Alacak davası açma yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5147 E. 2020/2622 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürlüğü↗ şirket müdürü↗ limited şirket↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin varlıklarının verimli kullanılmadığı, davalı ...'nın müdür olduğu tarih itibariyle Makel şirketine ilişkin görevlerinde gerekli özeni göstermediği, davalının AKH şirketine müdür ve %99 hisse ile ortak olduğu 18/01/2010 tarihinden itibaren Makel şirketinin mali durumunda sürekli bir zayıflama meydana geldiği, Makel şirketinde çalışan 5 kişinin AKH şirketinde çalışmaya başladığı, 2011 yılı Mart ayı sonunda Makel çalışanı kalmadığı, ayrıca Makel şirketine ait taşıtların tamamının düşük bir kira karşılığında AKH şirketine kiraya verildiği, davalı şirketten alım yapan şirketlerin AKH şirketinin kurulmasından sonra mal ve hizmet alımlarını sonlandırıp, AKH şirketinden mal ve hizmet alımlarını gerçekleştirdiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ...'nın Makel Elektronik Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki şirket müdürlüğünden azline, davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1059 E. 2023/3004 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · görevli mahkeme · Alacak davası açma yetkisi
İncelediğiniz kararda… rkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin varlıklarının verimli kullanılmadığı, davalı ...'nın müdür olduğu tarih itibariyle Makel şirketine ilişkin «görevlerinde» gerekli özeni göstermediği, davalının AKH «şirketine müdür» ve %99 hisse ile ortak olduğu 18/01/2010 tarihinden itibaren Makel şirketinin mali durumunda sürekli bir zayıflama meydana geldiği, Makel şirketinde çalışan 5 kişinin AKH şirketinde çalışmaya başladığı, 2011 yılı Mart ayı sonunda Makel çalışanı kalmadığı, ayrıca Makel şirketine ait taşıtların tamamının düşük bir kira karşılığında AKH şirketine kiraya verildiği, davalı şirketten alım yapan şirketlerin AKH şirketinin kurulmasından sonra mal ve hizmet alımlarını sonlandırıp, AKH şirketinden mal ve hizmet alımlarını gerçekleştirdiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ...'nın Makel Elektronik Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki «şirket müdürlüğünden» azline, davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… 1/302 E. ve 2016/296 K. sayılı kararı ile davalı şirketin varlıklarının verimli kullanılmadığı, davalı ...'nın müdür olduğu tarih itibariyle Makel şirketine ilişkin «görevlerinde» gerekli özeni göstermediği, davalının AKH «şirketine müdür» ve %99 hisse ile ortak olduğu 18.01.2010 tarihinden itibaren Makel şirketinin mali durumunda sürekli bir zayıflama meydana geldiği, Makel şirketinde çalışan 5 kişinin AKH şirketinde çalışmaya başladığı, 2011 yılı Mart ayı sonunda Makel çalışanı kalmadığı, ayrıca Makel şirketine ait taşıtların tamamının düşük bir kira karşılığında AKH şirketine kiraya verildiği, davalı şirketten alım yapan şirketlerin AKH şirketinin kurulmasından sonra mal ve hizmet alımlarını sonlandırıp, AKH şirketinden mal ve hizmet alımlarını gerçekleştirdiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ...'nın Makel Elektronik Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki «şirket müdürlüğünden» azline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Şirket müdürünün azli davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket zararı · olumsuz oy · husumet yokluğu · usulden reddi · taahhütname · kusur
Benzer bu kararda… ne şirketin kazançları ile şirkete yatırım yapıldığını, 2010 yılından itibaren, davacı ...’ın şirket üzerine oluşturduğu baskıdan, şirket yöneticisi üzerine kurduğu «olumsuz» tavırlardan ve şirket çalışanlarını kendi işlerinde çalıştırıp, şirket çalışanlarını rencide etmesinden kaynaklı, şirket ve müvekkilimizin motivasyonu bozulmuş olup, eldeki işler müşteriler mağdur edilmeden ve müşterilere verilen söz ve «taahhütler» yerine getirilerek sona erdirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve bu raporu esas alan yerel mahkeme ilamı hatalı olduğunu, şirketin iş kolu arazide teknik altyapı ve servis hizmeti vermeyi gerektirmekte olup, anılan araçlar arazi araçları olduğunu, araçların alımının «şirkete zarar» vermediğini, davacının şirket ile hiç ilgilenmemesi, sürekli anlaşma yapılan firmalardan para istemesi ve para istemesi yüzünden yapılan iş anlaşmaları da bozulması sonucunda, yani davacının «kusuru» nedeniyle şirketin ekonomik yapısı bozulduğunu, bilirkişinin tespit ettiği ancak göz ardı ettiği 249.922,22 TL borç ...'nın Makel şirketine yaptığı katkıyla oluşan alacak borcu olduğunu, bilirkişinin müvekkili tarafından Makel şirketine yapılan bu fedakarlığının ve iyi tutumunun görmezden gelindiğini, Makel firması ile AKH firmasının aynı konularda faaliyet gösterdiği ve «haksız rekabete» girdiği belirtilmiş ise de bu hususun tamamen hatalı olduğunu, AKH şirketi iletişim alanında işler yapan bir firma olduğunu, Makel elektroniğin ise ana kazancını e …
Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket aleyhine hüküm kurulması doğru olmadığı.. ’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» ile «haksız rekabetin» tespiti, maddi ve manevi tazminatın açılması için yetkilendirilme talebi istemlerine ilişkindir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6344 E. 2024/896 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Parça parça edinilen malvarlığı TBK 202 anlamında işletme devri değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8865 E. 2023/3136 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme devri · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2014/15000 E. sayılı dosya borcundan dolayı «müteselsilen sorumlu» olduklarını ileri sürerek davalıların İzmir 26.
İcra Dairesinin 2014/15000 takip sayılı dosyasına konu 17.192,60 euro borçtan dolayı dosya borçlusu Azak Otelcilik ile birlikte «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 17.192,60 euro alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, «ticari işletmenin», içerdiği «malvarlığı» unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebileceği ve diğer hukuki işlemlere konu olabileceği, bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, «ticaret siciline tescil» ve «ilan» edilir." hükmü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı Azakoğlu Elektrik şirketinin davaya konu taşınmazda 1/2 paydaş bulunduğu, taşınmazın tapu kayıtlarından niteliğinin arsa olduğu,ancak «kıymet takdir» raporundan otel bulunduğunun anlaşıldığı, 1/2 hisse üzerinde dava dışı Denizbank'ın 1 nci derecede 18.06.2013 tarihli «ipotek» hakkını davalı Makel Elektrik şirketine «alacağın temliki» suretiyle devrettiği, davalı Makel'in «ipoteğinin paraya çevrilmesi» suretiyle icra takibi yaptığı, ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibi devam ederken davalı Makel tarafından taşınmazın 1/2 hissesinin haricen satın alındığı, otele ait menkullerin Maktur Makel Şirketince kullanıldığı, davalı tarafın taşınmazı tapuda devralmasının 6098 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi kapsamında «işletmenin devri» niteliğinde olmadığı,davacının alacağından davalıların «müteselsilen sorumlu» tutulması talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2013/16270 E. sayılı kararında 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesi gereğince işyeri devri için bir işletmenin veya «malvarlığının» tümünün devredilmesinin şart olmadığını, işletmenin önemli bir malvarlığının devrinin de işyeri devri niteliğinde olduğunu, borçlu tarafından borcun doğumundan sonra şantiye sahasında bulunan 700.000,00 TL bedelli tünel kalıp malzemelerine ilişkin mal satışı, işletmenin önemli kısmının devri niteliğinde olduğundan malları devir alan «üçüncü kişinin», 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesi gereğince devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından bu devrin, alacaklının haklarını etkilemeyeceğinin belirtildiğini malvarlığı devrinin işin esaslı bir kısmının devrini oluşturması halinde söz konusu malvarlığı devrinin «ticari işletme devri» olarak kabul edileceğini, «rızai» alım satım akdi ile satışı yapılan taşınmazın borçlu şirketin işinin esaslı bir kısmını oluşturup oluşturmadığının, başka bir deyişle satışa konu taşınmazın kullan …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4113 E. 2023/3427 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · dürüstlük kuralına aykırılık · yapılandırma protokolü · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · protokol
Benzer bu kararda… inde değiştirmek sureti ile kullanımından vazgeçeceği” kararlaştırıldığı, bu düzenleme ile davalı şirket “Mak-El” ibaresini en geç bir yıl içinde ticaret unvanından «terkin» yükümü altında girmişken 15.03.2012 tarihinde “Makel” ibaresini asli unsur olarak içeren dava konusu marka başvurusunda bulunması anılan «protokole» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığı, davalı şirketin, dava konusu 2012/24605 sayılı “BODRUM MAKEL MÜHENDİSLİK PAZARLAMA+ ŞEKİL” ibareli marka başvurusundaki “MAKEL” ibaresinin font, renk ve logosal unsurlarını davacının 2006/3051 sayılı “MAKEL” ibareli markasının taklidi suretiyle gerçekleştirmesi de «kötüniyetin» emaresi olduğu, "«kötü niyetin» bölünmezliği" ilkesinden yola çıkılarak tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, davalı şirket vekilinin t …
… inde değiştirmek sureti ile kullanımından vazgeçeceği” kararlaştırıldığı, bu düzenleme ile davalı şirket “Mak-El” ibaresini en geç bir yıl içinde ticaret unvanından «terkin» yükümü altında girmişken 15.03.2012 tarihinde “Makel” ibaresini asli unsur olarak içeren dava konusu marka başvurusunda bulunmasının anılan «protokole» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» «taşıyacağı», davalı şirketin dava konusu 2012/24605 sayılı “BODRUM MAKEL MÜHENDİSLİK PAZARLAMA+ ŞEKİL” ibareli marka başvurusundaki “MAKEL” ibaresinin font, renk ve logosal unsurlarının davacının 2006/3051 sayılı “MAKEL” ibareli markasının taklidi suretiyle gerçekleştirmesinin de «kötüniyetin» emaresi olarak kabul edilmesi gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik kararlarıyla kabul edilen "«kötü niyetin» bölünmezliği" ilkesinden yola çıkılarak tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulü karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin «ticaret unvanını» sözleşmede belirlenen tarihten sonraki kullanımını engellense de bu sözleşmede marka paylaşımına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, hükmün varsayımdan hareket edilerek «hakkaniyet» aykırı karar verildiğini, kararın dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde karar tesis edilmediğini, Ticaret unvanı ve marka terimlerinin farklı hukuki statüye sahip kavramlar olduğunu, marka hakkının fikrî bir hak iken ticaret unvanın ise Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini ve sahibine «tekel hakkı» sağladığını, sözleşmede düzenlenmeyen bir konu ile ilgili sözleşmenin taraflarına iyi niyet veya «kötü niyet» izafe etmek de hukuken mümkün olmadığını, marka ve patent hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan temel haklara ilişkin olduğunu bu kapsamda dar yorum yapılm …
… lerin birbiri ile ilişkili olduğu, davacı markasının asıl unsurunun “MAKEL” ibaresi olduğu, davalı başvurusunda da aynı ibarenin asıl unsur olduğu, diğer ibarelerin «ayırt ediciliğe» katkısının bulunmadığı, dolayısıyla belirtilen mallar bakımından davalı başvurusunun davacı markası ile 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma olasılığı bulunduğu, dava dışı ortaklarca «yapılan protokolde» marka bakımından bir belirlemenin yapılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının belirtilen mallar yönünden iptaline, markanın da aynı mallar iç …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5147 E. , 2020/2622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12/04/2016 gün ve 2011/302 - 2016/296 sayılı kararı onayan-bozan Daire'nin 30/05/2018 gün ve 2016/12601-2018/4153 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın davalı şirketin kurucusu ve ortağı olduğunu, limited şirketin kurulmasında iki ortak gerektiğinden kardeşinin oğlu olan davalıyı şirkete ortakmış gibi göstermek zorunda kaldığını, müteveffanın ölümü sonrası davalı ...'nın işleri yürütmesinin istendiğini, davalının müdürlük görevini suistimal ettiğini, şirketin paralarını kendi üzerine aktardığını, şirketle rekabet yasağına uymadığını tespit ettiğini, davalı ...'nın daha sonra AKH Elektrik Elektronik İletişim Ltd. Şti'ni kurduğunu, davalı şirket ile aynı faaliyet alanına ilişkin olduğunu, şirketten çıkarılan işçilerin davalının yeni kurduğu şirkette işe başladığının tespit edildiğini, şirkete ait 4 adet aracın da davalının kurmuş olduğu şirkete kiralandığını, şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek davalının şirket müdürlüğünden azline, şirketi temsil için müvekkili ...'ın şirket müdürü olarak tayinine, müvekkilinin şirket müdürü olarak tayini uygun görülmediği takdirde mali müşavir 3.
kişinin şirket müdürü olarak tayinine, şirket müdürünün davalı... ve AKH Elektronik Ltd. Şti. hakkında haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat ile şirket müdürü hakkındaki şirket hesaplarında yapılan suistimal nedeniyle alacak davası açmak üzere yetkilendirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin varlıklarının verimli kullanılmadığı, davalı ...'nın müdür olduğu tarih itibariyle Makel şirketine ilişkin görevlerinde gerekli özeni göstermediği, davalının AKH şirketine müdür ve %99 hisse ile ortak olduğu 18/01/2010 tarihinden itibaren Makel şirketinin mali durumunda sürekli bir zayıflama meydana geldiği, Makel şirketinde çalışan 5 kişinin AKH şirketinde çalışmaya başladığı, 2011 yılı Mart ayı sonunda Makel çalışanı kalmadığı, ayrıca Makel şirketine ait taşıtların tamamının düşük bir kira karşılığında AKH şirketine kiraya verildiği, davalı şirketten alım yapan şirketlerin AKH şirketinin kurulmasından sonra mal ve hizmet alımlarını sonlandırıp, AKH şirketinden mal ve hizmet alımlarını gerçekleştirdiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ...'nın Makel Elektronik Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki şirket müdürlüğünden azline, davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607888600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz