Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/303 E. 2020/3015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tazminatı↗ gayri nakdi kredi↗ mahsup↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava konusu çekleri teslim aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa 10. maddesinden alan çek tazminatı yönünden zamanaşımı süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen gayri nakdi kredi sözleşmesinin atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125. md.'deki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan 21.000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız mahsup uygulama tarihi 24/07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 21.000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.000,00 TL’nin 24/07/2011 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14372 E. 2018/5240 K.
Ortak:çek tazminatı · gayri nakdi kredi · mahsup · kredi sözleşmesi · çek · avans faizi · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa 10. maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125. md.'deki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan 21.000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi 24/07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 21.000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.000,00 TL’nin 24/07/2011 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf v …
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa ....maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125.md.deki ... yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan ....000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi .../07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar ....000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ....000,00 TL alacağının .../07/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikt …
Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile «muhatap banka» arasında yapılmış dönülemeyecek bir «kredi sözleşmesi» olduğu açıklanmıştır.
Bankaların verilmiş olan «çek» yaprakları sebebiyle .... kişilere karşı olan ödeme yükümlülüğü zikredilen yasa hükümlerinden kaynaklanmakta olup, 5941 sayılı Çek Kanunu geçici 1. maddesinin .... fıkrasıyla, bankaların müşterilerine verdikleri eski çek «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı ve aynı yasanın geçici .... maddesinin .... fıkrasıyla ise ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamillik · muhatap banka · çek hamili · bloke · garantörlük · hamil · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaVerilmiş olan eski «çek» «defterleri» sebebiyle «çek hamillerine» karşı sorumlu olunan ödeme yükümlüğünün 30.06.2018 tarihine kadar devam edecek olması ve zikredilen sorumluluğu «garanti» altına almak için çek hesabı sahibinin bankada bulunan mevduatının banka lehine rehinli olduğunun kabulünün zorunlu olması nedeniyle davalı bankanın davacıya ait hesapta bulunan paraya «bloke» koymasında hukuka aykırı bir durum olduğundan söz edilemeyeceğinden davacının, dava tarihi itibariyle, hesabında blokeli olarak bulunan paranın iadesini istemekte …
3167 sayılı ‘’Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunun ‘’ .... ve 5941 sayılı Çek Kanunun .... maddesine uyarınca , «muhatap banka» süresinde «ibraz» edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde yasal sorumluluk miktarı kadar ödeme yapmakla yükümlüdür.
Somut olayda dava konusu çeklerin davacıya verildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankaların, vermiş oldukları eski «çek» «defterleri» nedeniyle «yetkili hamillere» karşı hangi süreyle sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile «muhatap banka» arasında yapılmış dönülemeyecek bir «kredi sözleşmesi» olduğu açıklanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13013 E. 2010/8454 K.
Ortak:çek tazminatı · gayri nakdi kredi · kredi sözleşmesi · çek · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa 10. maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125. md.'deki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan 21.000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi 24/07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 21.000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.000,00 TL’nin 24/07/2011 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf v …
Benzer bu karardaMahkemenin kabulünün aksine TTK’nun 726.maddesinde yazılı olan 6 aylık «zamanaşımı» süresi, «çek hamilinin» «keşideci» ve «cirantalara» yapacağı takiplerde çek vasfının korunduğu süre olmakla birlikte, dayanağını 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden zamanaşımının banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeniyle BK’nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu da gözetildiğinde,çek hamilinin muhatap bankaya karşı açacağ …
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre davacının takibinin çekten kaynaklandığı ve burada «genel zamanaşımı» sürelerinin değil (6) aylık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, «çek» yaprağının çek vasfını yitirdiği anda bundan doğan alacağın da çekin özündeki alacak gibi «son» bulacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca süresinde muhatap bankaya «ibraz» edilip karşılıksız çıkan 67 «çek» yaprağından ötürü muhatap bankanın «yetkili hamile» karşı ibraz tarihi itibarıyla 410,00 TL ile sorumlu olduğu iddiasına dayalı toplam 27.470,00 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · genel zamanaşımı · yetkili hamil · ciranta · hamil · keşideci · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemenin kabulünün aksine TTK’nun 726.maddesinde yazılı olan 6 aylık «zamanaşımı» süresi, «çek hamilinin» «keşideci» ve «cirantalara» yapacağı takiplerde çek vasfının korunduğu süre olmakla birlikte, dayanağını 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden zamanaşımının banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeniyle BK’nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu da gözetildiğinde,çek hamilinin muhatap bankaya karşı açacağ …
Dava, 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca süresinde muhatap bankaya «ibraz» edilip karşılıksız çıkan 67 «çek» yaprağından ötürü muhatap bankanın «yetkili hamile» karşı ibraz tarihi itibarıyla 410,00 TL ile sorumlu olduğu iddiasına dayalı toplam 27.470,00 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre davacının takibinin çekten kaynaklandığı ve burada «genel zamanaşımı» sürelerinin değil (6) aylık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, «çek» yaprağının çek vasfını yitirdiği anda bundan doğan alacağın da çekin özündeki alacak gibi «son» bulacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/303 E. , 2020/3015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17/03/2016 gün ve 2014/242 - 2016/219 sayılı kararı bozan Daire'nin 12/09/2018 gün ve 2016/14372 - 2018/5240 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin tasfiye sürecinde olduğunu, tasfiye süreci devam ederken davalı banka nezdinde davacıya ait hesapta bulunan paraya bloke konulmuş olduğunu öğrendiklerini, yaptıkları araştırma neticesinde hesabın 1994-1996 ve 1998 tarihli çek hesaplarına ait olduğunu ve davalı banka tarafından ibraz edilmediği iddia edilen çek yapraklarının teminatı olarak paraya bloke konulduğunu tespit ettiklerini ancak davacının o tarihlerde bankaya ibraz etmediği herhangi bir çek yaprağının bulunmadığını, 48 adet çekin karşılığı olarak toplam 29.520,00 TL’nin haksız bir şekilde banka nezdinde tutulmasının şirketin hak kaybına ve davalı yanın haksız yere zenginleşmesine sebep olduğunu ileri sürerek 29.520,00 TL’nin ilk bloke edildikleri tarihten itibaren yıllara göre en yüksek reeskont faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava konusu çekleri teslim aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa 10. maddesinden alan çek tazminatı yönünden zamanaşımı süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen gayri nakdi kredi sözleşmesinin atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125. md.'deki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan 21.000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız mahsup uygulama tarihi 24/07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 21.000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.000,00 TL’nin 24/07/2011 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587629700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz