İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3881 E. 2020/3481 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6183 sayılı kanun↗ kamu alacağı↗ limited şirket ortağı↗ rücu↗ ispat yükü↗ temlik↗ limited şirket↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; incelenen sicil kayıtlarına göre kamu alacağı borçlusu Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin halen faal olduğu ve öncelikle şirket öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerektiği, bu itibarla kamu alacağı borcunun limited şirketten tahsil imkanı bulunduğu halde şirket ortağı davalıdan bu bedelin tahsil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddi ile başlatılan icra takibinde alacaklı tarafın kötüniyeti kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının temlik edeni ile davalının ortağı ve müdürü oldukları davadışı limited şirkete ait kamu borcunu ödeyen temlik edenin, davalıya rücu amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davadışı limited şirketin ortağı ve müdürü olan ...'nun, şirketin vergi borçlarından ötürü ilgili vergi idaresi tarafından takibe maruz kalması sonucunda tahakkuk eden vergi borcunun tümünü ödediği ve ödediği meblağın yarısını işbu davaya konu icra takibi ile şirketin diğer müdürü ve ortağı davalıdan talep ettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Kamu idaresinin 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi çerçevesinde söz konusu alacağın kamu borçlusundan tahsil edilemeyeceğini değerlendirerek ...'na yönelmiş olduğu dosya kapsamı ile belirgindir. Bu durumda, davalı yanca, şirketin mal varlığı bulunduğu, kamu idaresine ödenen borcun öncelikle şirketten tahsil edilmesine yönelik savunmasının kanıtlanamaması halinde, davacının hissesine düşen miktardan fazla ödediği tutarın, teselsül hükümleri gereğince, davalıya hisse oranı dairesinde rücu edilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Mahkemece, ispat yükü dağılımına da ilişen bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4447 E. 2023/4342 K.
Ortak:kamu alacağı · limited şirket ortağı · rücu · ispat yükü · temlik · limited şirket · İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı, İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDava, davacının «temlik» edeni ile davalının ortağı ve müdürü oldukları davadışı «limited şirkete» ait kamu borcunu ödeyen temlik edenin, davalıya «rücu» amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Şti.'nin halen faal olduğu ve öncelikle şirket öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerektiği, bu itibarla «kamu alacağı» borcunun «limited şirketten» tahsil imkanı bulunduğu halde şirket ortağı davalıdan bu bedelin tahsil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddi ile başlatılan icra takibinde alacaklı tarafın «kötüniyeti» kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davadışı «limited şirketin ortağı» ve müdürü olan ...'nun, şirketin vergi borçlarından ötürü ilgili vergi idaresi tarafından takibe maruz kalması sonucunda tahakkuk eden vergi borcunun tümünü ödediği ve ödediği meblağın yarısını işbu davaya konu icra takibi ile şirketin diğer müdürü ve ortağı davalıdan talep ettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının «temlik» edeni ile davalının ortağı ve müdürü oldukları davadışı «limited şirkete» ait kamu borcunu ödeyen temlik edenin, davalıya «rücu» amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Şti.'nin ortakları ve müdürleri olduklarını, ...'nun yasa gereği sorumlu olması nedeniyle ortağı ve müdürü bulunduğu «limited şirketin» vergi borçlarını ödedikten sonra davalının payına düşen kısım yönünden kendisine «rücu» ettiğini ancak, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, aleyhine İstanbul 10.
Şti.'nin halen faal olduğu ve öncelikle şirket öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerektiği, bu itibarla «kamu alacağı» borcunun «limited şirketten» tahsil imkanı bulunduğu halde şirket ortağı davalıdan bu bedelin tahsil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddi ile başlatılan icra takibinde alacaklı tarafın «kötü niyeti» kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer takip · tahsilde tekerrür olmamak kaydı · takibin durdurulması · temlik sözleşmesi · tahsilde tekerrür olmaması · menfi tespit davası · tahsilde tekerrür · alacağın temliki
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aynı borca ilişkin birden çok İcra Dairesinde («tahsilde tekerrür olmamak kaydını» düşmeyerek) «mükerrer takip» başlatıldığını, dosya içerisinde çok defa bu hususa itiraz etmesine karşın sayın mahkeme tarafından itirazları dikkate alınmadığını, müvekkilinin kendisi aleyhine yapılan «icra takibine itiraz» ederek borcu bulunmadığına dair «menfi tespit davası» açtığını, Açılan İstanbul 1.
İcra Müdürlüğünün 2012/4587 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ederek «takibi durdurduğunu», ...'nun icra dosyasına konu «alacağını temlik sözleşmesi» ile müvekkiline devrettiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile davalının «icra inkar tazminatına» mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya «alacağını temlik» eden dava dışı ...'nun, davalı ile birlikte dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3314 E. 2023/2645 K.
Ortak:kamu alacağı · rücu · temlik · limited şirket
İncelediğiniz karardaDava, davacının «temlik» edeni ile davalının ortağı ve müdürü oldukları davadışı «limited şirkete» ait kamu borcunu ödeyen temlik edenin, davalıya «rücu» amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Şti.'nin halen faal olduğu ve öncelikle şirket öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerektiği, bu itibarla «kamu alacağı» borcunun «limited şirketten» tahsil imkanı bulunduğu halde şirket ortağı davalıdan bu bedelin tahsil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddi ile başlatılan icra takibinde alacaklı tarafın «kötüniyeti» kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; incelenen sicil kayıtlarına göre «kamu alacağı» borçlusu Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic.
Benzer bu karardaŞti.'nin ortağı ve yöneticisi oldukları, adı geçen «temlik» edenin şirketin vergi borçlarından dolayı ilgili vergi idaresince takibe maruz kalması nedeniyle tahakkuk eden vergi borcunun tümünü ödediği, söz konusu «kamu alacağı» kamu borçlusundan (dava dışı şirketten) tahsil edilemediğinden ilgili vergi idaresince...'ndan tahsil edildiği, davacı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'un 35 inci …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.05.2013 tarih, 2011/511 E. ve 2013/107 K. sayılı kararıyla dava dışı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği, böylece davalı yanca şirketin mal varlığı bulunduğu, kamu idaresine ödenen borcun öncelikle şirketten tahsil edilmesine yönelik savunmasına itibar edilmediği, «temlik» eden...'nun (ve dolayısıyla temlik alan davacının) hissesine düşen miktardan fazla ödediği tutarın teselsül hükümleri gereğince davalıya hissesi oranında «rücu» edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile «tahsilde tekerrür» oluşmamak kaydıyla 142.001,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirket» müdürünün şirketin kamu borcunu ödemiş olması nedeniyle yine ortak ve müdür olan davacıya «rücu» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:amme alacağı · tahsilde tekerrür · malvarlığına ilişkin dava · alacağın temliki · mükerrerlik · kesin süre · fesih · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece 06.11.2018 tarih, 2017/146 E. ve 2018/1118 K. sayılı kararı ile davacının delil olarak dayanmakla birlikte dava dışı şirketin «defterlerini» sunmadığı, «kesin süreye» rağmen yerlerini bildirmediği, öncelikle «kamu alacağının» asıl borçlu şirketten tahsil edilmesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasının gerektiği, bu sebeple şirket defterlerinin incelenmeden, şirket «malvarlığının» tespit edilmeden «amme alacağının» şirketten tahsil edilemeyeceği sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, şirketin «tasfiye» haline girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.05.2013 tarih, 2011/511 E. ve 2013/107 K. sayılı kararıyla dava dışı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği, böylece davalı yanca şirketin mal varlığı bulunduğu, kamu idaresine ödenen borcun öncelikle şirketten tahsil edilmesine yönelik savunmasına itibar edilmediği, «temlik» eden...'nun (ve dolayısıyla temlik alan davacının) hissesine düşen miktardan fazla ödediği tutarın teselsül hükümleri gereğince davalıya hissesi oranında «rücu» edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile «tahsilde tekerrür» oluşmamak kaydıyla 142.001,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 04.11.2020 tarih, 2019/1636 E. ve 2020/4738 K. sayılı kararı ile şirket «defterlerinin» incelenememiş olmasının tek başına mahkemenin ulaştığı sonuca götürmeyeceği, aynı taraflar arasında görülen bir başka dava hakkında Dairemizin 2018/3881 E. ve 2020/3481 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere şirketin bir kısım vergi borçlarından ötürü «temlik» eden ortağın takibe maruz kaldığı, kamu idaresinin «amme alacağını» 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 35 inci maddesi çerçevesinde kamu borçlusu şirketten tahsil edemeyeceğini değerle …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 06.12.2021 tarih, 2021/113 E. ve 2021/856 K. sayılı kararı ile davacıya «alacağını temlik» eden dava dışı...'nun, davalı ile birlikte dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14495 E. 2017/134 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihya · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, Vergi Dairesince dava dışı şirkete tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların şirketin sicilden terkininden sonra davacılar tarafından ödendiği, ödemeleri yapan davacıların davadışı muhasebeciden talepte bulunabilecekleri, bu halde şirketin ihyasında davacıların «hukuki yararlarının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacılardan başka ortağı bulunmayan davadışı şirketin 6102 sayılı TTK 547. maddesi gereğince «ihyası» istemine ilişkindir.
Vergi ve cezalar davacılar tarafından ödenmiş olmakla birlikte doğan zarar, «ihyası» talep edilen şirketin zararıdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14569 E. 2011/8577 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaDava, davacının «temlik» edeni ile davalının ortağı ve müdürü oldukları davadışı «limited şirkete» ait kamu borcunu ödeyen temlik edenin, davalıya «rücu» amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece Tekel İdaresi tarafından davalıların 1999 yılı ürün bedelinden davadışı kooperatif lehine yapılan kesinti nedeniyle «temlik» işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiş ise de, mahkemece yazılan yazıya Tekel İdaresince ver …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3881 E. , 2020/3481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 17.05.2018 tarih ve 2015/572-2018/501 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile alacağını müvekkiline temlik eden dava dışı ...'nun yine dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları ve müdürleri olduklarını, ...'nun yasa gereği sorumlu olması nedeniyle ortağı ve müdürü bulunduğu limited şirketin vergi borçlarını ödedikten sonra davalının payına düşen kısım yönünden kendisine rücu ettiğini ancak, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, aleyhine İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2012/4587 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, ...'nun icra dosyasına konu alacağını temlik sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; incelenen sicil kayıtlarına göre kamu alacağı borçlusu Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin halen faal olduğu ve öncelikle şirket öz kaynaklarından bu borcun karşılanması gerektiği, bu itibarla kamu alacağı borcunun limited şirketten tahsil imkanı bulunduğu halde şirket ortağı davalıdan bu bedelin tahsil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddi ile başlatılan icra takibinde alacaklı tarafın kötüniyeti kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının temlik edeni ile davalının ortağı ve müdürü oldukları davadışı limited şirkete ait kamu borcunu ödeyen temlik edenin, davalıya rücu amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davadışı limited şirketin ortağı ve müdürü olan ...'nun, şirketin vergi borçlarından ötürü ilgili vergi idaresi tarafından takibe maruz kalması sonucunda tahakkuk eden vergi borcunun tümünü ödediği ve ödediği meblağın yarısını işbu davaya konu icra takibi ile şirketin diğer müdürü ve ortağı davalıdan talep ettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Kamu idaresinin 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi çerçevesinde söz konusu alacağın kamu borçlusundan tahsil edilemeyeceğini değerlendirerek ...'na yönelmiş olduğu dosya kapsamı ile belirgindir. Bu durumda, davalı yanca, şirketin mal varlığı bulunduğu, kamu idaresine ödenen borcun öncelikle şirketten tahsil edilmesine yönelik savunmasının kanıtlanamaması halinde, davacının hissesine düşen miktardan fazla ödediği tutarın, teselsül hükümleri gereğince, davalıya hisse oranı dairesinde rücu edilmesinde hukuka aykırılık yoktur. Mahkemece, ispat yükü dağılımına da ilişen bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596390600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz