Alacak | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2429 E. 2020/3854 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun icra takibi↗ para borcu alacaklısı↗ ayıplı ifa↗ sözleşmenin ifa yeri↗ geçerli icra takibi↗ korkutma↗ ifa yeri↗ para borcu↗ yetki sözleşmesi↗ sevk irsaliyesi↗ yerleşim yeri↗ irsaliye↗ dava şartı yokluğu↗ ifa↗ tbk 99↗ uyuşmazlık konusu↗ usulden reddi↗ yetki↗ fatura↗ yetkisizlik kararı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, somut olayda davalının Korkuteli/Burdur'da bulunan fabrikasındaki makineler için davacı tarafça yapılan otomasyon işlemi yönünden ayıplı ifa iddiası ileri sürüldüğünden eldeki davada TBK'nın 89/1 maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, HMK'nın 10. maddesi gereği sözleşmenin ifa yerinin neresi olduğunun tespiti gerektiği, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalının Burdur'da bulunan fabrikasındaki makinelerin otomasyonu yapıldığından HMK'nın 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa yerinin Burdur olduğu, somut olayda davalı ikametgahının ve sözleşmenin ifa yerinin Burdur olması nedeniyle davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın yerinde olduğu, Denizli icra dairelerinin yetkili olmadığı buna göre itirazın iptali davalarında dava şartı olan usule uygun yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü olup, yetki sözleşmesi yapılmadığı, davacının davalıya sattığı otomasyon donanımının davalının Korkuteli İlçesinde bulunan fabrikasında kurulumunun sağlandığının uyuşmazlık dışı olduğu, takip dayanağı üç adet faturanın davalının Korkuteli adresine irsaliyeli olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin ifa yerinin neresi olduğunun uyuşmazlık konusu olduğu, TBK'nın 89. maddesinde borcun ifa yerinin tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları yönünden alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinin ifa yeri olacağının düzenlendiği, maddede bahsi geçen açık veya örtülü irade kavramının önem arz ettiği, somut olayda davacı tarafın davaya konu emtiayı davalıya gönderdiği ve davalının ikametgahı olan Korkuteli İlçesinde davalıya teslim edildiği, telefonla da destek hizmeti sunulduğu, mevcut fatura ve sevk irsaliyelerinden de bu durumun açıkça anlaşıldığı, bu durumda sözleşmenin ifa yerinin taraflarca örtülü olarak Korkuteli olarak kararlaştırıldığı, TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca sözleşmenin para borcuna ilişkin kısmın uygulanamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteğinin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde Korkuteli'nin Burdur ilçesi olarak kabul edilip, buna göre Burdur icra dairelerinin yetkili olduğu tespitine yer verilmesinin Korkuteli'nin Antalya ilçesi olması nedeniyle hatalı olduğu, bu nedenle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteğinin esastan kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yetkili icra dairesinin Korkuteli İcra dairesi olduğu, Denizli icra dairelerinin yetkisiz olduğu, bu nedenle yetkili icra dairesinde yapılan usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kabul etmektedir. Bu durumda İİK m. 50, HMK m. 10 ve TBK m. 89/1 hükümlerine göre para alacaklarının tahsili için başlatılan takiplerde taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden davacı alacaklının ikametgahı icra dairesi de yetkilidir. Bu nedenle davacının icra takibini başlattığı Denizli icra müdürlüğünün de yetkili olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken TBK/89/1. madde hükmünün yanılgılı değerlendirmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10505 E. 2012/2615 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · görevsizlik kararı · vekalet ücreti · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davada «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu, «görevsizlik» kararı verilerek davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinden istek halinde dosyanın görevli ve yetkili Burdur Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… 005 tarih ve 188 sayılı kararında iki asliye hukuk mahkemesinin bulunduğu yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olarak «görevlendirildiği» belirtilmiş olup, işbu davada belirtilen HSYK kararı uyarınca Burdur 1.Asliye Hukuk Mahkemesi aynı zamanda Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olarak da görevli ve yetkili olduğundan, ayrı bir karar şeklinde «görevsizlik» kararı vermesine gerek bulunmayıp, bir «ara» kararı ile davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verdikten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde göre …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7050 E. 2010/8838 K.
Ortak:yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılmış bir «yetki sözleşmesinin» bulunmadığı, somut olayda davalının Korkuteli/Burdur'da bulunan fabrikasındaki makineler için davacı tarafça yapılan otomasyon işlemi yönünden «ayıplı ifa» iddiası ileri sürüldüğünden eldeki davada TBK'nın 89/1 maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, HMK'nın 10. maddesi gereği «sözleşmenin ifa yerinin» neresi olduğunun tespiti gerektiği, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalının Burdur'da bulunan fabrikasındaki makinelerin otomasyonu yapıldığından HMK'nın 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa yerinin Burdur olduğu, somut olayda davalı ikametgahının ve sözleşmenin ifa yerinin Burdur olması nedeniyle davalının icra dairesinin «yetkisine» yaptığı itirazın yerinde olduğu, Denizli icra dairelerinin yetkili olmadığı buna göre itirazın iptali davalarında dava şartı olan usule uygun yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü olup, «yetki sözleşmesi» yapılmadığı, davacının davalıya sattığı otomasyon donanımının davalının Korkuteli İlçesinde bulunan fabrikasında kurulumunun sağlandığının uyuşmazlık dışı olduğu, takip dayanağı üç adet faturanın davalının Korkuteli adresine «irsaliyeli» olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, «sözleşmenin ifa yerinin» neresi olduğunun «uyuşmazlık konusu» olduğu, TBK'nın 89. maddesinde borcun ifa yerinin tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları yönünden alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yerinin» ifa yeri olacağının düzenlendiği, maddede bahsi geçen açık veya örtülü irade kavramının önem arz ettiği, somut olayda davacı tarafın davaya konu emtiayı davalıya gönderdiği ve davalının ikametgahı olan Korkuteli İlçesinde davalıya «teslim» edildiği, telefonla da destek hizmeti sunulduğu, mevcut «fatura» ve «sevk irsaliyelerinden» de bu durumun açıkça anlaşıldığı, bu durumda sözleşmenin ifa yerinin taraflarca örtülü olarak Korkuteli olarak kararlaştırıldığı, TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca sözleşmenin para borcuna ilişkin kısmın uygulanamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteğinin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde Korkuteli'nin Burdur ilçesi olarak kabul edilip, buna göre Burdur icra dairelerinin yetkili olduğu tespitine yer verilmesinin Korkuteli'nin Antalya ilçesi olması nedeniyle hatalı olduğu, bu nedenle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteğinin esastan kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yetkili icra dairesinin Korkuteli İcra dairesi olduğu, Denizli icra dairelerinin «yetkisiz» olduğu, bu nedenle yetkili icra dairesinde yapılan usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaDavalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın «şirket merkezi» mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın «tefriki» ile «yetkisizlik» kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden «yetki itirazında» bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın şirket «hisse devrinin iptali» ve «tapu iptal tescil» davası olduğu, öncelikle şirket hisse devrinin iptali talebinin çözümlenmesi ve bilahare gayrımenkulerin tapularının iptali talebinin incelenmesi gerektiği, şirketle hissedarlar arasındaki davanın da HUMK7nun 17 nci maddesi gereğince «şirket merkezinin» bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalıların «tefrik» istemleri değerlendirilmeksizin tüm talepler yönünden HUMK'nun 17.maddesi gerekçe gösterilerek «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · tapu iptali ve tescil · tefrik · şirket merkezi mahkemesi · yetki itirazı · muvazaa · bedelsizlik · münhasırlık
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece de doğru olarak belirlendiği üzere, işbu davada öncelikle şirket «hisse devrinin iptali» ile tescili isteminin değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği gözönüne alınarak bu davanın «tefriki» ile HUMK'nun 17.maddesi gereğince «münhasıran» «şirket merkezi» mahkemesinin yetkili olması nedeniyle «yetkisizlik» kararı verilmesi ve diğer talepler yönünden ise mahkemenin yetkili olduğunun gözetilmesi ve davaya bakılmaya devam edilmesi gerekirken dava tefrik edilmeksizin tüm …
Mahkemece, davanın şirket «hisse devrinin iptali» ve «tapu iptal tescil» davası olduğu, öncelikle şirket hisse devrinin iptali talebinin çözümlenmesi ve bilahare gayrımenkulerin tapularının iptali talebinin incelenmesi gerektiği, şirketle hissedarlar arasındaki davanın da HUMK7nun 17 nci maddesi gereğince «şirket merkezinin» bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı şirkette bulunan murisine ait %25 hissenin murisin imzası taklit edilmek suretiyle bir kısım davalılara devredildiğini, murisin diğer «mirasçılarının» mirası reddetmeleri nedeniyle tüm mirasın kendisine intikal ettiğini bildirerek öncelikle %25 hissenin kendisi adına tesbit ve tescilini, bilahare ise şirket yöneticileri tarafından şirkete ait Antalya ve Burdur'da bulunan gayrimenkullerin «muvazaalı» olarak «bedelsiz» ve eksik bedelle bir kısım davalılara devri nedeniyle «tapu iptal, tescil» ve eksik bedelin tazminini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın «şirket merkezi» mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın «tefriki» ile «yetkisizlik» kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden «yetki itirazında» bulunmamışlardır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2429 E. , 2020/3854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.09.2017 tarih ve 2017/210 E- 2017/838 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin gerekçe yönünden esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.06.2018 tarih ve 2017/2159 E- 2018/935 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalıya teslim edilen otomasyon donanımı ile sunulan hizmetin bedeli olarak düzenlenen 3 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmakla birlikte borcun eksik ifa edildiğini savunarak taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul ettiğini, satın alınan mal ve hizmet bedelinin TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca alacaklının ikametgahında ödeneceğinden davacı alacaklının ikametgahı olan Denizli İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalının süresi içinde ayıplı veya eksik ifa ihtarında da bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yerinin Korkuteli olduğunu, davalının Korkuteli adresinde bulunan fabrikasında sistemin kurulduğunu ancak sistem kurulumunun donanımsal ve yazılımsal olarak tam olarak yapılmadığını ve böylece eksik ifanın gerçekleştiğini, yetki itirazlarının olduğunu, yetkili mahkeme ve icra dairesinin Korkuteli Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu, davacının ayıplı ve eksik ifa nedeniyle alacak talep etme hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, somut olayda davalının Korkuteli/Burdur'da bulunan fabrikasındaki makineler için davacı tarafça yapılan otomasyon işlemi yönünden ayıplı ifa iddiası ileri sürüldüğünden eldeki davada TBK'nın 89/1 maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, HMK'nın 10. maddesi gereği sözleşmenin ifa yerinin neresi olduğunun tespiti gerektiği, sözleşme uyarınca davacı tarafından davalının Burdur'da bulunan fabrikasındaki makinelerin otomasyonu yapıldığından HMK'nın 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa yerinin Burdur olduğu, somut olayda davalı ikametgahının ve sözleşmenin ifa yerinin Burdur olması nedeniyle davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın yerinde olduğu, Denizli icra dairelerinin yetkili olmadığı buna göre itirazın iptali davalarında dava şartı olan usule uygun yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin sözlü olup, yetki sözleşmesi yapılmadığı, davacının davalıya sattığı otomasyon donanımının davalının Korkuteli İlçesinde bulunan fabrikasında kurulumunun sağlandığının uyuşmazlık dışı olduğu, takip dayanağı üç adet faturanın davalının Korkuteli adresine irsaliyeli olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin ifa yerinin neresi olduğunun uyuşmazlık konusu olduğu, TBK'nın 89. maddesinde borcun ifa yerinin tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları yönünden alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinin ifa yeri olacağının düzenlendiği, maddede bahsi geçen açık veya örtülü irade kavramının önem arz ettiği, somut olayda davacı tarafın davaya konu emtiayı davalıya gönderdiği ve davalının ikametgahı olan Korkuteli İlçesinde davalıya teslim edildiği, telefonla da destek hizmeti sunulduğu, mevcut fatura ve sevk irsaliyelerinden de bu durumun açıkça anlaşıldığı, bu durumda sözleşmenin ifa yerinin taraflarca örtülü olarak Korkuteli olarak kararlaştırıldığı, TBK'nın 89/1 maddesi uyarınca sözleşmenin para borcuna ilişkin kısmın uygulanamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteğinin esastan reddine, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde Korkuteli'nin Burdur ilçesi olarak kabul edilip, buna göre Burdur icra dairelerinin yetkili olduğu tespitine yer verilmesinin Korkuteli'nin Antalya ilçesi olması nedeniyle hatalı olduğu, bu nedenle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteğinin esastan kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yetkili icra dairesinin Korkuteli İcra dairesi olduğu, Denizli icra dairelerinin yetkisiz olduğu, bu nedenle yetkili icra dairesinde yapılan usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kabul etmektedir. Bu durumda İİK m. 50, HMK m. 10 ve TBK m. 89/1 hükümlerine göre para alacaklarının tahsili için başlatılan takiplerde taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden davacı alacaklının ikametgahı icra dairesi de yetkilidir. Bu nedenle davacının icra takibini başlattığı Denizli icra müdürlüğünün de yetkili olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken TBK/89/1. madde hükmünün yanılgılı değerlendirmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612397100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz