Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1670 E. 2020/4793 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ hükmün kesinleşmesi↗ ticaret sicilinden terkin↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ haksız fiil↗ terkin↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre 14.02.2017 tarihinde verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın istinaf edilmesi sonrasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2017 tarih 2017/563-2017/528 sayılı kararı ile kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için mahkemeye iadesine karar verildiği, neticede davanın kabulü ile davalı şirketin, davacı şirkete ait tescilli Lipetgaz markasına vaki tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davalı şirket ticaret unvanında yer alan “Lipetgaz” ibaresinin ticaret sicilinden terkini sureti ile haksız fiilin sona erdirilmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, kötü niyetli tescil edilmiş olsa dahi ticaret unvanının tescil edilmiş haliyle kullanımının haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, davalının tescilli ticaret unvanını tescilli olduğu biçimde kullanmasının markaya tecavüz veya haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının markasal kullanımının da kanıtlanamadığı, ayrıca gerek davacının tescilli markaları ile davalının ticaret unvanı arasında gerekse de davacı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle davalının iştigal sahası arasında iltibas tehlikesi bulunduğu ve unvan terkinine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasında, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Lipetgaz" ibaresinin terkinine, hükmün kesinleşmesini müteakip 2 gün süre ile Türkiye'de yayınlanan tirajı en yüksek gazetede ilanına, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, marka hakkına dayalı olarak ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. Esasen ticaret unvanı, bir tacirin ticari faaliyetlerinin diğer tacirlerin ticari faaliyetlerinden ayırt edilmesini, marka ise bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlama amacına hizmet eder. Bu nedenle her iki ayrı tür tanıtıcı işaretin de işlevleri birbirlerinden farklıdır.
556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca marka koruması tescil ile sağlanır ve marka hakkına tecavüz hallerini düzenleyen 556 sayılı KHK'nın 9, 61 vd. maddelerinde de marka koruması maddede sayılan hallerle sınırlı olup sayılanlar arasında marka ile benzerlik bulunan ticaret unvanlarının terkini bulunmamaktadır. Öte yandan tescil edilen ticaret unvanının, tecilli markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetleri yönünden kullanlacağı da bilinmemektedir. O nedenle, ticaret unvanının, ancak tescilli markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden markasal olarak kullanımı halinde marka hakkına tecavüz söz konusu olacaktır. Böyle bir durumda ise ticaret unvanının tescilli olması, marka hukuka uygunluk sebebi olmayacak ve marka hakkına tecavüzü ortadan kaldırmayacaktır. Diğer türlü, tek başına ticaret unvanının tescil edilmiş olması marka hakkına tecavüz söz konusu olmayacaktır.
Somut olayda, davacı taraf tescilli marka hakkına dayalı olarak davalı ticaret unvanındaki “LİPETGAZ” ibaresinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek ibarenin ticaret sicilinden terkinini istemiş ve yukarıda özetlendiği şekilde Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret ünvanında yer alan "Lipetgaz" ibaresinin terkinine karar verilmişse de, yukarıda izah edildiği üzere 556 sayılı KHK'nın 9, 61 vd. maddeleri uyarınca, marka hakkına dayalı olarak ticari unvanın terkini istenemeyeceği halde, mahkemece hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1247 E. 2010/5209 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… n görülmesi için mahkemeye iadesine karar verildiği, neticede davanın kabulü ile davalı şirketin, davacı şirkete ait tescilli Lipetgaz markasına vaki tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» tespitine, davalı şirket ticaret unvanında yer alan “Lipetgaz” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» sureti ile «haksız fiilin» sona erdirilmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, kötü niyetli tescil edilmiş olsa dahi «ticaret unvanının» tescil edilmiş haliyle kullanımının «haksız rekabet» ve markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, davalının tescilli ticaret unvanını tescilli olduğu biçimde kullanmasının markaya tecavüz veya haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının markasal kullanımının da kanıtlanamadığı, ayrıca gerek davacının tescilli markaları ile davalının ticaret unvanı arasında gerekse de davacı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle davalının iştigal sahası arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu ve unvan terkinine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasında, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Lipetgaz" ibaresinin terkinine, «hükmün kesinleşmesini» müteakip 2 gün süre ile Türkiye'de yayınlanan tirajı en yüksek gazetede «ilanına», markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5615 E. 2010/5342 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… n görülmesi için mahkemeye iadesine karar verildiği, neticede davanın kabulü ile davalı şirketin, davacı şirkete ait tescilli Lipetgaz markasına vaki tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» tespitine, davalı şirket ticaret unvanında yer alan “Lipetgaz” ibaresinin «ticaret sicilinden terkini» sureti ile «haksız fiilin» sona erdirilmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, kötü niyetli tescil edilmiş olsa dahi «ticaret unvanının» tescil edilmiş haliyle kullanımının «haksız rekabet» ve markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, davalının tescilli ticaret unvanını tescilli olduğu biçimde kullanmasının markaya tecavüz veya haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının markasal kullanımının da kanıtlanamadığı, ayrıca gerek davacının tescilli markaları ile davalının ticaret unvanı arasında gerekse de davacı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle davalının iştigal sahası arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu ve unvan terkinine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasında, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Lipetgaz" ibaresinin terkinine, «hükmün kesinleşmesini» müteakip 2 gün süre ile Türkiye'de yayınlanan tirajı en yüksek gazetede «ilanına», markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca marka koruması tescil ile sağlanır ve «marka hakkına tecavüz» hallerini düzenleyen 556 sayılı KHK'nın 9, 61 vd. maddelerinde de marka koruması maddede sayılan hallerle sınırlı olup sayılanlar arasında marka ile benzerlik bulunan «ticaret unvanlarının terkini» bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… utanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını «taşıyan» Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, yaptırılan «delil tespiti» sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, «depo» ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, «maddi tazminata» ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini …
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait «depoda» bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle «haksız rekabet» oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, «masrafı» davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin «ilanına», 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine gelen tüpleri diğer bayilere vermek için bulundurduğunu, tüplerin boş olup, herhangi bir dolum veya satış yapılmadığını, müvekkilinin davranışının «haksız rekabet» içermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · haksız eylem · depo kararı · infaz · taşıyan · dosya masrafı · maddi tazminat · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… utanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markalarını «taşıyan» Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin sadece Mogaz dolum tesislerinde doldurulup yine sadece kendi yörelerinde müvekkili şirket tarafından yetkili bayilik verilmiş bulunan bayiler tarafından satışa arz edilebileceğini, aksine fiillerin «haksız rekabet» ve «marka hakkına tecavüz» oluşturacağını, yaptırılan «delil tespiti» sonucu müvekkili ile hiçbir fiili ve sözleşmesel bağlantısı olmayan davalıya ait işyeri, «depo» ve araçlarda Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının başka bir firmanın yetkili bayisi olup bayisi bulunduğu firmanın tescilli markalarını taşıyan tüpler dışında hiçbir yabancı markalı tüpleri uhdesinde bulunmamak zorunda olduğunu, davalının yasalara aykırı fiillerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının sözkonusu fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına, davalının bulundurduğu Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin önlenmesine, mahkemece verilecek kararın «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile yayınlanmasına, «maddi tazminata» ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini …
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı adına tescilli olan Lipetgaz ve Mogaz markalı toplam 70 adet tüpün davalıya ait «depoda» bulunduğunun tespit edildiği, tüp sayısı dikkate alındığında sözkonusu tüplerin ticari gaye ile elde tutulduğu, fiilin bu haliyle «haksız rekabet» oluşturduğu sonucuna varılarak, davalının fiilinin haksız rekabet olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men’ine, dava konusu edilen ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, «masrafı» davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin «ilanına», 7.500,00 YTL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… denilmiş ise de “davaya konu edilen Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına” denilerek davaya konu ürünlerin açıkça belirtilmesi suretiyle hükmün açık ve «infaza» elverişli, infazda duraksama yaratmayacak şekilde kurulması gerektiği gibi davanın TTK’nun 3 ve 4 ncü maddeleri gereği ticari dava niteliğinde olması ve davacının manevi tazminat isteminin avans faiziyle tahsilini istemiş bulunmasına göre 3095 sayılı Kanun’un 2/2 nci maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktarın «avans faiz» oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi de doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle bozulması gerektiği gibi kabul şekline göre de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için öngördüğü «vekalet ücretinin» 1.200,00 YTL olması nedeniyle davacı taraf yararına hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti miktarının toplam 2.400,00 YTL olması gerekirken yazılı şekilde 2. …
Davaya konu olayın özellikleri, davalının «haksız eyleminin» niteliği, ele geçirilen tüp miktarı ve olay tarihi nazara alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1670 E. , 2020/4793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.12.2017 tarih ve 2017/361 E- 2017/841 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.01.2019 tarih ve 2018/2075 E- 2019/82 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 1992 yılında birden fazla sınıfta tescil ettirdiği "LİPETGAZ" markasının davacının izni alınmaksızın, onun marka hakkını ve TTK'nın 46. maddesini ihlal edecek şekilde davalı şirket tarafından ticaret unvanı olarak 14.05.2013 tarihinde tescil ettirildiğini ileri sürerek davalı şirketin davacı şirkete ait tescilli markalarına vaki tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "LİPETGAZ" ibaresinin ticaret sicilinden terkini suretiyle haksız fiilin sona erdirilmesine, kararın kesinleşmesini müteakip kararın ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, "LİPETGAZ" ibaresinin davalı şirketin sadece ticaret unvanı olduğunu, davalı şirketin 27.01.2005 tarihinde 04,06,39. sınıf mal ve hizmetleri kapsayan "GOLDGAZ" markasını adına tescil ettirildiğini, davacı şirket markasının kapsadığı 35. sınıf mal ve hizmetlerin davalı şirket marka kapsamında bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre 14.02.2017 tarihinde verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın istinaf edilmesi sonrasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2017 tarih 2017/563-2017/528 sayılı kararı ile kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için mahkemeye iadesine karar verildiği, neticede davanın kabulü ile davalı şirketin, davacı şirkete ait tescilli Lipetgaz markasına vaki tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davalı şirket ticaret unvanında yer alan “Lipetgaz” ibaresinin ticaret sicilinden terkini sureti ile haksız fiilin sona erdirilmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, kötü niyetli tescil edilmiş olsa dahi ticaret unvanının tescil edilmiş haliyle kullanımının haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil etmeyeceği, davalının tescilli ticaret unvanını tescilli olduğu biçimde kullanmasının markaya tecavüz veya haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının markasal kullanımının da kanıtlanamadığı, ayrıca gerek davacının tescilli markaları ile davalının ticaret unvanı arasında gerekse de davacı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle davalının iştigal sahası arasında iltibas tehlikesi bulunduğu ve unvan terkinine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasında, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Lipetgaz" ibaresinin terkinine, hükmün kesinleşmesini müteakip 2 gün süre ile Türkiye'de yayınlanan tirajı en yüksek gazetede ilanına, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, marka hakkına dayalı olarak ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir. Esasen ticaret unvanı, bir tacirin ticari faaliyetlerinin diğer tacirlerin ticari faaliyetlerinden ayırt edilmesini, marka ise bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlama amacına hizmet eder. Bu nedenle her iki ayrı tür tanıtıcı işaretin de işlevleri birbirlerinden farklıdır.
556 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca marka koruması tescil ile sağlanır ve marka hakkına tecavüz hallerini düzenleyen 556 sayılı KHK'nın 9, 61 vd. maddelerinde de marka koruması maddede sayılan hallerle sınırlı olup sayılanlar arasında marka ile benzerlik bulunan ticaret unvanlarının terkini bulunmamaktadır. Öte yandan tescil edilen ticaret unvanının, tecilli markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetleri yönünden kullanlacağı da bilinmemektedir. O nedenle, ticaret unvanının, ancak tescilli markanın kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden markasal olarak kullanımı halinde marka hakkına tecavüz söz konusu olacaktır. Böyle bir durumda ise ticaret unvanının tescilli olması, marka hukuka uygunluk sebebi olmayacak ve marka hakkına tecavüzü ortadan kaldırmayacaktır.
Diğer türlü, tek başına ticaret unvanının tescil edilmiş olması marka hakkına tecavüz söz konusu olmayacaktır.
Somut olayda, davacı taraf tescilli marka hakkına dayalı olarak davalı ticaret unvanındaki “LİPETGAZ” ibaresinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek ibarenin ticaret sicilinden terkinini istemiş ve yukarıda özetlendiği şekilde Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret ünvanında yer alan "Lipetgaz" ibaresinin terkinine karar verilmişse de, yukarıda izah edildiği üzere 556 sayılı KHK'nın 9, 61 vd. maddeleri uyarınca, marka hakkına dayalı olarak ticari unvanın terkini istenemeyeceği halde, mahkemece hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612307300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz