İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4107 E. 2020/1903 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 790↗ çek istirdadı↗ kötü niyetli iktisap↗ faktoring sözleşmesi↗ ciro silsilesi↗ faktoring↗ finansal kiralama↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ hırsızlık↗ mükerrerlik↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ temlik↗ istirdat↗ fatura↗ çek↗ kötüniyet↗ cy/cy kaydı↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş’nin (...) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke ciro yoluyla hamil olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince dava konusu çeklerin yetkili hamili ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri kötü niyetli iktisap etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki
davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, ciranta ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında ikrar ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin hırsızlık malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu çek nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davacının, davalı ... şirketinin dava konusu 0017873 numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Somut olayda, davalı ... şirketinin davaya konu çeki dava dışı Çimen Orman Ürünleri .... Ltd. Şti’den faktoring sözleşmesiyle temlik aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de
başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olayın ele alınması, bu doğrultuda, davalı ... şirketinin dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapılarak, faktöring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan mevzuat hükümlerine dayalı olarak hiçbir araştırma yapılmaksızın salt TTK’nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4611 E. 2020/3330 K.
Ortak:çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · faktoring sözleşmesi · faktoring · ciranta · mükerrerlik · kambiyo senedi · hamil · İstirdat
İncelediğiniz kararda… hkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş’nin (...) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke «ciro» yoluyla «hamil» olduğunu, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince dava konusu çeklerin «yetkili hamili» ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri «kötü niyetli iktisap» etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, «ciranta» ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında «ikrar» ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin «hırsızlık» malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu «çek» nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davacının, davalı ... şirketinin dava konusu 0017873 numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili …
Şti’den «faktoring sözleşmesiyle» «temlik» aldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaSomut olayda, «temlik» eden davalı «faktoring» şirketinin davaya konu iki adet çeki dava dışı ...isimli kişiden «faktoring sözleşmesiyle» temlik aldığı anlaşılmaktadır.
… mesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların «mükerrer» olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde «fatura» borçlusu ve «kambiyo senedi» veya diğer senedin «keşidecisine» de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi …
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olayın ele alınması, bu doğrultuda, «temlik» eden davalı «faktoring» şirketinin dava konusu çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, dava dışı ...’ın ve önceki «cirantaların» mali durumuna ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapılarak, temlik eden davalı faktori …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «istirdatı» talep edilen çeklerin davacının «hamili» bulunduğu çeklerin «rıza» dışı elden çıkmış olmasının çeklerin istirdatı için yeterli olmadığı, davacının TTK'nın 792. maddesi ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirke …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11167 E. 2018/3278 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · faktoring · yetkili hamil · mükerrerlik · kambiyo senedi · ciro · hamil
İncelediğiniz kararda… hkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş’nin (...) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke «ciro» yoluyla «hamil» olduğunu, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince dava konusu çeklerin «yetkili hamili» ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri «kötü niyetli iktisap» etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, «ciranta» ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında «ikrar» ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin «hırsızlık» malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu «çek» nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların «mükerrer» olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde «fatura» borçlusu ve «kambiyo senedi» veya diğer senedin «keşidecisine» de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi …
2-) Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davacının, davalı ... şirketinin dava konusu 0017873 numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... şirketinin dava konusu çeki «ciro» yolu ile devraldığı, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden bağımsız olması ve borçlunun temel ilişkiden doğan «def»'i ve savunmalarını senedi ciro yolu ile devralan «hamile» karşı ileri süremeyeceği, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması durumunun bu kuralın istisnası olduğunu, «faktoring» şirketlerinin «fatura» tevsiki ile birlikte çeki ciro yolu ile «temlik» alabilecekleri, faturadaki malların «teslim» edilip edilmediği, malların bedellerinin ödenip ödenmediği veya çekin «teminat» amaçlı verilmiş olup olmadığı gibi iddiaların faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, çekin çalıntı olduğuna ilişkin iddianın «kişisel def»'i oluşturduğu, çekte ciro imzasının sahte olmasının bir öneminin olmadığı, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün olmasının yeterli olduğu, davalı ... şirketinin çeki ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak eline bulundurduğunun anlaşılması halinde «yetkili hamil» sayılacağı, davalı tarafından, çekin çalıntı olduğu bilinip buna rağmen çekin devir alındığı ve dolayısıyla kötü niyetli olduğu hususlarının geçerli delillerle isp …
Dava, «çek istirdadına» ilişkin olup, mahkemece davalı ... şirketlerinin «fatura» tevsiki ile birlikte çeki «ciro» yolu ile «temlik» alabilecekleri, faturadaki malların «teslim» edilip edilmediği, malların bedellerinin ödenip ödenmediği veya çekin «teminat» amaçlı verilmiş olup olmadığı gibi iddiaların «faktoring» şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, davacı, davalının çeklerin çalıntı olduğunu bilerek devir aldığını ve «kötüniyetli» olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… esi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların «mükerrer» olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde «fatura» borçlusu ve «kambiyo senedi» veya diğer senedin «keşidecisine» de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişisel def'i · çekin istirdadı · eksik araştırma · sicilden terkin · eş rızası · def'i · terkin · teminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... şirketinin dava konusu çeki «ciro» yolu ile devraldığı, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden bağımsız olması ve borçlunun temel ilişkiden doğan «def»'i ve savunmalarını senedi ciro yolu ile devralan «hamile» karşı ileri süremeyeceği, hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması durumunun bu kuralın istisnası olduğunu, «faktoring» şirketlerinin «fatura» tevsiki ile birlikte çeki ciro yolu ile «temlik» alabilecekleri, faturadaki malların «teslim» edilip edilmediği, malların bedellerinin ödenip ödenmediği veya çekin «teminat» amaçlı verilmiş olup olmadığı gibi iddiaların faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, çekin çalıntı olduğuna ilişkin iddianın «kişisel def»'i oluşturduğu, çekte ciro imzasının sahte olmasının bir öneminin olmadığı, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün olmasının yeterli olduğu, davalı ... şirketinin çeki ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak eline bulundurduğunun anlaşılması halinde «yetkili hamil» sayılacağı, davalı tarafından, çekin çalıntı olduğu bilinip buna rağmen çekin devir alındığı ve dolayısıyla kötü niyetli olduğu hususlarının geçerli delillerle isp …
Şti.’nin «sicilden terkin» edildiğini ileri sürmüştür.
… larında araştırma yapıldıktan sonra davacının ileri sürdüğü iddialarda değerlendirilerek sonucunda davalı faktöring şirketinin çekleri iktisabında ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olup olmadığı, «çekin istirdadına» karar verilip verilmeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ve «eksik araştırma» inceleme doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, «çek istirdadına» ilişkin olup, mahkemece davalı ... şirketlerinin «fatura» tevsiki ile birlikte çeki «ciro» yolu ile «temlik» alabilecekleri, faturadaki malların «teslim» edilip edilmediği, malların bedellerinin ödenip ödenmediği veya çekin «teminat» amaçlı verilmiş olup olmadığı gibi iddiaların «faktoring» şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, davacı, davalının çeklerin çalıntı olduğunu bilerek devir aldığını ve «kötüniyetli» olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3616 E. 2018/5618 K.
Ortak:çek istirdadı · ciro silsilesi · faktoring · yetkili hamil · hırsızlık · mükerrerlik · kambiyo senedi · ciro · İstirdat
İncelediğiniz kararda… hkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş’nin (...) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke «ciro» yoluyla «hamil» olduğunu, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince dava konusu çeklerin «yetkili hamili» ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri «kötü niyetli iktisap» etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, «ciranta» ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında «ikrar» ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin «hırsızlık» malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu «çek» nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… mesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların «mükerrer» olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde «fatura» borçlusu ve «kambiyo senedi» veya diğer senedin «keşidecisine» de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi …
2-) Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davacının, davalı ... şirketinin dava konusu 0017873 numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili …
Benzer bu karardaDava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çekin davacının işyerinden çalınarak «sahte imza» ile davalıya «teslim» edildiği, «hırsızlık» olayının «mutlak defi» niteliğinde olduğu, «iyiniyetli» olsun olmasın herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan «imza incelemesinde» davacı adına atılan imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de 6102 sayılı ...’nın 790. maddesinde ‘Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» «beyaz ciro» olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı ./.. cirolardan anlaşıldığı takdirde «yetkili hamil» sayılır.
Bir beyaz ciroyu diğer bir «ciro» izlerse, bu «son» ciroyu imzalayan kişi çeki «beyaz ciro» ile iktisap etmiş sayılır. hükmü ile ...’nın 792. maddesindeki ‘ Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790’ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.’ hükmü gözetildiğinde mahkemenin «hırsızlık» olayının «mutlak defi» olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak defi · beyaz ciro · iyiniyetli hamil · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · eksik araştırma · sahte imza · imza incelemesi
Benzer bu karardaBir beyaz ciroyu diğer bir «ciro» izlerse, bu «son» ciroyu imzalayan kişi çeki «beyaz ciro» ile iktisap etmiş sayılır. hükmü ile ...’nın 792. maddesindeki ‘ Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790’ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.’ hükmü gözetildiğinde mahkemenin «hırsızlık» olayının «mutlak defi» olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesi doğru görülmemiştir.
Ticaret – ... arasındaki alış verişin «fatura» ile tevsik edildiğini, çekin üzerinde davacının imzasının olduğunu, faktöring mevzuatına uygun olarak çeki aldığını ve «iyiniyetli hamil» olduğunu savunduğuna göre yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri dikkate alınarak davalının dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapıldıktan sonra davacının ileri sürdüğü iddialarda değerlendirilerek sonucunda davalı faktöring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya «kötüniyetli» olup olmadığı, «çekin istirdadına» karar verilip verilmeyeceği bu mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ve «eksik araştırma» inceleme doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çekin davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, soruşturması devam eden «hırsızlık» dosyası da dikkate alındığında, çekin davacıya ait iş yerinden çalınarak «sahte imza» ile imzalanmak suretiyle davalıya «teslim» edildiği, hırsızlık olayının «mutlak defi» niteliğinde olduğu, iyi niyetli olsun olmasın herkese karşı ileri sürülebileceği, davalı tarafın iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü i …
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu çekin davacının işyerinden çalınarak «sahte imza» ile davalıya «teslim» edildiği, «hırsızlık» olayının «mutlak defi» niteliğinde olduğu, «iyiniyetli» olsun olmasın herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1654 E. 2023/1385 K.
Ortak:çek istirdadı · faktoring sözleşmesi · faktoring · ciranta · hırsızlık · hamil · istirdat · fatura
İncelediğiniz kararda… hkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş’nin (...) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke «ciro» yoluyla «hamil» olduğunu, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince dava konusu çeklerin «yetkili hamili» ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri «kötü niyetli iktisap» etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, «ciranta» ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında «ikrar» ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin «hırsızlık» malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu «çek» nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davacının, davalı ... şirketinin dava konusu 0017873 numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili …
Şti’den «faktoring sözleşmesiyle» «temlik» aldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/618 E. 2023/7232 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · faktoring sözleşmesi · ciro silsilesi · faktoring · yetkili hamil · ciranta · hırsızlık · ikrar · İstirdat
İncelediğiniz kararda… hkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş’nin (...) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke «ciro» yoluyla «hamil» olduğunu, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince dava konusu çeklerin «yetkili hamili» ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri «kötü niyetli iktisap» etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, «ciranta» ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında «ikrar» ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin «hırsızlık» malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu «çek» nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti’den «faktoring sözleşmesiyle» «temlik» aldığı anlaşılmaktadır.
2-) Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davacının, davalı ... şirketinin dava konusu 0017873 numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili …
Benzer bu kararda… hli ve 2017/887 E., 2018/399 K. sayılı kararıyla; davalı ...Ş.’nin (0017873) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş.’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke «ciro» yoluyla «hamil» olduğunu, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 790 uncu maddesi gereğince dava konusu çeklerin «yetkili hamili» ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri «kötü niyetli iktisap» etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, «ciranta» ... ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında «ikrar» ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin «hırsızlık» malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu «çek» nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «lehtardan» «ciro» yoluyla «temlik» almak suretiyle «yetkili hamili» olduğu 2 adet çekin iş yerinde gerçekleşen «hırsızlık» sonucunda çalındığını ve akabinde çeklerin davalıların eline geçtiğini, finans kuruluşu olan davalıların çekteki «ciro silsilesinde» kopukluk bulunup bulunmadığını araştırmadan çekleri devraldıklarını bu nedenle çekin yasal hamili olduklarından söz edilemeyeceğini ileri sürerek davaya konu çeklerin «istirdadına» karar verilmesini istemiştir.
Kereste firması tarafından cirolandığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından alının bilirkişi raporunda da açık şekilde ifade edildiği üzere «faktoring» şirketini istihbarat çalışmasını telefon ve e-posta üzerinden yaptığını ve asgari düzeyde bilgi sahibi olacak şekilde bilgi ve belge temin etmediği şeklinde görüş beyan edildiğini, faktoring firmasının «ciro silsilesindeki» tarafların yaptığı satışlara ilişkin faturaları celp ... bu faturaların doğruluğunu kontrol etmesi gerekirken sadece telefon görüşmeleri ve e-postalar üzerinden yüzeysel bir istihbarat çalışması yapması yönetmeliğe aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi bu aykırılığı basit bir «kusur» olarak gördüğünü ve «ağır kusur» olarak nitelemediğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından ceza yargılamasının «bekletici mesele» yapılmadığını, müvekkil tarafından çeklerin çalınması olayı karşısında ... ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde «şikayette» bulunulduğunu, savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde açılan kamu davasında sanık ... ...’un «hırsızlık» suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilini, dava dışı Gökova Grup firmasından alacaklı olup alacağı karşılığında davaya konu iki adet çeki aldığını ve daha sonra tahsil etmek üzere ... ciro olarak kasada tutmakta iken çekler çalındığını, davalılar, esasa ilişkin itirazlarını müvekkilin «çek» üzerinde hak sahibi olmadığına ve Gökova Grup ile müvekkil arasında ilişki bulunmayışına dayandırmakta ise de çeki ... dışı elde etmiş olan ... ...’... «teslim» alınırken «keşideci» ile bu şahsın arasındaki ilişkinin sorgulanmadığını, ticari bir ilişkiye dayandığı açık olan borç ilişkisinde, «üçüncü kişi» olarak ... şahsın bulunması, çekin ilgisiz bu üçüncü kişi tarafından ciro edilmesi banka tarafından sorgulanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:muavin defter · müşterek temsilci · ağır kusur · bekletici mesele · lehdar · lehtar · şikayet · eş rızası
Benzer bu karardaKereste firması tarafından cirolandığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından alının bilirkişi raporunda da açık şekilde ifade edildiği üzere «faktoring» şirketini istihbarat çalışmasını telefon ve e-posta üzerinden yaptığını ve asgari düzeyde bilgi sahibi olacak şekilde bilgi ve belge temin etmediği şeklinde görüş beyan edildiğini, faktoring firmasının «ciro silsilesindeki» tarafların yaptığı satışlara ilişkin faturaları celp ... bu faturaların doğruluğunu kontrol etmesi gerekirken sadece telefon görüşmeleri ve e-postalar üzerinden yüzeysel bir istihbarat çalışması yapması yönetmeliğe aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi bu aykırılığı basit bir «kusur» olarak gördüğünü ve «ağır kusur» olarak nitelemediğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından ceza yargılamasının «bekletici mesele» yapılmadığını, müvekkil tarafından çeklerin çalınması olayı karşısında ... ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde «şikayette» bulunulduğunu, savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde açılan kamu davasında sanık ... ...’un «hırsızlık» suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilini, dava dışı Gökova Grup firmasından alacaklı olup alacağı karşılığında davaya konu iki adet çeki aldığını ve daha sonra tahsil etmek üzere ... ciro olarak kasada tutmakta iken çekler çalındığını, davalılar, esasa ilişkin itirazlarını müvekkilin «çek» üzerinde hak sahibi olmadığına ve Gökova Grup ile müvekkil arasında ilişki bulunmayışına dayandırmakta ise de çeki ... dışı elde etmiş olan ... ...’... «teslim» alınırken «keşideci» ile bu şahsın arasındaki ilişkinin sorgulanmadığını, ticari bir ilişkiye dayandığı açık olan borç ilişkisinde, «üçüncü kişi» olarak ... şahsın bulunması, çekin ilgisiz bu üçüncü kişi tarafından ciro edilmesi banka tarafından sorgulanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti. ile müvekkil arasındaki «muavin defter» kayıtları sunulduğunu, Gökova Grup firması tarafından da kaşeli ve imzalı şekilde «teslim» edilen muavin defter kayıtları uyarınca dava konusu 2 adet çekin müvekkile teslim edildiği «ticari defterlerle» ... olduğunu, müvekkilin cirosu bulunmaksızın uhdesinden bilgisi ve «rızası» dışında alınan iki adet çekin öncelikli olarak ... ... tarafından cirolanmış daha sonra ise ...
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «lehtardan» «ciro» yoluyla «temlik» almak suretiyle «yetkili hamili» olduğu 2 adet çekin iş yerinde gerçekleşen «hırsızlık» sonucunda çalındığını ve akabinde çeklerin davalıların eline geçtiğini, finans kuruluşu olan davalıların çekteki «ciro silsilesinde» kopukluk bulunup bulunmadığını araştırmadan çekleri devraldıklarını bu nedenle çekin yasal hamili olduklarından söz edilemeyeceğini ileri sürerek davaya konu çeklerin «istirdadına» karar verilmesini istemiştir.
Faktoring A.Ş.'ye «temlik» edildiği, müşterinin faaliyet alanı kısmında alım-satım petrol ürünleri gaz alım-satım-4 tankerle faz taşımacılığı bilgilerinin bulunduğu, «müşteri temsilcisi» ZBF notu kısmında aynı müşterinin 18.09.2017 tarihli aynı tutarlı çekinin onaylandığı bilgisinin girildiği, operasyan not ve onayları kısmında, "işlem imzaları huzurda atıldı, işlem sırasında müşterinin «fatura» «defteri»/klasörü kontrol edildi" seçeneklerinin işaretli olduğu, "firma e-vergi iştigal ... görüldü" notlarının bulunduğundan bilirkişinin davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4107 E. , 2020/1903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/05/2018 tarih ve 2017/887 E- 2018/399 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2019 tarih ve 2018/2487 E- 2019/849 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin lehtardan ciro yoluyla temlik almak suretiyle yetkili hamili olduğu 2 adet çekin iş yerinde gerçekleşen hırsızlık sonucunda çalındığını ve akabinde çeklerin davalıların eline geçtiğini, finans kuruluşu olan davalıların çekteki ciro silsilesinde kopukluk bulunup bulunmadığını araştırmadan çekleri devraldıklarını bu nedenle çekin yasal hamili olduklarından söz edilemeyeceğini ileri sürerek, davaya konu çeklerin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin iyiniyetli ciro yoluyla hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş vekili, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş’nin (...) numaralı çeke ve diğer davalı Fibabank A.Ş’nin ise (0017874) numaralı dava konusu çeke ciro yoluyla hamil olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davalıların 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince dava konusu çeklerin yetkili hamili ve dolayısıyla hak sahibi oldukları, bu durumda, dava konusu çeklerin ellerinden rızaları dışında çıktığını iddia eden davacının, yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, yetkili hamil olan davalıların çekleri kötü niyetli iktisap etmiş olduğunu veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ne var ki
davacının dosyaya bu yönde herhangi bir delil sunamadığı, dava dışı, ciranta ...'un, çekleri aldığını savcılık anlatımında ikrar ettiği ve hakkında Ankara'da kamu davası açıldığı, anılan kişinin cirosundan sonra, üç adet ciro silsilesi bulunduğu, ancak davalıların çeklerin hırsızlık malı olduğunu bilerek iktisap ettiği veya hırsızlık malı olduğunu bilebilecek durumda olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalıların dava konusu çek nedeniyle hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, çek istirdadı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, davacının, davalı ... şirketinin dava konusu 0017873 numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veyahut çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan çek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Somut olayda, davalı ... şirketinin davaya konu çeki dava dışı Çimen Orman Ürünleri .... Ltd. Şti’den faktoring sözleşmesiyle temlik aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez.
Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de
başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olayın ele alınması, bu doğrultuda, davalı ... şirketinin dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapılarak, faktöring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan mevzuat hükümlerine dayalı olarak hiçbir araştırma yapılmaksızın salt TTK’nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596975200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz