Faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/107 E. 2020/4207 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme tutanağı↗ hmk 331/1↗ davanın konusuz kalması↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ön inceleme duruşması↗ yetki itirazı↗ ba formu↗ yargılama giderleri↗ feragat↗ yetki↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ harç↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 04.04.2017 tarihinde açıldığı, ilgili terkin başvurusunun ise 18.05.2017 tarihinde yapıldığı, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp edilen belgelere göre davalının dava konusu faydalı model belgesine ilişkin terkin talebinin onaylandığı, dolayısıyla ortada artık dava konusu olabilir ve hükümsüzlüğüne karar verilebilir nitelikte bir faydalı model belgesinin bulunmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu faydalı model belgesi geçerli olduğundan ve dava açıldıktan sonra davalı tarafından terkini talep edildiğinden ve HMK'nın 331/1. maddesine uyarınca davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumunun davacı lehine olduğu ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde, sadece müvekkilinin faydalı model belgesini geri çektiğini, bu işlemin tamamlanmasını takiben davanın konusuz kalacağını bildirip, ilaveten yetki itirazında da bulunduğu, her ne kadar 30.03.2017 dava tarihinden sonra verdiği 18.05.2017 tarihli geri çekme talep formu sonucunda, dava konusu faydalı model belgesi terkin edilmiş ise de, davalının 6100 sayılı HMK'nın 312/2. maddesi uyarınca, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş sayılamayacağı, dolayısıyla mahkemece davalı aleyhine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi; uyuşmazlığın, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı hükmünü haizdir.
Somut olayda, davanın açılması sonrasında davalı tarafından 18.05.2017 tarihinde davaya konu faydalı model belgesinden vazgeçme talebinin, ön inceleme duruşma tarihinden önce ilgili kuruma iletildiği, vazgeçme talebinin onaylanması sonucu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne dair davanın konusuz kaldığı, buna dair belgelerin ilgili kurumdan temin edilerek dosya arasına alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, ön inceleme duruşmasından önce davanın konusuz kaldığı nazara alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi kapsamında tarifede belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tarifede gösterilen vekalet ücretinin tamamına hükmedilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.
Ortak:feragat
İncelediğiniz karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi; uyuşmazlığın, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · ara karar
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13899 E. 2014/2737 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · feragat · sulh · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi; uyuşmazlığın, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı hükmünü haizdir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 04.04.2017 tarihinde açıldığı, ilgili «terkin» başvurusunun ise 18.05.2017 tarihinde yapıldığı, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp edilen belgelere göre davalının dava konusu faydalı model belgesine ilişkin terkin talebinin onaylandığı, dolayısıyla ortada artık dava konusu olabilir ve hükümsüzlüğüne karar verilebilir nitelikte bir faydalı model belgesinin bulunmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu faydalı model belgesi geçerli olduğundan ve dava açıldıktan sonra davalı tarafından terkini talep edildiğinden ve HMK'nın 331/1. maddesine uyarınca davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumunun davacı lehine olduğu ve «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, ön «inceleme duruşmasından» önce davanın konusuz kaldığı nazara alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi kapsamında tarifede belirlenen «vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tarifede gösterilen vekalet ücretinin tamamına hükmedilerek esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'ne «alacak davası» açılmış olup, mezkûr mahkemenin «yetkisizlik» kararı vermesinden sonra «yetkisizlik kararı kesinleşmeden» davalı dava konusu alacağı ödediği ve bu nedenle dava konusuz kaldığı,yetkisizlik kararı verilen dosyanın ilk davanın devamı niteliğinde olup, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, dosyada «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden davalı sorumlu olduğu,gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeni ile karar «verilmesine yer olmadığına», yargılama gideri ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir Kararı davalı ...
6. maddesi "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul ve «sulh» nedenleriyle; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur." hükmü gereği davalı ...
İflas İdaresi aleyhine «vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararının kesinleşmesi · delillerin toplanmaması · ara karar · alacak davası · yargılama gideri · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'ne «alacak davası» açılmış olup, mezkûr mahkemenin «yetkisizlik» kararı vermesinden sonra «yetkisizlik kararı kesinleşmeden» davalı dava konusu alacağı ödediği ve bu nedenle dava konusuz kaldığı,yetkisizlik kararı verilen dosyanın ilk davanın devamı niteliğinde olup, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, dosyada «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden davalı sorumlu olduğu,gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeni ile karar «verilmesine yer olmadığına», yargılama gideri ve «vekalet ücretinin» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir Kararı davalı ...
2-Mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» karar yerine getirilmeden verilen «yetkisizlik kararının kesinleşmesi» aşamasında davalı tarafça ödeme yapıldığından dava bu nedenle konusuz kalmış olup hüküm tarihinde yürürlükte olan ...
6. maddesi "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul ve «sulh» nedenleriyle; «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur." hükmü gereği davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9721 E. 2015/11574 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · davanın konusuz kalması · yargılama giderleri · feragat · sulh · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi; uyuşmazlığın, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı hükmünü haizdir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 04.04.2017 tarihinde açıldığı, ilgili «terkin» başvurusunun ise 18.05.2017 tarihinde yapıldığı, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp edilen belgelere göre davalının dava konusu faydalı model belgesine ilişkin terkin talebinin onaylandığı, dolayısıyla ortada artık dava konusu olabilir ve hükümsüzlüğüne karar verilebilir nitelikte bir faydalı model belgesinin bulunmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu faydalı model belgesi geçerli olduğundan ve dava açıldıktan sonra davalı tarafından terkini talep edildiğinden ve HMK'nın 331/1. maddesine uyarınca davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumunun davacı lehine olduğu ve «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, ön «inceleme duruşmasından» önce davanın konusuz kaldığı nazara alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi kapsamında tarifede belirlenen «vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tarifede gösterilen vekalet ücretinin tamamına hükmedilerek esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 6. maddesine göre, "Anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul, «sulh» veya herhangi bir nedenle; ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tatamına hükmolunur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve gerekse «ipotek» belgesinin «akdi faiz oranı» olan yıllık %9,12 (aylık 0,76) üzerinden imzalandığı, davacının talebinin de bu doğrultuda olduğu, kredinin dava açıldıktan sonra, 16/09/2013 tarihinde davalı tarafça sözleşme ve ipotek belgesinde yazılı olan işbu oran üzerinden davacıya kullandırıldığından «davanın konusu» kaldığı ve davalının, davacının talebine uygun şekilde kredi sözleşmesi ve ipotek belgesinde yazılı faiz oranı üzerinden krediyi kullandırmayı başta kabul etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verip, daha sonra krediyi aynı faiz oranı üzerinden kullandırdığından «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama giderleri ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili «vekalet ücreti» yönünden temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · yargılama giderlerinden sorumluluk · akdi faiz · davanın konusu · ipotek · kredi sözleşmesi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve gerekse «ipotek» belgesinin «akdi faiz oranı» olan yıllık %9,12 (aylık 0,76) üzerinden imzalandığı, davacının talebinin de bu doğrultuda olduğu, kredinin dava açıldıktan sonra, 16/09/2013 tarihinde davalı tarafça sözleşme ve ipotek belgesinde yazılı olan işbu oran üzerinden davacıya kullandırıldığından «davanın konusu» kaldığı ve davalının, davacının talebine uygun şekilde kredi sözleşmesi ve ipotek belgesinde yazılı faiz oranı üzerinden krediyi kullandırmayı başta kabul etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verip, daha sonra krediyi aynı faiz oranı üzerinden kullandırdığından «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve yargılama giderleri ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… esinden önce 16/09/2013 tarihinde kredinin kullandırıldığı ve bu itibarla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından yukarıda da belirtildiği üzere kendisine vekil ile «temsil» ettiren davacı lehine Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin yarısına hükmetmek gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/107 E. , 2020/4207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) verilen 24.05.2018 tarih ve 2018/68 E- 2018/334 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.09.2019 tarih ve 2018/1376 E- 2019/872 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafın 11.12.2012 tarihinde kuru sıkı tabancalarda kullanılan emniyet mandalının korunması için faydalı model başvurusunu yaptığını, başvurunun 23.09.2013 tarihinde 2012/14432 numara ile tescil edildiğini, dava konusu faydalı modelin başvuru tarihinden uzun bir süre önce kamuya arz edildiğinden, yenilik unsurunun gerçekleşmediğini ileri sürerek, anılan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açıldığını öğrenince çekişmeli faydalı model belgesi başvurusunu geri çekip terkin ettirmek istendiğini, davayı konusuz bırakacak olan müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 04.04.2017 tarihinde açıldığı, ilgili terkin başvurusunun ise 18.05.2017 tarihinde yapıldığı, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp edilen belgelere göre davalının dava konusu faydalı model belgesine ilişkin terkin talebinin onaylandığı, dolayısıyla ortada artık dava konusu olabilir ve hükümsüzlüğüne karar verilebilir nitelikte bir faydalı model belgesinin bulunmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu faydalı model belgesi geçerli olduğundan ve dava açıldıktan sonra davalı tarafından terkini talep edildiğinden ve HMK'nın 331/1. maddesine uyarınca davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumunun davacı lehine olduğu ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde, sadece müvekkilinin faydalı model belgesini geri çektiğini, bu işlemin tamamlanmasını takiben davanın konusuz kalacağını bildirip, ilaveten yetki itirazında da bulunduğu, her ne kadar 30.03.2017 dava tarihinden sonra verdiği 18.05.2017 tarihli geri çekme talep formu sonucunda, dava konusu faydalı model belgesi terkin edilmiş ise de, davalının 6100 sayılı HMK'nın 312/2. maddesi uyarınca, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş sayılamayacağı, dolayısıyla mahkemece davalı aleyhine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi; uyuşmazlığın, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı hükmünü haizdir.
Somut olayda, davanın açılması sonrasında davalı tarafından 18.05.2017 tarihinde davaya konu faydalı model belgesinden vazgeçme talebinin, ön inceleme duruşma tarihinden önce ilgili kuruma iletildiği, vazgeçme talebinin onaylanması sonucu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne dair davanın konusuz kaldığı, buna dair belgelerin ilgili kurumdan temin edilerek dosya arasına alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, ön inceleme duruşmasından önce davanın konusuz kaldığı nazara alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi kapsamında tarifede belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle tarifede gösterilen vekalet ücretinin tamamına hükmedilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış;
bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615925400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz