Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5384 E. 2020/3900 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu denetimi↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ haksız şart↗ genel işlem koşulu↗ bsmv↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 5.777,10 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan komisyon ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK'nın 20-25. maddelerinde genel işlem koşulu denetimine ilişkin ilkelere yer verilmiş olup mahkemece, 23.08.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı ve 6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerindeki genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına bir engel olmadığı nazara alınarak, sözleşmedeki hükmün haksız şart mahiyetinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, sözleşmenin genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması, TBK'nın 96. maddesi gereğince bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğunun bulunmadığının gözetilmesi ve sözleşme hükmünün davacı yararına olup olmadığının değerlendirilmesi, müşterinin bir miktar erken kapatma ücreti ve doğabilecek vergileri ödemesi kaydıyla erken ifanın mümkün olabileceğine ilişkin kararlaştırmanın müşterinin yararına olduğu sonucuna varıldığında ise alınabilecek komisyon tutarının hesaplanması gerekmektedir. Zira, bu nitelikte olduğunun tespiti halinde ortaya çıkan boşluğun doldurularak, varsa davacıdan tahsil edilen fazla tutarların iadesine karar verilmesi gerekir.
Bu durumda, taraflar arasında 23.08.2012 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinin 11. maddesinde bu ücretin oranına ya da hesaplama tarzlarına sözleşmede yer verilmemiştir. Alınan masraf ve komisyonlar konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, genel kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAlınan «masraf» ve «komisyonlar» konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan «komisyon» ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasında 23.08.2012 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 11. maddesinde bu ücretin oranına ya da hesaplama tarzlarına sözleşmede yer verilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması
Benzer bu kararda… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13802 E. 2018/4732 K.
Ortak:genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAlınan «masraf» ve «komisyonlar» konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan «komisyon» ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasında 23.08.2012 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 11. maddesinde bu ücretin oranına ya da hesaplama tarzlarına sözleşmede yer verilmemiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · ekspertiz ücreti · genel işlem koşulları · ticari dava niteliği · yetki · tacir · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
Ancak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Dava, genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13911 E. 2018/5148 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaAlınan «masraf» ve «komisyonlar» konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan «komisyon» ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK'nın 20-25. maddelerinde «genel işlem koşulu denetimine» ilişkin ilkelere yer verilmiş olup mahkemece, 23.08.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı ve 6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerindeki genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına bir engel olmadığı nazara alınarak, sözleşmedeki hükmün «haksız şart» mahiyetinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilmiş olan sözleşme yönünden ise 20. madde ve devamındaki «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti ve yazılmamış sayılması sonucuna varılması halinde 09.....2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince gerekli «ilan» ve yayımların yapılıp yapılmadığının da değerlendirilerek ortaya çıkan boşluğun doldurularak varsa davacıdan kesilen fazla «masrafların» iadesine karar verilmesi gerekir.
… ının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalanan «genel kredi sözleşmelerinden» kaynaklı kesintilere yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirlilik ilkesi · sözleşme serbestisi · tacir · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların «tacir» oldukları, «sözleşme serbestisi» gereğince karşılıklı imzaladıkları sözleşme şartlarının geçerli olduğu, sözleşmeye aykırı bir kesinti veya tahsilat bulunmadığı, yine yapılan tahsilat miktarlarının taraflarca önceden imzalanmış sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğu, kesinti oran ve tutarlarının davalı tarafça «ilan» edilen ve Merkez Bankasına bildirilen tutar ve oranların daha altında kaldığı, tüm bu nedenlerle davacı tarafça iadesi istenebilecek bir miktar bulunmadığı gerekçe …
Bu durumda, 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilmiş olan sözleşme yönünden ise 20. madde ve devamındaki «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti ve yazılmamış sayılması sonucuna varılması halinde 09.....2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince gerekli «ilan» ve yayımların yapılıp yapılmadığının da değerlendirilerek ortaya çıkan boşluğun doldurularak varsa davacıdan kesilen fazla «masrafların» iadesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıda «belirlenen ilkeler» doğrultusunda değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4678 E. 2019/7837 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAlınan «masraf» ve «komisyonlar» konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan «komisyon» ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, TBK'nın 96. maddesi gereğince bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğunun bulunmadığının gözetilmesi ve sözleşme hükmünün davacı yararına olup olmadığının değerlendirilmesi, müşterinin bir miktar erken kapatma ücreti ve doğabilecek vergileri ödemesi kaydıyla erken ifanın mümkün olabileceğine ilişkin kararlaştırmanın müşterinin yararına olduğu sonucuna varıldığında ise alınabilecek «komisyon» tutarının hesaplanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kullandırım komisyonu · genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · ticari kredi · vade · istirdat · taahhütname · tacir
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Genel işlem koşulları incelenirken, «genel işlem koşulları» çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1380 E. 2019/239 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAlınan «masraf» ve «komisyonlar» konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan «komisyon» ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, TBK'nın 96. maddesi gereğince bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğunun bulunmadığının gözetilmesi ve sözleşme hükmünün davacı yararına olup olmadığının değerlendirilmesi, müşterinin bir miktar erken kapatma ücreti ve doğabilecek vergileri ödemesi kaydıyla erken ifanın mümkün olabileceğine ilişkin kararlaştırmanın müşterinin yararına olduğu sonucuna varıldığında ise alınabilecek «komisyon» tutarının hesaplanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 05.12.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» kapsamında kullanılan krediler bakımından yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… sına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi gözetildiğinde, davalı bankanın erken ödeme halinde uygun bir «komisyon» alabileceği kabul edilerek mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… in vadesinden önce kapatılması halinde erken ödeme ücreti alınacağının yazılı olduğu, davacının bu konuda bir itirazda bulunmayarak sözleşmeyi imzaladığı, davacının «tacir» olup basiretli bir tacir gibi hareket ederek «ticari işletmesiyle» ilgili sözleşme yaparken ve bu «sözleşmeden doğan» borçlarını yerine getirirken tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiği, dava konusu «kredi sözleşmesinin» 15.6. maddesinde yer alan kredinin erken kapanması halinde davalı bankanın talep edebileceği ücret ve faizlerden oluşan erken kapama ücretinin mahiyetini basiretli bir tacir olarak öngörmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacının vadesinden önce kapatmış olduğu ticari krediler nedeniyle (kredi hiç kapatılmasa idi «vade» sonunda elde edilecek faiz geliri toplamı 311.250,69 TL - davalı bankanın kredinin erken kapatıldığı tarihe kadar tahsil edilen toplam faiz getirisi 97.098,21 TL - kredinin erken kapatıldığı tarihte kredinin normal vade sonuna kadar olan süreye o günkü ekonomik koşullar kapsamında belirlenecek faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilen faiz gelir toplamı 98.891,90 TL = erken kapama ücreti) 115.260,58 TL kapama ücreti alacağı doğduğu, davalı banka tarafından 95.232,38 TL kapama ücreti tahsil edildiği, davalı bankanın müşterilerinden topladığı mevduatı kredi adı altında tacire kullandırdığı, aradaki riske, maliyete ve vergisel yükümlülüklere katlandığı, bu nedenle davalı bankanın «komisyon» talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · ticari işletme · sözleşmeden doğan dava · vade · tacir · ilan
Benzer bu kararda… in vadesinden önce kapatılması halinde erken ödeme ücreti alınacağının yazılı olduğu, davacının bu konuda bir itirazda bulunmayarak sözleşmeyi imzaladığı, davacının «tacir» olup basiretli bir tacir gibi hareket ederek «ticari işletmesiyle» ilgili sözleşme yaparken ve bu «sözleşmeden doğan» borçlarını yerine getirirken tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiği, dava konusu «kredi sözleşmesinin» 15.6. maddesinde yer alan kredinin erken kapanması halinde davalı bankanın talep edebileceği ücret ve faizlerden oluşan erken kapama ücretinin mahiyetini basiretli bir tacir olarak öngörmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacının vadesinden önce kapatmış olduğu ticari krediler nedeniyle (kredi hiç kapatılmasa idi «vade» sonunda elde edilecek faiz geliri toplamı 311.250,69 TL - davalı bankanın kredinin erken kapatıldığı tarihe kadar tahsil edilen toplam faiz getirisi 97.098,21 TL - kredinin erken kapatıldığı tarihte kredinin normal vade sonuna kadar olan süreye o günkü ekonomik koşullar kapsamında belirlenecek faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilen faiz gelir toplamı 98.891,90 TL = erken kapama ücreti) 115.260,58 TL kapama ücreti alacağı doğduğu, davalı banka tarafından 95.232,38 TL kapama ücreti tahsil edildiği, davalı bankanın müşterilerinden topladığı mevduatı kredi adı altında tacire kullandırdığı, aradaki riske, maliyete ve vergisel yükümlülüklere katlandığı, bu nedenle davalı bankanın «komisyon» talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 05.12.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» kapsamında kullanılan krediler bakımından yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
28.09.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TKB'nın 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13799 E. 2018/4505 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAlınan «masraf» ve «komisyonlar» konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan «komisyon» ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, TBK'nın 96. maddesi gereğince bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğunun bulunmadığının gözetilmesi ve sözleşme hükmünün davacı yararına olup olmadığının değerlendirilmesi, müşterinin bir miktar erken kapatma ücreti ve doğabilecek vergileri ödemesi kaydıyla erken ifanın mümkün olabileceğine ilişkin kararlaştırmanın müşterinin yararına olduğu sonucuna varıldığında ise alınabilecek «komisyon» tutarının hesaplanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinin» 2007, 2008 ve 2010 tarihli olduğu, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi dikkate alındığında bu sözleşmelere genel işlem koşulunun uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında alınan «masrafların» iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış «masrafı» ve «erken kapama komisyonu» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · ticari kredi sözleşmesi · erken kapama komisyonu · ticari kredi · istirdat
Benzer bu karardaDava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış «masrafı» ve «erken kapama komisyonu» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
… nip dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu dikkate alınarak, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5384 E. , 2020/3900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 21.06.2019 tarih ve 2019/160-2019/408 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde kullandığı taşıt kredisini taşıt alımından vazgeçmesi nedeniyle krediyi çektikten hemen sonra geri ödemek suretiyle kapattığını, müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak toplamda 5.777,10 TL BSMV ve komisyon ücreti adı altında kesinti yapıldığını, bu kesintinin hukuka aykırı şekilde tek taraflı düzenlenen sözleşme uyarınca yapıldığını ileri sürerek 5.777,10 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kredi kullandırılmadan önce davacıya müvekkili çalışanları tarafından tüm bilgilendirmenin yapıldığını, kredi kullanımı nedeniyle yapılacak kesintilerin bildirildiğini ve davacının da kabul ettiğini, yapılandırma yapılması halinde masraf alınacağının açık ve net bir şekilde belirtildiğini, alınan bedellerin yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 5.777,10 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullanılan kredinin erken kapatılması nedeniyle davacıdan alınan komisyon ve BSMV ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK'nın 20-25. maddelerinde genel işlem koşulu denetimine ilişkin ilkelere yer verilmiş olup mahkemece, 23.08.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı ve 6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerindeki genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına bir engel olmadığı nazara alınarak, sözleşmedeki hükmün haksız şart mahiyetinde olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, sözleşmenin genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması, TBK'nın 96. maddesi gereğince bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğunun bulunmadığının gözetilmesi ve sözleşme hükmünün davacı yararına olup olmadığının değerlendirilmesi, müşterinin bir miktar erken kapatma ücreti ve doğabilecek vergileri ödemesi kaydıyla erken ifanın mümkün olabileceğine ilişkin kararlaştırmanın müşterinin yararına olduğu sonucuna varıldığında ise alınabilecek komisyon tutarının hesaplanması gerekmektedir. Zira, bu nitelikte olduğunun tespiti halinde ortaya çıkan boşluğun doldurularak, varsa davacıdan tahsil edilen fazla tutarların iadesine karar verilmesi gerekir.
Bu durumda, taraflar arasında 23.08.2012 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinin 11. maddesinde bu ücretin oranına ya da hesaplama tarzlarına sözleşmede yer verilmemiştir. Alınan masraf ve komisyonlar konusunda 6098 sayılı TBK döneminde alınan krediler yönünden 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına dayalı olarak Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, Merkez Bankasına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, mahkemece, genel kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/607228100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz