Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5376 E. 2020/3853 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü↗ haklı sebep↗ akdi faiz↗ aktif husumet ehliyeti↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ticari dava niteliği↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ tbk 99↗ komisyon↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ ıslah↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemedeki sözleşmenin devamı süresince 25 aylık dönemde, 21 ay ... personel sayısı üzerinde maaş ödemesi yapıldığı, ödenen maaş sayısı sadece 4 aylık dönemde ... in altına düştüğü tespitine itibar edilerek sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca davalı banka tarafından 6.8327,32 TL (57.904,51 TL + KDV) ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne; 68.327,32 TL'den 60.000,00 TL sinin dava tarihi olan 19/06/2015 tarihinden itibaren, 8.327,32 TL sinin ise ıslah tarihi olan 14/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6102 Sayılı TTK.nın 19/2 Maddesinde; ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır...'' hükmü, TTK. 8 Maddesindeki; “Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği...” hükmü, 6098 Sayılı TBK.77 Maddesindeki; ''Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.'' hükmü ile 06.03.2015 tarihli ihtarname ile davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesinin istenildiği ancak sözleşme ile davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, sözleşmede akdi faiz verileceğine dair bir hüküm olmasa da kanuni faize hükmedilmesine yasal bir engel olmadığı, ilk derece mahkemesinin asıl alacakla beraber yasal faize hükmedilmesi yerinde olduğu gerekçeleriyle esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen “Maaş Ödemeleri Protokolüne” dayalı olarak protokolde belirtilen promosyonun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 20.06.2012 tarihli protokolün 3.1 maddesine göre, her ne kadar her ay ... kişiye maaş ödemesinin bankadan yapılması koşuluyla promosyon verileceği kararlaştırılmış ise de; protokolün 3.1 maddesine göre bu promosyonun davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davalıdan tahsiline karar verilen meblağın iki davacı olmasına rağmen isim belirtilmeden “...davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...” karar verilmiş fakat hangi davacı olduğu belirtilmediği gibi diğer davacı yönünden de ayrı bir hüküm oluşturulmamıştır. Bu durumda sözleşmede promosyon ödemesinin davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye yapılacağının kararlaştırıldığı gözetilerek diğer davacı Koza Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, davalı banka tüm itirazlarında her ne kadar 21 ay boyunca en az ... personele maaş adı altında ödeme yapılmış ise de davacıların sadece protokol şartlarına konulan ... personel sayısını sağlamak için 25,00 TL., 55,19 TL., 59,05 TL., 65,00 TL. ... gibi çok cüz’i miktarlarda ödemelerle bu sayıyı sağladıkları itirazında bulunmuştur. Bu itirazlarına dair de davalı tarafından dosyaya banka bildirim kayıtları sunulmuştur. Bilirkişi ek raporunda taraflar arasında yapılan protokolde personele ödenecek maaşın alt ve üst sınırının belirlenmediği, iş yerine ayın ortasında veya sonlarına doğru yeni işe giren bir personelin personel sayısına dahil edilmeyeceğine dair protokolde bir hüküm olmadığı gerekçesiyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Komisyonu’nca belirlenecek asgari ücretin altında işçilere ücret ödenmeyeceği düzenlendiğine göre davalı bankanın da sözleşme yaparken bu hususu göz önünde bulundurduğu ve bankaya maaş olarak yatırılacak paranın miktarını da değerlendirilerek sözleşme yaptığı gözetilmelidir. Bu durumda, öncelikle protokol süresince davacıların ... personel için ne miktar maaş ödediği belirlenip asgari ücretin altındaki ödemeler nedeniyle davacılardan izahat alınmak eksik ödemelerin miktarı, nedeni belirlenip ve bundan sonra protokolün bu hükmünün 6098 sayılı TBK. 19. maddesi de gözetilerek yeniden yorumlanması, değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken davalının bu itirazı nedeniyle bir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/606 E. 2024/6491 K.
Ortak:yapılandırma protokolü · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · protokol · taraf ehliyeti · ıslah · ihtarname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti.’nin «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bilirkişi ek raporunda taraflar arasında «yapılan protokolde» personele ödenecek maaşın alt ve üst sınırının belirlenmediği, iş yerine ayın ortasında veya sonlarına doğru yeni işe giren bir personelin personel sayısına «dahil» edilmeyeceğine dair protokolde bir hüküm olmadığı gerekçesiyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
… + KDV) ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne; 68.327,32 TL'den 60.000,00 TL sinin dava tarihi olan 19/06/2015 tarihinden itibaren, 8.327,32 TL sinin ise «ıslah» tarihi olan 14/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.’nin «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Şti.’nin «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı Koza Destek Hizmetleri Yönetim Danışmanlık Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.
… sinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü" imzalandığını, 3 üncü maddesinde kuruluş personel maaş ödemelerinin «protokol» süresi boyunca banka aracılığıyla yapılması karşılığında, müvekkiline 70.000,00 TL ödeneceğinin «taahhüt» edildiğini, müvekkilinin protokol süresi boyunca personel ödemelerini davalı bankaya yaptığını ve üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu «maaş ödeme protokolünün» en az 631 personel sayısı üzerinden yapıldığını, müvekkilinin protokol süresi boyunca sadece 5 ay gibi bir süre ile personel sayısı 631 kişinin altında kaldığını, ücretin ödenmesi hususunun «ihtarnameyle» bildirilmesine rağmen yerine getirilmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahla toplam 68.327,32 TL'nin 20.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maaş ödeme protokolü · hakediş · aktif husumet yokluğu · kazanılmış hak · husumet yokluğu · taahhütname
Benzer bu kararda… sinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü" imzalandığını, 3 üncü maddesinde kuruluş personel maaş ödemelerinin «protokol» süresi boyunca banka aracılığıyla yapılması karşılığında, müvekkiline 70.000,00 TL ödeneceğinin «taahhüt» edildiğini, müvekkilinin protokol süresi boyunca personel ödemelerini davalı bankaya yaptığını ve üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu «maaş ödeme protokolünün» en az 631 personel sayısı üzerinden yapıldığını, müvekkilinin protokol süresi boyunca sadece 5 ay gibi bir süre ile personel sayısı 631 kişinin altında kaldığını, ücretin ödenmesi hususunun «ihtarnameyle» bildirilmesine rağmen yerine getirilmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahla toplam 68.327,32 TL'nin 20.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek …
Şirketinin açmış olduğu davanın «aktif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Şti.'ye müzekkere yazılarak davalı banka ile aralarında düzenlenen 20.06.2012 başlangıç, 20.07.2014 bitiş tarihli «protokol» süresinde dosya içerisinde mevcut ve davalı banka tarafından dökümü sunulan ücretlerle ile ilgili 631 personel için asgari ücret altında yapılan ödeme var ise bu konuda izahatta bulunulmasının ve eksik ödenen miktarların belirtilmesinin istenildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereği davacı «hakedişî» 59.322.03 + KDV = 70.000,00 TL/ay üzerinden hesaplanacağının belirtildiği, sözleşmede kararlaştırılan 631 personel üzerinden kişi başı ücretin; (59.322.03 TL / 25 …
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3332 E. 2018/5151 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup def'i · takas-mahsup · takas · cezai şart · mahsup · yenileme · def'i · taahhütname
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki sözleşmenin 33 ve 38. maddelerinde davacıların eksik yatan maaş tutarı oranında 52.500 TL’nin davalıya iade yükümlülüğü ve «cezai şart» ödeneceği düzenlenmişse de, işbu davada davalı taraf karşı dava yoluyla bu yönde talepte bulunmadığı gibi «takas mahsup def»'inde de bulunmamış olup, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
… raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ....05.2008 tarihli sözleşmenin başında davacılara 52.500 TL ödendiği, ... yıllık dönem sonunda taraflar araısndaki sözleşmenin «yenilendiği», davacıların 38. maddeyle «taahhüt» ettikleri aylık ortalama 124.000 TL ödeme gerçekleşmediği taktirde kurum personeline ödenen aylık cari tutarın % 64'ü oranında «cezai şart» ödeneceği ve ayrıca 38. madde hükmüne göre taahhüt edilen tutarın altında gerçekleşme durumunda madde 33'de belirtilen bütçe tutarı olan 52.500 TL'nin eksik gerçek …
Mahkemece, ilk üç yıllık sürede sözleşme uyarınca davacıların davalı bankaya yatırılmasını «taahhüt» ettikleri çalışanların ortalama aylık maaşının, sözleşmede kararlaştırılan ortalama aylık tutarı karşılamadığı, bu nedenle sözleşme uyarınca 52.500 TL’nin eksik yatan tutar oranında davalıya iadesinin ve ayrıca davacıların «cezai şart» ödemesinin gerektiği, bu doğrultuda hesaplanan iade ve cezai şart tutarının, davacıların sözleşmenin «yenilendiği» tarihten sonra dava tarihine kadar talep edebilecekleri promosyon tutarının üstünde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan ....05.2008 tarihli sözleşme uyarınca, sözleşmenin başında davacılara promosyon olarak 52.500 TL’nin ödendiği, sözleşme ... yıl süreli olduğundan bu süre sonunda aynı şartlarda «yenilendiği» anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5376 E. , 2020/3853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30/01/2018 tarih ve 2015/704 E-2018/50 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2019 tarih ve 2018/993 E- 2019/1355 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü" imzalandığını, 3. maddesinde kuruluş personel maaş ödemelerinin protokol süresi boyunca banka aracılığıyla yapılması karşılığında, müvekkiline 70.000 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin protokol süresi boyunca personel ödemelerini davalı bankaya yaptığını ve üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu maaş ödeme protokolünün en az ... personel sayısı üzerinden yapıldığını, müvekkilinin protokol süresi boyunca sadece 5 ay gibi bir süre ile personel sayısı ... kişinin altında kaldığını, ücretin ödenmesi hususunun ihtarnameyle bildirilmesine rağmen yerine getirilmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahla toplam 68.327,32 TL.nin 20.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle ve birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında maaş ödemeleri protokolü imzalandığını, protokol süresi boyunca minimum ... personele maaş ödemesi yapılması durumunda promosyon ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının protokol kapsamında 1 yıl süre ile belirlenen personel sayısını sağlayamadığını ve alacağın doğmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemedeki sözleşmenin devamı süresince 25 aylık dönemde, 21 ay ... personel sayısı üzerinde maaş ödemesi yapıldığı, ödenen maaş sayısı sadece 4 aylık dönemde ... in altına düştüğü tespitine itibar edilerek sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca davalı banka tarafından 6.8327,32 TL (57.904,51 TL + KDV) ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne;
68. 327,32 TL'den 60.000,00 TL sinin dava tarihi olan 19/06/2015 tarihinden itibaren, 8.327,32 TL sinin ise ıslah tarihi olan 14/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6102 Sayılı TTK.nın 19/2 Maddesinde; ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır...'' hükmü, TTK. 8 Maddesindeki; “Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği...” hükmü, 6098 Sayılı TBK.77 Maddesindeki; ''Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.'' hükmü ile 06.03.2015 tarihli ihtarname ile davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesinin istenildiği ancak sözleşme ile davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, sözleşmede akdi faiz verileceğine dair bir hüküm olmasa da kanuni faize hükmedilmesine yasal bir engel olmadığı, ilk derece mahkemesinin asıl alacakla beraber yasal faize hükmedilmesi yerinde olduğu gerekçeleriyle esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen “Maaş Ödemeleri Protokolüne” dayalı olarak protokolde belirtilen promosyonun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 20.06.2012 tarihli protokolün 3.1 maddesine göre, her ne kadar her ay ... kişiye maaş ödemesinin bankadan yapılması koşuluyla promosyon verileceği kararlaştırılmış ise de; protokolün 3.1 maddesine göre bu promosyonun davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davalıdan tahsiline karar verilen meblağın iki davacı olmasına rağmen isim belirtilmeden “...davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...” karar verilmiş fakat hangi davacı olduğu belirtilmediği gibi diğer davacı yönünden de ayrı bir hüküm oluşturulmamıştır.
Bu durumda sözleşmede promosyon ödemesinin davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye yapılacağının kararlaştırıldığı gözetilerek diğer davacı Koza Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, davalı banka tüm itirazlarında her ne kadar 21 ay boyunca en az ... personele maaş adı altında ödeme yapılmış ise de davacıların sadece protokol şartlarına konulan ... personel sayısını sağlamak için 25,00 TL., 55,19 TL., 59,05 TL., 65,00 TL. ... gibi çok cüz’i miktarlarda ödemelerle bu sayıyı sağladıkları itirazında bulunmuştur. Bu itirazlarına dair de davalı tarafından dosyaya banka bildirim kayıtları sunulmuştur. Bilirkişi ek raporunda taraflar arasında yapılan protokolde personele ödenecek maaşın alt ve üst sınırının belirlenmediği, iş yerine ayın ortasında veya sonlarına doğru yeni işe giren bir personelin personel sayısına dahil edilmeyeceğine dair protokolde bir hüküm olmadığı gerekçesiyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Komisyonu’nca belirlenecek asgari ücretin altında işçilere ücret ödenmeyeceği düzenlendiğine göre davalı bankanın da sözleşme yaparken bu hususu göz önünde bulundurduğu ve bankaya maaş olarak yatırılacak paranın miktarını da değerlendirilerek sözleşme yaptığı gözetilmelidir. Bu durumda, öncelikle protokol süresince davacıların ... personel için ne miktar maaş ödediği belirlenip asgari ücretin altındaki ödemeler nedeniyle davacılardan izahat alınmak eksik ödemelerin miktarı, nedeni belirlenip ve bundan sonra protokolün bu hükmünün 6098 sayılı TBK.
19. maddesi de gözetilerek yeniden yorumlanması, değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken davalının bu itirazı nedeniyle bir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607442800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz