Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/606 E. 2024/6491 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maaş ödeme protokolü↗ hakediş↗ yapılandırma protokolü↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ komisyon↗ husumet yokluğu↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ ıslah↗ taahhütname↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü" imzalandığını, 3 üncü maddesinde kuruluş personel maaş ödemelerinin protokol süresi boyunca banka aracılığıyla yapılması karşılığında, müvekkiline 70.000,00 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin protokol süresi boyunca personel ödemelerini davalı bankaya yaptığını ve üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu maaş ödeme protokolünün en az 631 personel sayısı üzerinden yapıldığını, müvekkilinin protokol süresi boyunca sadece 5 ay gibi bir süre ile personel sayısı 631 kişinin altında kaldığını, ücretin ödenmesi hususunun ihtarnameyle bildirilmesine rağmen yerine getirilmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahla toplam 68.327,32 TL'nin 20.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle ve birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında maaş ödemeleri protokolü imzalandığını, protokol süresi boyunca minimum 631 personele maaş ödemesi yapılması durumunda promosyon ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının protokol kapsamında 1 yıl süre ile belirlenen personel sayısını sağlayamadığını ve alacağın doğmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2015/704 E., 2018/50 K. sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemedeki sözleşmenin devamı süresince 25 aylık dönemde, 21 ay 631 personel sayısı üzerinde maaş ödemesi yapıldığı, ödenen maaş sayısının sadece 4 aylık dönemde 631'in altına düştüğü tespitine itibar edilerek sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca davalı banka tarafından 68.327,32 TL (57.904,51 TL + KDV) ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne; 68.327,32 TL'den 60.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 19.06.2015 tarihinden itibaren, 8.327,32 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli ve 2018/993 E., 2019/1355 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.10.2020 tarih ve 2019/5376 E., 2020/3853 K. sayılı kararıyla;
"1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen “Maaş Ödemeleri Protokolüne” dayalı olarak protokolde belirtilen promosyonun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 20.06.2012 tarihli protokolün 3.1 maddesine göre, her ne kadar her ay 631 kişiye maaş ödemesinin bankadan yapılması koşuluyla promosyon verileceği kararlaştırılmış ise de; protokolün 3.1 maddesine göre bu promosyonun davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davalıdan tahsiline karar verilen meblağın iki davacı olmasına rağmen isim belirtilmeden “...davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...” karar verilmiş fakat hangi davacı olduğu belirtilmediği gibi diğer davacı yönünden de ayrı bir hüküm oluşturulmamıştır. Bu durumda sözleşmede promosyon ödemesinin davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye yapılacağının kararlaştırıldığı gözetilerek diğer davacı Koza Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, davalı banka tüm itirazlarında her ne kadar 21 ay boyunca en az 631 personele maaş adı altında ödeme yapılmış ise de davacıların sadece protokol şartlarına konulan 631 personel sayısını sağlamak için 25,00 TL., 55,19 TL., 59,05 TL., 65,00 TL. ... gibi çok cüz’i miktarlarda ödemelerle bu sayıyı sağladıkları itirazında bulunmuştur. Bu itirazlarına dair de davalı tarafından dosyaya banka bildirim kayıtları sunulmuştur. Bilirkişi ek raporunda taraflar arasında yapılan protokolde personele ödenecek maaşın alt ve üst sınırının belirlenmediği, iş yerine ayın ortasında veya sonlarına doğru yeni işe giren bir personelin personel sayısına dahil edilmeyeceğine dair protokolde bir hüküm olmadığı gerekçesiyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Komisyonu’nca belirlenecek asgari ücretin altında işçilere ücret ödenmeyeceği düzenlendiğine göre davalı bankanın da sözleşme yaparken bu hususu göz önünde bulundurduğu ve bankaya maaş olarak yatırılacak paranın miktarını da değerlendirilerek sözleşme yaptığı gözetilmelidir. Bu durumda, öncelikle protokol süresince davacıların 631 personel için ne miktar maaş ödediği belirlenip asgari ücretin altındaki ödemeler nedeniyle davacılardan izahat alınmak eksik ödemelerin miktarı, nedeni belirlenip ve bundan sonra protokolün bu hükmünün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi de gözetilerek yeniden yorumlanması, değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken davalının bu itirazı nedeniyle bir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş; bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Koza Destek Hizmetleri..Ltd. Şti.'ye müzekkere yazılarak davalı banka ile aralarında düzenlenen 20.06.2012 başlangıç, 20.07.2014 bitiş tarihli protokol süresinde dosya içerisinde mevcut ve davalı banka tarafından dökümü sunulan ücretlerle ile ilgili 631 personel için asgari ücret altında yapılan ödeme var ise bu konuda izahatta bulunulmasının ve eksik ödenen miktarların belirtilmesinin istenildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereği davacı hakedişî 59.322.03 + KDV = 70.000,00 TL/ay üzerinden hesaplanacağının belirtildiği, sözleşmede kararlaştırılan 631 personel üzerinden kişi başı ücretin; (59.322.03 TL / 25 ay = 2.378.88 TL/631 kişi = 3.76 TL promosyon bedeli üzerinden belirleneceğine göre, davacının talep edebileceği tutarın, tenzili gereken ücretin 763 x 3.76 = 2.868.88 TL olduğunun, bu durumda da davacının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının (59.322.03 - 2.868.88) - 56,453.15 TL + KDV = 66.614.71 TL olduğunun belirtildiği; uyuşmazlığın, davacılar ile davalı banka arasında imzalanan 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü," başlıklı sözleşmeden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda olduğu, sözleşmede promosyon ödemesinin davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye yapılacağı kararlaştırıldığından, diğer davacı Koza Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı Koza Destek Hizmetleri Yönetim Danışmanlık Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile. 66.614,71 TL'nin 60.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 19.06.2015 tarihinden 6.614,71 TL'sinin ıslah tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı Koza Güvenlik Hiz. San. Tic. ve Ltd. Şirketinin açmış olduğu davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyulan bozmaya rağmen 25 TL gibi ödemelerin gerçek ödemeler olup olmadığının araştırılmadığını ve karar yerinde tartışılmadığını, asgari ücretin altında işçi çalıştırılamayacağını, bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, bu tarz küçük meblağlı ödemelerin aynı personellerin hesabına yapılmak suretiyle sözleşmedeki sayıya ulaşıldığını, SGK kayıtlarının da incelenmediğini, avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka ile davacılar arasında çalışanlarının maaşlarının davalı banka üzerinden yatırılması halinde davacı Koza Destek şirketine ödeneceği kararlaştırılan promosyonun tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5376 E. 2020/3853 K.
Ortak:yapılandırma protokolü · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · protokol · taraf ehliyeti · ıslah · ihtarname · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti.’nin «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Şti.’nin «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı Koza Destek Hizmetleri Yönetim Danışmanlık Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.
… sinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü" imzalandığını, 3 üncü maddesinde kuruluş personel maaş ödemelerinin «protokol» süresi boyunca banka aracılığıyla yapılması karşılığında, müvekkiline 70.000,00 TL ödeneceğinin «taahhüt» edildiğini, müvekkilinin protokol süresi boyunca personel ödemelerini davalı bankaya yaptığını ve üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu «maaş ödeme protokolünün» en az 631 personel sayısı üzerinden yapıldığını, müvekkilinin protokol süresi boyunca sadece 5 ay gibi bir süre ile personel sayısı 631 kişinin altında kaldığını, ücretin ödenmesi hususunun «ihtarnameyle» bildirilmesine rağmen yerine getirilmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahla toplam 68.327,32 TL'nin 20.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek …
Benzer bu karardaŞti.’nin «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bilirkişi ek raporunda taraflar arasında «yapılan protokolde» personele ödenecek maaşın alt ve üst sınırının belirlenmediği, iş yerine ayın ortasında veya sonlarına doğru yeni işe giren bir personelin personel sayısına «dahil» edilmeyeceğine dair protokolde bir hüküm olmadığı gerekçesiyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
… + KDV) ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne; 68.327,32 TL'den 60.000,00 TL sinin dava tarihi olan 19/06/2015 tarihinden itibaren, 8.327,32 TL sinin ise «ıslah» tarihi olan 14/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · malvarlığına ilişkin dava · asıl alacak · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaBu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir «sebebe» dayanması durumunda doğmuş olur.'' hükmü ile 06.03.2015 tarihli «ihtarname» ile davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesinin istenildiği ancak sözleşme ile davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, sözleşmede «akdi faiz» verileceğine dair bir hüküm olmasa da kanuni faize hükmedilmesine yasal bir engel olmadığı, ilk derece mahkemesinin «asıl alacakla» beraber «yasal faize» hükmedilmesi yerinde olduğu gerekçeleriyle esastan reddine karar verilmiştir.
8 Maddesindeki; “Ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği...” hükmü, 6098 Sayılı TBK.77 Maddesindeki; ''Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının «malvarlığından» veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/606 E. , 2024/6491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/630 Esas, 2022/284 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü" imzalandığını, 3 üncü maddesinde kuruluş personel maaş ödemelerinin protokol süresi boyunca banka aracılığıyla yapılması karşılığında, müvekkiline 70.000,00 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin protokol süresi boyunca personel ödemelerini davalı bankaya yaptığını ve üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu maaş ödeme protokolünün en az 631 personel sayısı üzerinden yapıldığını, müvekkilinin protokol süresi boyunca sadece 5 ay gibi bir süre ile personel sayısı 631 kişinin altında kaldığını, ücretin ödenmesi hususunun ihtarnameyle bildirilmesine rağmen yerine getirilmediğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ıslahla toplam 68.327,32 TL'nin 20.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle ve birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında maaş ödemeleri protokolü imzalandığını, protokol süresi boyunca minimum 631 personele maaş ödemesi yapılması durumunda promosyon ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının protokol kapsamında 1 yıl süre ile belirlenen personel sayısını sağlayamadığını ve alacağın doğmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2015/704 E., 2018/50 K. sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemedeki sözleşmenin devamı süresince 25 aylık dönemde, 21 ay 631 personel sayısı üzerinde maaş ödemesi yapıldığı, ödenen maaş sayısının sadece 4 aylık dönemde 631'in altına düştüğü tespitine itibar edilerek sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca davalı banka tarafından 68.327,32 TL (57.904,51 TL + KDV) ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne;
68. 327,32 TL'den 60.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 19.06.2015 tarihinden itibaren, 8.327,32 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli ve 2018/993 E., 2019/1355 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.10.2020 tarih ve 2019/5376 E., 2020/3853 K. sayılı kararıyla;
"1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen “Maaş Ödemeleri Protokolüne” dayalı olarak protokolde belirtilen promosyonun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 20.06.2012 tarihli protokolün 3.1 maddesine göre, her ne kadar her ay 631 kişiye maaş ödemesinin bankadan yapılması koşuluyla promosyon verileceği kararlaştırılmış ise de; protokolün 3.1 maddesine göre bu promosyonun davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye ödenmesi kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davalıdan tahsiline karar verilen meblağın iki davacı olmasına rağmen isim belirtilmeden “...davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...” karar verilmiş fakat hangi davacı olduğu belirtilmediği gibi diğer davacı yönünden de ayrı bir hüküm oluşturulmamıştır.
Bu durumda sözleşmede promosyon ödemesinin davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye yapılacağının kararlaştırıldığı gözetilerek diğer davacı Koza Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip her iki davacı yönünden de bir karar verilmesi gerekmekle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, davalı banka tüm itirazlarında her ne kadar 21 ay boyunca en az 631 personele maaş adı altında ödeme yapılmış ise de davacıların sadece protokol şartlarına konulan 631 personel sayısını sağlamak için 25,00 TL., 55,19 TL., 59,05 TL., 65,00 TL. ... gibi çok cüz’i miktarlarda ödemelerle bu sayıyı sağladıkları itirazında bulunmuştur. Bu itirazlarına dair de davalı tarafından dosyaya banka bildirim kayıtları sunulmuştur. Bilirkişi ek raporunda taraflar arasında yapılan protokolde personele ödenecek maaşın alt ve üst sınırının belirlenmediği, iş yerine ayın ortasında veya sonlarına doğru yeni işe giren bir personelin personel sayısına dahil edilmeyeceğine dair protokolde bir hüküm olmadığı gerekçesiyle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Komisyonu’nca belirlenecek asgari ücretin altında işçilere ücret ödenmeyeceği düzenlendiğine göre davalı bankanın da sözleşme yaparken bu hususu göz önünde bulundurduğu ve bankaya maaş olarak yatırılacak paranın miktarını da değerlendirilerek sözleşme yaptığı gözetilmelidir. Bu durumda, öncelikle protokol süresince davacıların 631 personel için ne miktar maaş ödediği belirlenip asgari ücretin altındaki ödemeler nedeniyle davacılardan izahat alınmak eksik ödemelerin miktarı, nedeni belirlenip ve bundan sonra protokolün bu hükmünün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi de gözetilerek yeniden yorumlanması, değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken davalının bu itirazı nedeniyle bir inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş;
bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Koza Destek Hizmetleri..Ltd. Şti.'ye müzekkere yazılarak davalı banka ile aralarında düzenlenen 20.06.2012 başlangıç, 20.07.2014 bitiş tarihli protokol süresinde dosya içerisinde mevcut ve davalı banka tarafından dökümü sunulan ücretlerle ile ilgili 631 personel için asgari ücret altında yapılan ödeme var ise bu konuda izahatta bulunulmasının ve eksik ödenen miktarların belirtilmesinin istenildiği, alınan bilirkişi raporuna göre, sözleşme gereği davacı hakedişî 59.322.03 + KDV = 70.000,00 TL/ay üzerinden hesaplanacağının belirtildiği, sözleşmede kararlaştırılan 631 personel üzerinden kişi başı ücretin; (59.322.03 TL / 25 ay = 2.378.88 TL/631 kişi = 3.76 TL promosyon bedeli üzerinden belirleneceğine göre, davacının talep edebileceği tutarın, tenzili gereken ücretin 763 x 3.76 = 2.868.88 TL olduğunun, bu durumda da davacının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının (59.322.03 - 2.868.88) - 56,453.15 TL + KDV = 66.614.71 TL olduğunun belirtildiği;
uyuşmazlığın, davacılar ile davalı banka arasında imzalanan 20.06.2012 tarihli "Maaş Ödemeleri Protokolü," başlıklı sözleşmeden kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda olduğu, sözleşmede promosyon ödemesinin davacılardan Koza Destek Ltd. Şti.’ye yapılacağı kararlaştırıldığından, diğer davacı Koza Güvenlik Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı Koza Destek Hizmetleri Yönetim Danışmanlık Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın kabulü ile.
66. 614,71 TL'nin 60.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 19.06.2015 tarihinden 6.614,71 TL'sinin ıslah tarihi olan 14.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı Koza Güvenlik Hiz. San. Tic. ve Ltd. Şirketinin açmış olduğu davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyulan bozmaya rağmen 25 TL gibi ödemelerin gerçek ödemeler olup olmadığının araştırılmadığını ve karar yerinde tartışılmadığını, asgari ücretin altında işçi çalıştırılamayacağını, bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, bu tarz küçük meblağlı ödemelerin aynı personellerin hesabına yapılmak suretiyle sözleşmedeki sayıya ulaşıldığını, SGK kayıtlarının da incelenmediğini, avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka ile davacılar arasında çalışanlarının maaşlarının davalı banka üzerinden yatırılması halinde davacı Koza Destek şirketine ödeneceği kararlaştırılan promosyonun tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1078113900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz