Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/287 E. 2020/3968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 446↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ nisap↗ re'sen gözetilme↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ istinaf başvurusunun reddi↗ esas sözleşme↗ genel kurul kararının iptali↗ sözleşmeden doğan dava↗ ibra↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ mahsup↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporuna göre davacıların şirketten herhangi bir para aldığına dair belge olmamasına rağmen davacı ...'un toplamda 1.171.504,00 TL, davacı ...'in toplamda 189.490,00.TL para almış gibi göründüğü, davalı şirketin kasasında mevcut olmadığı halde toplamda 2.755.347,00 TL beyanda bulunulduğu, yönetim kurulunca genel kurula sunulmuş olan mali ve finansal tablolar ile faaliyet tabloları dahilinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine, faaliyet raporunun, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının ve yasal yedekler ayrıldıktan sonra zararların karlardan mahsup edilerek kalan karın geçmiş yıllar karı hesabında bekletilmesine ilişkin genel kurul kararının yerinde olmadığı gibi, yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin 26.09.2017 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline, mahkeme kararının Ordu Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine ve ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara red oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece re’sen gözetilir. Somut olayda davalı şirketin 26.09.2017 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacılara vekaleten toplantıya katılan Süleyman Bursalıoğlu, alınan tüm kararlara red oyu vermiş; ancak ayrıca her bir karara muhalefetini tutanağa geçirmemiştir. Bununla birlikte toplantı tutanağının imzalanmasından sonra tutanağın alt kısmına el yazısıyla, “Yukarıda belirtilen sebepler nedeniyle mevcut yönetim kurulu aleyhine zarara uğratma nedeniyle dava açma hakkımızı kullanacağız” şeklinde bir cümle yazarak imzalamıştır. Bu durumda, mahkemece öncelikle 2,3,5 nolu kararlar yönünden dava şartının yerine gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
2-Ayrıca, genel kurulun 4.maddesi yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olup, davacılara vekaleten toplantıya katılan Süleyman Bursalıoğlu, ibra oylamasının sonucunda ibranın hukuksuz olduğunu zira oy yasaklısı olan yönetim kurulunun ibrada oy kullandığını belirterek muhalefetini tutanağa derc etmiş ise de, mahkemece ibrada oy kullanmaması gereken yönetim kurulu hariç tutulduğunda kalan oyların ibra için yeterli olup olmadığı, kararda nisap bulunup bulunmadığı ve bu suretle kararın batıl olup olmadığı incelenmemiştir. Bu durumda öncelikle dava şartları yönünden inceleme yapılması, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4 no’lu bentte alınan kararda nisabın oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6162 E. 2022/7767 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · re'sen gözetilme · karar nisabı · toplantı tutanağı · esas sözleşme · genel kurul kararının iptali · sözleşmeden doğan dava · ibra · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… olmadığı halde toplamda 2.755.347,00 TL beyanda bulunulduğu, yönetim kurulunca genel kurula sunulmuş olan mali ve finansal tablolar ile faaliyet tabloları dahilinde «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine, faaliyet raporunun, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının ve yasal yedekler ayrıldıktan sonra zararların karlardan «mahsup» edilerek kalan karın geçmiş yıllar karı hesabında bekletilmesine ilişkin genel kurul kararının yerinde olmadığı gibi, yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve «esas sözleşmeden doğan» yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin 26.09.2017 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline, mahkeme kararının Ordu Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine ve «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara red oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece re’«sen gözetilir».
Bununla birlikte «toplantı tutanağının» imzalanmasından sonra tutanağın alt kısmına el yazısıyla, “Yukarıda belirtilen sebepler nedeniyle mevcut «yönetim kurulu» aleyhine zarara uğratma nedeniyle dava açma hakkımızı kullanacağız” şeklinde bir cümle yazarak imzalamıştır.
Benzer bu kararda… olmadığı halde toplamda 2.755.347,00 TL beyanda bulunulduğu, yönetim kurulunca genel kurula sunulmuş olan mali ve finansal tablolar ile faaliyet tabloları dahilinde «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine, faaliyet raporunun, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının ve yasal yedekler ayrıldıktan sonra zararların karlardan «mahsup» edilerek kalan karın geçmiş yıllar karı hesabında bekletilmesine ilişkin genel kurul kararının yerinde olmadığı gibi, yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve «esas sözleşmeden doğan» yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin anlaşılmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 7 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacılara vekaleten toplantıya katılan ... tarafından genel kurul kararlarının sadece 3 ve 4 nolu kararlarına açıkça «muhalefet şerhi» düşüldüğü, kanunun burada aradığı red oyu ve her madde özelinde muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi şartlarının 3 ve 4 nolu kararlar yönünden gerçekleştiği, 2 ve 5 nolu kararlar yönünden ise muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediği, buna karşın «toplantı tutanağının» altına davacılar vekilince düşülen muhalefetin ise hangi maddeler yönünden olduğu anlaşılamadığından, tüm maddeler yönünden geçerli bir muhalefet şerhi olarak değerlendirilemeyeceği, genel kurulun 4. maddesi «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin olup, davacılara vekaleten toplantıya katılan ... , «ibra» oylamasının sonucunda ibranın hukuksuz olduğunu zira oy yasaklısı olan yönetim kurulunun ibrada oy kullandığını belirterek muhalefetini tutanağa derc ettiği, ibrada oy kullanmaması gereken yönetim kurulu üyelerinin toplam «payı» 10400 olduğu, TTK'nın 418. maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» varlığıyla toplantı yapılabileceği, yönetim kurulu üyeleri dışındaki pay miktarı (9600) toplam sermayenin dörtte birinden fazla olduğu anlaşıldığından burada «toplantı nisabı» oluştuğu, dolayısıyla yönetim kurulu üyesi «pay sahipleri» hariç tutulduğunda, kalan payların sahipleri adına ... red oyu kullandığı ve tutanağa muhalefet şerhi düştüğü için genel kurulun 4 nolu kararı batıl olduğu, ayrıca …
2- Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma öncesi karar ile davanın kabulüne, davalı şirketin 26.09.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verilmiş, Dairemizin 08.10.2020 tarihli 2020/287 Esas 2020/3968 Karar sayılı ilamı ile 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara ret oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece re’«sen gözetileceği», somut olayda davalı şirketin 26.09.2017 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacılara vekaleten toplantıya katılan ... , alınan tüm kararlara ret oyu verdiği; ancak ayrıca her bir karara muhalefetini tutanağa geçirmediği, bununla birlikte «toplantı tutanağının» imzalanmasından sonra tutanağın alt kısmına el yazısıyla, “Yukarıda belirtilen sebepler nedeniyle mevcut «yönetim kurulu» aleyhine zarara uğratma nedeniyle dava açma hakkımızı kullanacağız” şeklinde bir cümle yazarak imzaladığı, bu durumda, mahkemece öncelikle 2, 3, 5 nolu kararlar yö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · muhalefet şerhi · pay sahipliği · usuli kazanılmış hak · cy/cy şerhi · kazanılmış hak · kâr payı · temsil
Benzer bu kararda… 7 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacılara vekaleten toplantıya katılan ... tarafından genel kurul kararlarının sadece 3 ve 4 nolu kararlarına açıkça «muhalefet şerhi» düşüldüğü, kanunun burada aradığı red oyu ve her madde özelinde muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi şartlarının 3 ve 4 nolu kararlar yönünden gerçekleştiği, 2 ve 5 nolu kararlar yönünden ise muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediği, buna karşın «toplantı tutanağının» altına davacılar vekilince düşülen muhalefetin ise hangi maddeler yönünden olduğu anlaşılamadığından, tüm maddeler yönünden geçerli bir muhalefet şerhi olarak değerlendirilemeyeceği, genel kurulun 4. maddesi «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin olup, davacılara vekaleten toplantıya katılan ... , «ibra» oylamasının sonucunda ibranın hukuksuz olduğunu zira oy yasaklısı olan yönetim kurulunun ibrada oy kullandığını belirterek muhalefetini tutanağa derc ettiği, ibrada oy kullanmaması gereken yönetim kurulu üyelerinin toplam «payı» 10400 olduğu, TTK'nın 418. maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» varlığıyla toplantı yapılabileceği, yönetim kurulu üyeleri dışındaki pay miktarı (9600) toplam sermayenin dörtte birinden fazla olduğu anlaşıldığından burada «toplantı nisabı» oluştuğu, dolayısıyla yönetim kurulu üyesi «pay sahipleri» hariç tutulduğunda, kalan payların sahipleri adına ... red oyu kullandığı ve tutanağa muhalefet şerhi düştüğü için genel kurulun 4 nolu kararı batıl olduğu, ayrıca …
Ancak bozma ilamında 2,3 ve 5 nolu kararlar için «muhalefet şerhi» işlenmediği açıkça belirtildiğinden bu durum davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu «muhalefet şerhinin» tutanağa geçirilmesi şartlarının 3 ve 4 nolu kararlar yönünden gerçekleştiği, 2 ve 5 nolu kararlar yönünden ise muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediği,«toplantı tutanağının» altına davacılar vekilince düşülen muhalefetin ise hangi maddeler yönünden olduğu anlaşılamadığından, tüm maddeler yönünden geçerli bir muhalefet şerhi olarak değe …
Davalı şirketin 26.09.2017 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde 3 nolu karar yönünden de usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı dolayısıyla dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakta olup mahkemece bu madde yönünden de iptal isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4046 E. 2012/9289 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · genel kurul kararının iptali · ibra · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… olmadığı halde toplamda 2.755.347,00 TL beyanda bulunulduğu, yönetim kurulunca genel kurula sunulmuş olan mali ve finansal tablolar ile faaliyet tabloları dahilinde «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine, faaliyet raporunun, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının ve yasal yedekler ayrıldıktan sonra zararların karlardan «mahsup» edilerek kalan karın geçmiş yıllar karı hesabında bekletilmesine ilişkin genel kurul kararının yerinde olmadığı gibi, yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve «esas sözleşmeden doğan» yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin 26.09.2017 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline, mahkeme kararının Ordu Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine ve «ilanına» karar verilmiştir.
2-Ayrıca, genel kurulun 4.maddesi «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin olup, davacılara vekaleten toplantıya katılan Süleyman Bursalıoğlu, «ibra» oylamasının sonucunda ibranın hukuksuz olduğunu zira oy yasaklısı olan yönetim kurulunun ibrada oy kullandığını belirterek muhalefetini tutanağa derc etmiş ise de, mahkemece ibrada oy kullanmaması gereken yönetim kurulu hariç tutulduğunda kalan oyların ibra için yeterli olup olmadığı, kararda «nisap» bulunup bulunmadığı ve bu suretle kararın batıl olup olmadığı incelenmemiştir.
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara red oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece re’«sen gözetilir».
Benzer bu karardaTTK'nun 374/2. maddesi uyarınca «yönetim kurulu üyelerinin ibraya» ilişkin kararlarda oy hakları bulunmamaktadır.
Mahkemece, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin dört numaralı «genel kurul kararının iptaline» ilişkin istem davacının «muhalefet şerhi» bulunmaması nedeniyle dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan reddedilmiştir.
İbraya ilişkin genel kurul tutanağından anlaşıldığı üzere, aralarında haklarında «ibra» kararı bulunan «yönetim kurulu» üyesi ortakların da bulunduğu 42.500 payın kabul, 5000 payın red yönünde oy kullanmış olması nedeniyle oyçokluğu ile yönetim kurulu üyelerinin faaliyetlerinden dol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının yokluğu · muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · iptal davası · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı «temsilcisinin» iptali istenen genel kurul kararlarına karşı red oyu kullandığı ancak «muhalefet şerhini» genel kurul tutanağına geçirmediği, davacının muhalefetinin tutanağa geçirilmesine engel olunduğu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bir genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilebilmesi için «genel kurul kararının iptali davası» açan ve red oyu kullanan ortağın «muhalefet şerhini» tutanağa geçirmesine gerek yoktur.
Mahkemece, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin dört numaralı «genel kurul kararının iptaline» ilişkin istem davacının «muhalefet şerhi» bulunmaması nedeniyle dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan reddedilmiştir.
Bu nedenle «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin dört numaralı «genel kurul kararının yokluğunun» tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tamamiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/287 E. , 2020/3968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09.04.2019 tarih ve 2017/621 E.- 2019/203 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.12.2019 tarih ve 2019/1655 E. - 2019/1676 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin hissedarı bulunduğu şirketin, 26.09.2017 tarihinde yapılan 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin Genel Kurul toplantısında müvekkillerini vekaleten temsil eden Süleyman Bursalıoğlu tarafından maddelerinin tamamına muhalefet şerhi verilerek olumsuz oy kullanıldığını, genel kurulun Türk Ticaret Kanununa aykırı tecelli ettiğini, azınlık haklarına riayet edilmediğini, iptali istenen 26.09.2017 tarihli genel kurulun 2 numaralı gündem maddesinde yönetim kurulunca hazırlanan 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin faaliyet raporunun müvekkillerinin 9.600 olumsuz oyuna karşı 10.400 olumlu oyla kabul edildiğini, finansal tabloların gerçekleri yansıtmadığını müvekkillerinin hissedar olarak hiç kâr payı almadıklarını, muhasebe kayıtlarında usulsüz işlemler yapıldığını, yönetim kurulu üyelerinin ibrası işleme yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 26.09.2017 tarihinde yapılan genel kurulunun 2,3,4,5.maddeleri yönünden iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, 6102 sayılı TTK'nın 445.maddesi gereğince 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkili şirketin dava nedeniyle muhtemel zararlarını karşılamak üzere teminat gösterilmesi taleplerinin olduğunu, yine karşı oy kullanılmasına rağmen çoğunlukla alınan kararla ilgili muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmemesi halinde iptal davası açılamayacağını, müvekkili firma yöneticilerinin kötü niyetli olmadığını, alınan kararın tamamen müvekkili şirketin mali yapısının güçlendirilmesine yönelik bir karar olduğunu, genel kurul toplantısı sona erdikten ve tutanak imzalanıp bağlandıktan sonra tutanağın altına davacılar vekilince yazılan ve sadece kendisi tarafından imzalanan beyanının muhalefet şerhi olarak kabulünün yasal olarak mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporuna göre davacıların şirketten herhangi bir para aldığına dair belge olmamasına rağmen davacı ...'un toplamda 1.171.504,00 TL, davacı ...'in toplamda 189.490,00.TL para almış gibi göründüğü, davalı şirketin kasasında mevcut olmadığı halde toplamda 2.755.347,00 TL beyanda bulunulduğu, yönetim kurulunca genel kurula sunulmuş olan mali ve finansal tablolar ile faaliyet tabloları dahilinde yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine, faaliyet raporunun, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının ve yasal yedekler ayrıldıktan sonra zararların karlardan mahsup edilerek kalan karın geçmiş yıllar karı hesabında bekletilmesine ilişkin genel kurul kararının yerinde olmadığı gibi, yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin 26.09.2017 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline, mahkeme kararının Ordu Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine ve ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesi gereğince toplantıda hazır bulunan ortağın alınan karara red oyu vermesi ve oylamadan sonra da muhalefetini tutanağa geçirmesi dava şartı olup mahkemece re’sen gözetilir. Somut olayda davalı şirketin 26.09.2017 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde, davacılara vekaleten toplantıya katılan Süleyman Bursalıoğlu, alınan tüm kararlara red oyu vermiş; ancak ayrıca her bir karara muhalefetini tutanağa geçirmemiştir. Bununla birlikte toplantı tutanağının imzalanmasından sonra tutanağın alt kısmına el yazısıyla, “Yukarıda belirtilen sebepler nedeniyle mevcut yönetim kurulu aleyhine zarara uğratma nedeniyle dava açma hakkımızı kullanacağız” şeklinde bir cümle yazarak imzalamıştır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle 2,3,5 nolu kararlar yönünden dava şartının yerine gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
2-Ayrıca, genel kurulun 4.maddesi yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olup, davacılara vekaleten toplantıya katılan Süleyman Bursalıoğlu, ibra oylamasının sonucunda ibranın hukuksuz olduğunu zira oy yasaklısı olan yönetim kurulunun ibrada oy kullandığını belirterek muhalefetini tutanağa derc etmiş ise de, mahkemece ibrada oy kullanmaması gereken yönetim kurulu hariç tutulduğunda kalan oyların ibra için yeterli olup olmadığı, kararda nisap bulunup bulunmadığı ve bu suretle kararın batıl olup olmadığı incelenmemiştir. Bu durumda öncelikle dava şartları yönünden inceleme yapılması, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4 no’lu bentte alınan kararda nisabın oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607417700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz