Çek tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13013 E. 2010/8454 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tazminatı↗ gayri nakdi kredi↗ çek hamili↗ genel zamanaşımı↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ hamil↗ keşideci↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre davacının takibinin çekten kaynaklandığı ve burada genel zamanaşımı sürelerinin değil (6) aylık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, çek yaprağının çek vasfını yitirdiği anda bundan doğan alacağın da çekin özündeki alacak gibi son bulacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca süresinde muhatap bankaya ibraz edilip karşılıksız çıkan 67 çek yaprağından ötürü muhatap bankanın yetkili hamile karşı ibraz tarihi itibarıyla 410,00 TL ile sorumlu olduğu iddiasına dayalı toplam 27.470,00 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine TTK’nun 726.maddesinde yazılı olan 6 aylık zamanaşımı süresi, çek hamilinin keşideci ve cirantalara yapacağı takiplerde çek vasfının korunduğu süre olmakla birlikte, dayanağını 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesinden alan çek tazminatı yönünden zamanaşımının banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen gayri nakdi kredi sözleşmesinin atipik bir sözleşme olması nedeniyle BK’nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu da gözetildiğinde,çek hamilinin muhatap bankaya karşı açacağı tazminat davasının da bu hususta ayrı özel bir düzenleme olmaması karşısında 3167 sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca genel hükümlere tabi olup aynı zamanaşımı süresine tabi olacağının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/303 E. 2020/3015 K.
Ortak:çek tazminatı · gayri nakdi kredi · kredi sözleşmesi · çek · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemenin kabulünün aksine TTK’nun 726.maddesinde yazılı olan 6 aylık «zamanaşımı» süresi, «çek hamilinin» «keşideci» ve «cirantalara» yapacağı takiplerde çek vasfının korunduğu süre olmakla birlikte, dayanağını 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden zamanaşımının banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeniyle BK’nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu da gözetildiğinde,çek hamilinin muhatap bankaya karşı açacağ …
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre davacının takibinin çekten kaynaklandığı ve burada «genel zamanaşımı» sürelerinin değil (6) aylık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, «çek» yaprağının çek vasfını yitirdiği anda bundan doğan alacağın da çekin özündeki alacak gibi «son» bulacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca süresinde muhatap bankaya «ibraz» edilip karşılıksız çıkan 67 «çek» yaprağından ötürü muhatap bankanın «yetkili hamile» karşı ibraz tarihi itibarıyla 410,00 TL ile sorumlu olduğu iddiasına dayalı toplam 27.470,00 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa 10. maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125. md.'deki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan 21.000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi 24/07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 21.000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.000,00 TL’nin 24/07/2011 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup · avans faizi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa 10. maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125. md.'deki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan 21.000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi 24/07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 21.000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 21.000,00 TL’nin 24/07/2011 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13013 E. , 2010/8454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.07.2008 tarih ve 2007/742-2008/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı yapılan tebligata rağmen duruşaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete mal bedeli karşılığı verilen davalı bankanın Şirinyer Şubesi’ndeki hesaplardan keşide edilen 67 adet çekin bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığını, bankanın her çek yaprağından sorumlu olduğu miktarın bankaca banka sorumluluk tutarının yasal zamanaşımı süresinde istenmemiş olduğundan bahisle ödenmediğini, 3167 Sayılı Yasa’nın 10. maddesi ve TTK’nun 726. maddesi birlikte değerlendirildiğinde yasa koyucunun çeklerde (6) aylık zamanaşımı süresini hamilin ciranta ve çek borçlularına müracaatı ile çek borçlularının birbirlerine müracaat hakları yönünden koyduğunu, bankanın çek borçlusu yada ciranta olmadığından altı aylık zamanaşımı süresine tabi bulunmadığını, yine 3167 Sayılı Yasa’nın 10.
maddesinde muhatap bankanın çek yaprağı için sorumlu olduğu miktarın çek keşidecisi ile banka arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklandığının açıkça ifade edildiğini, çeklerin zamanaşımı nedeniyle çek vasıflarını da yitirmiş olmadıklarını, bankanın 10 yıllık zamanaşımı süresince sorumlu olduğunu ileri sürerek hamili bulundukları 67 adet çekle ilgili 27.470,00 YTL alacaklı olduklarının tespiti ile reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nun 726/1. maddesi hükmü gereğince çek hamilinin çekten dolayı borçlu bulunan kişilere karşı haiz bulunduğu müracaat haklarının çekin ibrazı için gerekli olan müddetin bitiminden itibaren (6)ay geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, yasada
bahsedilen müracaat hakları içerisinde karşılıksız çek yaprağından dolayı bankaların ödemekle sorumlu bulunduğu parayı talep etme hakların da dahil olduğunu, takip konusu çeklerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre davacının takibinin çekten kaynaklandığı ve burada genel zamanaşımı sürelerinin değil (6) aylık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, çek yaprağının çek vasfını yitirdiği anda bundan doğan alacağın da çekin özündeki alacak gibi son bulacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesi uyarınca süresinde muhatap bankaya ibraz edilip karşılıksız çıkan 67 çek yaprağından ötürü muhatap bankanın yetkili hamile karşı ibraz tarihi itibarıyla 410,00 TL ile sorumlu olduğu iddiasına dayalı toplam 27.470,00 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine TTK’nun 726.maddesinde yazılı olan 6 aylık zamanaşımı süresi, çek hamilinin keşideci ve cirantalara yapacağı takiplerde çek vasfının korunduğu süre olmakla birlikte, dayanağını 3167 sayılı Yasa’nın 10.maddesinden alan çek tazminatı yönünden zamanaşımının banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen gayri nakdi kredi sözleşmesinin atipik bir sözleşme olması nedeniyle BK’nun 125.maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu da gözetildiğinde,çek hamilinin muhatap bankaya karşı açacağı tazminat davasının da bu hususta ayrı özel bir düzenleme olmaması karşısında 3167 sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca genel hükümlere tabi olup aynı zamanaşımı süresine tabi olacağının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026996300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz