6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3178 E. 2020/3373 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul nisabı yoklukla malul karar karar nisabı butlan esas sözleşme yokluk olağanüstü genel kurul ibra satım sözleşmesi uyuşmazlık konusu geçersizlik yönetim kurulu kararı ilan temsil

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 355 · TTK — TTK 478

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince, %64 pay sahibinin hazır bulunduğu 26/05/2013 tarihinde yapılan genel kurulda “genel kurulunun tüm paydaşların hazır bulunması ile icra edilmesi ve kararların oybirliği ile alınmasına” ilişkin ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan uyuşmazlık konusu genel kurulda nisabın olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararların da yok hükmünde olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 10/07/2015 tarihinde yapılan 2013 ve 2014 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin ilan edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren geçersiz olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı yokluk ya da butlan istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6. maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli nisabın bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin ibraya ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle yoklukla malul olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 7 no'lu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, 9 no'lu gündemi ile alınan kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da butlana tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan “Hisse Alım - Satım Sözleşmesi” ve “İşbirliği Çerçeve Anlaşması” başlıklı sözleşmeler ile davacı tarafın onayı alınmaksızın belirli konularda karar alınamayacağı ve 3 kişilik yönetim kurulunda davacının bir temsilcisinin olacağı hususlarının kararlaştırıldığı, gündemin 9. maddesi ile alınan genel kurul kararının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı nitelikte olduğu gerekçesi ile anılan maddenin iptaline karar verilmiştir. Ancak TTK’nın 478. madde hükmüne göre ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek payda imtiyaz hakkı tanınabilir. Taraflar arasındaki sözleşme ile davacı paylarına tanınan imtiyazlar, anılan madde hükmünde belirtilen şekillerde gerçekleştirilmediğinden geçerli değildir. Bu durumda, davacının toplantıya katılması halinde dahi, mevcut pay durumu dikkate alındığında, alınan kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı nazara alınarak bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Re'sen araştırma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4835 E. 2020/2737 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2829 E. 2017/1932 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11946 E. 2014/18708 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/3178 E.  ,  2020/3373 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03/11/2017 tarih ve 2015/536 E- 2017/544 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne - kısmen reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/02/2019 tarih ve 2018/538 E- 2019/207 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, usulünce çağrı yapmadan 10.07.2015 tarihinde davalı şirketin 2013 ve 2014 olağan genel kurulunun yapıldığını, kararların genel kurulunun usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanması nedeniyle geçersiz olduğunu, ayrıca şirket ana sözleşmesine göre kararların oybirliği ile alınması gerektiğini, bu nedenle kararların bu ana sözleşme hükmüne de aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararlarının yokluğunun ya da butlan olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, alınan kararların şirket ana sözleşmesine, yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, davacı şirketin genel kurul toplantısına iradi olarak icap etmediğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, %64 pay sahibinin hazır bulunduğu 26/05/2013 tarihinde yapılan genel kurulda “genel kurulunun tüm paydaşların hazır bulunması ile icra edilmesi ve kararların oybirliği ile alınmasına” ilişkin ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığını, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan uyuşmazlık konusu genel kurulda nisabın olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 26/03/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve... tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararların da yok hükmünde olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 10/07/2015 tarihinde yapılan 2013 ve 2014 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin 25/06/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile seçildiği, 23/07/2015 tarihinde gündemin ilan edildiği, 2016 yılında açılan dava ile çağrıyı yapan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin maddenin iptal edildiği, ancak çağrı tarihinde henüz iptal kararı verilmediğinden ve iptal edilen karar baştan itibaren geçersiz olmadığından yetkili kişilerce çağrının yapıldığının kabulü gerektiği, bu duruma dayalı yokluk ya da butlan istemin yerinde olmadığı, genel kurulda alınan kararlardan ilk beşinin alınmasında davacının toplantıya katılması halinde dahi kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı, bu nedenle bu kararların iptal edilemeyeceği, 6.

maddenin bilançoların onaylanmasına ilişkin olduğu bu maddenin oylamasında oydan yokluğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı bu kararlar yeterli nisapla alındığından iptal de edilemeyeceği, 8. maddede de yeterli nisabın bulunduğu, ana sözleşmeye ya da kanuna aykırı bir durumun olmadığı ve iptal edilemeyeceği, ancak 7. maddenin ibraya ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyelerinin oyları hariç tutulduğunda nisabın oluşmadığı, bu nedenle yoklukla malul olduğu, 9 no'lu kararının taraflar arasında akdedilen Hisse Alım - Satım Sözleşmesi ile İşbirliği Çerçeve Anlaşmasına aykırı olduğu, iptal şartının oluştuğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 7 no'lu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, 9 no'lu gündemi ile alınan kararının iptaline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da butlana tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan “Hisse Alım - Satım Sözleşmesi” ve “İşbirliği Çerçeve Anlaşması” başlıklı sözleşmeler ile davacı tarafın onayı alınmaksızın belirli konularda karar alınamayacağı ve 3 kişilik yönetim kurulunda davacının bir temsilcisinin olacağı hususlarının kararlaştırıldığı, gündemin 9. maddesi ile alınan genel kurul kararının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı nitelikte olduğu gerekçesi ile anılan maddenin iptaline karar verilmiştir. Ancak TTK’nın 478. madde hükmüne göre ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek payda imtiyaz hakkı tanınabilir.

Taraflar arasındaki sözleşme ile davacı paylarına tanınan imtiyazlar, anılan madde hükmünde belirtilen şekillerde gerçekleştirilmediğinden geçerli değildir. Bu durumda, davacının toplantıya katılması halinde dahi, mevcut pay durumu dikkate alındığında, alınan kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağı nazara alınarak bu madde yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587623900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.