Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3178 E. 2020/3373 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul nisabı↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ butlan↗ esas sözleşme↗ yokluk↗ olağanüstü genel kurul↗ ibra↗ satım sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, %64 pay sahibinin hazır bulunduğu 26/05/2013 tarihinde yapılan genel kurulda “genel kurulunun tüm paydaşların hazır bulunması ile icra edilmesi ve kararların oybirliği ile alınmasına” ilişkin ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan uyuşmazlık konusu genel kurulda nisabın olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararların da yok hükmünde olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 10/07/2015 tarihinde yapılan 2013 ve 2014 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin ilan edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren geçersiz olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı yokluk ya da butlan istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6. maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli nisabın bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin ibraya ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle yoklukla malul olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 7 no'lu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, 9 no'lu gündemi ile alınan kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da butlana tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan “Hisse Alım - Satım Sözleşmesi” ve “İşbirliği Çerçeve Anlaşması” başlıklı sözleşmeler ile davacı tarafın onayı alınmaksızın belirli konularda karar alınamayacağı ve 3 kişilik yönetim kurulunda davacının bir temsilcisinin olacağı hususlarının kararlaştırıldığı, gündemin 9. maddesi ile alınan genel kurul kararının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı nitelikte olduğu gerekçesi ile anılan maddenin iptaline karar verilmiştir. Ancak TTK’nın 478. madde hükmüne göre ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek payda imtiyaz hakkı tanınabilir. Taraflar arasındaki sözleşme ile davacı paylarına tanınan imtiyazlar, anılan madde hükmünde belirtilen şekillerde gerçekleştirilmediğinden geçerli değildir. Bu durumda, davacının toplantıya katılması halinde dahi, mevcut pay durumu dikkate alındığında, alınan kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı nazara alınarak bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4835 E. 2020/2737 K.
Ortak:yoklukla malul karar · karar nisabı · butlan · esas sözleşme · yokluk · ibra · uyuşmazlık konusu · geçersizlik
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan «yönetim kurulu» üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin «ilan» edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren «geçersiz» olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı «yokluk» ya da «butlan» istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6. maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli «nisabın» bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin «ibraya» ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle «yoklukla malul» olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekç …
… ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan «uyuşmazlık konusu» «genel kurulda nisabın» olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararlar …
2- Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da «butlana» tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamasının davacıya ancak «iptal davası» açma hakkı vereceği, tek başına bu aykırılığın genel kurul toplantısının iptali sonucunu da doğurmayacağı, dolayısıyla; çağrıdaki usulsüzlüğün bir «butlan» «sebebi» olmadığı, TTK'nın 620. maddesi gereğince; «limited şirketlerde» kanun veya «esas sözleşmede» aksi öngörülmediği takdirde seçim kararları «dahil», tüm genel kurul kararlarını toplantıda «temsil» edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı, kanunda «toplantı nisabı» düzenlenmediği, dolayısıyla bir alt sınır olmaksızın genel kurulda kaç pay temsil edilirse edilsin genel kurulun karar alma yeteneğine sahip olduğu, dava konusu 28.12.2016 tarihli genel kurul toplantısından itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 17.10.2018 tarihinde davanın açıldığı, toplantıya şirketin 500 «payının» % 50’sinin katıldığı ve kararların ise oy birliği ile alındığı, somut olayda; davacının dava konusu toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar yeter sayılarını etkilemediği gibi başkaca bir nedene dayalı olarak ileri sürülen «yokluk» ve «geçersiz» iddiası da bulunmayıp, davacının davaya konu genel kurulda alınan kararlara karşı ancak iptal davası açma hakkı olduğu ve iptal davasının 3 aylık hak düşürücü süre …
… klı olarak talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince de bu yöne ilişkin değelendirme ile yukarıda yazılı şekilde karar verildiği ancak genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olup olmadığına dair re’«sen araştırma» yapılmadığı, toplantının 5 nolu gündem maddesinin şirket müdürünün «ibra» oylamasına ilişkin olduğu, «şirket müdürü» olan ortağın kendi oyu hesaplamaya katılmadığında ibra kararının alınmasına toplantıya katılanların salt çoğunluğunun oluşmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğu, sair kararlarda ise bir «butlan» ya da yokluk «sebebinin» bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul …
2014 yılı ve 2015 yılı için ayrı ayrı oylama yapıldı ve «şirket müdürü» ayrı ayrı her yıl için «ibra» edildi'' şeklinde alınan «genel kurul kararının butlanla» malül olduğunun tespitine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen araştırma · oydan yoksunluk · genel kurul kararının butlanı · toplantı ve karar nisabı · nisap · şirket müdürü · iptal davası · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, çağrının usulüne uygun olarak yapılmamasının davacıya ancak «iptal davası» açma hakkı vereceği, tek başına bu aykırılığın genel kurul toplantısının iptali sonucunu da doğurmayacağı, dolayısıyla; çağrıdaki usulsüzlüğün bir «butlan» «sebebi» olmadığı, TTK'nın 620. maddesi gereğince; «limited şirketlerde» kanun veya «esas sözleşmede» aksi öngörülmediği takdirde seçim kararları «dahil», tüm genel kurul kararlarını toplantıda «temsil» edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı, kanunda «toplantı nisabı» düzenlenmediği, dolayısıyla bir alt sınır olmaksızın genel kurulda kaç pay temsil edilirse edilsin genel kurulun karar alma yeteneğine sahip olduğu, dava konusu 28.12.2016 tarihli genel kurul toplantısından itibaren 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 17.10.2018 tarihinde davanın açıldığı, toplantıya şirketin 500 «payının» % 50’sinin katıldığı ve kararların ise oy birliği ile alındığı, somut olayda; davacının dava konusu toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar yeter sayılarını etkilemediği gibi başkaca bir nedene dayalı olarak ileri sürülen «yokluk» ve «geçersiz» iddiası da bulunmayıp, davacının davaya konu genel kurulda alınan kararlara karşı ancak iptal davası açma hakkı olduğu ve iptal davasının 3 aylık hak düşürücü süre …
… klı olarak talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince de bu yöne ilişkin değelendirme ile yukarıda yazılı şekilde karar verildiği ancak genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olup olmadığına dair re’«sen araştırma» yapılmadığı, toplantının 5 nolu gündem maddesinin şirket müdürünün «ibra» oylamasına ilişkin olduğu, «şirket müdürü» olan ortağın kendi oyu hesaplamaya katılmadığında ibra kararının alınmasına toplantıya katılanların salt çoğunluğunun oluşmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğu, sair kararlarda ise bir «butlan» ya da yokluk «sebebinin» bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul …
2014 yılı ve 2015 yılı için ayrı ayrı oylama yapıldı ve «şirket müdürü» ayrı ayrı her yıl için «ibra» edildi'' şeklinde alınan «genel kurul kararının butlanla» malül olduğunun tespitine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirket» «genel kurul kararlarının butlan» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2829 E. 2017/1932 K.
Ortak:yoklukla malul karar · karar nisabı · yokluk
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan «yönetim kurulu» üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin «ilan» edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren «geçersiz» olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı «yokluk» ya da «butlan» istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6. maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli «nisabın» bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin «ibraya» ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle «yoklukla malul» olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekç …
… ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan «uyuşmazlık konusu» «genel kurulda nisabın» olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararlar …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında dava konusu «ortaklar kurulu» toplantısı yönünden «toplantı nisabı» bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde dava konusu kararlar yönünden karar nisabının da bulunup bulunmadığının değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında dava konusu «ortaklar kurulu» toplantısı yönünden «toplantı nisabı» bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde dava konusu kararlar yönünden karar nisabının da bulunup bulunmadığının değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11946 E. 2014/18708 K.
Ortak:yoklukla malul karar · karar nisabı · butlan · yokluk · temsil
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan «yönetim kurulu» üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin «ilan» edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren «geçersiz» olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı «yokluk» ya da «butlan» istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6. maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli «nisabın» bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin «ibraya» ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle «yoklukla malul» olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekç …
… ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan «uyuşmazlık konusu» «genel kurulda nisabın» olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararlar …
2- Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da «butlana» tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul «toplantısında nisabının» yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın «yokluk» ve «mutlak butlan» ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK.
Dava, 31.11.2011 tarihli «limited şirket» genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 31.11.2011 tarihli genel kurul toplantısının çağrı yapılmadan müvekkilinin katılımı olmaksızın yapıldığını ileri sürerek, genel kurul kararının «yoklukla malul» olduğunu ileri sürmüş olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · toplantı ve karar nisabı · pay sahipliği · hakkın kötüye kullanılması · hak düşürücü süre · limited şirket · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul «toplantısında nisabının» yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın «yokluk» ve «mutlak butlan» ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK.
2. maddesindeki «hakkın kötüye kullanılması» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 31.11.2011 tarihli «limited şirket» genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Ancak davaya konu genel kurul toplantısı, toplantı yapıldığı tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 370.maddesine göre çağrısız yapılmış olup, TTK.nun 370. maddesindeki düzenlemeye göre bütün «pay sahipleri» veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3178 E. , 2020/3373 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03/11/2017 tarih ve 2015/536 E- 2017/544 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne - kısmen reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/02/2019 tarih ve 2018/538 E- 2019/207 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, usulünce çağrı yapmadan 10.07.2015 tarihinde davalı şirketin 2013 ve 2014 olağan genel kurulunun yapıldığını, kararların genel kurulunun usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanması nedeniyle geçersiz olduğunu, ayrıca şirket ana sözleşmesine göre kararların oybirliği ile alınması gerektiğini, bu nedenle kararların bu ana sözleşme hükmüne de aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararlarının yokluğunun ya da butlan olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alınan kararların şirket ana sözleşmesine, yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, davacı şirketin genel kurul toplantısına iradi olarak icap etmediğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, %64 pay sahibinin hazır bulunduğu 26/05/2013 tarihinde yapılan genel kurulda “genel kurulunun tüm paydaşların hazır bulunması ile icra edilmesi ve kararların oybirliği ile alınmasına” ilişkin ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan uyuşmazlık konusu genel kurulda nisabın olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararların da yok hükmünde olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 10/07/2015 tarihinde yapılan 2013 ve 2014 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin ilan edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren geçersiz olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı yokluk ya da butlan istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6.
maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli nisabın bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin ibraya ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle yoklukla malul olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 7 no'lu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, 9 no'lu gündemi ile alınan kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da butlana tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan “Hisse Alım - Satım Sözleşmesi” ve “İşbirliği Çerçeve Anlaşması” başlıklı sözleşmeler ile davacı tarafın onayı alınmaksızın belirli konularda karar alınamayacağı ve 3 kişilik yönetim kurulunda davacının bir temsilcisinin olacağı hususlarının kararlaştırıldığı, gündemin 9. maddesi ile alınan genel kurul kararının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı nitelikte olduğu gerekçesi ile anılan maddenin iptaline karar verilmiştir. Ancak TTK’nın 478. madde hükmüne göre ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek payda imtiyaz hakkı tanınabilir.
Taraflar arasındaki sözleşme ile davacı paylarına tanınan imtiyazlar, anılan madde hükmünde belirtilen şekillerde gerçekleştirilmediğinden geçerli değildir. Bu durumda, davacının toplantıya katılması halinde dahi, mevcut pay durumu dikkate alındığında, alınan kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı nazara alınarak bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587623900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz