Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6714 E. 2023/6284 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe-hüküm çelişkisi↗ maddi hatanın düzeltilmesi↗ istinaf başvurusunun reddi↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekâlet ücreti↗ maddi hata↗ yargılama giderleri↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ticaret unvanı↗ iptal davası↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ protokol↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince 17.10.2017 tarih, 2016/212 E. ve 2017/458 K. sayılı kararda, Madrid Protokolünün uygulanması açısından TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının Uluslararası Büro nezdinde yapılan bir işlemin tespiti niteliğinde olduğu, hükümsüzlük talebi açısından davalının 2011/81151 sayılı “RODEO” markası ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterilen 2003/7505 sayılı "RODEO” ve 99/014565 sayılı "RODEO Spor Giyim” markalarının mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 24 üncü ve 25 inci sınıflarda benzer olduğu, 9 uncu ve 28 inci sınıflar bakımından ise benzer olmadığı, davacının anılan markalarının aynı maddenin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğunun ve davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25 inci sınıflar yönünden kısmen iptaline, diğer davalının 2011/81151 sayılı markasının 24 ve 25 inci sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarih, 2018/1004 E. ve 2019/407 K. sayılı kararında, davalının "RODEO" ibareli marka tescil başvurusunun WIPO tarafından TPMK'ya bildirim tarihinden 25 ay sonra başvuru hakkında verilen kararın WIPO’ya bildirildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, Madrid Protokolü'nün 4/1-a maddesi uyarınca, süresi içinde Büro'ya ret bildiriminde bulunulmazsa milletlerarası tescile konu markanın tescil tarihinden itibaren ilgili akit tarafta tescil edilmiş gibi korunacağı, T.C. Anayasası'nın 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu, davalı şirketin işbu davanın konusunu oluşturan marka tescil başvurusunun da ülkemizde tescil edilmiş gibi korunmasının gerektiği, dolayısıyla TPMK da davalı şirket markasının tescilini sağlamasının yasal zorunluluk olduğu, bu nedenle YİDK kararının yerinde olduğu, ancak davalı markasının tescilinden sonra hükümsüzlüğü ile ilgili sürecin TPMK nezdinde tescili sağlanan milli markanın hükümsüzlüğü sürecinden usul ve esas bakımından bir farkı bulunmadığı, bu nedenle mülga 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25 inci sınıf mallar bakımından davacı markaları ile iltibas oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair istinaf başvurusunun reddine, davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/81151 sayılı markanın, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25 inci sınıf mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline ilişkin davanın ve fazlaya dair diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.02.2020 tarih, 2019/2678 E. ve 2020/1261 K. sayılı kararı ile davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş ancak başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9. sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28 inci sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25 inci sınıftaki malların aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sayılı bu mallar yönünden istemin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.07.2020 tarih, 2020/642 E. ve 2020/572 K. sayılı karar, Dairemizin 27.01.2022 tarih, 2020/7044 E. ve 2022/709 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak verilecek kararda temyiz edenin sıfatına göre taraflar yararına oluşan müktesep hakların gözetilmesi gereğine işaret edilerek gerekçe ve hüküm çelişkisi sebebi ile bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temyiz yoluna başvuranın sıfatına göre taraflar yararına oluşan usulü müktesep hakların da gözetilmesi suretiyle somut uyuşmazlıkta, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9 uncu sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28 inci sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25 inci sınıftaki mallar arasında, mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/81151 sayılı markanın, 9 uncu sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ve 28 inci sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile 24 ve 25 inci sınıfların tescil kapsamındaki tüm mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline ilişkin davanın ve fazlaya dair diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 02.05.2019 tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını kısmen yinelemiş, davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle, 26.04.2019 tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek aleylerine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden dolayı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; 22.04.2019 tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını yinelemiş ilaveten, müvekkiline ait 2011/81151 sayılı RODEO markası kapsamında yer alan 9 uncu ve 28 inci sınıf malların uyuşmazlık konusu olmadığını, davacının müvekkiline ait marka başvurusuna itirazı sonucu TPMK tarafından verilen kararın yalnız 24 üncü ve 25 inci sınıf mallara yönelik olduğunu, müvekkiline ait markanın 9 uncu ve 28 inci sınıflar için tescil işlemlerinin devamı yönünde verilen kararın işbu davanın açılmasından birkaç yıl önce kesinleştiğini, taraf markalarının 24 ve 25 inci sınıflar bakımından da benzer olmadığını, nitekim bu hususun Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/244 E. kayden görülmekte olan davada davacı tarafından da ifade edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü taleplerine ilişkidir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. 03.09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2678 E. 2020/1261 K.
Ortak:istinaf başvurusunun reddi · kâr dağıtımı · iltibas
İncelediğiniz kararda… mülga 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25 inci sınıf mallar bakımından davacı markaları ile «iltibas» oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair «istinaf başvurusunun reddine», davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket …
… rı ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25 inci sınıftaki malların aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüz …
Benzer bu kararda… u nedenle 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25. sınıf mallar bakımından davacı markaları ile «iltibas» oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm ve davalı şirket vekilinin sair «istinaf başvurusunun reddine», davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket …
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğuna karar verilmiştir Ancak, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9. sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28. sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25. sınıftaki mallarında aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüz …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7044 E. 2022/709 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… karşısında, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, gerekçe ile hüküm çelişkisi içermeyen, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, gerekçe ve hüküm fıkrası arasında ç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18729 E. 2015/4553 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «ıslahının» süresinde olmadığı, hükümsüzlüğü istenilen 2010/126729, 132492, 18169, 2005/20727 nolu marka tescilleri kapsamında gözlük ve gözlük kabı bulunmadığı, 2010/19578 nolu markanın ise 2011 yılında tescil edildiği ve yasanın aradığı 5 yıllık kullanmama süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kil markası yönünden ilgili sınıfta kullanmama nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu işbu marka yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/166 E. 2018/6829 K.
Ortak:kâr dağıtımı · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… rı ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25 inci sınıftaki malların aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı «dağıtım» veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüz …
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.07.2020 tarih, 2020/642 E. ve 2020/572 K. sayılı karar, Dairemizin 27.01.2022 tarih, 2020/7044 E. ve 2022/709 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak verilecek kararda temyiz edenin sıfatına göre taraflar yararına oluşan müktesep hakların gözetilmesi gereğine işaret edilerek gerekçe ve hüküm çelişkisi «sebebi» ile bozulmuştur.
Benzer bu kararda556 sayılı KHK 8/4' te belirtilen üç «sebebin» gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden, 35/05. sınıfta yer alan ''Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri'' bakımından, davanın kabulü, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… ınai ürünler için eksperlik hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri) hizmetlerinin benzer olduğunun kabulü bu mal ve hizmetlerin «dağıtım» kanallarının aynı olduğu, birbirlerini tamamlama ve biri yerine diğerinin ikame edilmesi olanağının bulunduğu yönlerinden inceleme yapılması gerekirken, davalının …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… unun “güneş gözlüğü” anlamına gelen “.../ ...” ibareleri üzerinde olduğu, her iki taraf markalarında yer alan ... ve ... sözcüklerindeki tek harf değişikliğinin ise «ayırt ediciliğe» bir katkısının olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında markaların benzer olduğu, davacının 2007/65142 sayılı ve 2010/64338 sayılı markaları açısından, …
… tleri, Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğe ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Yine davada davalının kötü niyetli olduğunun kabulüne rağmen, kötü niyetli yapılan tescillerde bütün mal ve hizmetler açısından değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6714 E. , 2023/6284 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ 27.05.2016
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TPMK Yeniden İnceleme Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz unsuru olan “RODEO” markasını uzun yıllardır nizasız ve fasılasız bir şekilde kullandığını ve 24 ve 25 inci sınıflarda tescilli “RODEO” esas unsurlu markalarının mevcut olduğunu, davalının WIPO (Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü) nezdinde "RODEO" ibareli uluslararası marka başvurusunda bulunduğunu, WIPO tarafından TPMK'ya bildirim yapılarak Resmi Marka Bülteninde yayınlandığını, bu ilana istinaden müvekkili tarafından “RODEO” ibareli markaları ile itiraz edildiğini, itiraz üzerine TPMK tarafından kısmi ret kararı verildiğini, bu karara başvurucu olan davalının itirazı üzerine 2016-M-1402 sayılı YİDK kararı ile Markalar Dairesince verilen red kararının kaldırıldığını, reddedilen mallar yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, bu duruma WIPO'ya süresinde bildirim yapmayan davalı Kurumun sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin “RODEO” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, bu nedenle YİDK kararının hukuka uygun olmadığını, davalının markasını tescil ettirmekte kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının tüm mallar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, Madrid Protokolü hükümleri çerçevesinde yapılan işlemin, maddi hatanın düzeltilmesine dair bir karar olduğunu, bu bakımdan kararın hukuka uygun olup iptalini gerektirir herhangi bir husus bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının yerinde olduğunu, Madrid Protokol’ü uyarınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, davacı markaları ile başvurunun benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince 17.10.2017 tarih, 2016/212 E. ve 2017/458 K. sayılı kararda, Madrid Protokolünün uygulanması açısından TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının Uluslararası Büro nezdinde yapılan bir işlemin tespiti niteliğinde olduğu, hükümsüzlük talebi açısından davalının 2011/81151 sayılı “RODEO” markası ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterilen 2003/7505 sayılı "RODEO” ve 99/014565 sayılı "RODEO Spor Giyim” markalarının mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 24 üncü ve 25 inci sınıflarda benzer olduğu, 9 uncu ve 28 inci sınıflar bakımından ise benzer olmadığı, davacının anılan markalarının aynı maddenin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğunun ve davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25 inci sınıflar yönünden kısmen iptaline, diğer davalının 2011/81151 sayılı markasının 24 ve 25 inci sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarih, 2018/1004 E. ve 2019/407 K. sayılı kararında, davalının "RODEO" ibareli marka tescil başvurusunun WIPO tarafından TPMK'ya bildirim tarihinden 25 ay sonra başvuru hakkında verilen kararın WIPO’ya bildirildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, Madrid Protokolü'nün 4/1-a maddesi uyarınca, süresi içinde Büro'ya ret bildiriminde bulunulmazsa milletlerarası tescile konu markanın tescil tarihinden itibaren ilgili akit tarafta tescil edilmiş gibi korunacağı, T.C. Anayasası'nın 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğu, davalı şirketin işbu davanın konusunu oluşturan marka tescil başvurusunun da ülkemizde tescil edilmiş gibi korunmasının gerektiği, dolayısıyla TPMK da davalı şirket markasının tescilini sağlamasının yasal zorunluluk olduğu, bu nedenle YİDK kararının yerinde olduğu, ancak davalı markasının tescilinden sonra hükümsüzlüğü ile ilgili sürecin TPMK nezdinde tescili sağlanan milli markanın hükümsüzlüğü sürecinden usul ve esas bakımından bir farkı bulunmadığı, bu nedenle mülga 556 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlük koşullarının incelenmesi gerektiği, davalı başvurusunun 24 ve 25 inci sınıf mallar bakımından davacı markaları ile iltibas oluşturacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair istinaf başvurusunun reddine, davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/81151 sayılı markanın, dava konusu tescilli marka kapsamında bulunan 24 ve 25 inci sınıf mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline ilişkin davanın ve fazlaya dair diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.02.2020 tarih, 2019/2678 E. ve 2020/1261 K. sayılı kararı ile davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş ancak başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9. sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28 inci sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25 inci sınıftaki malların aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri, birbirine alternatif mallar oldukları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olduları, hammadde-mamül ilişkisinin buluduğu, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olduklarından anılan mallar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sayılı bu mallar yönünden istemin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.07.2020 tarih, 2020/642 E. ve 2020/572 K. sayılı karar, Dairemizin 27.01.2022 tarih, 2020/7044 E. ve 2022/709 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak verilecek kararda temyiz edenin sıfatına göre taraflar yararına oluşan müktesep hakların gözetilmesi gereğine işaret edilerek gerekçe ve hüküm çelişkisi sebebi ile bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile temyiz yoluna başvuranın sıfatına göre taraflar yararına oluşan usulü müktesep hakların da gözetilmesi suretiyle somut uyuşmazlıkta, başvuru konusu markanın kapsamında yer alan 9 uncu sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ile 28 inci sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 25 inci sınıftaki mallar arasında, mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında benzerlik bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/81151 sayılı markanın, 9 uncu sınıftaki “gözlük kılıfı, güneş gözlükleri, kayak gözlüğü ve kayak kabı” ve 28 inci sınıftaki “jimnastik ve spor malzemeleri” malları ile 24 ve 25 inci sınıfların tescil kapsamındaki tüm mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-1402 sayılı kararının iptaline ilişkin davanın ve fazlaya dair diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
02. 05.2019 tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını kısmen yinelemiş, davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle, 26.04.2019 tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek aleylerine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden dolayı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle;
22. 04.2019 tarihli temyiz dilekçesindeki itirazlarını yinelemiş ilaveten, müvekkiline ait 2011/81151 sayılı RODEO markası kapsamında yer alan 9 uncu ve 28 inci sınıf malların uyuşmazlık konusu olmadığını, davacının müvekkiline ait marka başvurusuna itirazı sonucu TPMK tarafından verilen kararın yalnız 24 üncü ve 25 inci sınıf mallara yönelik olduğunu, müvekkiline ait markanın 9 uncu ve 28 inci sınıflar için tescil işlemlerinin devamı yönünde verilen kararın işbu davanın açılmasından birkaç yıl önce kesinleştiğini, taraf markalarının 24 ve 25 inci sınıflar bakımından da benzer olmadığını, nitekim bu hususun Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/244 E. kayden görülmekte olan davada davacı tarafından da ifade edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü taleplerine ilişkidir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3.
03. 09.2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/982035200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz