Haksız rekabet tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2872 E. 2020/818 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ karine↗ denetime elverişlilik↗ olumsuz oy↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya arasında alınan bilirkişi raporuna göre; davalının asgari fiyat tarifesinin altında indirim yaparak, camlara afiş yapıştırarak diğer meslektaşlarını olumsuz yönde etkilediği, yaklaşık % 60'lar düzeyinde indirim yaparak hizmet verdiği ve yöredeki ortalama fiyatların altında iş yaptığı, davalının hizmet verdiği yöredeki ortalama fiyatın 10,00 TL olduğu, ancak davalının 3,00 veya 4,00 TL'ye hizmet verdiği, bu suretle de aynı bölgede faaliyet gösteren kuaförlerin ve davacının belirlediği fiyat tarifesinin altında bir fiyat tarifesi ile hizmet verdiği, haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "... Mahallesi, ... Caddesi, No:... Battalgazi/MALATYA" adresinde yer alan ve "Atak Erkek Kuaförü" unvanı ile işlettiği iş yerindeki dava konusu fiilinin, 6102 sayılı TTK'nın 56/1-a maddesi uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitiyle men’ine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrasında dosyaya arasında alınan bilirkişi raporu nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 55/6 maddesi uyarınca seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmanın, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamanın ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmanın haksız rekabetin bir türü olduğu kabul edilmekle aynı maddede, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığının karine olarak kabul edileceği, ancak davalının, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde anılan fiyatın değerlendirmeye esas alınacağı belirtilmiştir.
Dairemizce kaleme alınan bozma ilamında; davalının davacı tarafça belirlenen tarifenin altında iş yapmasının, hizmet verdiği yöredeki ortalama maliyetin altında olup olmadığı ve buna bağlı olarak da haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunda değerlendirme yapılıp gerektiğinde sektör bilirkişisinden rapor alınarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda anılan mevzuat hükümleri dikkate alınarak, bozma ilamında belirtilen hususlarda alanında uzman bir bilirkişiden somut verilere dayalı ve denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı ve mevzuat hükümleri dikkate alınmaksızın düzenlenen yüzeysel bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7703 E. 2018/1505 K.
Ortak:karine · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… n altında satışa sunmanın, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamanın ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmanın «haksız rekabetin» bir türü olduğu kabul edilmekle aynı maddede, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığının «karine» olarak kabul edileceği, ancak davalının, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde anılan fiyatın değerlendirmeye esas alınacağı belirtilmiştir.
… lamaya ve dosya arasında alınan bilirkişi raporuna göre; davalının asgari fiyat tarifesinin altında indirim yaparak, camlara afiş yapıştırarak diğer meslektaşlarını «olumsuz» yönde etkilediği, yaklaşık % 60'lar düzeyinde indirim yaparak hizmet verdiği ve yöredeki ortalama fiyatların altında iş yaptığı, davalının hizmet verdiği yöredeki ortalama fiyatın 10,00 TL olduğu, ancak davalının 3,00 veya 4,00 TL'ye hizmet verdiği, bu suretle de aynı bölgede faaliyet gösteren kuaförlerin ve davacının belirlediği fiyat tarifesinin altında bir fiyat tarifesi ile hizmet verdiği, «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "...
Battalgazi/MALATYA" adresinde yer alan ve "Atak Erkek Kuaförü" unvanı ile işlettiği iş yerindeki dava konusu fiilinin, 6102 sayılı TTK'nın 56/1-a maddesi uyarınca «haksız rekabet» niteliğinde olduğunun tespitiyle men’ine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ş fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması halinde yanıltmanın varlığı «karine» olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur." hükmünü haizdir. -/- Anılan madde metnine göre «haksız rekabetin» oluşması için; seçilmiş ürünlerin, malların ve faaliyetlerin tedarik fiyatının altında satışa sunulması, bu şekilde satışa sunumun birden çok kez tekrarı, bu şekil …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ....tarafından belirlenen fiyat tarifesinden de anlaşılacağı üzere ..... ilinde üretilen 250 gram ekmeğin fiyatının 85 kuruş olduğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre ekmeğin maliyetinin 77,50 kuruş bulunduğu, davalının ekmekte kampanya yaparak promosyon uyguladığı, bunun bir satış yöntemi olup «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · tacir
Benzer bu karardaGerçek tedarik fiyatının satıma konu değerden daha düşük olduğunu «ispat yükü» davalı tarafa aittir.
Kanun koyucu söz konusu düzenlemeyle, bir «tacirin», sırf daha fazla müşteri çekebilmek amacıyla kendisinin müşterilere daha ucuza satış yaptığına inandırmak için, göstermelik bazı ürünlerde tedarik fiyatının altında satış yapmak ve reklamlarında da buna vurgu yapmak suretiyle, kendisinin yeteneği konusunda müşterileri yanıltarak rakiplerinin önüne geçmeye çalışmasını dürüstlüğe aykırı ve «haksız rekabetçi» bir davranış olarak nitelendirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7391 E. 2022/8559 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı
Benzer bu karardaDava konusu araç minibüs niteliği ile trafikte kayıtlı olup aracın ticari amaçla alındığının sabit bulunmasına göre, kullanılamadığı süre, yöresel adetler ,yöredeki aracın makul kazanç miktarı belirlenerek, kâr «kaybına» hükmedilmesi, kâr kaybının bu şekilde tespit edilememesi durumunda TBK 50 maddesi hükmü gereğince kâr kaybına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14765 E. 2012/5113 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · riziko · sigorta poliçesi · dava sebebi · hasar · avans faizi · ibraz · teminat
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, davaya konu olan «hasar» ve hasarın «sebebi» olan «rizikonun» «sigorta teminatı» altında olup olmadığının tespiti amacıyla dosya içinde mevcut Cam Kırılmasına Karşı Sigorta Genel Şartları kapsamında değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken değinilen gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ... arasında cam kırılması «sigorta poliçesi» düzenlendiğini, sigorta konusu otel camlarında meydana gelen kırılma nedeniyle davalı şirkete yaptıkları başvurunun, «rizikonun» «teminat» altında olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu camların kırılma «sebebinin» depremden kaynaklandığının davalı tarafça kanıtlanamadığı, ayrıca davalı tarafça ödeme yapılmama sebebi olarak bu hususun da gösterilmediği, bu nedenle davalı şirketin oluşan hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.134,49 TL’nın 18.03.2008, 77.588,51 TL’nın ise 02.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporunda, davaya konu «rizikonun» oluşma nedeninin otelin bulunduğu bölgede meydana gelen depremler olduğuna ilişkin olarak görüş bildirilmiş, bu amaçla, «ibraz» olunan bilirkişi raporuna yöredeki depremlerle ilgili ayrıntılı dokümanlar eklenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2872 E. , 2020/818 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/04/2019 tarih ve 2019/11-2019/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının bağlı bulunduğu meslek odasının belirlediği asgari ücret tarifesi altında iş yapmak ve bu düşük ücretleri açıkça görülecek şekilde sergilemek suretiyle haksız rekabette bulunduğunu, bu hususta ihtarname gönderildiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile men’ini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil; ödeme zorluğu çeken müşterilere kolaylık sağladığını, kimseyle rekabet etmediğini, mesleği ile ilgili rayiç ücretlere ve tarifelere bağlı kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya arasında alınan bilirkişi raporuna göre; davalının asgari fiyat tarifesinin altında indirim yaparak, camlara afiş yapıştırarak diğer meslektaşlarını olumsuz yönde etkilediği, yaklaşık % 60'lar düzeyinde indirim yaparak hizmet verdiği ve yöredeki ortalama fiyatların altında iş yaptığı, davalının hizmet verdiği yöredeki ortalama fiyatın 10,00 TL olduğu, ancak davalının 3,00 veya 4,00 TL'ye hizmet verdiği, bu suretle de aynı bölgede faaliyet gösteren kuaförlerin ve davacının belirlediği fiyat tarifesinin altında bir fiyat tarifesi ile hizmet verdiği, haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "... Mahallesi, ...
Caddesi, No:... Battalgazi/MALATYA" adresinde yer alan ve "Atak Erkek Kuaförü" unvanı ile işlettiği iş yerindeki dava konusu fiilinin, 6102 sayılı TTK'nın 56/1-a maddesi uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitiyle men’ine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrasında dosyaya arasında alınan bilirkişi raporu nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 55/6 maddesi uyarınca seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmanın, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamanın ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmanın haksız rekabetin bir türü olduğu kabul edilmekle aynı maddede, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığının karine olarak kabul edileceği, ancak davalının, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde anılan fiyatın değerlendirmeye esas alınacağı belirtilmiştir.
Dairemizce kaleme alınan bozma ilamında; davalının davacı tarafça belirlenen tarifenin altında iş yapmasının, hizmet verdiği yöredeki ortalama maliyetin altında olup olmadığı ve buna bağlı olarak da haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususunda değerlendirme yapılıp gerektiğinde sektör bilirkişisinden rapor alınarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda anılan mevzuat hükümleri dikkate alınarak, bozma ilamında belirtilen hususlarda alanında uzman bir bilirkişiden somut verilere dayalı ve denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı ve mevzuat hükümleri dikkate alınmaksızın düzenlenen yüzeysel bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596148300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz