6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4046 E. 2012/9289 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının yokluğu yönetim kurulu üyelerinin ibrası muhalefet şerhi genel kurul kararının iptali ibra cy/cy şerhi iptal davası yönetim kurulu kararı temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 374

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı temsilcisinin iptali istenen genel kurul kararlarına karşı red oyu kullandığı ancak muhalefet şerhini genel kurul tutanağına geçirmediği, davacının muhalefetinin tutanağa geçirilmesine engel olunduğu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin dört numaralı genel kurul kararının iptaline ilişkin istem davacının muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan reddedilmiştir. TTK'nun 374/2. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin kararlarda oy hakları bulunmamaktadır. İbraya ilişkin genel kurul tutanağından anlaşıldığı üzere, aralarında haklarında ibra kararı bulunan yönetim kurulu üyesi ortakların da bulunduğu 42.500 payın kabul, 5000 payın red yönünde oy kullanmış olması nedeniyle oyçokluğu ile yönetim kurulu üyelerinin faaliyetlerinden dolayı ibra edilmelerine karar verilmiş, ancak ibralarına karar verilen yönetim kurulu üyelerinin toplam hisse sayısının 42.000, bunların dışında kabul oyu veren hisse sayısının 500, buna karşılık red oyu veren davacının hisse sayısının ise 5.000 olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle ibraya ilişkin kabul kararının yok hükmünde olduğu anlaşılmaktadır. Bir genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilebilmesi için genel kurul kararının iptali davası açan ve red oyu kullanan ortağın muhalefet şerhini tutanağa geçirmesine gerek yoktur. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin dört numaralı genel kurul kararının yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tamamiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/4046 E.  ,  2012/9289 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/232-2010/540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklarından olduğunu, 30/01/2010 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 3. maddesi ile 2008 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun kabulüne, 4. maddesi ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin faaliyetlerinden dolayı ibra edilmelerine oy çokluğuyla karar verildiğini, ancak TTK'nun 537. maddesinde yer alan emredici hükme aykırı davranılarak hakkında ibra kararı verilecek ortağın bu kararın ittihazında oy kullandığını, müvekkilinin yapılan oylamada red oyu verdiğini ancak güvenlik nedeniyle zapta muhalefet şerhini yazdıramadığını, yapılan işlem kanunun emredici hükmüne aykırı olduğundan müvekkilinin muhalefet şerhi olmadan da dava açma hakkının bulunduğunu ileri sürerek, 30/01/2010 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının genel kurul toplantısında red oyu kullandığını, muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadığını, bu nedenle dava açma hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı temsilcisinin iptali istenen genel kurul kararlarına karşı red oyu kullandığı ancak muhalefet şerhini genel kurul tutanağına geçirmediği, davacının muhalefetinin tutanağa geçirilmesine engel olunduğu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin dört numaralı genel kurul kararının iptaline ilişkin istem davacının muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan reddedilmiştir. TTK'nun 374/2. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin kararlarda oy hakları bulunmamaktadır. İbraya ilişkin genel kurul tutanağından anlaşıldığı üzere, aralarında haklarında ibra kararı bulunan yönetim kurulu üyesi ortakların da bulunduğu 42.500 payın kabul, 5000 payın red yönünde oy kullanmış olması nedeniyle oyçokluğu ile yönetim kurulu üyelerinin faaliyetlerinden dolayı ibra edilmelerine karar verilmiş, ancak ibralarına karar verilen yönetim kurulu üyelerinin toplam hisse sayısının 42.000, bunların dışında kabul oyu veren hisse sayısının 500, buna karşılık red oyu veren davacının hisse sayısının ise 5.000 olduğu tespit edilmiştir.

Bu nedenle ibraya ilişkin kabul kararının yok hükmünde olduğu anlaşılmaktadır. Bir genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilebilmesi için genel kurul kararının iptali davası açan ve red oyu kullanan ortağın muhalefet şerhini tutanağa geçirmesine gerek yoktur. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin dört numaralı genel kurul kararının yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tamamiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan gerekçeyle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019501000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.