6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devrinin iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7050 E. 2010/8838 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devrinin iptali ttk 309/4 tapu iptali ve tescil tefrik şirket merkezi mahkemesi yetki itirazı muvazaa bedelsizlik münhasırlık hisse devri mirasçılık yetki yönetim kurulu kararı yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 7HUMK 9HUMK 13HUMK 17 · TTK — TTK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın şirket hisse devrinin iptali ve tapu iptal tescil davası olduğu, öncelikle şirket hisse devrinin iptali talebinin çözümlenmesi ve bilahare gayrımenkulerin tapularının iptali talebinin incelenmesi gerektiği, şirketle hissedarlar arasındaki davanın da HUMK7nun 17 nci maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekili ile karşı temyiz yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, davalı şirkette bulunan murisine ait %25 hissenin murisin imzası taklit edilmek suretiyle bir kısım davalılara devredildiğini, murisin diğer mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle tüm mirasın kendisine intikal ettiğini bildirerek öncelikle %25 hissenin kendisi adına tesbit ve tescilini, bilahare ise şirket yöneticileri tarafından şirkete ait Antalya ve Burdur'da bulunan gayrimenkullerin muvazaalı olarak bedelsiz ve eksik bedelle bir kısım davalılara devri nedeniyle tapu iptal, tescil ve eksik bedelin tazminini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın şirket merkezi mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın tefriki ile yetkisizlik kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden yetki itirazında bulunmamışlardır. Mahkemece, davalıların tefrik istemleri değerlendirilmeksizin tüm talepler yönünden HUMK'nun 17.maddesi gerekçe gösterilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.

Oysa ki dava dilekçesi ve cevap lahiyalarındaki anlatımlardan anlaşıldığı üzere davalıların bir kısmı yönetim kurulu üyeleri, bir kısmı davalı şirket hissedarları, bir kısmı ise davalı şirket hissedarı olmayıp sadece davalı şirketten gayrımenkul satın alan kişilerdir. Yöneticiler aleyhine açılan sorumluluk davalarında, yetki konusunda HUMK'nun 9.maddesinin koyduğu genel kural gereği davalıların ikametgah mahkemesi yetkili olduğu gibi TTK'nun 309/3 ncü maddesi gereğince, bu davalar şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Davalılar, Antalya'da ikamet etmediklerini ileri sürerek yetki itirazında bulunmamışlardır. Ayrıca davalı şirketin ortağı olmayan davalılara satışı yapılan gayrimenkullerin üçü Antalya'da biri Burdur'da olup HUMK'nun 13/1-3.fıkrası gereğince tapu iptal davasının da Antalya veya Burdur'da açılabilmesi mümkün olup, davacı seçimlik hakkını Antalya mahkemesi olarak kullanmıştır. Bu durumda mahkemece de doğru olarak belirlendiği üzere, işbu davada öncelikle şirket hisse devrinin iptali ile tescili isteminin değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği gözönüne alınarak bu davanın tefriki ile HUMK'nun 17.maddesi gereğince münhasıran şirket merkezi mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi ve diğer talepler yönünden ise mahkemenin yetkili olduğunun gözetilmesi ve davaya bakılmaya devam edilmesi gerekirken dava tefrik edilmeksizin tüm istemler yönünden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4793 E. 2022/2491 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7933 E. 2016/4763 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7050 E.  ,  2010/8838 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2010 tarih ve 2010/13 - 2010/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekili ile karşı temyiz yoluyla davacı vekili vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, muris ...'a ait bulunan davalı şirketteki %25 hissenin 1996 ve 1997 yıllarında alınan ve altında murisin de imzasını içeren yönetim kurulu kararları ile bir kısım davalılara devredildiğini, bu kararlarda yeralan murisin imzasının sahte olduğunu, murisin müvekkili dışındaki tüm mirasçılarının mirası reddettiğini, ayrıca murisin muvazaalı olarak şirkete ait bir kısım gayrımenkulerin taluplarını devrettiğini, murisin ölümünden sonra da şirket yönetim kurulunun yine şirkete ait bir kısım gayrımenkuleri düşük bedelle devrettiğini bildirerek murise ait % 25 şirket hisseninin davacı adına kaydını ve devredilen gayrımenkullerin tapusunun iptali ile şirket adına tescilini olmadığı takdirde bedellerinin davalılardan tahsili ileşirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bir kısım davalılar vekili Av. ... yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Diğer davalılar vekili Av. ... yetki itirazında bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davanın şirket hisse devrinin iptali ve tapu iptal tescil davası olduğu, öncelikle şirket hisse devrinin iptali talebinin çözümlenmesi ve bilahare gayrımenkulerin tapularının iptali talebinin incelenmesi gerektiği, şirketle hissedarlar arasındaki davanın da HUMK7nun 17 nci maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekili ile karşı temyiz yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, davalı şirkette bulunan murisine ait %25 hissenin murisin imzası taklit edilmek suretiyle bir kısım davalılara devredildiğini, murisin diğer mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle tüm mirasın kendisine intikal ettiğini bildirerek öncelikle %25 hissenin kendisi adına tesbit ve tescilini, bilahare ise şirket yöneticileri tarafından şirkete ait Antalya ve Burdur'da bulunan gayrimenkullerin muvazaalı olarak bedelsiz ve eksik bedelle bir kısım davalılara devri nedeniyle tapu iptal, tescil ve eksik bedelin tazminini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın şirket merkezi mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın tefriki ile yetkisizlik kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden yetki itirazında bulunmamışlardır.

Mahkemece, davalıların tefrik istemleri değerlendirilmeksizin tüm talepler yönünden HUMK'nun 17.maddesi gerekçe gösterilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.

Oysa ki dava dilekçesi ve cevap lahiyalarındaki anlatımlardan anlaşıldığı üzere davalıların bir kısmı yönetim kurulu üyeleri, bir kısmı davalı şirket hissedarları, bir kısmı ise davalı şirket hissedarı olmayıp sadece davalı şirketten gayrımenkul satın alan kişilerdir. Yöneticiler aleyhine açılan sorumluluk davalarında, yetki konusunda HUMK'nun 9.maddesinin koyduğu genel kural gereği davalıların ikametgah mahkemesi yetkili olduğu gibi TTK'nun 309/3 ncü maddesi gereğince, bu davalar şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Davalılar, Antalya'da ikamet etmediklerini ileri sürerek yetki itirazında bulunmamışlardır. Ayrıca davalı şirketin ortağı olmayan davalılara satışı yapılan gayrimenkullerin üçü Antalya'da biri Burdur'da olup HUMK'nun 13/1-3.fıkrası gereğince tapu iptal davasının da Antalya veya Burdur'da açılabilmesi mümkün olup, davacı seçimlik hakkını Antalya mahkemesi olarak kullanmıştır.

Bu durumda mahkemece de doğru olarak belirlendiği üzere, işbu davada öncelikle şirket hisse devrinin iptali ile tescili isteminin değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği gözönüne alınarak bu davanın tefriki ile HUMK'nun 17.maddesi gereğince münhasıran şirket merkezi mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi ve diğer talepler yönünden ise mahkemenin yetkili olduğunun gözetilmesi ve davaya bakılmaya devam edilmesi gerekirken dava tefrik edilmeksizin tüm istemler yönünden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ile bir kısım davalılar vekillerin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027761800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.