Genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11946 E. 2014/18708 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrısız genel kurul↗ mutlak butlan↗ toplantı ve karar nisabı↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ butlan↗ yokluk↗ pay sahipliği↗ hakkın kötüye kullanılması↗ hak düşürücü süre↗ limited şirket↗ terkin↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul toplantısında nisabının yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın yokluk ve mutlak butlan ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK. 2. maddesindeki hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 31.11.2011 tarihli limited şirket genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu 31.11.2011 tarihli genel kurul toplantısının çağrı yapılmadan müvekkilinin katılımı olmaksızın yapıldığını ileri sürerek, genel kurul kararının yoklukla malul olduğunu ileri sürmüş olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davaya konu genel kurul toplantısı, toplantı yapıldığı tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 370.maddesine göre çağrısız yapılmış olup, TTK.nun 370. maddesindeki düzenlemeye göre bütün pay sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir. Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir. Tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı terk ederse, yada katılıp toplantı şekline itiraz ederse, bir genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup olmaması da durumu değiştirmez (Prof.Dr.Erdoğan Moroğlu, TTK'ya göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, Ankara, 1993 Bası, s.76). O halde TTK.nın 370. maddesinde öngörülen iki şart gerçekleşmeden yapılan genel kurul hukuken yoktur ve alınan karar da yoklukla maluldür.
Bu durumda, somut olayda, davacı toplantıya katılmadığına ve yasada öngörülen çağrı usulüne ilişkin bir işlem de yapılmadığına göre, TTK’nın 370.maddesindeki koşullar gerçekleşmemiş olmakla söz konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malül olduğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12744 E. 2011/6060 K.
Ortak:yokluk · pay sahipliği · hak düşürücü süre · terkin · temsil · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul «toplantısında nisabının» yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın «yokluk» ve «mutlak butlan» ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK.
Ancak davaya konu genel kurul toplantısı, toplantı yapıldığı tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 370.maddesine göre çağrısız yapılmış olup, TTK.nun 370. maddesindeki düzenlemeye göre bütün «pay sahipleri» veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir.
Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün «pay sahipleri» veya «temsilcilerinin» hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir.
Benzer bu karardaBu düzenlemeye göre, şayet bütün «pay sahipleri» veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir.
Diğer bir anlatımla, anılan Yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün «pay sahipleri» veya «temsilcilerinin» hazır bu-lunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline İtiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir.
Tek bir payın sahibi veya «temsilcisi» hazır bulunmaz veya toplantıyı «terk» ederse ya da katılıp toplantı şekline itiraz ederse, bir genel kuruldan bahsedilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nama yazılı pay · toplantı tutanağı · olağanüstü genel kurul · hamil · anonim şirket · taahhütname · ilan · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBunlar, toplantıya davetin TTK'nın 37. maddesinde anılan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde «ilan» edilmesi, ayrıca bütün «nama yazılı pay sahipleri» ve varsa şirkete önceden «hamile» yazılı pay senetlerini «ibraz» ederek ikametgahlarını bildiren diğer ortaklara, «taahhütlü» mektupla bildirme koşullarıdır.
1- Dava, davalı «anonim şirketin» 26.08.2005 ve 16.12.2005 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantılarında alınan kararların iptali istemine İlişkindir.
Gerçekten de, iptali istenen her iki genel kurul «toplantı tutanağında» da toplantının TTK'nın 370. maddesine göre çağrısız yapıldığı yazılı olup, dosya içinde mevcut grafoloji uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda topiantı tutanağında davacı Nihal adına atılı imzanın bu kişiye ait olmadığı tespit edilmiş olup, davacı Ahmet adına atılı imzanın da ceza dosyasında alınan biiirkişi raporunda bu kişiye ait olmadığı belirlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafın iddiaları üzerinde durularak, iptali istenen genel kurul «toplantı tutanaklarının» gerçeğe aykırı olarak tutulup tutulmadığı, buna göre TTK'nın 370. maddesinde öngörülen her iki şartın da yerine getirilip getirilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/463 E. 2018/5685 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · yoklukla malul karar · karar nisabı · yokluk · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul «toplantısında nisabının» yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın «yokluk» ve «mutlak butlan» ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK.
Dava, 31.11.2011 tarihli «limited şirket» genel kurul toplantısının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 31.11.2011 tarihli genel kurul toplantısının çağrı yapılmadan müvekkilinin katılımı olmaksızın yapıldığını ileri sürerek, genel kurul kararının «yoklukla malul» olduğunu ileri sürmüş olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «genel kurula çağrı» işlemlerinin usule uygun yapılmamış olmasının genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olduğu sonucunu doğurmayacağı, usulsüz çağrı ve bu çağrıya muhatap olan ortakların «iptal davası» açma «yetkisinin» bulunduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için bu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun da ispatının gerektiği, tek başına toplantıya çağrıdaki usulsüzlüğün iptal nedeni olmadığı, davacının toplantıya katılmamasının toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, başkaca yoklukla sakatlık iddiasının bulunmadığı, davacı tarafça başkaca iptal nedeninin iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine …
Dava, davalı şirketin «olağanüstü genel kurul» toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Böyle müdür olmayan kişilerle yapılan çağrı ve bu çağrı üzerine toplanan genel kurulda alınan kararlarda «yoklukla» malüldur. (Moroğlu ..., Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü - 2017 baskısı sayfa 86 vd.) Tüm bu hususlar göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · genel kurulu toplantıya çağırma · objektif iyiniyet · iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «genel kurula çağrı» işlemlerinin usule uygun yapılmamış olmasının genel kurulda alınan kararların «yoklukla malul» olduğu sonucunu doğurmayacağı, usulsüz çağrı ve bu çağrıya muhatap olan ortakların «iptal davası» açma «yetkisinin» bulunduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için bu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun da ispatının gerektiği, tek başına toplantıya çağrıdaki usulsüzlüğün iptal nedeni olmadığı, davacının toplantıya katılmamasının toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, başkaca yoklukla sakatlık iddiasının bulunmadığı, davacı tarafça başkaca iptal nedeninin iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine …
Limited şirketlerde «olağanüstü genel kurulun» toplantıya çağrılması 6102 sayılı ...'nın 617. maddesinde düzenlenmiş olup anılan düzenlemeye göre “Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır.” Dava dosyasının incelenmesinde «genel kurula çağrı» yapan ... ve ... isimli kişilerin, 6102 sayılı ...'nın 617. maddesinde belirtilen kişilerden olmadığından bu kişilerin «genel kurulu toplantıya çağırma» yetkisi yoktur.
Dava, davalı şirketin «olağanüstü genel kurul» toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11946 E. , 2014/18708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ YALVAÇ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 06/03/2014
NUMARASI 2012/464-2014/133
Taraflar arasında görülen davada Yalvaç Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2014 tarih ve 2012/464-2014/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kardeşinin ve babasının ortak olduğu davalı şirketin müdürü olduğu dönemde herhangi bir çağrı yapılmadan 2/3 pay sahibi olan babasının ve kardeşinin gündem belirlemeden ve adına herhangi bir toplantı günü tebligatı yapılmadan genel kurul toplantısı düzenlediklerini, söz konusu genel kurul kararı ile müdürlük yetkilerinin kaldırıldığını, bu hali ile genel kurul toplantısının usulüne uygun gerçekleşt,irilmediğini, söz konusu kurulun almış olduğu kararın kanun karşısında yok hükmünde olduğunu, bunun kabul edilmemesi halinde dahi batıl olduğu ileri sürerek, 31/11/2011 tarihli genel kurulda alınan kararın hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul toplantısında nisabının yeterli olduğu, ancak TTK'da belirtilen çağrı ve tebliğ usullerinin tamamının uygulanmadığı, buna rağmen söz konusu kararın yokluk ve mutlak butlan ile batıl olmadığı, ancak iptal edilebilir olduğu, davacının toplantıya çağrılmamasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, iptal davasının 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının genel kurul kararının ilanından uzun bir süre sonra kararın iptali için başvurmasının MK.
2. maddesindeki hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 31.11.2011 tarihli limited şirket genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu 31.11.2011 tarihli genel kurul toplantısının çağrı yapılmadan müvekkilinin katılımı olmaksızın yapıldığını ileri sürerek, genel kurul kararının yoklukla malul olduğunu ileri sürmüş olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davaya konu genel kurul toplantısı, toplantı yapıldığı tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 370.maddesine göre çağrısız yapılmış olup, TTK.nun 370. maddesindeki düzenlemeye göre bütün pay sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde genel kurul toplantılarına dair olan diğer hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrı hakkındaki merasime riayet etmeksizin de genel kurul olarak toplanabilir. Diğer bir anlatımla, anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu çağrısız bir genel kurulun var sayılmasını, bütün pay sahipleri veya temsilcilerinin hazır bulunmaları ve pay sahiplerinin bu toplantı şekline itiraz etmemiş bulunmaları şartlarının gerçekleşmesi durumunda kabul etmektedir.
Tek bir payın sahibi veya temsilcisi bulunmaz veya toplantıyı terk ederse, yada katılıp toplantı şekline itiraz ederse, bir genel kurulun gidişini etkileyebilecek durumda olup olmaması da durumu değiştirmez (Prof.Dr.Erdoğan Moroğlu, TTK'ya göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, Ankara, 1993 Bası, s.76). O halde TTK.nın 370. maddesinde öngörülen iki şart gerçekleşmeden yapılan genel kurul hukuken yoktur ve alınan karar da yoklukla maluldür.
Bu durumda, somut olayda, davacı toplantıya katılmadığına ve yasada öngörülen çağrı usulüne ilişkin bir işlem de yapılmadığına göre, TTK’nın 370.maddesindeki koşullar gerçekleşmemiş olmakla söz konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malül olduğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101980400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz