Inançlı işlem
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4054 E. 2020/2194 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ organik bağ↗ güven kurumu↗ alacak davası↗ istirdat↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının sorumluluğunun uyuşmazlığa uygulanması gereken eski BK’nın 41-55 ve eski TTK’nın 336 maddesinden kaynaklandığı, davacının zararının parasını Off-Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından dolayı zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacının Yurtbanka yatırdığı mevduatın Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının güven kurumu olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile off-shore arasında organik bir bağ olduğu, Yurtbank yönetiminin Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği, davacı ... tarafından 14.12.1999 tarihinde 3.350,00 TL’sinin (devir öncesi-eski) Yurtbank A.Ş İzmir Şubesi aracılığı ile Yurt Security Off-Shore yatırıldığı, Yurtbank'ın Oyakbank'a, Oyakbank'ın Ingbank'a devredildiği, davacının davalı bankaya yatırdığı mevduatın geri ödenmemesi sonucu hukuka aykırı fiili gerçekleştirilen davalı yüzünden zarara uğradığı, bu nedenle yatırılan mevduatın faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği, davalı bankanın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.350,00 TL’nin 14.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 17.07.2019 tarihli ek kararla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, off-shore hesabına yatırılan mevduatın istirdatı istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile 3.350,00 TL'nın tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilinin temyiz isteminin, asıl kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle ek kararla reddine karar verilmiş ise de; HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup bu miktar, asıl karar tarihi olan 21.03.2019 itibariyle 3.200,00 TL'dir. Bu durumda mahkemece verilen asıl kararın, yukarıda anılan yasal düzenlemeler kapsamında, miktar itibariyle temyizi kabil bir karar olduğu anlaşılmakla davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının reddine dair verilen 17.07.2019 tarihli ek karar usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-) Asıl karara yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12068 E. 2014/297 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… n 336 maddesinden kaynaklandığı, davacının zararının parasını Off-Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasından dolayı zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacının Yurtbanka yatırdığı mevduatın Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının «güven kurumu» olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile off-shore arasında organik bir bağ olduğu, Yurtbank yön …
Benzer bu karardaKararı, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · 3095 sayılı kanun · ihbar olunan · hisse devir sözleşmesi · ihbar · avans faizi
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Security Off-Shore Ltd. hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.804,21 TL'ye 10/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalı ...den alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15648 E. 2012/1151 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine dair verilen karar, davacı vekili ile davalı Yurtbank A.Ş. (Oyakbank) vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. HD 2010/14958/2011/2847
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14958 E. 2011/2847 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2988 E. 2017/1530 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fon bankası · olumsuz oy · asıl alacak · vekalet ücreti · avans faizi · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lduğu, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı gerekçesiyle 18.500,00 TL «asıl alacak» bakımından 13.12.1999 tarihinden itibaren, 23.500,00 TL asıl alacak bakımından 03.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa 2/2 uyarınca değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
A.Ş'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda «fon bankası» iken ...ye devredilen ...
3- Davacı ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde davalı olarak ...'ye de «husumet» yöneltildiği, buna rağmen mahkemenin gerekçeli kararında ...'nin sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi mümeyyiz davalı hakkında olumlu yada «olumsuz» bir hüküm kurulmamış olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4054 E. , 2020/2194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
3. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/03/2019-17/07/2019 tarih ve 2018/636-2019/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Yurtbank A.Ş. İzmir Şubesi'ne 3.350,00 TL mevduatını 14.12.1999 tarihinde vadeli olarak yatırdığını, müvekkilinin mevduatının davalı bankanın kasıtlı yönlendirmesi sonucu dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı kurulan paravan banka hesabına aktarıldığını, daha sonra davalı banka yönetiminin TMSF'ye devredildiğini, bankanın Oyakbank'a satıldığını, Oyakbank’ın ise Ing Bank'a satıldığını, off shore mevduatların sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile parasının geri ödenmediğini, davalının anılan bedelden sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, 3.350,00 TL’nin 14.12.1999 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak müvekkili bankanın Yurt Security Off Shore Ltd. nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisi bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil OYAK vekili; sorumluluğun TMSF’ye ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davacının kendi iradesiyle dava konusu hesabı açtığını, sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davacının yanıltılmadığını, off shore hesabı için bankanın garantisinin bulunmadığını, faiz talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının sorumluluğunun uyuşmazlığa uygulanması gereken eski BK’nın 41-55 ve eski TTK’nın 336 maddesinden kaynaklandığı, davacının zararının parasını Off-Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından dolayı zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacının Yurtbanka yatırdığı mevduatın Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının güven kurumu olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile off-shore arasında organik bir bağ olduğu, Yurtbank yönetiminin Yurt Bank Security Off-Shore Ltd.
adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği, davacı ... tarafından 14.12.1999 tarihinde 3.350,00 TL’sinin (devir öncesi-eski) Yurtbank A.Ş İzmir Şubesi aracılığı ile Yurt Security Off-Shore yatırıldığı, Yurtbank'ın Oyakbank'a, Oyakbank'ın Ingbank'a devredildiği, davacının davalı bankaya yatırdığı mevduatın geri ödenmemesi sonucu hukuka aykırı fiili gerçekleştirilen davalı yüzünden zarara uğradığı, bu nedenle yatırılan mevduatın faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği, davalı bankanın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.350,00 TL’nin 14.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 17.07.2019 tarihli ek kararla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, off-shore hesabına yatırılan mevduatın istirdatı istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulü ile 3.350,00 TL'nın tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilinin temyiz isteminin, asıl kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle ek kararla reddine karar verilmiş ise de; HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup bu miktar, asıl karar tarihi olan 21.03.2019 itibariyle 3.200,00 TL'dir. Bu durumda mahkemece verilen asıl kararın, yukarıda anılan yasal düzenlemeler kapsamında, miktar itibariyle temyizi kabil bir karar olduğu anlaşılmakla davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının reddine dair verilen 17.07.2019 tarihli ek karar usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-) Asıl karara yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587546700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz