YİDK kararının iptali | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2678 E. 2020/1261 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvurusunun reddi↗ iptal davası↗ kâr dağıtımı↗ protokol↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, Madrid Protokolünün uygulanması açısından TPMK YİDK.'nın 2016-M-1402 sayılı kararının Uluslararası Büro nezdinde yapılan bir işlemin tespiti niteliğinde olduğu, hükümsüzlük talebi açısından davalının 2011/81151 sayılı “RODEO” markası ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterilen 2003/7505 sayılı "RODEO” ve 99/014565 sayılı "RODEO Spor Giyim” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca 24. ve 25. sınıflarda benzer bulunduğu, 9. ve 28. sınıflar bakımından ise 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzer olmadığı, davacının anılan markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ve davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'nın 2016-M-1402 sayılı kararının, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25. sınıflar yönünden kısmen iptaline, diğer davalının 2011/81151 sayılı markanın, 24 ve 25. sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemeince, davalının "RODEO" ibareli marka tescil başvurusunun WIPO tarafından TPMK’ye bildirim tarihinden 25 ay sonra başvuru hakkında verilen kararın WIPO’ya bildirildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, Madrid Protokolü'nün 4/1-a maddesi uyarınca, süresi içinde Büro'ya ret bildiriminde bulunulmazsa milletlerarası tescile konu marka, milletlerarası tescil tarihinden itibaren ilgili akit tarafta tescil edilmiş gibi korunacağı, TC Anayasası'nın 90/5. maddesi hükmü uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olduğu, bu durum karşısında, davalı şirketin işbu davanın konusunu oluşturan marka tescil başvurusunun da ülkemizde tescil edilmiş gibi korunmasının gerektiği, dolayısıyla TMPK.'nın da davalı şirket markasının tescilini sağlaması yasal bir zorunluluk olup, aksine uygulama ülkemiz yönünden, Madrid Protokolü ile belirlenen yükümlülüklerine aykırılık oluşturacağı, bu nedenle YİDK kararının yerinde olduğu, ancak davalı markasının tescilinden sonra hükümsüzlüğü ile ilgili sürecin ise TPMK nezdinde tescili sağlanan milli markanın hükümsüzlüğü sürecinden usul ve esas bakımından bir farkı bulunmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25. sınıf mallar bakımından davacı markaları ile iltibas oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin sair istinaf başvurusunun reddine, davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/81151 sayılı markanın, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25. sınıf mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı TPMK YİDK'nun 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline ilişkin davanın ve fazlaya dair diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları değildir.
2- Dava, YDİK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, isabetli bir şekilde başvuru konusu marka ile itirazına mesnet markalar arasında 24. ve 25. sınıflarda yer alan mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğuna karar verilmiştir Ancak, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9. sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28. sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25. sınıftaki mallarında aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile anılan mallar yönünden istemin reddine karar verilmesi goğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozululmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6714 E. 2023/6284 K.
Ortak:istinaf başvurusunun reddi · kâr dağıtımı · iltibas
İncelediğiniz kararda… u nedenle 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25. sınıf mallar bakımından davacı markaları ile «iltibas» oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin sair «istinaf başvurusunun reddine», davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket …
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğuna karar verilmiştir Ancak, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9. sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28. sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25. sınıftaki mallarında aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüz …
Benzer bu kararda… mülga 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25 inci sınıf mallar bakımından davacı markaları ile «iltibas» oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair «istinaf başvurusunun reddine», davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket …
… rı ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25 inci sınıftaki malların aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüz …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · dava sebebi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.07.2020 tarih, 2020/642 E. ve 2020/572 K. sayılı karar, Dairemizin 27.01.2022 tarih, 2020/7044 E. ve 2022/709 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak verilecek kararda temyiz edenin sıfatına göre taraflar yararına oluşan müktesep hakların gözetilmesi gereğine işaret edilerek gerekçe ve hüküm çelişkisi «sebebi» ile bozulmuştur.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle, 26.04.2019 tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek aleylerine hükmedilen vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerinden» dolayı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını yinelemiş ilaveten, müvekkiline ait 2011/81151 sayılı RODEO markası kapsamında yer alan 9 uncu ve 28 inci sınıf malların «uyuşmazlık konusu» olmadığını, davacının müvekkiline ait marka başvurusuna itirazı sonucu TPMK tarafından verilen kararın yalnız 24 üncü ve 25 inci sınıf mallara yönelik olduğunu, mü …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7044 E. 2022/709 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… karşısında, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, gerekçe ve hüküm fıkrası arasında ç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18729 E. 2015/4553 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ıslahının» süresinde olmadığı, hükümsüzlüğü istenilen 2010/126729, 132492, 18169, 2005/20727 nolu marka tescilleri kapsamında gözlük ve gözlük kabı bulunmadığı, 2010/19578 nolu markanın ise 2011 yılında tescil edildiği ve yasanın aradığı 5 yıllık kullanmama süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kil markası yönünden ilgili sınıfta kullanmama nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu işbu marka yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/928 E. 2024/4111 K.
Ortak:iptal davası · iltibas
İncelediğiniz kararda… u nedenle 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25. sınıf mallar bakımından davacı markaları ile «iltibas» oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin sair «istinaf başvurusunun reddine», davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket …
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğuna karar verilmiştir Ancak, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9. sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28. sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25. sınıftaki mallarında aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüz …
Benzer bu kararda… , davalının 2018/77416 numaralı marka başvurusuna da itiraz ettiklerini, bunun üzerine “boğa şeklini değiştirerek” yeni marka başvurusunda bulunulmasının, davalının «iltibas» ve benzerlik yaratmış olduğunun farkında olduğunu ve başka benzer bir marka aracılığıyla aynı mallar üzerinde kötü niyetli şekilde tescil kazanmaya çalıştığını ort …
CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, başvuru markasını oluşturan kelime unsurları ile davacı markaları arasında örtüşen unsur bulunmadığını, "RODEO star" ib …
… olması nedeniyle anılan markaların birbirleriyle karıştırılmaya sebebiyet vereceği, davacının “RED BULL” markasının tanınmış olduğuna dair yeterli delil sunamadığı, «kötü niyet» iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne TÜRKPATENT YİDK'in 2019/M-971 sayılı kararının davacının itirazının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · temsil
Benzer bu kararda… i içeceği üreticisinin içeceği satın alacak tüketiciye güç ve enerji vaat ettiğini, bu bakımdan “Rodeo” isimli bir enerji içeceğinin ürün görselinde güç ve enerjiyi «temsilen» boğa üzerinde rodeo yapan bir kovboy betimlemesinin yer almasından başka bir alternatifin düşünülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… olması nedeniyle anılan markaların birbirleriyle karıştırılmaya sebebiyet vereceği, davacının “RED BULL” markasının tanınmış olduğuna dair yeterli delil sunamadığı, «kötü niyet» iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne TÜRKPATENT YİDK'in 2019/M-971 sayılı kararının davacının itirazının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13728 E. 2017/1497 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · cy/cy şerhi · hak düşürücü süre · tebligat · temsil
Benzer bu karardaYDİK kararının adı geçen marka «vekiline tebliği» için çıkarılan «tebligat» evrakı 08/11/2013 tarihli «şerh» ile tebliğ olunmaksızın merciine iade edilmiştir.
Mahkemece davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, 556 sayılı KHK’nın 80/b bendine göre, “İkametgahı ... dışında bulunan kişiler ancak marka vekilleri vasıtasıyla «temsil» edilir.
YİDK’in 09/07/2013 tarih ve 2013-M-3472 sayılı kararının davacı marka vekiline 08/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça bu tebliği takip eden 2 aylık süre içinde dava açılması gerekirken, 15/01/2014 tarihinde ve böylece KHK’daki iki aylık yasal «hak düşürücü süre» içeresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Marka vekiline yapılan «tebligat» asile yapılmış sayılır.'' Somut olayda, davacı Madrid Protokolü kapsamında başvuruda bulunmuş olup, başvurunun Türkiye aşamasında tayin ettiği marka vekili Av. ... marifeti ile işlemleri takip edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2678 E. , 2020/1261 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/10/2017 tarih ve 2016/212 E.- 2017/458 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/04/2019 tarih ve 2018/1004 E. - 2019/407 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz unsuru olan “RODEO” markasını uzun yıllardır nizasız ve fasılasız bir şekilde kullandığını ve 24 ve 25. sınıflarda tescilli “RODEO” esas unsurlu markalarının mevcut olduğunu, davalının WIPO nezdinde "RODEO" ibareli uluslar arası marka başvurusunda bulunduğunu, WIPO tarafından TPMK’ye bildirim tarihinin 29.09.2011 olduğu halde, 13.05.2012 tarihinde Resmi Marka Bülteninde yayınlandığını, bu ilana istinaden müvekkili tarafından “RODEO” ibareli markaları ile itiraz edildiğini, itiraz üzerine 01.11.2013 tarihinde Markalar Dairesince kısmi ret kararı verildiğini ve bu kararın Madrid Protokolü uyarınca WIPO tarafından başvurunun bildirilmesinden itibaren 18 aylık süre içinde karar bildirilmezse başvurunun tescil edilmiş gibi hüküm ifade edeceğini, davalı Kurum tarafından 25 ay sonra bildirildiğini, dolayısıyla anılan hüküm çerçevesinde başvurucu olan davalının itirazı üzerine 2016-M-1402 sayılı YİDK kararı ile Markalar Dairesince verilen red kararının kaldırıldığını, reddedilen mallar yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, duruma davalı Kurumun sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketin “RODEO” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, bu nedenle de YİDK kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, davalı yanın markasını tescil ettirmekte kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK.'nın 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının tüm mallar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, Madrid Protokolü hükümleri çerçevesinde yapılan maddi hatanın düzeltilmesine dair bir karar olduğunu, bu bakımdan kararın hukuka uygun olup iptalini gerektirir herhangi bir hususun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu, Madrid Protokol’ü uayrınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, kaldı ki davacı markaları ile başvurunun benzer olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Madrid Protokolünün uygulanması açısından TPMK YİDK.'nın 2016-M-1402 sayılı kararının Uluslararası Büro nezdinde yapılan bir işlemin tespiti niteliğinde olduğu, hükümsüzlük talebi açısından davalının 2011/81151 sayılı “RODEO” markası ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterilen 2003/7505 sayılı "RODEO” ve 99/014565 sayılı "RODEO Spor Giyim” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca 24. ve 25. sınıflarda benzer bulunduğu, 9. ve 28. sınıflar bakımından ise 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzer olmadığı, davacının anılan markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ve davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK.'nın 2016-M-1402 sayılı kararının, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25.
sınıflar yönünden kısmen iptaline, diğer davalının 2011/81151 sayılı markanın, 24 ve 25. sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemeince, davalının "RODEO" ibareli marka tescil başvurusunun WIPO tarafından TPMK’ye bildirim tarihinden 25 ay sonra başvuru hakkında verilen kararın WIPO’ya bildirildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, Madrid Protokolü'nün 4/1-a maddesi uyarınca, süresi içinde Büro'ya ret bildiriminde bulunulmazsa milletlerarası tescile konu marka, milletlerarası tescil tarihinden itibaren ilgili akit tarafta tescil edilmiş gibi korunacağı, TC Anayasası'nın 90/5. maddesi hükmü uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olduğu, bu durum karşısında, davalı şirketin işbu davanın konusunu oluşturan marka tescil başvurusunun da ülkemizde tescil edilmiş gibi korunmasının gerektiği, dolayısıyla TMPK.'nın da davalı şirket markasının tescilini sağlaması yasal bir zorunluluk olup, aksine uygulama ülkemiz yönünden, Madrid Protokolü ile belirlenen yükümlülüklerine aykırılık oluşturacağı, bu nedenle YİDK kararının yerinde olduğu, ancak davalı markasının tescilinden sonra hükümsüzlüğü ile ilgili sürecin ise TPMK nezdinde tescili sağlanan milli markanın hükümsüzlüğü sürecinden usul ve esas bakımından bir farkı bulunmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25.
sınıf mallar bakımından davacı markaları ile iltibas oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin sair istinaf başvurusunun reddine, davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/81151 sayılı markanın, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25. sınıf mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı TPMK YİDK'nun 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline ilişkin davanın ve fazlaya dair diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları değildir.
2- Dava, YDİK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, isabetli bir şekilde başvuru konusu marka ile itirazına mesnet markalar arasında 24. ve 25. sınıflarda yer alan mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğuna karar verilmiştir Ancak, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9. sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28. sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25.
sınıftaki mallarında aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile anılan mallar yönünden istemin reddine karar verilmesi goğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozululmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597409200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz