesep hak · ziya · iyiniyet · istinaf incelemesi · dürüstlük kuralı · kötü niyet
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında 22.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda sayılan mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, «müktesep hak» koşullarının somut olayda bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesi anlamında bir tescil engelinin olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin tüm istinaf istemlerinin reddine, davacı vekilinin sair istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş, ancak davacı vekilinin marka başvurusunun aynı zamanda kötü niyetli tescil şartlarının taşıdığı yönündeki istinaf isteminin incelenmesinde ise; davacının itirazına mesnet markaları oldukça tanınan markalar olup, davacı tarafça, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı adına verilen «yetki» üzerine davalı adına marka tescillerinin yapıldığı ileri sürülmüş, buna ilişkin sözleşme sureti dosyaya sunulmuş, davalı şirketçe de bu hususlara ve özellikle de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu yönündeki iddialara karşı çıkılmamış olup, ayrıca tüm dosya kapsamından da taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmakta olup, davacı yanca işbu dava aşamasında dayanılan delillere, marka başvurusuna itiraz aşamasında da dayanıldığı anlaşılmış olup, bu durumda, davalı şirketin, aralarında ticari ilişki bulunması nedeniyle davacıya ait olduğunu bildiği yüksek düzeyli tanınmış markanın benzerinin tescili için yaptığı dava konusu başvurunun, «iyiniyetli» bir girişim olmadığı, tescil yetkisi ve hakkının davacının tescilli markasının sahip olduğu imajın transferi amaçlı bulunduğu, dolayısıyla davalının bu eylemiyle marka tescil ettirme hakkını, «haksız rekabetinin» bir aracı olarak kullandığı, sonuçta ise davalının eyleminin Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne, YİDK’in 2016-M …
Marka başvurusunun hangi hallerde kötü niyetle yapıldığı her bir somut olayda ayrı ayrı değerlendirilecek olmakla birlikte, Daire uygulamalarında daha «ziyade» markanın ticaret yapmak için değil, başkalarına şantaj yapmak ve para koparmak, başkalarının ticaretine engel olmak veya kendisine duyulan «güveni kötüye kullanarak» markayı kendi adına tescil ettirmek, sözleşme hükmüne aykırı olarak markayı adına tescil ettirmek gibi hususlar genel «kötü niyet» sebepleri olarak görülmektedir.
4- Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK’da açıkça düzenlenmese de, Dairemiz uygulamalarında KHK’nın 35/1, 42/1-a maddeleri ile TMK’nın 2.maddesi birlikte yorumlanarak, «kötü niyet» bir hükümsüzlük «sebebi» olarak kabul edilmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8533 E. , 2014/15029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/07/2013
NUMARASI 2012/153-2013/113
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2013 tarih ve 2012/153-2013/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı T.. T.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […]T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına 97/207269 no'lu “Pierre Cardin”, 98/019477 no'lu “Pierre Cardin”, 2006/23103 no'lu “Pierre”, 2006/23102 “Cardin”, 2006/31587 no'lu “Pierre Cardin Signature”, 2007/06254 “Prr Crdn” ibareli 18, 24 ve 25. sınıf emtialar yönünden tescilli markaları olup, 97/207269 no'lu “PİERRE CARDİN” markasının aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalının 2009/68316 no'lu “PİERRE ROBERT+ŞEKİL” ibaresini 25. sınıfta kullanmak üzere marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuruya tescilli markalarıyla benzerlik taşıdığı belirtilerek itiraz edildiğini, itirazın T.. T.. YİDK tarafından reddedildiğini oysa, müvekkilinin tanınmış “Pierre Cardin” ve “Pierre” markaları ile davalının tescil ettirdiği marka arasında belirgin biçimde benzerlik bulunduğunu, davalının başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, T..
T.. YİDK'nın 2012-M-1512 sayılı kararının iptali ile 2009/68316 no'lu “pierre robert+şekil” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. T.. vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait markaların, davalıya ait marka ile aynı veya ayırt edilmeyecek derecede benzer olmadıkları, bu nedenle KHK'nın 7/1-b hükmünün uygulanamayacağı, davacıya ait “Pierre” ve “Pierre Cardin” ibareli markalar ile “PİERRE ROBERT +Şekil” ibareli davalı markasının benzer olduğu, anılan davacı markaların emtiaları ile davalı başvurusunun ilgili olduğu tüm emtiaların aynı veya benzer olduğu, bu nedenle KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünün uygulanabileceği, davalı markası ile davacının “Cardin” ibareli markası arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markasının KHK'nın 8/4 maddesi anlamında tanınmışlığını ispatlar nitelikte delil bulunmadığı ancak, yapılan incelemede PİERRE CARDİN markasının tanınmış olduğu, davacının, davalının kötü niyetli olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile T..
T.. YİDK’nın 2012–M-1512 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan 2009/68316 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, T.. T.. YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulü ile T.. T.. YDİK kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu marka başvurusu ''PİERRE ROBERT+Şekil'' ibaresinden, davacının itiraza konu markalarının asli unsuru ise ''Pierre Cardin'', ''Pierre'' ve ''Cardin'' kelimelerinden meydana gelmektedir. Somut uyuşmazlık bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin varlığının kabulü için karşılaştırılan işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğundan söz edilemez.
Ayrıca, işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak kaydıyla iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik de bulunmadığına göre, mahkemece dava konusu T.. T.. YİDK kararının iptaline yönelik olarak açılan davanın reddi gerektiği halde yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün T.. T.. YİDK kararının iptaline ilişkin davaya yönelik olarak temyiz eden davalı T.. T.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklananan nedenlerle, davalı T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı T.. T.. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı T.. T..'ye iadesine, 01/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101489500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz