Organik bağ nedeniyle alacak davasında zorunlu arabuluculuk şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/451 E. 2023/1629 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Organik Bağ Nedeniyle Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Organik bağ iddiasına dayanılarak bir miktar para alacağının tahsili istemiyle açılan davalarda, davanın hukuki sebebinin organik bağın varlığına dayanması, talebin arabuluculuk dava şartından muaf tutulmasını gerektirmez; talep sonucu para alacağının tahsili olduğu sürece, TTK 5/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur ve bu şart sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadığından, başvuru yapılmadan açılan dava dosya üzerinden dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Organik bağ iddiasına dayalı alacak talebinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davanın organik bağın tespitine yönelik olduğunu, bu nedenle arabuluculuk şartına tabi olmadığını, ilk derece mahkemesinin bu hususta hatalı karar verdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'ye 7155 sayılı Kanun ile eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava konusu bir miktar para alacağı olan tüm talepler hakkında, alacaklı ve borçlu açısından ayrım yapılmaksızın ve sınırlama getirilmeksizin arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir; bu dava şartı, HMK 115/2 çerçevesinde gider avansı veya teminat gösterilmesi gibi sonradan tamamlanabilen bir eksiklik olarak düzenlenmemiştir. Somut olayda uyuşmazlık, davacının dava dışı şirketten tahsili gereken alacağının, borçlu ile organik bağı bulunan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Organik bağın varlığı davacı tarafça ileri sürülen dava sebebi olup, davalılara yöneltilmiş birden fazla talep bulunmamaktadır; talep sonucu alacağın tahsili olduğundan davadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. Davacı vekilinin davanın arabuluculuğa tabi olmadığına yönelik istinaf sebebi bu nedenle yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Organik bağ/tüzel kişilik perdesinin aralanması iddiasına dayalı para alacağı taleplerinin de TTK 5/A kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu, talebin hukuki sebebinin (organik bağ) niteliğinin bu sonucu değiştirmediğini ortaya koyması nedeniyle bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu şart, gider avansı veya teminat gösterilmesi gibi sonradan tamamlanabilen bir eksiklik olmayıp, yerine getirilmeden açılan dava dosya üzerinden usulden reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organik bağ↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ zorunlu arabuluculuk↗ dava şartı↗ ticari dava↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/451
KARAR NO 2023/1629
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/01/2023
NUMARASI 2022/986 Esas - 2023/3 Karar
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2023
Dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının dava dışı ... şirketinde çalıştığını, iş akdinin haklı ve geçerli nedene dayanmaksızın feshinden dolayı işçilik alacağının tahsili için açtığı davanın lehine sonuçlandığını, ancak dava dışı bu şirketten tahsilat yapılamadığını, bu şirket ortaklarının faaliyetlerine davalı şirketler üzerinden devam ettiklerini, tüzel kişilik perdesinin aralanması ile davalıların davacı tarafça icraya konulan alacakların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1- Davalı ...A.Ş. vekili ; 7036 sayılı Kanun'a göre,işçi veya işveren alacağı,işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurunun dava şartı olduğunu, davacı tarafça,iş bu davada,arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davalı şirketin diğer davalı şirketten ayrı tüzel kişiliği olduğunu,her iki işletmenin, kuruluş tarihi, adresleri, ortakları, faaliyet alanları, yöneticileri farklı olduğunu, davalı şirketin bazı ortaklarının, geçmiş dönemlerde, diğer davalı ... üyesi olmalarının her iki tüzel kişilik arasında organik bağ olduğu anlamına gelmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.2- Davalı ....vekili ; arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, ...
şirketi ile aralarında organik bağ olmadığını, ortaklık yapısının şirket yetkililerinin ve yönetim kurulu üyelerinin farklı olduğunu, farklı iş kollarında faaliyet gösterdiklerini, ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu,adreslerinin ve kuruluş tarihlerinin aynı olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının ... AŞ.'de işçi olarak çalıştığı döneme ilişkin alacağın borçlu şirketin faaliyetine davalılar aracığıyla devam ettiği iddiasıyla alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK'nin 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği ,davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanağı aslının sunulmadığı,dava tarihinden önce arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalı olarak gözüktüğü dava dışı ... A.Ş ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu, müvekkilinin işçilik alacaklarından davalı şirketler sorumlu olup bu dava da muhatap olarak gösterildiklerini, mahkemenin organik bağın tespiti davasında hatalı olarak arabuluculuk şartı gerektiği hususundaki kararın hatalı olduğunu,kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
7155 sayılı Kanun ile TTK’ye eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır."Dava konusu bir miktar para alacağı" olan tüm talepler hakkında, alacaklı ve borçlu açısından bir ayırım yapılmadan ve bir sınırlama getirilmeden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nin 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir.Somut olayda; uyuşmazlık davacının dava dışı şirketten tahsili gereken alacağının borçlu ile organik bağ bulunan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Organik bağın varlığı davacı tarafça ileri sürülen dava sebebi olup, davalılara yöneltilmiş birden fazla talep bulunmamaktadır.Talep sonucu alacağın tahsili olup davadan evvel arabulucuya başvuru zorunludur.
Davacı vekilinin davanın arabuluculuğa tabi olmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.O halde,dava öncesi arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Hazineden karşılanan 100-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/61309 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi