Sözleşme kapsamında | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3385 E. 2020/4888 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro primi↗ mutabakat metni↗ harca esas değer↗ kısmi itiraz↗ mutabakat↗ cari hesap↗ satış sözleşmesi↗ ciro↗ ek prim↗ bilirkişi incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında 31.05.2010 tarihli 5 yıllık su satış sözleşmesi imzalandığı, davalının, davacı şirketten bayi usulü ile aldığı damacana suları sattığı, bu ilişkinin 2012 yılı Ağustos ayına kadar cari hesap düzeninde devam ettiği, sözleşmedeki 90.000 adetlik satış kotasına ulaşılmadığı halde, davacı şirket tarafından, yine de ciro priminin hesaplanarak alacaklarından düşüldüğü, davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 8.030,07 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 2016/14921 esas, 2018/94 karar sayılı ve 17.01.2018 tarihli ilamı ile “Davaya dayanak teşkil eden takip 10.272,57-TL üzerinden başlatılmış olup davalı borçlu kısmi itirazda bulunmuş nitekim davacı da itirazın iptali davasını açarken harca esas değer olarak kısmi itiraza konu olan 5.625,00-TL miktarı dava konusu yapmıştır. Mahkemece buna rağmen talep aşılarak 8.030,07- TL üzerinden hüküm tesis edilmesi HMK'nın 26. maddesine aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı ile davalı arasında 31.05.2010 tarihli 5 yıllık su satış sözleşmesi imzalandığı, davalının, davacı şirketten bayi usulü ile aldığı damacana suları sattığı, bu ilişkinin 2012 yılı Ağustos ayına kadar cari hesap düzeninde devam ettiği, sözleşmedeki 90.000 adetlik satış kotasına ulaşılmadığı halde davacı şirket tarafından ciro priminin yine de hesaplanarak alacaklarından düşüldüğü, davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 8.030,07 TL alacağının bulunduğu, davanın dayanağı icra takibinin 10.272,57.-TL üzerinden başlatıldığı, davalı borçlunun kısmi itirazda bulunduğu, davayı da itiraza konu 5.625.-TL üzerinden açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı aleyhine toplam 10.272,57.-TL üzerinden takip başlatmış, davalı süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, takibe yalnız 5.625.-TL yönünden itirazda bulunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, taraf defterleri, dayanak belgeler ve mutabakat metni incelenmiş, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 8.030,07.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının kabulünde olan 4.647,57.-TL tutar düşülmek suretiyle, bilirkişi incelemesi ile tespit edilen bakiye alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11192 E. 2018/6015 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3602 E. 2021/426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · protokol · taahhütname · yasal faiz · temerrüt · temsil
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının «sözleşmenin feshine» dair «protokolü» ve davacının elinde bulunan 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılacağını kabul ettiği, davalı tarafın «bayilik sözleşmesindeki» imzanın yetkili «temsilcilerince» atılmadığı savunmasında bulunduğu, sözleşme tarihinde sözleşmede imzası bulunan şahsın imza yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığından, davalı tarafın bu sözleşmeden kaynaklı zararlardan sorumlu olmayacağı, ancak davalı tarafça cevap dilekçesi ile 6.000 adet damacanın davalı tarafa satılmasının «taahhüt» edildiğinin kabul edildiği, davalının 36.000.- TL damacana bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 36.000.- TL damacana bedelinin «temerrüt tarihi» olan 12.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 15.04.2013 tarihli «protokolde» 6.000 adet damacanın iade alınıp bayiliğin feshedileceği, «teslimatın» 1-1,5 ay içerisinde doluma gelen araçlarla fazla damacana getirmek suretiyle gerçekleşeceği, ödemelerin de damacanalar teslim edildikten sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Söz konusu «protokol» hükümleri değerlendirildiğinde damacanaların davacı tarafından davalıya «teslim» edileceği kararlaştırılmış olup davacının bu hususu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2452 E. 2015/9415 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, 307.272,84 TL'nin 11.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faiz» oranı ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13481 E. 2014/3093 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı ile davalı arasında 31.05.2010 tarihli 5 yıllık su «satış sözleşmesi» imzalandığı, davalının, davacı şirketten bayi usulü ile aldığı damacana suları sattığı, bu ilişkinin 2012 yılı Ağustos ayına kadar «cari hesap» düzeninde devam ettiği, sözleşmedeki 90.000 adetlik satış kotasına ulaşılmadığı halde davacı şirket tarafından «ciro priminin» yine de hesaplanarak alacaklarından düşüldüğü, davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 8.030,07 TL alacağının bulunduğu, davanın dayanağı icra takibinin 10.272,57.-TL üzerinden başlatıldığı, davalı borçlunun «kısmi itirazda» bulunduğu, davayı da itiraza konu 5.625.-TL üzerinden açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… , benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisi yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, davalının inkar etmediği ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · yetki · asıl alacak · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAncak, davalı tarafça davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığı belirtilerek süresinde «yetki itirazında» bulunulmuş ise de mahkemece yetki itirazı konusunda herhangi bir karar verilmeden ve bu husus tartışılmadan işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
… , benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisi yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, davalının inkar etmediği ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, öncelikle davalının itirazları ve taraflar arasında düzenlenen 27.06.2006 tarihli sözleşme de değerlendirilerek, «yetki itirazı» konusunda bir karar verilmek üzere hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3385 E. , 2020/4888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04.12.2018 tarih ve 2018/384-2018/785 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Karlık markalı suyun üretim ve pazarlamasını yaptığını, davalının ise davacı şirketin bayiliğini yaptığını, taraflar arasında 31.05.2010 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalıya teslim edilen sular nedeniyle, 2012 yılı sonu itibariyle davacının bakiye 10.272,57-TL alacağı kaldığını, bu alacağın tahsili amacıyla Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1519 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borcun 5.625.-TL’lık kısmına % 5'lik iskonto tutarının cari hesaba yansıtılmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, davalının 87.718 adet satış yaptığını, 90.000 adetlik satış kotasını tutturmadığı için bu iskontonun yapılmadığını ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının, davacı ile davacı şirketin üretimini yaptığı Karlık Madran marka damacana suyunun, davacının kendi bölgesinde satışı için anlaştığını, davacının bayiliğini yaptığı su markasında sorun çıkması ve bunun basına yansıması nedeniyle suları satamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davalının belli bir kotayı tutturması halinde verilmesi gereken primleri, davacının cari hesabına işlemediğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında 31.05.2010 tarihli 5 yıllık su satış sözleşmesi imzalandığı, davalının, davacı şirketten bayi usulü ile aldığı damacana suları sattığı, bu ilişkinin 2012 yılı Ağustos ayına kadar cari hesap düzeninde devam ettiği, sözleşmedeki 90.000 adetlik satış kotasına ulaşılmadığı halde, davacı şirket tarafından, yine de ciro priminin hesaplanarak alacaklarından düşüldüğü, davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 8.030,07 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 2016/14921 esas, 2018/94 karar sayılı ve 17.01.2018 tarihli ilamı ile “Davaya dayanak teşkil eden takip 10.272,57-TL üzerinden başlatılmış olup davalı borçlu kısmi itirazda bulunmuş nitekim davacı da itirazın iptali davasını açarken harca esas değer olarak kısmi itiraza konu olan 5.625,00-TL miktarı dava konusu yapmıştır.
Mahkemece buna rağmen talep aşılarak 8.030,07- TL üzerinden hüküm tesis edilmesi HMK'nın 26. maddesine aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı ile davalı arasında 31.05.2010 tarihli 5 yıllık su satış sözleşmesi imzalandığı, davalının, davacı şirketten bayi usulü ile aldığı damacana suları sattığı, bu ilişkinin 2012 yılı Ağustos ayına kadar cari hesap düzeninde devam ettiği, sözleşmedeki 90.000 adetlik satış kotasına ulaşılmadığı halde davacı şirket tarafından ciro priminin yine de hesaplanarak alacaklarından düşüldüğü, davacının davalıdan icra takip tarihi itibari ile 8.030,07 TL alacağının bulunduğu, davanın dayanağı icra takibinin 10.272,57.-TL üzerinden başlatıldığı, davalı borçlunun kısmi itirazda bulunduğu, davayı da itiraza konu 5.625.-TL üzerinden açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı aleyhine toplam 10.272,57.-TL üzerinden takip başlatmış, davalı süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, takibe yalnız 5.625.-TL yönünden itirazda bulunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, taraf defterleri, dayanak belgeler ve mutabakat metni incelenmiş, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 8.030,07.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının kabulünde olan 4.647,57.-TL tutar düşülmek suretiyle, bilirkişi incelemesi ile tespit edilen bakiye alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,10.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615954300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz