Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/399 E. 2020/4216 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ takas↗ temerrüt tarihi↗ şirket müdürü↗ davadan feragat↗ ifa↗ tbk 99↗ feragat↗ fatura↗ sulh↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dosyaya sunulan 25.01.2013 tarihli dava dışı sulh sözleşmesidir başlıklı belge içeriği göz önüne alındığında davacı ...'nun davalılardan ölü ...'ın kendisi hakkında Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/786 Esas sayılı açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasından feragat etmesi karşılığında davacının da davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiği anlaşılmış olup, söz konusu feragatin TBK'nın 166/1 maddesinde açıklandığı üzere takas karşılığı yapıldığının değerlendirildiği, dolayısıyla davalı ...'ın takas karşılığında yapmış olduğu bu feragat beyanı diğer borçlu ...'i de borçtan kurtaracağı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, ayakkabı mağazasının devri yönünden ise, davalıların 70.256,94 TL tutarında mal aldığı, her ne kadar davalıların defterlerinde bu mal bedelinin ödendiği kayıtlı olarak gözükmekte ise de, davalılarca ödemeye ilişkin dosyaya tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalılar ... ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı tarafça davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile; 70.256,94 TL'nin temerrüt tarihi olan 23/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak dava dışı Koza Gıda San. Tic. Turz. Ltd. Şti'ye ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ...'ın dava dışı Koza Gıda San. Tic. ve Tur. Ltd. Şti.'nin müdürü ve münferiten şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu dönemde şirkete ait konfeksiyon mağazasını kendisine devrettiğini ve fatura bedellerini ödemediğini, davalı ...'nün de şirketin müdürü ve münferiten şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu dönemde şirkete ait ayakkabı mağazasını diğer davalılar Mukaddes ve Sait'e devrettiğini ve fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek oluşan zarar karşılığı tazminatın ortağı olduğu şirkete ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece, 25.03.2014 tarihli ilk kararda, dava açıldıktan sonra davacının davalı hakkındaki davadan feragat etmesinin müteselsil borçlu olan davalı ...'ye de sirayet edeceği gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, Dairemizin 22.12.2014 tarihli ilamı ile ''davacı yan vekilinin müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan, alacak haklarından feragat etmiş olmasının, TBK’nın 166 - 168. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalıya da sirayet edip etmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerektiği'' gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yerel mahkeme tarafından bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 139. maddesi uyarınca takas ilişkisinden bahsedebilmek için karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimlerin borçlu olunması gerekmektedir. Aynı Kanunun 166. maddenin 1. fıkrasına göre de, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Somut olayda mahkemece, davacı ile davalı ... arasında yapılan 25.01.2013 tarihli sözleşmede, davacının davalı ... hakkındaki bu davadan feragat etmesi karşılığında, Devletşah'ın da davacı aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu elatmanın önlenmesi davasından feragat edeceği kararlaştırıldığından, tarafların takas ilişkisi içinde karşılıklı borçlarını sona erdirmesine dayalı feragatin diğer davalı şirket yöneticisi Yümnü'ye sirayet edeceği değerlendirilmesi isabetli değildir. Zira, davalı ... hakkındaki işbu davanın şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine, davacı hakkındaki Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın da paylı mülkiyete tabi taşınmazda ortaklar arasında elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olması nedeniyle davacı ile davalı ... arasındaki 25.01.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak karşılıklı feragat edilen istemlerin TBK'nın 139. maddesi tahtında özdeş edimleri içerdiğinden bahsedilemez. O halde mahkemece, davacı ile davalı ... arasındaki 25.01.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davalı ... hakkındaki feragatin davalı ...'ye sirayet edip etmeyeceğinin 6098 sayılı TBK'nın 166. maddesinin 2. fıkrasına göre değerlendirilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yanılıgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1893 E. 2023/1981 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2012/786 Esas sayılı açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasından «feragat» etmesi karşılığında davacının da davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiği anlaşılmış olup, söz konusu feragatin TBK'nın 166/1 maddesinde açıklandığı üzere «takas» karşılığı yapıldığının değerlendirildiği, dolayısıyla davalı ...'ın takas karşılığında yapmış olduğu bu feragat beyanı diğer borçlu ...'i de borçtan kurtaracağı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, ayakkabı mağazasının devri yönünden ise, davalıların 70.256,94 TL tutarında mal aldığı, her ne kadar davalıların «defterlerinde» bu mal bedelinin ödendiği kayıtlı olarak gözükmekte ise de, davalılarca ödemeye ilişkin dosyaya tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalılar ... ve «dahili» davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı tarafça davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile; 70.256,94 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak dava dışı Koza Gıda San.
6098 sayılı TBK'nın 139. maddesi uyarınca «takas» ilişkisinden bahsedebilmek için karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimlerin borçlu olunması gerekmektedir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu elatmanın önlenmesi davasından «feragat» edeceği kararlaştırıldığından, tarafların «takas» ilişkisi içinde karşılıklı borçlarını sona erdirmesine dayalı feragatin diğer davalı şirket yöneticisi Yümnü'ye sirayet edeceği değerlendirilmesi isabetli değildir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 13.02.2018 tarih, 2016/20044 E. ve 2018/584 K. sayılı kararıyla davacının «menfi tespit» davasını, davalının «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığını borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri temlik alana karşı da aynen ileri sürebilmesinin mümkün olduğunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesi gereğince( 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 118 inci maddesi) takas, borcu söndüren sebeplerden olduğu için davacının takasa dayalı «menfi tespit davası» açmasının mümkün olduğunu Mahkemece, davacının takas iddiasına dayanak yaptığı "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede borçlu olarak yer alan... imzasını ikrar ve kabul ettiğine göre bu ikrara değer verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan belge üzerinde imzaları bulunan tanıkların anlatımına dayanarak belgenin «geçersiz» sayılıp yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu davayı, «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığı, 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre iki kişi karşılıklı olarak para ve özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borç «muaccel» ise her biri alacağının borcu ile takas edebileceği, dava dışı...'in "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede yer alan imzasını ikrar ve kabul ettiği, bu sebeple davacının «asıl alacaklıya» karşı ileri sürebileceği şahsi defileri mevcut konumda temlik alan olan davalıya karşı da ileri sürebileceği, davacının «takas defi»'inin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «borç ikrar» belgesi başlıklı belgenin borcu «takas» ile sona erdirmesinin mümkün olmadığını, belgenin... «şikayeti» ile soruşturmaya konu edildiğini, böyle bir belgenin kendisi tarafından verilmediğinin ifade edildiğini, müvekkilinin...'den «çek» «alacağını temlik» aldığını ve icra takibi başlattığını, davacının müvekkiline böyle bir borcu olmadığını ifade etmediğini, davacının icra takibine karşı İcra Mahkemesinde takas ve «mahsup» itirazında bulunabileceğini, mahkemece belgenin iradeye aykırı olarak düzenlendiğini değerlendirmesi gerektiğini, davacının borcu kabul ederek icra dairesinde «ödeme taahhüdünde» bulunduğunu, belgenin...'in iradesine aykırı olarak sonradan oluşturulduğunu, «geçersiz» bir belgenin «takas-mahsup» işlemine konu edilmesinin haksız olduğunu, söz konusu belgenin sonradan doldurulup doldurulmadığı yönünde «bilirkişi incelemesi» yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · şahsi def'i · ödeme taahhüdü · borç ikrarı · takas-mahsup · i̇i̇k 194 · menfi tespit davası · alacağın temliki
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 13.02.2018 tarih, 2016/20044 E. ve 2018/584 K. sayılı kararıyla davacının «menfi tespit» davasını, davalının «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığını borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri temlik alana karşı da aynen ileri sürebilmesinin mümkün olduğunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesi gereğince( 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 118 inci maddesi) takas, borcu söndüren sebeplerden olduğu için davacının takasa dayalı «menfi tespit davası» açmasının mümkün olduğunu Mahkemece, davacının takas iddiasına dayanak yaptığı "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede borçlu olarak yer alan... imzasını ikrar ve kabul ettiğine göre bu ikrara değer verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan belge üzerinde imzaları bulunan tanıkların anlatımına dayanarak belgenin «geçersiz» sayılıp yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «borç ikrar» belgesi başlıklı belgenin borcu «takas» ile sona erdirmesinin mümkün olmadığını, belgenin... «şikayeti» ile soruşturmaya konu edildiğini, böyle bir belgenin kendisi tarafından verilmediğinin ifade edildiğini, müvekkilinin...'den «çek» «alacağını temlik» aldığını ve icra takibi başlattığını, davacının müvekkiline böyle bir borcu olmadığını ifade etmediğini, davacının icra takibine karşı İcra Mahkemesinde takas ve «mahsup» itirazında bulunabileceğini, mahkemece belgenin iradeye aykırı olarak düzenlendiğini değerlendirmesi gerektiğini, davacının borcu kabul ederek icra dairesinde «ödeme taahhüdünde» bulunduğunu, belgenin...'in iradesine aykırı olarak sonradan oluşturulduğunu, «geçersiz» bir belgenin «takas-mahsup» işlemine konu edilmesinin haksız olduğunu, söz konusu belgenin sonradan doldurulup doldurulmadığı yönünde «bilirkişi incelemesi» yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu davayı, «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığı, 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre iki kişi karşılıklı olarak para ve özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borç «muaccel» ise her biri alacağının borcu ile takas edebileceği, dava dışı...'in "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede yer alan imzasını ikrar ve kabul ettiği, bu sebeple davacının «asıl alacaklıya» karşı ileri sürebileceği şahsi defileri mevcut konumda temlik alan olan davalıya karşı da ileri sürebileceği, davacının «takas defi»'inin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece 19.03.2015 tarih, 2013/«194» E. ve 2015/132 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1318 E. 2017/3857 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2012/786 Esas sayılı açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasından «feragat» etmesi karşılığında davacının da davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiği anlaşılmış olup, söz konusu feragatin TBK'nın 166/1 maddesinde açıklandığı üzere «takas» karşılığı yapıldığının değerlendirildiği, dolayısıyla davalı ...'ın takas karşılığında yapmış olduğu bu feragat beyanı diğer borçlu ...'i de borçtan kurtaracağı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, ayakkabı mağazasının devri yönünden ise, davalıların 70.256,94 TL tutarında mal aldığı, her ne kadar davalıların «defterlerinde» bu mal bedelinin ödendiği kayıtlı olarak gözükmekte ise de, davalılarca ödemeye ilişkin dosyaya tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalılar ... ve «dahili» davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı tarafça davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile; 70.256,94 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak dava dışı Koza Gıda San.
6098 sayılı TBK'nın 139. maddesi uyarınca «takas» ilişkisinden bahsedebilmek için karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimlerin borçlu olunması gerekmektedir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu elatmanın önlenmesi davasından «feragat» edeceği kararlaştırıldığından, tarafların «takas» ilişkisi içinde karşılıklı borçlarını sona erdirmesine dayalı feragatin diğer davalı şirket yöneticisi Yümnü'ye sirayet edeceği değerlendirilmesi isabetli değildir.
Benzer bu kararda… arındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve «takas-mahsup» talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 139. maddesi uyarınca iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise her birinin alacağını borcuyla «takas» edebileceği; alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki «muaccel» alacağını alacaklının «navlun alacağı» ile «takas» etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün «teslim» edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir «mahsup» talebidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · takas-mahsup · navlun · muacceliyet · taşıma sözleşmesi · olumsuz oy · mahsup · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki «muaccel» alacağını alacaklının «navlun alacağı» ile «takas» etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün «teslim» edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir «mahsup» talebidir.
… arındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve «takas-mahsup» talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı savunmasında davacı tarafından taşınan emtianın bir kısmının alıcısına «teslim» edilmediğini, bu yüzden davacının navlun ücretine hak kazanmadığı gibi kendisinin bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş olup, mahkemece ayrıca açılmış bir davan …
Bu itibarla, mahkemece davalının «takas» ve «mahsup» talebine yönelik değerlendirme yapılarak olumlu veya «olumsuz» bir karar vermesi gerekirken, belirtilen talepler yönünden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/399 E. , 2020/4216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.04.2019 tarih ve2016/38-2019/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... ve ...'ın dava dışı Koza Gıda San. Tic. ve Turz. Ltd. Şti. ortakları olduklarını, şirkete ait konfeksiyon mağazasının içindeki mallarla birlikte davalılardan ...'a devredildiğini, devre ilişkin fatura bedellerinin peşin ödeneceği kararlaştırıldığı halde davalı tarafından ödeme yapılmadığını, aynı dönemde şirkete ait ayakkabı mağazasının da davalı ortak ...'in isteği doğrultusunda eşi ... ve ortağı ...'ya devredildiğini ancak bu devir nedeniyle ödenmesi gereken bedelin de ödenmediğini, davacının şirket müdürü olarak ve temsilcisi olduğu şirket adına anılan devirlere ilişkin alacak davaları açtığını, açılan bu davalardan hemen sonra davalılar ... ve ...'in dayanışma içine girerek müvekkilini şirket müdürlüğünden azlettiklerini ve kendilerini şirket müdürü olarak atayarak akabinde açılan her iki davadan da feragat ederek dava dışı şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, konfeksiyon mağazasının içindeki mallarla birlikte devrinden kaynaklanan 141.452,36 TL alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalılar Devlet Şah Ağ ve ...'den;
ayakkabı mağazasının içindeki mallarla birlikte devrinden kaynaklanan 70.256,94 TL alacağın ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Koza Gıda Sanayi Ticaret ve Turizm Ltd. Şti'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında davalı ... yönünden açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar vekili, davacının ortağı olduğu dava dışı şirket adına dava açma hakkı bulunmadığını ve davanın aktif husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı ortağın şirketin kurulduğu andan itibaren şirket müdürlüğü yaptığını, son iki yılda diğer ortaklara hiçbir şekilde kâr payı dağıtmadığını, oysa şirkete ait fırından elde edilen aylık ortalama net kârın 15.000 TL–20.000 TL arasında değiştiğini, davacının yaptığı alışverişleri diğer ortaklardan gizlediğini ve hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun üzerine şirket müdürünün değiştirilmesi cihetine gidildiğini, iddia edildiği gibi bir manipülasyon yapılmadığını, feragat ile sonuçlanan davaların o dönemde şirket müdürü olan davacı tarafından diğer ortaklar üzerinde baskı kurmak amacıyla açılmış haksız davalar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dosyaya sunulan 25.01.2013 tarihli dava dışı sulh sözleşmesidir başlıklı belge içeriği göz önüne alındığında davacı ...'nun davalılardan ölü ...'ın kendisi hakkında Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/786 Esas sayılı açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasından feragat etmesi karşılığında davacının da davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiği anlaşılmış olup, söz konusu feragatin TBK'nın 166/1 maddesinde açıklandığı üzere takas karşılığı yapıldığının değerlendirildiği, dolayısıyla davalı ...'ın takas karşılığında yapmış olduğu bu feragat beyanı diğer borçlu ...'i de borçtan kurtaracağı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, ayakkabı mağazasının devri yönünden ise, davalıların 70.256,94 TL tutarında mal aldığı, her ne kadar davalıların defterlerinde bu mal bedelinin ödendiği kayıtlı olarak gözükmekte ise de, davalılarca ödemeye ilişkin dosyaya tevsik edici herhangi bir belge sunulmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalılar ...
ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı tarafça davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kabulü ile;
70. 256,94 TL'nin temerrüt tarihi olan 23/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak dava dışı Koza Gıda San. Tic. Turz. Ltd. Şti'ye ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ...'ın dava dışı Koza Gıda San. Tic. ve Tur. Ltd. Şti.'nin müdürü ve münferiten şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu dönemde şirkete ait konfeksiyon mağazasını kendisine devrettiğini ve fatura bedellerini ödemediğini, davalı ...'nün de şirketin müdürü ve münferiten şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu dönemde şirkete ait ayakkabı mağazasını diğer davalılar Mukaddes ve Sait'e devrettiğini ve fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek oluşan zarar karşılığı tazminatın ortağı olduğu şirkete ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece, 25.03.2014 tarihli ilk kararda, dava açıldıktan sonra davacının davalı hakkındaki davadan feragat etmesinin müteselsil borçlu olan davalı ...'ye de sirayet edeceği gerekçesiyle bu davalılar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, Dairemizin 22.12.2014 tarihli ilamı ile ''davacı yan vekilinin müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan, alacak haklarından feragat etmiş olmasının, TBK’nın 166 - 168.
maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalıya da sirayet edip etmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerektiği'' gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yerel mahkeme tarafından bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 139. maddesi uyarınca takas ilişkisinden bahsedebilmek için karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimlerin borçlu olunması gerekmektedir. Aynı Kanunun 166. maddenin 1. fıkrasına göre de, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Somut olayda mahkemece, davacı ile davalı ...
arasında yapılan 25.01.2013 tarihli sözleşmede, davacının davalı ... hakkındaki bu davadan feragat etmesi karşılığında, Devletşah'ın da davacı aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu elatmanın önlenmesi davasından feragat edeceği kararlaştırıldığından, tarafların takas ilişkisi içinde karşılıklı borçlarını sona erdirmesine dayalı feragatin diğer davalı şirket yöneticisi Yümnü'ye sirayet edeceği değerlendirilmesi isabetli değildir. Zira, davalı ... hakkındaki işbu davanın şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine, davacı hakkındaki Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın da paylı mülkiyete tabi taşınmazda ortaklar arasında elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olması nedeniyle davacı ile davalı ...
arasındaki 25.01.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak karşılıklı feragat edilen istemlerin TBK'nın 139. maddesi tahtında özdeş edimleri içerdiğinden bahsedilemez. O halde mahkemece, davacı ile davalı ... arasındaki 25.01.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davalı ... hakkındaki feragatin davalı ...'ye sirayet edip etmeyeceğinin 6098 sayılı TBK'nın 166. maddesinin 2. fıkrasına göre değerlendirilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yanılıgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612934600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz