Hisse devrinin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7050 E. 2010/8838 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devrinin iptali↗ ttk 309/4↗ tapu iptali ve tescil↗ tefrik↗ şirket merkezi mahkemesi↗ yetki itirazı↗ muvazaa↗ bedelsizlik↗ münhasırlık↗ hisse devri↗ mirasçılık↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın şirket hisse devrinin iptali ve tapu iptal tescil davası olduğu, öncelikle şirket hisse devrinin iptali talebinin çözümlenmesi ve bilahare gayrımenkulerin tapularının iptali talebinin incelenmesi gerektiği, şirketle hissedarlar arasındaki davanın da HUMK7nun 17 nci maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekili ile karşı temyiz yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı şirkette bulunan murisine ait %25 hissenin murisin imzası taklit edilmek suretiyle bir kısım davalılara devredildiğini, murisin diğer mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle tüm mirasın kendisine intikal ettiğini bildirerek öncelikle %25 hissenin kendisi adına tesbit ve tescilini, bilahare ise şirket yöneticileri tarafından şirkete ait Antalya ve Burdur'da bulunan gayrimenkullerin muvazaalı olarak bedelsiz ve eksik bedelle bir kısım davalılara devri nedeniyle tapu iptal, tescil ve eksik bedelin tazminini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın şirket merkezi mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın tefriki ile yetkisizlik kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden yetki itirazında bulunmamışlardır. Mahkemece, davalıların tefrik istemleri değerlendirilmeksizin tüm talepler yönünden HUMK'nun 17.maddesi gerekçe gösterilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
Oysa ki dava dilekçesi ve cevap lahiyalarındaki anlatımlardan anlaşıldığı üzere davalıların bir kısmı yönetim kurulu üyeleri, bir kısmı davalı şirket hissedarları, bir kısmı ise davalı şirket hissedarı olmayıp sadece davalı şirketten gayrımenkul satın alan kişilerdir. Yöneticiler aleyhine açılan sorumluluk davalarında, yetki konusunda HUMK'nun 9.maddesinin koyduğu genel kural gereği davalıların ikametgah mahkemesi yetkili olduğu gibi TTK'nun 309/3 ncü maddesi gereğince, bu davalar şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Davalılar, Antalya'da ikamet etmediklerini ileri sürerek yetki itirazında bulunmamışlardır. Ayrıca davalı şirketin ortağı olmayan davalılara satışı yapılan gayrimenkullerin üçü Antalya'da biri Burdur'da olup HUMK'nun 13/1-3.fıkrası gereğince tapu iptal davasının da Antalya veya Burdur'da açılabilmesi mümkün olup, davacı seçimlik hakkını Antalya mahkemesi olarak kullanmıştır. Bu durumda mahkemece de doğru olarak belirlendiği üzere, işbu davada öncelikle şirket hisse devrinin iptali ile tescili isteminin değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği gözönüne alınarak bu davanın tefriki ile HUMK'nun 17.maddesi gereğince münhasıran şirket merkezi mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi ve diğer talepler yönünden ise mahkemenin yetkili olduğunun gözetilmesi ve davaya bakılmaya devam edilmesi gerekirken dava tefrik edilmeksizin tüm istemler yönünden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4793 E. 2022/2491 K.
Ortak:tefrik · mirasçılık
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı şirkette bulunan murisine ait %25 hissenin murisin imzası taklit edilmek suretiyle bir kısım davalılara devredildiğini, murisin diğer «mirasçılarının» mirası reddetmeleri nedeniyle tüm mirasın kendisine intikal ettiğini bildirerek öncelikle %25 hissenin kendisi adına tesbit ve tescilini, bilahare ise şirket yöneticileri tarafından şirkete ait Antalya ve Burdur'da bulunan gayrimenkullerin «muvazaalı» olarak «bedelsiz» ve eksik bedelle bir kısım davalılara devri nedeniyle «tapu iptal, tescil» ve eksik bedelin tazminini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın «şirket merkezi» mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın «tefriki» ile «yetkisizlik» kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden «yetki itirazında» bulunmamışlardır.
Mahkemece, davalıların «tefrik» istemleri değerlendirilmeksizin tüm talepler yönünden HUMK'nun 17.maddesi gerekçe gösterilerek «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... «mirasçıları» bakımından davanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına», diğer davalılar bakımından ise davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve bir kısım davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... «mirasçıları» bakımından davanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına», diğer davalılar bakımından ise davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı ve bir kısım davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7933 E. 2016/4763 K.
Ortak:tefrik
İncelediğiniz karardaDavalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın «şirket merkezi» mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın «tefriki» ile «yetkisizlik» kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden «yetki itirazında» bulunmamışlardır.
Mahkemece, davalıların «tefrik» istemleri değerlendirilmeksizin tüm talepler yönünden HUMK'nun 17.maddesi gerekçe gösterilerek «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Bu durumda mahkemece de doğru olarak belirlendiği üzere, işbu davada öncelikle şirket «hisse devrinin iptali» ile tescili isteminin değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği gözönüne alınarak bu davanın «tefriki» ile HUMK'nun 17.maddesi gereğince «münhasıran» «şirket merkezi» mahkemesinin yetkili olması nedeniyle «yetkisizlik» kararı verilmesi ve diğer talepler yönünden ise mahkemenin yetkili olduğunun gözetilmesi ve davaya bakılmaya devam edilmesi gerekirken dava tefrik edilmeksizin tüm …
Benzer bu karardaİnşaat 'ye karşı açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, davalı ...aleyhine açılan davanın bu dosyadan «tefriki» ile mahkemenin ayrı bir esasına «kaydına», yargılamanın yeni esas üzerinden yürütülmesine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu karardaİnşaat 'ye karşı açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, davalı ...aleyhine açılan davanın bu dosyadan «tefriki» ile mahkemenin ayrı bir esasına «kaydına», yargılamanın yeni esas üzerinden yürütülmesine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7050 E. , 2010/8838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2010 tarih ve 2010/13 - 2010/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekili ile karşı temyiz yoluyla davacı vekili vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, muris ...'a ait bulunan davalı şirketteki %25 hissenin 1996 ve 1997 yıllarında alınan ve altında murisin de imzasını içeren yönetim kurulu kararları ile bir kısım davalılara devredildiğini, bu kararlarda yeralan murisin imzasının sahte olduğunu, murisin müvekkili dışındaki tüm mirasçılarının mirası reddettiğini, ayrıca murisin muvazaalı olarak şirkete ait bir kısım gayrımenkulerin taluplarını devrettiğini, murisin ölümünden sonra da şirket yönetim kurulunun yine şirkete ait bir kısım gayrımenkuleri düşük bedelle devrettiğini bildirerek murise ait % 25 şirket hisseninin davacı adına kaydını ve devredilen gayrımenkullerin tapusunun iptali ile şirket adına tescilini olmadığı takdirde bedellerinin davalılardan tahsili ileşirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili Av. ... yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili Av. ... yetki itirazında bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın şirket hisse devrinin iptali ve tapu iptal tescil davası olduğu, öncelikle şirket hisse devrinin iptali talebinin çözümlenmesi ve bilahare gayrımenkulerin tapularının iptali talebinin incelenmesi gerektiği, şirketle hissedarlar arasındaki davanın da HUMK7nun 17 nci maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekili ile karşı temyiz yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı şirkette bulunan murisine ait %25 hissenin murisin imzası taklit edilmek suretiyle bir kısım davalılara devredildiğini, murisin diğer mirasçılarının mirası reddetmeleri nedeniyle tüm mirasın kendisine intikal ettiğini bildirerek öncelikle %25 hissenin kendisi adına tesbit ve tescilini, bilahare ise şirket yöneticileri tarafından şirkete ait Antalya ve Burdur'da bulunan gayrimenkullerin muvazaalı olarak bedelsiz ve eksik bedelle bir kısım davalılara devri nedeniyle tapu iptal, tescil ve eksik bedelin tazminini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap layihalarında hissenin tesbit ve tesciline dair davanın şirket merkezi mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, bu davanın tefriki ile yetkisizlik kararı verilmesini talep etmişler, diğer talepler yönünden yetki itirazında bulunmamışlardır.
Mahkemece, davalıların tefrik istemleri değerlendirilmeksizin tüm talepler yönünden HUMK'nun 17.maddesi gerekçe gösterilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.
Oysa ki dava dilekçesi ve cevap lahiyalarındaki anlatımlardan anlaşıldığı üzere davalıların bir kısmı yönetim kurulu üyeleri, bir kısmı davalı şirket hissedarları, bir kısmı ise davalı şirket hissedarı olmayıp sadece davalı şirketten gayrımenkul satın alan kişilerdir. Yöneticiler aleyhine açılan sorumluluk davalarında, yetki konusunda HUMK'nun 9.maddesinin koyduğu genel kural gereği davalıların ikametgah mahkemesi yetkili olduğu gibi TTK'nun 309/3 ncü maddesi gereğince, bu davalar şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Davalılar, Antalya'da ikamet etmediklerini ileri sürerek yetki itirazında bulunmamışlardır. Ayrıca davalı şirketin ortağı olmayan davalılara satışı yapılan gayrimenkullerin üçü Antalya'da biri Burdur'da olup HUMK'nun 13/1-3.fıkrası gereğince tapu iptal davasının da Antalya veya Burdur'da açılabilmesi mümkün olup, davacı seçimlik hakkını Antalya mahkemesi olarak kullanmıştır.
Bu durumda mahkemece de doğru olarak belirlendiği üzere, işbu davada öncelikle şirket hisse devrinin iptali ile tescili isteminin değerlendirilip çözümlenmesi gerektiği gözönüne alınarak bu davanın tefriki ile HUMK'nun 17.maddesi gereğince münhasıran şirket merkezi mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi ve diğer talepler yönünden ise mahkemenin yetkili olduğunun gözetilmesi ve davaya bakılmaya devam edilmesi gerekirken dava tefrik edilmeksizin tüm istemler yönünden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ile bir kısım davalılar vekillerin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027761800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz