Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/379 E. 2020/4265 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvurusunun reddi↗ marka hakkına tecavüz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından kullanılmakta olduğu marka ile davacıya ait tescilli marka arasındaki benzerliğe ve hizmetlerin aynı tür olmasına rağmen somut olayda çekişme konusu malların uzun yıllardır fiili olarak birlikte var olması; davalının fiillerinin 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi anlamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının fiillerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın davacının markasıyla benzer olduğu ve iltibas yarattığı iddiasına dayalı 556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesinde gösterilen hükümsüzlük davasıdır. İlk derece mahkemesince davacı ile davalı markasının benzer ve hizmet sınıflarının aynı olmasına rağmen somut olayda çekişme konusu malların uzun yıllar fiilen birlikte varolduğu ve davalının fiillerinin 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi anlamında davacının marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tecavüz davası olmayıp KHK'nın 42/1-a maddesinde düzenlenen iltibasa dayalı hükümsüzlük davasıdır.
Davacı, 1988 yılından beri “Değirmen” asli unsurlu markalarını kullanıp tanıttığını, ülke çapında tanınır hale geldiğini, davalının kötü niyetle tanınmışlıktan yararlanmak amacıyla “Kahve Değirmeni” markasını tescil ettirdiğini iddia ederek dava açmıştır. Davalı markası 2012/56710 sayılı “KAHVE DEĞİRMENİ” olup, 04.12.2013 tarihinde Yusuf Koltuk adına tescil edilmiş; 14.04.2015 tarihinde ise marka davacıya devir edilmiştir, dava ise 30.05.2016 tarihinde açılmıştır. Bu durumda mahkemece davacının iddiası doğrultusunda KHK’nın 42. maddesi kapsamında bir inceleme yapılarak öncelikle iltibas iddiasının değerlendirilmesi gerekirken KHK’nın 61. maddesi gereğince tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/172 E. 2023/110 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDava, davalı adına tescilli markanın davacının markasıyla benzer olduğu ve «iltibas» yarattığı iddiasına dayalı 556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesinde gösterilen hükümsüzlük davasıdır.
Dava tecavüz davası olmayıp KHK'nın 42/1-a maddesinde düzenlenen «iltibasa» dayalı hükümsüzlük davasıdır.
Bu durumda mahkemece davacının iddiası doğrultusunda KHK’nın 42. maddesi kapsamında bir inceleme yapılarak öncelikle «iltibas» iddiasının değerlendirilmesi gerekirken KHK’nın 61. maddesi gereğince tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… 30.05.2016 tarihinde açıldığını, bu durumda mahkemece davacının iddiası doğrultusunda 556 sayılı KHK’nın 42 inci maddesi kapsamında bir inceleme yapılarak öncelikle «iltibas» iddiasının değerlendirilmesi gerekirken aynı KHK’nın 61 inci maddesi gereğince tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile Bö …
… açıkça farklılaştığı, markaların şekil unsurlarının tamamen faklı olduğu, markaların bütünsel anlamda bıraktığı genel izlenim bakımından ilgili tüketiciler nezdinde «iltibas» ihtimali bulunmadığı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… arkayı, müvekkiline ait markaların tanınmışlığından istifade etmek amacıyla kötü niyetle tescil ettirdiğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuyla yapılan «iltibas» değerlendirmesinde, müvekkiline ait “Değirmen Kahvesi” ibareli markanın dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna belirtilen gerekçeyle itiraz ettiklerini, ancak Mahkemece itirazları dikkate alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · kötü niyet · eksik inceleme
Benzer bu kararda… arkayı, müvekkiline ait markaların tanınmışlığından istifade etmek amacıyla kötü niyetle tescil ettirdiğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuyla yapılan «iltibas» değerlendirmesinde, müvekkiline ait “Değirmen Kahvesi” ibareli markanın dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna belirtilen gerekçeyle itiraz ettiklerini, ancak Mahkemece itirazları dikkate alınmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya ait markanın, «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14773 E. 2012/475 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalının markanın hükümsüzlüğü istenmeden «haksız rekabet» iddiasının dinlenemeyeceği yönündeki savunmasına, markasının davalıya sağladığı koruma kapsamı içerisinde lokantacılık ve pastanecilik hizmetlerinin bulunmadığı gözetilerek itibar edilmediği, gerek tespit tarihinde gerekse davanın açıldığı tarihte "Değirmen+şekil" ibareli marka üzerinde hak sahibinin davacı Değirmen Gıda San. ve Tic.
… ,000 USD olduğunun kabul edildiği, davalının ticaret unvanında yer alan Değirmen ibaresi nedeniyle resmi işlemlerde, ticari alandaki özel işlemlerde her iki tarafın «ticaret unvanlarının» birbiriyle karıştırılabileceği, davalının ticaret ünvanında yer alan bu ibarenin, davacının ticaret ünvanındaki değirmen ibaresi ile aynı olmasının TTK'nun 54. mad …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/379 E. , 2020/4265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20.11.2018 tarih ve 2016/548 E- 2018/413 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.12.2019 tarih ve 2019/1733 E- 2019/1662 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ülke çapında tanınan "Değirmen Markası" ile pastane alanında faaliyet gösterdiğini, “değirmen” asli unsurlu markanın sahibi olarak "Beyaz Değirmen", "Değirmen", "Değirmen Kahvesi" ve "Değirmen" markalarını işaretleri ile birlikte 29/30/32/40/43 sınıf hizmetlerinde tescil ettirdiğini, davalı şirket tarafından "KAHVE DEĞİRMENİ" markası için 30/35/43 sınıf hizmetlerinde tescil başvurusunda bulunduğu ve tescil edildiğini, davalı adına tescil edilen marka ile müvekkiline ait markaların aynı sınıf hizmetlerde faaliyet göstermesi nedeniyle yararlanıcıların belleğinde ses, biçim, görsel izlenim olarak aynı etkiyi bırakacağı ve karışıklığa neden olabileceği gerekçeleriyle 556 sayılı KHK’nın 7.
maddesi ile 8. maddesinde belirtilen nedenlere dayanarak davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, sicilden terkinine ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından kullanılmakta olduğu marka ile davacıya ait tescilli marka arasındaki benzerliğe ve hizmetlerin aynı tür olmasına rağmen somut olayda çekişme konusu malların uzun yıllardır fiili olarak birlikte var olması; davalının fiillerinin 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi anlamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının fiillerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın davacının markasıyla benzer olduğu ve iltibas yarattığı iddiasına dayalı 556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesinde gösterilen hükümsüzlük davasıdır. İlk derece mahkemesince davacı ile davalı markasının benzer ve hizmet sınıflarının aynı olmasına rağmen somut olayda çekişme konusu malların uzun yıllar fiilen birlikte varolduğu ve davalının fiillerinin 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi anlamında davacının marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tecavüz davası olmayıp KHK'nın 42/1-a maddesinde düzenlenen iltibasa dayalı hükümsüzlük davasıdır.
Davacı, 1988 yılından beri “Değirmen” asli unsurlu markalarını kullanıp tanıttığını, ülke çapında tanınır hale geldiğini, davalının kötü niyetle tanınmışlıktan yararlanmak amacıyla “Kahve Değirmeni” markasını tescil ettirdiğini iddia ederek dava açmıştır. Davalı markası 2012/56710 sayılı “KAHVE DEĞİRMENİ” olup, 04.12.2013 tarihinde Yusuf Koltuk adına tescil edilmiş;
14. 04.2015 tarihinde ise marka davacıya devir edilmiştir, dava ise 30.05.2016 tarihinde açılmıştır. Bu durumda mahkemece davacının iddiası doğrultusunda KHK’nın 42. maddesi kapsamında bir inceleme yapılarak öncelikle iltibas iddiasının değerlendirilmesi gerekirken KHK’nın 61. maddesi gereğince tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/613024200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz