İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5366 E. 2020/3887 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf isteminden vazgeçmiş sayılma↗ istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması↗ sorumluluk sınırı↗ hmk 344↗ vazgeçmiş sayılma↗ harç ikmali↗ başvurunun yapılmamış sayılması↗ adli yardım talebinin reddi↗ kötüleme↗ adli yardım talebi↗ yapılmamış sayılma↗ muhtıra↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ tahsilde tekerrür↗ adli yardım↗ müteselsil kefil↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında arasında, 15.07.2011 tarihli 16.500.000. USD limitli kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredinin kat edildiği, davacı tarafça takip yapıldığı, davalının kefil olarak sorumlu olduğu, sorumluluk sınırın 16.500.000USD olduğu, davacının kredi nedeniyle 13.374.817.67.USD alacaklı olduğu, miktarın sorumluluk sınırının da altında olduğu, icra takibinde talep edilen işlemiş faizin sözleşme kapsamında hesaplanan miktarı aştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, asıl borçlu ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı tarafın İstanbul 33.İcra Dairesinin 2015/3914 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 13.374.817,67.USD asıl alacak, 39.507,12.USD takip tarihine kadar işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra asıl alacağa uygulanacak faiz oranına yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince adli yardım talepli istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının adli yardım talebinin yerinde olmadığına dair karar verildiği, karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği, itirazın da reddedilmesi ile adli yardım talebine ilişkin kararın kesinleştiği, bunun üzerine harçların ikmal edilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince, HMK 344. maddesi uyarınca gerekli harçların tamamlanması için davalı tarafa yatırılmaması halinde sonuçlarının da yazılı olduğu muhtıra tebliğ edildiği, süresi içinde harçların yatırılmadığı ancak verilen süre içerisinde davalı tarafça bu kez HMK’nin 337/2. maddesinin son cümlesi uyarınca ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayalı olarak ikinci bir adli yardım talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince bu talebin istinaf aşamasında yapıldığı gözetilerek talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, ikinci adli yardım talebi incelendiğinde anılan Kanun hükmünün yargılamanın daha sonraki aşamalarında meydana gelecek azalmalar durumunda yardım talebine cevaz verdiği, ikinci adli yardım dilekçesinde ise kesinleşen red kararından sonra ekonomik durumunun kötüleştiğine dair bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda kesinleşen adli yarım talebi hakkında ikinci bir adli yardım talebinde bulunulması üzerine yeniden inceleme yapılamayacağı, muhtıranın tebliğinden itibaren süresinde harçlar ikmal edilmediği gerekçesi ile HMK'nin 344 ve 352/1ç. maddeleri uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince adli yardım talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım talebinin reddine karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir. Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesince de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı muhtıra tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, anılan Kanun hükmü uyarınca bu hususta görev ve yetki İlk Derece Mahkemesine ait olup, İlk Derece Mahkemesince verilen bu yöndeki kararlara karşı da HMK’nin 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince gerekli inceleme yapılarak bir karar verilir. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına dair kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5011 E. 2021/5699 K.
Ortak:istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması · sorumluluk sınırı · harç ikmali · başvurunun yapılmamış sayılması · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · yapılmamış sayılma · muhtıra · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalının «adli yardım talebinin» yerinde olmadığına dair karar verildiği, karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği, itirazın da reddedilmesi ile adli yardım talebine ilişkin kararın kesinleştiği, bunun üzerine harçların ikmal edilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince, HMK 344. maddesi uyarınca gerekli harçların tamamlanması için davalı tarafa yatırılmaması halinde sonuçlarının da yazılı olduğu «muhtıra» tebliğ edildiği, süresi içinde harçların yatırılmadığı ancak verilen süre içerisinde davalı tarafça bu kez HMK’nin 337/2. maddesinin «son» cümlesi uyarınca ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayalı olarak ikinci bir adli yardım talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince bu talebin istinaf aşamasında yapıldığı gözetilerek talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, ikinci adli yardım talebi incelendiğinde anılan Kanun hükmünün yargılamanın daha sonraki aşamalarında meydana gelecek azalmalar durumunda yardım talebine cevaz verdiği, ikinci adli yardım dilekçesinde ise kesinleşen red kararından sonra ekonomik durumunun «kötüleştiğine» dair bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda kesinleşen adli yarım talebi hakkında ikinci bir adli yardım talebinde bulunulması üzerine yeniden inceleme yapılamayacağı, muhtıranın tebliğinden itibaren süresinde «harçlar ikmal» edilmediği gerekçesi ile HMK'nin 344 ve 352/1ç. maddeleri uyarınca, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince «adli yardım» talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince «adli yardım talebinin reddine» karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.
USD limitli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalının bu sözleşmede müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olarak yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredinin kat edildiği, davacı tarafça takip yapıldığı, davalının kefil olarak sorumlu olduğu, «sorumluluk sınırın» 16.500.000USD olduğu, davacının kredi nedeniyle 13.374.817.67.USD alacaklı olduğu, miktarın sorumluluk sınırının da altında olduğu, icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» sözleşme kapsamında hesaplanan miktarı aştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, asıl borçlu ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı tarafın İstanbul 33.İcra Dairesinin 2015/3914 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 13.374.817,67.USD «asıl alacak», 39.507,12.USD takip tarihine kadar işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra asıl alacağa uygulanacak faiz oranına yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nce, istinaf başvurusunun nisbî harca tabi bulunduğu gerekçesiyle nisbî «harç ikmal» edilmek üzere dosya İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmiş, İlk Derece Mahkemesince HMK 344 maddesine istinaden çıkarılan «muhtıraya» rağmen davalı tarafça nisbî harç süresinde ikmal edilmediğinden İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2021 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin «istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiş, bu kararında davalı tarafça süresinde istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusun …
Hukuk Dairesince davalının «adli yardım talebinin reddi» kararı üzerine itirazen 15.
İlk Derece Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 15.07.2011 tarihli 16.500.000.- USD limitli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalının bu sözleşmede müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olarak yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredinin kat edildiği, davacı tarafça takip yapıldığı, davalının kefil olarak sorumlu olduğu, «sorumluluk sınırının» 16.500.000.- USD olduğu, davacının kredi nedeniyle 13.374.817,67 USD alacaklı olduğu, miktarın sorumluluk sınırının da altında olduğu, icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» sözleşme kapsamında hesaplanan miktarı aştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, asıl borçlu ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalı tarafın İstanbul 33.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu harç · kesin hüküm
Benzer bu karardaKarara karşı davalı vekilince «maktu harç» yatırılmak suretiyle «adli yardım» talepli istinaf isteminde bulunulmuştur.
Hukuk Dairesi'nce davalının itirazının reddine «kesin» olarak karar verilmiş, davalının istinaf başvurusunu inceleyen 14.
-
Istinaf isteminden vazgeçmiş sayılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/85 E. 2021/463 K.
Ortak:istinaf isteminden vazgeçmiş sayılma · vazgeçmiş sayılma · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · muhtıra · adli yardım · yetki
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalının «adli yardım talebinin» yerinde olmadığına dair karar verildiği, karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği, itirazın da reddedilmesi ile adli yardım talebine ilişkin kararın kesinleştiği, bunun üzerine harçların ikmal edilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince, HMK 344. maddesi uyarınca gerekli harçların tamamlanması için davalı tarafa yatırılmaması halinde sonuçlarının da yazılı olduğu «muhtıra» tebliğ edildiği, süresi içinde harçların yatırılmadığı ancak verilen süre içerisinde davalı tarafça bu kez HMK’nin 337/2. maddesinin «son» cümlesi uyarınca ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayalı olarak ikinci bir adli yardım talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince bu talebin istinaf aşamasında yapıldığı gözetilerek talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, ikinci adli yardım talebi incelendiğinde anılan Kanun hükmünün yargılamanın daha sonraki aşamalarında meydana gelecek azalmalar durumunda yardım talebine cevaz verdiği, ikinci adli yardım dilekçesinde ise kesinleşen red kararından sonra ekonomik durumunun «kötüleştiğine» dair bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda kesinleşen adli yarım talebi hakkında ikinci bir adli yardım talebinde bulunulması üzerine yeniden inceleme yapılamayacağı, muhtıranın tebliğinden itibaren süresinde «harçlar ikmal» edilmediği gerekçesi ile HMK'nin 344 ve 352/1ç. maddeleri uyarınca, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince «adli yardım» talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince «adli yardım talebinin reddine» karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.
Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesince de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davalılar vekilince «adli yardım» talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce «adli yardım talebinin reddine» karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.
Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» dair kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7582 E. 2023/3 K.
Ortak:muhtıra · yetki
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalının «adli yardım talebinin» yerinde olmadığına dair karar verildiği, karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği, itirazın da reddedilmesi ile adli yardım talebine ilişkin kararın kesinleştiği, bunun üzerine harçların ikmal edilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince, HMK 344. maddesi uyarınca gerekli harçların tamamlanması için davalı tarafa yatırılmaması halinde sonuçlarının da yazılı olduğu «muhtıra» tebliğ edildiği, süresi içinde harçların yatırılmadığı ancak verilen süre içerisinde davalı tarafça bu kez HMK’nin 337/2. maddesinin «son» cümlesi uyarınca ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayalı olarak ikinci bir adli yardım talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince bu talebin istinaf aşamasında yapıldığı gözetilerek talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, ikinci adli yardım talebi incelendiğinde anılan Kanun hükmünün yargılamanın daha sonraki aşamalarında meydana gelecek azalmalar durumunda yardım talebine cevaz verdiği, ikinci adli yardım dilekçesinde ise kesinleşen red kararından sonra ekonomik durumunun «kötüleştiğine» dair bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda kesinleşen adli yarım talebi hakkında ikinci bir adli yardım talebinde bulunulması üzerine yeniden inceleme yapılamayacağı, muhtıranın tebliğinden itibaren süresinde «harçlar ikmal» edilmediği gerekçesi ile HMK'nin 344 ve 352/1ç. maddeleri uyarınca, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesince de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, anılan Kanun hükmü uyarınca bu hususta görev ve «yetki» İlk Derece Mahkemesine ait olup, İlk Derece Mahkemesince verilen bu yöndeki kararlara karşı da HMK’nin 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince gerekli inceleme yapılarak bir karar verilir.
Benzer bu kararda… nı yatırmaması üzerine İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin aynı Kanun'un 346 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince süreden, davalı vekilinin istinaf isteminin ise 348 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesi uyarınca harcın süresinde ikmal edilmemesi hâlinde, kararın «istinaf edilmemiş sayılmasına» ilişkin karar verilmesi gerekmekte olup bu hususta görev ve «yetki» İlk Derece Mahkemesine aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf edilmemiş sayılma · usulden reddi
Benzer bu kararda… nı yatırmaması üzerine İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin aynı Kanun'un 346 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince süreden, davalı vekilinin istinaf isteminin ise 348 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesi uyarınca harcın süresinde ikmal edilmemesi hâlinde, kararın «istinaf edilmemiş sayılmasına» ilişkin karar verilmesi gerekmekte olup bu hususta görev ve «yetki» İlk Derece Mahkemesine aittir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2316 E. 2021/3917 K.
Ortak:muhtıra · yetki · harç
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalının «adli yardım talebinin» yerinde olmadığına dair karar verildiği, karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği, itirazın da reddedilmesi ile adli yardım talebine ilişkin kararın kesinleştiği, bunun üzerine harçların ikmal edilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince, HMK 344. maddesi uyarınca gerekli harçların tamamlanması için davalı tarafa yatırılmaması halinde sonuçlarının da yazılı olduğu «muhtıra» tebliğ edildiği, süresi içinde harçların yatırılmadığı ancak verilen süre içerisinde davalı tarafça bu kez HMK’nin 337/2. maddesinin «son» cümlesi uyarınca ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayalı olarak ikinci bir adli yardım talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince bu talebin istinaf aşamasında yapıldığı gözetilerek talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, ikinci adli yardım talebi incelendiğinde anılan Kanun hükmünün yargılamanın daha sonraki aşamalarında meydana gelecek azalmalar durumunda yardım talebine cevaz verdiği, ikinci adli yardım dilekçesinde ise kesinleşen red kararından sonra ekonomik durumunun «kötüleştiğine» dair bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda kesinleşen adli yarım talebi hakkında ikinci bir adli yardım talebinde bulunulması üzerine yeniden inceleme yapılamayacağı, muhtıranın tebliğinden itibaren süresinde «harçlar ikmal» edilmediği gerekçesi ile HMK'nin 344 ve 352/1ç. maddeleri uyarınca, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesince de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, anılan Kanun hükmü uyarınca bu hususta görev ve «yetki» İlk Derece Mahkemesine ait olup, İlk Derece Mahkemesince verilen bu yöndeki kararlara karşı da HMK’nin 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince gerekli inceleme yapılarak bir karar verilir.
Benzer bu kararda… rihli gerekçeli kararının davalı vekiline 06.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin Uyap üzerinden 19.04.2019 tarihinde istinaf dilekçesi sunduğu ancak «istinaf harcını» yatırmadığı, istinaf «harç» ve giderlerinin tamamlanması için «kesin süre» içerir «muhtıranın» davalı vekiline 27.04.2019 tarihinde ve 29.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği istinaf harcının ise kesin süreden sonra 07.11.2019 tarihinde yatırıldığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK.'nın 341. ve 346. maddeleri gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmiştir.
… harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce de HMK’nın 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, harçların verilen «kesin sürede» yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, anılan Kanun hükmü uyarınca bu hususta görev ve «yetki» İlk Derece Mahkemesi'ne ait olup, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen bu yöndeki kararlara karşı da HMK’nın 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce gerekli inceleme yapılarak bir karar verilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · istinaf karar harcı · kesin süre · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu kararda… rihli gerekçeli kararının davalı vekiline 06.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin Uyap üzerinden 19.04.2019 tarihinde istinaf dilekçesi sunduğu ancak «istinaf harcını» yatırmadığı, istinaf «harç» ve giderlerinin tamamlanması için «kesin süre» içerir «muhtıranın» davalı vekiline 27.04.2019 tarihinde ve 29.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği istinaf harcının ise kesin süreden sonra 07.11.2019 tarihinde yatırıldığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK.'nın 341. ve 346. maddeleri gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmiştir.
… harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce de HMK’nın 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, harçların verilen «kesin sürede» yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu Marka ve Lisans Sözleşmesinin davalı yanca feshedilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, dava açılmasına davalı neden olduğundan vekalat ücreti ve «yargılama giderinden sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen istinaf isteminin «usulden reddine» dair kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5366 E. , 2020/3887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.03.2019 tarih ve 2015/396 E- 2019/189 K. sayılı kararın adli yardım talepli olarak davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.11.2019 tarih ve 2019/2190 E- 2019/1431 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın 15.07.2011 tarihli 16.500.000 USD limitli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden dava dışı Şhelton Forestry Products Limited lehine kredi kullandırdığını, davalı ... müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredinin ödenmemesi üzerine kat edildiğini ve borçlular aleyhine takibe geçildiğini, davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kefil olduğu asıl borcun ödenmesi nedeniyle kefalet sorumluluğunun da sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir
İlk Derece Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında arasında, 15.07.2011 tarihli 16.500.000. USD limitli kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredinin kat edildiği, davacı tarafça takip yapıldığı, davalının kefil olarak sorumlu olduğu, sorumluluk sınırın 16.500.000USD olduğu, davacının kredi nedeniyle 13.374.817.67.USD alacaklı olduğu, miktarın sorumluluk sınırının da altında olduğu, icra takibinde talep edilen işlemiş faizin sözleşme kapsamında hesaplanan miktarı aştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, asıl borçlu ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı tarafın İstanbul 33.İcra Dairesinin 2015/3914 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 13.374.817,67.USD asıl alacak, 39.507,12.USD takip tarihine kadar işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra asıl alacağa uygulanacak faiz oranına yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince adli yardım talepli istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının adli yardım talebinin yerinde olmadığına dair karar verildiği, karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği, itirazın da reddedilmesi ile adli yardım talebine ilişkin kararın kesinleştiği, bunun üzerine harçların ikmal edilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrildiği, İlk Derece Mahkemesince, HMK 344. maddesi uyarınca gerekli harçların tamamlanması için davalı tarafa yatırılmaması halinde sonuçlarının da yazılı olduğu muhtıra tebliğ edildiği, süresi içinde harçların yatırılmadığı ancak verilen süre içerisinde davalı tarafça bu kez HMK’nin 337/2. maddesinin son cümlesi uyarınca ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayalı olarak ikinci bir adli yardım talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince bu talebin istinaf aşamasında yapıldığı gözetilerek talep hakkında karar verilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, ikinci adli yardım talebi incelendiğinde anılan Kanun hükmünün yargılamanın daha sonraki aşamalarında meydana gelecek azalmalar durumunda yardım talebine cevaz verdiği, ikinci adli yardım dilekçesinde ise kesinleşen red kararından sonra ekonomik durumunun kötüleştiğine dair bir iddianın da bulunmadığı, bu durumda kesinleşen adli yarım talebi hakkında ikinci bir adli yardım talebinde bulunulması üzerine yeniden inceleme yapılamayacağı, muhtıranın tebliğinden itibaren süresinde harçlar ikmal edilmediği gerekçesi ile HMK'nin 344 ve 352/1ç.
maddeleri uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince adli yardım talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım talebinin reddine karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir. Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesince de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı muhtıra tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, anılan Kanun hükmü uyarınca bu hususta görev ve yetki İlk Derece Mahkemesine ait olup, İlk Derece Mahkemesince verilen bu yöndeki kararlara karşı da HMK’nin 346/2.
maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince gerekli inceleme yapılarak bir karar verilir. Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına dair kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607447400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz