Bir miktar para alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4424 E. 2020/2590 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen gözetme↗ dava takip yetkisi↗ vekile tebligat↗ vekalet ilişkisi↗ vekalet sözleşmesi↗ para alacağı↗ mazeret↗ takipsizlik kararı↗ özen yükümlülüğü↗ tebligat kanunu m.35↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ tbk 99↗ tebligat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, 20/02/2007 tarihli 1. celsede davanın taraflarca takip edilmediğinden yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 04/05/2012 tarihli 11. celsede davacı vekilinin hazır olmadığı ve davalı tarafın davayı takip etmemesi üzerine davanın ikinci kez yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır olmadığı, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde e-tebligat yoluyla yapılmasına rağmen mazeret de beyan etmediği, davalının dosyayı takip etmediğini bildirdiği, yazılı yargılama usulüne tabi davanın üç kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bir miktar para alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır bulunmadığı ve davanın üç kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Öte yandan, TBK’nın 513/1. maddesi gözetildiğinde, vekaletin sözleşme marifetiyle süreli kılınması mümkün ve muhtemel olup bu sürenin sona ermesi ile vekalet ilişkisinin de sona erdiği kabul edilmelidir.
Dosya incelendiğinde; 11/07/2019 tarihli celseye ilişkin davetiyenin, anılan avukata, vekaletinin sonra erdiği tarihten sonra 13/05/2019 tarihinde e-tebligat suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, TBK’nın 513/2. maddesinde, vekilinin vekalet ilişkisi sona ermekle birlikte vekil edenin menfaatlerini korumakla yükümlü olduğu belirtilmiş ise de, bu husus vekilin özen yükümlülüğü ile ilgili bir durum olup vekil eden aleyhine yorumlanamaz. Öte yandan, davacı tarafından tayin edilen yeni vekilin vekaletnamesinin de tebliğ işleminden önce dosyaya sunulmuş olduğu belirgindir.
Şu halde, açıklanan tüm bu hususları re’sen gözetmekle yükümlü olan mahkemece, vekalet ilişkisi ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi sona ermiş vekile tebligat yapılması suretiyle anılan vekilin duruşmaya katılmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1270 E. 2013/18287 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, 20/02/2007 tarihli 1. celsede davanın taraflarca takip edilmediğinden «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04/05/2012 tarihli 11. celsede davacı vekilinin hazır olmadığı ve davalı tarafın davayı takip etmemesi üzerine davanın ikinci kez yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır olmadığı, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde e-«tebligat» yoluyla yapılmasına rağmen «mazeret» de beyan etmediği, davalının dosyayı takip etmediğini bildirdiği, yazılı yargılama usulüne tabi davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır bulunmadığı ve davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Şu halde, açıklanan tüm bu hususları re’«sen gözetmekle» yükümlü olan mahkemece, «vekalet ilişkisi» ve buna bağlı olarak dava «takip yetkisi» sona ermiş «vekile tebligat» yapılması suretiyle anılan vekilin duruşmaya katılmadığından bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 12/06/2012 tarihli duruşmada takip edilmemesi nedeniyle «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren de HMK'nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde «yenilenmediği», gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiği halde usulüne uygun davetiye ile duruşma günü bildirilmeden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/316 E. 2019/7083 K.
Ortak:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, 20/02/2007 tarihli 1. celsede davanın taraflarca takip edilmediğinden «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04/05/2012 tarihli 11. celsede davacı vekilinin hazır olmadığı ve davalı tarafın davayı takip etmemesi üzerine davanın ikinci kez yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır olmadığı, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde e-«tebligat» yoluyla yapılmasına rağmen «mazeret» de beyan etmediği, davalının dosyayı takip etmediğini bildirdiği, yazılı yargılama usulüne tabi davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Şu halde, açıklanan tüm bu hususları re’«sen gözetmekle» yükümlü olan mahkemece, «vekalet ilişkisi» ve buna bağlı olarak dava «takip yetkisi» sona ermiş «vekile tebligat» yapılması suretiyle anılan vekilin duruşmaya katılmadığından bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır bulunmadığı ve davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece, «usulsüz tebligata» dayalı olarak davacı vekilinin 14.11.2017 tarihli celseye katılmadığından bahisle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi ve akabinde de 16.01.2018 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazı kabul edilerek kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 14.11.2017 tarihli celseye katılmadığından bahisle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve 16/01/2018 tarihi itibariyle de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Anılan vekaletnamenin 31.12.2012 tarihine kadar geçerli süreli bir vekaletname olduğu hususu gözönüne alındığında, duruşma tarihini bildirir davetiyenin tebliğ edildiği Av. ...'nın tebliğ tarihinde geçerli bir vekaletnamesinin veya «yetki» belgesinin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulsüz tebligat · tebligat usulsüzlüğü · rekabet yasağı sözleşmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · yetki
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Anılan vekaletnamenin 31.12.2012 tarihine kadar geçerli süreli bir vekaletname olduğu hususu gözönüne alındığında, duruşma tarihini bildirir davetiyenin tebliğ edildiği Av. ...'nın tebliğ tarihinde geçerli bir vekaletnamesinin veya «yetki» belgesinin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, mahkemece, «usulsüz tebligata» dayalı olarak davacı vekilinin 14.11.2017 tarihli celseye katılmadığından bahisle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi ve akabinde de 16.01.2018 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazı kabul edilerek kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 14.11.2017 tarihli celseye katılmadığından bahisle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve 16/01/2018 tarihi itibariyle de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, 20/02/2007 tarihli 1. celsede davanın taraflarca takip edilmediğinden «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04/05/2012 tarihli 11. celsede davacı vekilinin hazır olmadığı ve davalı tarafın davayı takip etmemesi üzerine davanın ikinci kez yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır olmadığı, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde e-«tebligat» yoluyla yapılmasına rağmen «mazeret» de beyan etmediği, davalının dosyayı takip etmediğini bildirdiği, yazılı yargılama usulüne tabi davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır bulunmadığı ve davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Şu halde, açıklanan tüm bu hususları re’«sen gözetmekle» yükümlü olan mahkemece, «vekalet ilişkisi» ve buna bağlı olarak dava «takip yetkisi» sona ermiş «vekile tebligat» yapılması suretiyle anılan vekilin duruşmaya katılmadığından bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · ortaklar kurulu kararı · olumsuz oy · geçersizlik · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, 20/02/2007 tarihli 1. celsede davanın taraflarca takip edilmediğinden «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 04/05/2012 tarihli 11. celsede davacı vekilinin hazır olmadığı ve davalı tarafın davayı takip etmemesi üzerine davanın ikinci kez yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır olmadığı, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde e-«tebligat» yoluyla yapılmasına rağmen «mazeret» de beyan etmediği, davalının dosyayı takip etmediğini bildirdiği, yazılı yargılama usulüne tabi davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır bulunmadığı ve davanın üç kez «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Şu halde, açıklanan tüm bu hususları re’«sen gözetmekle» yükümlü olan mahkemece, «vekalet ilişkisi» ve buna bağlı olarak dava «takip yetkisi» sona ermiş «vekile tebligat» yapılması suretiyle anılan vekilin duruşmaya katılmadığından bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · internet bankacılığı
Benzer bu karardaSomut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Yani, yazılı yargılama usulünde iki defa, basit yargılama usulünde bir defa «dosyanın işlemden kaldırılması» mümkündür.
Oysa madde metninde «davanın yenilendikten» sonra 1 defadan fazla «takipsiz» bırakılamayacağı hususu düzenlenmiş olup, somut olayda da dosyanın ilk yenilemeden sonra 1 defa takipsiz bırakılmış olmasına göre mahkemenin HMK 150/6 maddesini hatalı biçimde yorumlayarak dosyanın yenilendikten sonra 1 defa takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4424 E. , 2020/2590 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.07.2019 tarih ve 2019/213-2019/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Zeytinburnu Şubesi'nde çalışan davalının etajer çekmecesinden 20.05.2005 tarihinde 20.300 Euro ve 21.377 USD’nin kaybolduğunu, şüpheliler hakkında Zeytinburnu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, müfettiş soruşturması neticesinde davalının söz konusu tutardan malen sorumlu tutulması yönünde disiplin kurulu kararı verildiğini, olay nedeniyle meydana gelen banka zararının tazmin edilmediğini ileri sürerek kaybolan 20.300 Euro ve 21.377 USD'nin dava tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, 20/02/2007 tarihli 1. celsede davanın taraflarca takip edilmediğinden yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 04/05/2012 tarihli 11. celsede davacı vekilinin hazır olmadığı ve davalı tarafın davayı takip etmemesi üzerine davanın ikinci kez yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır olmadığı, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde e-tebligat yoluyla yapılmasına rağmen mazeret de beyan etmediği, davalının dosyayı takip etmediğini bildirdiği, yazılı yargılama usulüne tabi davanın üç kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bir miktar para alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı vekilinin 11/07/2019 tarihli celsede hazır bulunmadığı ve davanın üç kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Öte yandan, TBK’nın 513/1. maddesi gözetildiğinde, vekaletin sözleşme marifetiyle süreli kılınması mümkün ve muhtemel olup bu sürenin sona ermesi ile vekalet ilişkisinin de sona erdiği kabul edilmelidir.
Dosya incelendiğinde; 11/07/2019 tarihli celseye ilişkin davetiyenin, anılan avukata, vekaletinin sonra erdiği tarihten sonra 13/05/2019 tarihinde e-tebligat suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, TBK’nın 513/2. maddesinde, vekilinin vekalet ilişkisi sona ermekle birlikte vekil edenin menfaatlerini korumakla yükümlü olduğu belirtilmiş ise de, bu husus vekilin özen yükümlülüğü ile ilgili bir durum olup vekil eden aleyhine yorumlanamaz. Öte yandan, davacı tarafından tayin edilen yeni vekilin vekaletnamesinin de tebliğ işleminden önce dosyaya sunulmuş olduğu belirgindir.
Şu halde, açıklanan tüm bu hususları re’sen gözetmekle yükümlü olan mahkemece, vekalet ilişkisi ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi sona ermiş vekile tebligat yapılması suretiyle anılan vekilin duruşmaya katılmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606478800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz