Kredi kullandırım komisyonu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4678 E. 2019/7837 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kullandırım komisyonu↗ genel işlem koşulu denetimi↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ genel işlem koşulları↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ vade↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ tacir↗ dosya masrafı↗ ilan↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve komisyon oranları başlıklı 8. maddesinde bu taahhütnameye istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın tacir olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında ticari kredi olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen kredi kullandırım, komisyon, masraf ve sair kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 02.08.2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, bu tarih itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüktedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Genel işlem koşulları incelenirken, genel işlem koşulları çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir. Bu denetimlerden ilki olan kapsam denetimi, genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına dâhil (yürürlükte) olup olmadıklarının belirlenmesi anlamını taşır, bir başka ifade ile bazı hükümlerin şeklen sözleşme metninde yer almasına rağmen, denetim sonucunda sözleşme kapsamından çıkarılmaları ya da bu sözleşme hükümlerinin sözleşme kapsamında (yürürlükte) olmadıklarının tespiti anlamına gelmektedir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır.
Ayrıca, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, masraf komisyon tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse emsal banka uygulamaları da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14979 E. 2016/6785 K.
Ortak:genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya «masrafı», işlem masrafı ve «komisyon» ücreti adı altında tahsil edilen ücretin «istirdatı» istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Genel işlem koşulları incelenirken, «genel işlem koşulları» çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ıslah
Benzer bu kararda… t yapıldığı, bu bedellerin davacı açısından sözleşmeye yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ve yazılmamış sayılan bu kalemlerin tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.159,87 TL'nin, 5.000,00 TL'si yönünden dava tarihiden, bakiye kısım yönünden «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1849 E. 2019/7439 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı yan, «kredi sözleşmelerinde» yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin «genel işlem koşulu» niteliğinde olmakla «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, «istirdat» isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararla, sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümlerin «genel işlem şartı» olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İmzalandığı tarih itibariyle «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise, öncelikle Dairemiz bozma ilamında işaret edildiği şekilde ve davalı bankanın sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verdiği de gözetilerek «genel işlem koşulu denetimi» yapılması, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğu sonucuna ulaşılması halinde ise hüküm yazılmamış sayılacağından oluşan boşluğun, öncelikle bankanın «masraflara» ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise «emsal banka uygulamaları» gözetilerek doldurulması ve varsa fazladan tahsil edilen masrafların davacıya iadesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan ticari krediler sebebiyle tahsil edilen kredi tahsis ve değerlendirme «komisyonlarının» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ticari dava niteliği · ba formu · geçersizlik · yasal faiz
Benzer bu karardaDavacı yan, «kredi sözleşmelerinde» yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin «genel işlem koşulu» niteliğinde olmakla «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, «istirdat» isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararla, sözleşmelerde yer alan söz konusu hükümlerin «genel işlem şartı» olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda toplanan delillere göre, davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile, davanın kabulüne, 2.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, TBK’nın yürürlüğünden önce 03.02.2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye TBK’nın «genel işlem şartına» ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, 18.09.2012 tarihli sözleşme bakımından ise genel işlem koşuluna ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, 18.09.2012 tarihli sözleşmeye ilişkin «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği, sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde ise hükmün yazılmamış sayılması sebebiyle ortaya çıkan boşluğun doldurulması suretiyl …
03.02.2011 tarihli «kredi sözleşmesine» ilişkin hukukilik denetimi yapılarken öncelikle kredinin «ticari nitelikte» olduğu gözetilerek, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden «masraf» tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/542 E. 2018/6268 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince davalı Banka'nın belirlediği ve «ilan» ettiği «komisyon» oranları bulunduğu takdirde bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan komisyon ve masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken …
Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · erken kapama komisyonu · reeskont faizi · geçersizlik · ihtarname · temerrüt
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin yerleşik içtihatları dikkate alındığında Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel işlem niteliğindeki sözleşme hükümlerinin taraflar arasında «geçersiz» olacağı, «genel kredi sözleşmesinde» davalı bankanın «komisyon» v.s. kesinti yapacağı hususunun kararlaştırılmasının da bu nedenle geçersiz olduğu, davacının «erken ödeme komisyonu» adı altındaki bedelin iadesini talep etmekte haklı olması gerekçesiyle, davalının «ihtarnamenin» tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapmaması ve 27.01.2015 tarihinde «temerrüde» düşmesi nedeniyle 27.01.2015 tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek erken ödeme komisyonu olan 7.005,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişitir.
1- Dava, «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen «erken kapama komisyon» ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/23 E. 2019/7005 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · vade · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Benzer bu karardaBu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, «kredi sözleşmesiyle» belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve «ilan» ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların «emsal banka uygulamalarına» göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» oran belirtilmemekle birlikte davalı bankanın çeşitli «masraf» ve «komisyonlar» alabileceğine yönelik hüküm de bulunmaktadır.
… anunu ve TTK’nın ilgili hükümleri de değerlendirilip tartışılmak suretiyle gerekirse bilirkişi kurulundan da rapor alınarak davalı bankanın davacıdan isteyebileceği «masraf», «komisyon» v.s. gibi bedellere ilişkin miktarlar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik inceleme» sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, imzalanan sözleşme içeriğinde dava konusu «masrafların» davacıdan tahsil edilebileceğine dair hüküm bulunmadığı, davacının «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce bu tür yükümlülükler hakkında bilgilendirildiğine dair de bir bilgilendirme «formu» da «ibraz» edilmediği, bu itibarla bankanın olağan bankacılık hizmetlerinden kaynaklanan bu hizmet kalemlerini davacıdan tahsil etmesinin hukukî bir dayanağı olduğundan bahse …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/910 E. 2018/6620 K.
Ortak:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imalanan «genel kredi sözleşmesinin» «komisyon», vergi ve «masrafları» başlıklı 7. kısmında sözleşme kapsamında kredi kullanıldığında, bankanın belirlediği her türlü komisyon, masrafların müşteri tarafından karşılanacağı yönünde tarafların mutabık kaldıkları, taraflar arasındaki ihtilafın «ticari kredi sözleşmesi» nedeni ile alınan komisyonun iadesi istemine ilişkin olduğu, tarafların «tacir» oldukları, davacıdan tahsil edilen bedelin sözleşme hükümlerine uygun olarak alınmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «erken kapama komisyon» ücreti iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
2-Bir an için dava konusu «genel kredi sözleşmesinin» geçerli olduğu kabul edildiğinde ise, 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.” şeklinde değiştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartları · haksız şart · genel işlem şartı · ticari kredi sözleşmesi · erken kapama komisyonu · iç yönerge · karine · üçüncü kişi
Benzer bu karardaStandart sözleşmeler, içeriğini kısmen veya tamamen «genel işlem koşullarının» oluşturduğu, tarafların karşılıklı müzakereleri sonucu değil, aksine, taraflardan biri veya «üçüncü kişi» tarafından önceden hazırlanmış hükümlerin kullanıldığı sözleşme tipi olarak tanımlanmakta olup, Avrupa Konseyi’nin 05/04/1993 tarihli, 1993/13/AET Yönergesinde ve bu «yönergeyi» iç hukuklarına aktaran Avrupa Birliği ülkelerinde, standart sözleşmelerde yer alan hükümlerin ve özellikle bu sözleşmelerin içeriğini oluşturan genel işlem koşullarının, «haksız şart» olduğuna ilişkin bir «karine» öngörülmüştür.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «erken kapama komisyon» ücreti iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imalanan «genel kredi sözleşmesinin» «komisyon», vergi ve «masrafları» başlıklı 7. kısmında sözleşme kapsamında kredi kullanıldığında, bankanın belirlediği her türlü komisyon, masrafların müşteri tarafından karşılanacağı yönünde tarafların mutabık kaldıkları, taraflar arasındaki ihtilafın «ticari kredi sözleşmesi» nedeni ile alınan komisyonun iadesi istemine ilişkin olduğu, tarafların «tacir» oldukları, davacıdan tahsil edilen bedelin sözleşme hükümlerine uygun olarak alınmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, «genel işlem şartlarının» varlığını kabul edebilmek için bazı unsurların gerçekleşmiş olması aranır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1380 E. 2019/239 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · vade · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde «genel işlem koşulları», bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı «genel işlem koşullarının» sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğr …
Benzer bu kararda… in vadesinden önce kapatılması halinde erken ödeme ücreti alınacağının yazılı olduğu, davacının bu konuda bir itirazda bulunmayarak sözleşmeyi imzaladığı, davacının «tacir» olup basiretli bir tacir gibi hareket ederek «ticari işletmesiyle» ilgili sözleşme yaparken ve bu «sözleşmeden doğan» borçlarını yerine getirirken tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiği, dava konusu «kredi sözleşmesinin» 15.6. maddesinde yer alan kredinin erken kapanması halinde davalı bankanın talep edebileceği ücret ve faizlerden oluşan erken kapama ücretinin mahiyetini basiretli bir tacir olarak öngörmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacının vadesinden önce kapatmış olduğu ticari krediler nedeniyle (kredi hiç kapatılmasa idi «vade» sonunda elde edilecek faiz geliri toplamı 311.250,69 TL - davalı bankanın kredinin erken kapatıldığı tarihe kadar tahsil edilen toplam faiz getirisi 97.098,21 TL - kredinin erken kapatıldığı tarihte kredinin normal vade sonuna kadar olan süreye o günkü ekonomik koşullar kapsamında belirlenecek faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilen faiz gelir toplamı 98.891,90 TL = erken kapama ücreti) 115.260,58 TL kapama ücreti alacağı doğduğu, davalı banka tarafından 95.232,38 TL kapama ücreti tahsil edildiği, davalı bankanın müşterilerinden topladığı mevduatı kredi adı altında tacire kullandırdığı, aradaki riske, maliyete ve vergisel yükümlülüklere katlandığı, bu nedenle davalı bankanın «komisyon» talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken öncelikle anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, 05.12.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» kapsamında kullanılan krediler bakımından yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… sına yapılan bildirim oranları varsa bu miktarlar aşılmamak suretiyle, 6098 sayılı TBK'nın 96. maddesi gözetildiğinde, davalı bankanın erken ödeme halinde uygun bir «komisyon» alabileceği kabul edilerek mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları getirtilip, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu kararda… in vadesinden önce kapatılması halinde erken ödeme ücreti alınacağının yazılı olduğu, davacının bu konuda bir itirazda bulunmayarak sözleşmeyi imzaladığı, davacının «tacir» olup basiretli bir tacir gibi hareket ederek «ticari işletmesiyle» ilgili sözleşme yaparken ve bu «sözleşmeden doğan» borçlarını yerine getirirken tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiği, dava konusu «kredi sözleşmesinin» 15.6. maddesinde yer alan kredinin erken kapanması halinde davalı bankanın talep edebileceği ücret ve faizlerden oluşan erken kapama ücretinin mahiyetini basiretli bir tacir olarak öngörmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacının vadesinden önce kapatmış olduğu ticari krediler nedeniyle (kredi hiç kapatılmasa idi «vade» sonunda elde edilecek faiz geliri toplamı 311.250,69 TL - davalı bankanın kredinin erken kapatıldığı tarihe kadar tahsil edilen toplam faiz getirisi 97.098,21 TL - kredinin erken kapatıldığı tarihte kredinin normal vade sonuna kadar olan süreye o günkü ekonomik koşullar kapsamında belirlenecek faiz oranı üzerinden tahakkuk ettirilen faiz gelir toplamı 98.891,90 TL = erken kapama ücreti) 115.260,58 TL kapama ücreti alacağı doğduğu, davalı banka tarafından 95.232,38 TL kapama ücreti tahsil edildiği, davalı bankanın müşterilerinden topladığı mevduatı kredi adı altında tacire kullandırdığı, aradaki riske, maliyete ve vergisel yükümlülüklere katlandığı, bu nedenle davalı bankanın «komisyon» talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11932 E. 2018/4158 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · komisyon · vade · ilan
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… mi oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını «vadelerine» göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde «ilan» eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «komisyonlar» bakımından sözleşmede açıkca bir tutar ve oran bulunmadığından anılan yasal düzenleme gereğince Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamış olması durumunda «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan «komisyon bedelinin» emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görül …
Dava, «erken kapama komisyon bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · müspet zarar · komisyon bedeli · erken kapama komisyonu
Benzer bu karardaDava, «erken kapama komisyon bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıdan tahsil edilen «erken kapama komisyonunun sözleşmeye» uygun olduğu ve diğer bankaların emsal uygulamalarının ortalamalarından az olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kredinin de ticari bir kredi olduğu, davalı bankanın erken kapatma nedeniyle yaklaşık %7,01 «müspet zararının» olduğu, davacıdan tahsil ettiği %5,82 oranındaki erken ödeme tazminatının sözleşmeye ve MK md.2 uygun bulunduğu, davalı bankaca tahsil edilen miktarın ortalamadan daha az olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «komisyonlar» bakımından sözleşmede açıkca bir tutar ve oran bulunmadığından anılan yasal düzenleme gereğince Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamış olması durumunda «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan «komisyon bedelinin» emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görül …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15052 E. 2018/3584 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · komisyon · vade · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaDava, «kredi sözleşmesi» uyarınca tahsil edilen «kredi kullandırım, komisyon», «masraf» ve sair kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, «masraf» «komisyon» tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse «emsal banka uygulamaları» da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve «komisyon» oranları başlıklı 8. maddesinde bu «taahhütnameye» istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın «tacir» olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında «ticari kredi» olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» dolayısıyla alınan «masrafların» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan «masrafların» hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince «ilan» ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa «emsal banka uygulamaları» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · prim iadesi · davanın konusu · ticari dava niteliği · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı banka ile davacı arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesinin «ticari nitelik» taşıması ve davacının «tüketici sıfatına» sahip olmaması nedenleriyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanamayacağı, davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen ücret, «masraf», «komisyon» ve sigorta «primlerinin iade» edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece “Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla bakılan davada, «dava konusu» kredinin «ticari kredi» olması sebebiyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatın uygulanmayacağı değerlendirmesi yapılmış olmasına rağmen kararın “Ticaret Mahkemesi” sıfatıyla verilmemesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4678 E. , 2019/7837 K.
"İçtihat Metni"
MAMAHKEMESİ ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/04/2016 tarih ve 2015/502-2016/539 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı bankanın ... Şubesi'nin ticari kredisi olan müşterisi olduğunu, davalı bankadan son 10 yıl içinde kullandığı kredilerden ekstre komisyonu, hesap işletim ücreti, ipotek komisyonu, kredi kullandırma komisyonu, fon kullandırma komisyonu ve ekspertiz masrafları alındığını, taraflar arasında imza edilen tip sözleşmenin bir suretinin müvekkiline verilmediğini, sözleşmede söz konusu masraf ve komisyonların davacıdan alınacağına dair hüküm bulunmadığını, önceden yazılmış genel işlem şartlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının haksız olarak tahsil ettiği bedellerden şimdilik 1.750 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının kullandığı ticari kredi nedeniyle davacıdan masraf alındığını,her iki tarafın da tacir olduğunu, davacı yanın iade talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı bankanın tacir olması nedeniyle münasip bir ücret isteme hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ve 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi aktedildiği, sözleşmenin uygulanacak faiz ve komisyon oranları başlıklı 8. maddesinde bu taahhütnameye istinaden açılacak kredi ve hesaplardan faiz ve komisyon alınacağının belirtildiği, bankanın tacir olması nedeniyle ücret isteme hakkının bulunduğu, davalıya kullandırılan kredilerin esnek ticari hesap adı altında ticari kredi olduğu, bu sebeple davalı bankanın yaptığı kesintilerin sözleşme veya yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen kredi kullandırım, komisyon, masraf ve sair kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 02.08.2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, bu tarih itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüktedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinde genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Genel işlem koşulları incelenirken, genel işlem koşulları çerçevesinde kapsam (yürürlük), yorum ve içerik denetimi adı altında üç ayrı denetimin yapılması gerekmektedir. Bu denetimlerden ilki olan kapsam denetimi, genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına dâhil (yürürlükte) olup olmadıklarının belirlenmesi anlamını taşır, bir başka ifade ile bazı hükümlerin şeklen sözleşme metninde yer almasına rağmen, denetim sonucunda sözleşme kapsamından çıkarılmaları ya da bu sözleşme hükümlerinin sözleşme kapsamında (yürürlükte) olmadıklarının tespiti anlamına gelmektedir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş olması ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir.
Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır.
Ayrıca, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2.
maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.
Bu durumda mahkemece sözleşmenin 6098 sayılı TBK Döneminde imzalandığı gözetilerek genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması, davalı Banka'nın davacıdan ne tür ücret, masraf komisyon tahsil ettiğinin belirlenmesi, sözleşmenin 8. maddesinin genel işlem kurulu mahiyetinde yazılmamış sayıldığı takdirde oluşan boşluğun 2006/1 sayılı tebliğ ve gerekirse emsal banka uygulamaları da gözetilerek doldurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekle eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/561681200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz