İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1318 E. 2017/3857 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap sözleşmesi↗ navlun alacağı↗ takas-mahsup↗ takas↗ navlun↗ cari hesap↗ muacceliyet↗ taşıma sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ mahsup↗ tbk 99↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 25.08.2011 taihinde Yurt Dışı Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi akdedildiği, davalıya ait ... dışı gönderilerin davacı şirket tarafından taşındığı, davacının 8.536,83 TL tutarındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve takas-mahsup talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava taşıma sözleşmesine dayalı navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı savunmasında davacı tarafından taşınan emtianın bir kısmının alıcısına teslim edilmediğini, bu yüzden davacının navlun ücretine hak kazanmadığı gibi kendisinin bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş olup, mahkemece ayrıca açılmış bir davanın bulunmadığı gerekçesiyle bu istemin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 139. maddesi uyarınca iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her birinin alacağını borcuyla takas edebileceği; alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki muaccel alacağını alacaklının navlun alacağı ile takas etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün teslim edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir mahsup talebidir. Davalı, takas ve mahsup taleplerini kendisine karşı açılan davada ileri sürebilecektir.
Bu itibarla, mahkemece davalının takas ve mahsup talebine yönelik değerlendirme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekirken, belirtilen talepler yönünden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2063 E. 2024/360 K.
Ortak:navlun alacağı · takas-mahsup · takas · navlun · muacceliyet · taşıma sözleşmesi · olumsuz oy · mahsup · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki «muaccel» alacağını alacaklının «navlun alacağı» ile «takas» etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün «teslim» edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir «mahsup» talebidir.
… arındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve «takas-mahsup» talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı savunmasında davacı tarafından taşınan emtianın bir kısmının alıcısına «teslim» edilmediğini, bu yüzden davacının navlun ücretine hak kazanmadığı gibi kendisinin bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş olup, mahkemece ayrıca açılmış bir davan …
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz kararda… arındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve «takas-mahsup» talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 139. maddesi uyarınca iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise her birinin alacağını borcuyla «takas» edebileceği; alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki «muaccel» alacağını alacaklının «navlun alacağı» ile «takas» etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün «teslim» edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir «mahsup» talebidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15710 E. 2013/1836 K.
Ortak:navlun alacağı · takas-mahsup · takas · navlun · mahsup
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki «muaccel» alacağını alacaklının «navlun alacağı» ile «takas» etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün «teslim» edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir «mahsup» talebidir.
… arındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve «takas-mahsup» talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı savunmasında davacı tarafından taşınan emtianın bir kısmının alıcısına «teslim» edilmediğini, bu yüzden davacının navlun ücretine hak kazanmadığı gibi kendisinin bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş olup, mahkemece ayrıca açılmış bir davan …
Benzer bu kararda… e, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı hakkında faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte, borçlu vekilinin alacağın aslına karşı çıkmayarak, «takas-mahsup» definde bulunduğu, yapılan itirazın «ödeme emrine itiraz» niteliğini «taşıyıp» «borca itiraz» olmadığı, borcun varlığı tartışılmayıp aksine «ikrar» edildiği, «takas def»’inin yerinde olup olmadığının İcra Mahkemeleri tarafından irdeleneceği, davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı ve geçerli bir itiraz da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece «takas» itirazının «borca itiraz» niteliğinde olmayıp İcra Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği, «itirazın iptali davası» açmak için geçerli bir itirazın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, aleyhine takip yapılan borçlunun «takas-mahsup» talebini ileri sürerek itiraz etmesi “«borca itiraz»” niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas def'i · ödeme emrine itiraz · borca itiraz · itirazın iptali davası · ikrar · def'i · iptal davası · taşıyıcı
Benzer bu kararda… e, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı hakkında faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte, borçlu vekilinin alacağın aslına karşı çıkmayarak, «takas-mahsup» definde bulunduğu, yapılan itirazın «ödeme emrine itiraz» niteliğini «taşıyıp» «borca itiraz» olmadığı, borcun varlığı tartışılmayıp aksine «ikrar» edildiği, «takas def»’inin yerinde olup olmadığının İcra Mahkemeleri tarafından irdeleneceği, davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı ve geçerli bir itiraz da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece «takas» itirazının «borca itiraz» niteliğinde olmayıp İcra Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği, «itirazın iptali davası» açmak için geçerli bir itirazın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, aleyhine takip yapılan borçlunun «takas-mahsup» talebini ileri sürerek itiraz etmesi “«borca itiraz»” niteliğindedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1893 E. 2023/1981 K.
Ortak:takas-mahsup · takas · muacceliyet · mahsup
İncelediğiniz kararda… arındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve «takas-mahsup» talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki «muaccel» alacağını alacaklının «navlun alacağı» ile «takas» etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün «teslim» edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir «mahsup» talebidir.
6098 sayılı TBK’nın 139. maddesi uyarınca iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise her birinin alacağını borcuyla «takas» edebileceği; alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «borç ikrar» belgesi başlıklı belgenin borcu «takas» ile sona erdirmesinin mümkün olmadığını, belgenin... «şikayeti» ile soruşturmaya konu edildiğini, böyle bir belgenin kendisi tarafından verilmediğinin ifade edildiğini, müvekkilinin...'den «çek» «alacağını temlik» aldığını ve icra takibi başlattığını, davacının müvekkiline böyle bir borcu olmadığını ifade etmediğini, davacının icra takibine karşı İcra Mahkemesinde takas ve «mahsup» itirazında bulunabileceğini, mahkemece belgenin iradeye aykırı olarak düzenlendiğini değerlendirmesi gerektiğini, davacının borcu kabul ederek icra dairesinde «ödeme taahhüdünde» bulunduğunu, belgenin...'in iradesine aykırı olarak sonradan oluşturulduğunu, «geçersiz» bir belgenin «takas-mahsup» işlemine konu edilmesinin haksız olduğunu, söz konusu belgenin sonradan doldurulup doldurulmadığı yönünde «bilirkişi incelemesi» yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu davayı, «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığı, 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre iki kişi karşılıklı olarak para ve özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borç «muaccel» ise her biri alacağının borcu ile takas edebileceği, dava dışı...'in "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede yer alan imzasını ikrar ve kabul ettiği, bu sebeple davacının «asıl alacaklıya» karşı ileri sürebileceği şahsi defileri mevcut konumda temlik alan olan davalıya karşı da ileri sürebileceği, davacının «takas defi»'inin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarih, 2016/20044 E. ve 2018/584 K. sayılı kararıyla davacının «menfi tespit» davasını, davalının «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığını borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri temlik alana karşı da aynen ileri sürebilmesinin mümkün olduğunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesi gereğince( 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 118 inci maddesi) takas, borcu söndüren sebeplerden olduğu için davacının takasa dayalı «menfi tespit davası» açmasının mümkün olduğunu Mahkemece, davacının takas iddiasına dayanak yaptığı "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede borçlu olarak yer alan... imzasını ikrar ve kabul ettiğine göre bu ikrara değer verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan belge üzerinde imzaları bulunan tanıkların anlatımına dayanarak belgenin «geçersiz» sayılıp yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · şahsi def'i · ödeme taahhüdü · borç ikrarı · i̇i̇k 194 · menfi tespit davası · alacağın temliki · davanın konusu
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 13.02.2018 tarih, 2016/20044 E. ve 2018/584 K. sayılı kararıyla davacının «menfi tespit» davasını, davalının «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığını borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebileceği «şahsi def»'ileri temlik alana karşı da aynen ileri sürebilmesinin mümkün olduğunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesi gereğince( 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 118 inci maddesi) takas, borcu söndüren sebeplerden olduğu için davacının takasa dayalı «menfi tespit davası» açmasının mümkün olduğunu Mahkemece, davacının takas iddiasına dayanak yaptığı "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede borçlu olarak yer alan... imzasını ikrar ve kabul ettiğine göre bu ikrara değer verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan belge üzerinde imzaları bulunan tanıkların anlatımına dayanarak belgenin «geçersiz» sayılıp yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu davayı, «dava konusu» «alacağı temlik» aldığı dava dışı...'den olan alacağına dayalı olarak «takas» istemine göre açtığı, 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre iki kişi karşılıklı olarak para ve özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde her iki borç «muaccel» ise her biri alacağının borcu ile takas edebileceği, dava dışı...'in "«borç ikrar» belgesi" başlıklı belgede yer alan imzasını ikrar ve kabul ettiği, bu sebeple davacının «asıl alacaklıya» karşı ileri sürebileceği şahsi defileri mevcut konumda temlik alan olan davalıya karşı da ileri sürebileceği, davacının «takas defi»'inin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «borç ikrar» belgesi başlıklı belgenin borcu «takas» ile sona erdirmesinin mümkün olmadığını, belgenin... «şikayeti» ile soruşturmaya konu edildiğini, böyle bir belgenin kendisi tarafından verilmediğinin ifade edildiğini, müvekkilinin...'den «çek» «alacağını temlik» aldığını ve icra takibi başlattığını, davacının müvekkiline böyle bir borcu olmadığını ifade etmediğini, davacının icra takibine karşı İcra Mahkemesinde takas ve «mahsup» itirazında bulunabileceğini, mahkemece belgenin iradeye aykırı olarak düzenlendiğini değerlendirmesi gerektiğini, davacının borcu kabul ederek icra dairesinde «ödeme taahhüdünde» bulunduğunu, belgenin...'in iradesine aykırı olarak sonradan oluşturulduğunu, «geçersiz» bir belgenin «takas-mahsup» işlemine konu edilmesinin haksız olduğunu, söz konusu belgenin sonradan doldurulup doldurulmadığı yönünde «bilirkişi incelemesi» yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 19.03.2015 tarih, 2013/«194» E. ve 2015/132 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1318 E. , 2017/3857 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/10/2015 tarih ve 2015/104-2015/728 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili , taraflar arasında 25.08.2011 tanzim tarihli Yurt Dışı Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi akdedildiğini, davalıya ait ... dışı gönderilerin müvekkili şirket tarafından taşındığını, 8.536,83 TL tutarındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine ...
8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22539 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, borçlunun itirazının iptali ile borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu sözleşmede ... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle mahkemenin yetkisine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğini, davacının taşıma sırasında faturaya konu malları kaybettiğini, kaybettiği malların bedelini de kendisinden tahsil etmek istediğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 25.08.2011 taihinde Yurt Dışı Taşıma ve Cari Hesap Sözleşmesi akdedildiği, davalıya ait ... dışı gönderilerin davacı şirket tarafından taşındığı, davacının 8.536,83 TL tutarındaki bakiye taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediği, davalının bir kısım mallarının kaybolduğu iddiasının ise, bu yönde açılmış bir davanın bulunmaması ve takas-mahsup talebinin de olmaması nedeniyle incelemesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarı faturaya bağlı ve likit olduğundan şartları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava taşıma sözleşmesine dayalı navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı savunmasında davacı tarafından taşınan emtianın bir kısmının alıcısına teslim edilmediğini, bu yüzden davacının navlun ücretine hak kazanmadığı gibi kendisinin bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş olup, mahkemece ayrıca açılmış bir davanın bulunmadığı gerekçesiyle bu istemin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 139. maddesi uyarınca iki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her birinin alacağını borcuyla takas edebileceği; alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda yazılı Yasa hükmü uyarınca davalı-borçlu, davacı-alacaklı nezdindeki muaccel alacağını alacaklının navlun alacağı ile takas etme hakkını haiz olduğu gibi, sözleşmeye konu yükün teslim edilmemesi nedeniyle navlun ücreti ödenmesinin gerekmediğine yönelik savunması aynı zamanda bir mahsup talebidir. Davalı, takas ve mahsup taleplerini kendisine karşı açılan davada ileri sürebilecektir.
Bu itibarla, mahkemece davalının takas ve mahsup talebine yönelik değerlendirme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekirken, belirtilen talepler yönünden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353666100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz