Marka hükümsüzlüğü | Marka Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6344 E. 2024/896 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ sözleşmeye aykırılık↗ hakkaniyet↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ protokol↗ kötü niyet↗ terkin↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve davalı şirket adına başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğüistemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4113 E. 2023/3427 K.
Ortak:tekel hakkı · dürüstlük kuralına aykırılık · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · protokol · kötü niyet
Benzer bu kararda… inde değiştirmek sureti ile kullanımından vazgeçeceği” kararlaştırıldığı, bu düzenleme ile davalı şirket “Mak-El” ibaresini en geç bir yıl içinde ticaret unvanından «terkin» yükümü altında girmişken 15.03.2012 tarihinde “Makel” ibaresini asli unsur olarak içeren dava konusu marka başvurusunda bulunması anılan «protokole» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» taşıdığı, davalı şirketin, dava konusu 2012/24605 sayılı “BODRUM MAKEL MÜHENDİSLİK PAZARLAMA+ ŞEKİL” ibareli marka başvurusundaki “MAKEL” ibaresinin font, renk ve logosal unsurlarını davacının 2006/3051 sayılı “MAKEL” ibareli markasının taklidi suretiyle gerçekleştirmesi de «kötüniyetin» emaresi olduğu, "«kötü niyetin» bölünmezliği" ilkesinden yola çıkılarak tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, davalı şirket vekilinin t …
… inde değiştirmek sureti ile kullanımından vazgeçeceği” kararlaştırıldığı, bu düzenleme ile davalı şirket “Mak-El” ibaresini en geç bir yıl içinde ticaret unvanından «terkin» yükümü altında girmişken 15.03.2012 tarihinde “Makel” ibaresini asli unsur olarak içeren dava konusu marka başvurusunda bulunmasının anılan «protokole» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» «taşıyacağı», davalı şirketin dava konusu 2012/24605 sayılı “BODRUM MAKEL MÜHENDİSLİK PAZARLAMA+ ŞEKİL” ibareli marka başvurusundaki “MAKEL” ibaresinin font, renk ve logosal unsurlarının davacının 2006/3051 sayılı “MAKEL” ibareli markasının taklidi suretiyle gerçekleştirmesinin de «kötüniyetin» emaresi olarak kabul edilmesi gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik kararlarıyla kabul edilen "«kötü niyetin» bölünmezliği" ilkesinden yola çıkılarak tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulü karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin «ticaret unvanını» sözleşmede belirlenen tarihten sonraki kullanımını engellense de bu sözleşmede marka paylaşımına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, hükmün varsayımdan hareket edilerek «hakkaniyet» aykırı karar verildiğini, kararın dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde karar tesis edilmediğini, Ticaret unvanı ve marka terimlerinin farklı hukuki statüye sahip kavramlar olduğunu, marka hakkının fikrî bir hak iken ticaret unvanın ise Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini ve sahibine «tekel hakkı» sağladığını, sözleşmede düzenlenmeyen bir konu ile ilgili sözleşmenin taraflarına iyi niyet veya «kötü niyet» izafe etmek de hukuken mümkün olmadığını, marka ve patent hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan temel haklara ilişkin olduğunu bu kapsamda dar yorum yapılm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… lerin birbiri ile ilişkili olduğu, davacı markasının asıl unsurunun “MAKEL” ibaresi olduğu, davalı başvurusunda da aynı ibarenin asıl unsur olduğu, diğer ibarelerin «ayırt ediciliğe» katkısının bulunmadığı, dolayısıyla belirtilen mallar bakımından davalı başvurusunun davacı markası ile 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma olasılığı bulunduğu, dava dışı ortaklarca «yapılan protokolde» marka bakımından bir belirlemenin yapılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının belirtilen mallar yönünden iptaline, markanın da aynı mallar iç …
… rini kapsadığı, başvuru kapsamında yer alan 11inci sınıftaki “Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar(Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler «dahil»).
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5147 E. 2020/2622 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · şirket müdürü · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… rkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin varlıklarının verimli kullanılmadığı, davalı ...'nın müdür olduğu tarih itibariyle Makel şirketine ilişkin «görevlerinde» gerekli özeni göstermediği, davalının AKH «şirketine müdür» ve %99 hisse ile ortak olduğu 18/01/2010 tarihinden itibaren Makel şirketinin mali durumunda sürekli bir zayıflama meydana geldiği, Makel şirketinde çalışan 5 kişinin AKH şirketinde çalışmaya başladığı, 2011 yılı Mart ayı sonunda Makel çalışanı kalmadığı, ayrıca Makel şirketine ait taşıtların tamamının düşük bir kira karşılığında AKH şirketine kiraya verildiği, davalı şirketten alım yapan şirketlerin AKH şirketinin kurulmasından sonra mal ve hizmet alımlarını sonlandırıp, AKH şirketinden mal ve hizmet alımlarını gerçekleştirdiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ...'nın Makel Elektronik Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki «şirket müdürlüğünden» azline, davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6344 E. , 2024/896 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/255 Esas, 2021/370 Karar
DAVALILAR 1.Bodrummakel Pazarlama Mühendislik Tic. Tur. İnş. Eml. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME TALEP EDEN Davalı şirket vekili
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurucusu olan ..., tarafından MAKEL ibaresinin marka olarak ihdas edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketin hissedarlarının ..., ..., ... iken 09.06.2011 tarihli protokol ile anılan kişilerce şirketlerdeki ortaklıkların sonlandırıldığını, müvekkili şirketin tüm hisselerinin ..., ...’ya devredildiğini, davalı şirketin tüm hisselerinin ise Semai Yaman’a devredildiğini, unvandaki “MAKEL” ibaresinin protokolden itibaren 1 yıl içerisinde sonlandırılması gerektiğini, böylece “MAKEL” ibaresinin ünvansal ve markasal kullanımının müvekkili şirkete bırakıldığını, fakat davalı tarafın unvandan ibareyi terkin ettirmediği gibi “BODRUM MAKEL MÜHENDİSLİK PAZARLAMA” ibareli 11, 37, ve 42 nci sınıf mal ve hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkkilince yapılan itirazın kısmen kabul kısmen reddedildiğini, reddedilen mal ve hizmetler yönünden yapılan itirazın ise nihai olarak YİDK’nin 2014-M-7488 sayılı kararla reddedildiğini, kararının yerinde olmadığını, zira iltibas tehlikesinin bulunduğunu, ayrıca “MAKEL” ibaresinin marka ve unvan olarak kullanım hakkının müvekkili şirkette olduğunu ileri sürerek anılan kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkil adına başvurusu yapılan marka ile davacı adına tescilli olan ve itirazın gerekçesini oluşturan marka arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik bulunmadığı, davacı markası tanınmış marka olmadığı, MAKEL ibaresi üzerindeki isim hakkının devredildiği yönündeki iddia ve açıklamalar gerçek dışı olduğu, ilgili protokolde marka kullanımına ilişkin en ufak bir düzenleme yer almadığı, bizzat davacı şirket, müvekkil şirketle BODRUMMAKEL ticaret unvanı alması ve marka başvurusu yaptığı tarihlerden bu yana, defalarca ticari ilişki içine girdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve kanuna uygun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay uygulamalarında daha çok güvenin kötüye kullanılması, başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık ve benzeri suretiyle marka tescilleri kötü niyetli marka tescili halleri olarak kabul edildiği, 09.06.2011 tarihli protokolün 1 inci maddesinin (b) bendinde “Mak-El Pazarlama Ticaret Turizm İnş. Eml. İth. İhr. Ltd. Şti unvanının protokol gereği paylaşım sonucu Yaman Grubuna devredileceği, Yaman Grubunun mevcut faaliyetlerini 1 (bir) yıl süre ile bu unvan üzerinden yürüteceği, ancak Yaman Grubunun Mak-El Pazarlama Ticaret Turizm İnş. Eml. İth. İhr. Ltd. Şti.'ndeki MAK-EL unvanını 31.12.2010 tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde değiştirmek sureti ile kullanımından vazgeçeceği” kararlaştırıldığı, bu düzenleme ile davalı şirket “Mak-El” ibaresini en geç bir yıl içinde ticaret unvanından terkin yükümü altında girmişken 15.03.2012 tarihinde “Makel” ibaresini asli unsur olarak içeren dava konusu marka başvurusunda bulunmasının anılan protokole ve dürüstlük kuralına aykırılık taşıyacağı, davalı şirketin dava konusu 2012/24605 sayılı “BODRUM MAKEL MÜHENDİSLİK PAZARLAMA+ ŞEKİL” ibareli marka başvurusundaki “MAKEL” ibaresinin font, renk ve logosal unsurlarının davacının 2006/3051 sayılı “MAKEL” ibareli markasının taklidi suretiyle gerçekleştirmesinin de kötüniyetin emaresi olarak kabul edilmesi gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik kararlarıyla kabul edilen "kötü niyetin bölünmezliği" ilkesinden yola çıkılarak tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 31.05.2023 tarih, 2022/4113 E. ve 2023/3427 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı şirket vekili; davalı şirketin ticaret unvanını sözleşmede belirlenen tarihten sonraki kullanımını engellense de bu sözleşmede marka paylaşımına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, hükmün varsayımdan hareket edilerek hakkaniyet aykırı karar verildiğini, kararın dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde karar tesis edilmediğini, ticaret unvanı ve marka terimlerinin farklı hukuki statüye sahip kavramlar olduğunu, marka hakkının fikrî bir hak iken ticaret unvanın ise Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini ve sahibine tekel hakkı sağladığını, sözleşmede düzenlenmeyen bir konu ile ilgili sözleşmenin taraflarına iyi niyet veya kötü niyet izafe etmek de hukuken mümkün olmadığını, marka ve patent hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan temel haklara ilişkin olduğunu bu kapsamda dar yorum yapılması gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek;
kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve davalı şirket adına başvurusu yapılan markanın tescili halinde hükümsüzlüğüistemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030672600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz