Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4133 E. 2020/2257 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ taleple bağlılık↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ müktesep hak↗ taşıyıcı↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalının haklı bir sebeple açıklayamadığı bir şekilde gönderilen pasaportu gönderilene teslim etmediği, bunun sonucunda davacının tatile gidemediği, olayda davalının kusurlu olduğu, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran sebebin bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne 5.429,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, manevi tazminat talebinin kabulü ile 3.000 TL'nin ise davacının tatile gitmeyi planladığı haksız fiil tarihi olan 21.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadaki gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulü ile kabul edilen maddi tazminat miktarına dava tarihinden, manevi tazminat miktarına ise 21.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde tazminat taleplerinin avans faiziyle tahsilini talep etmekle yetinmiş, ancak faiz başlangıç tarihi olarak bir istemde bulunmamıştır. Şu halde, talep edilen tazminata işletilecek faizin başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekeceğinden mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerine neden farklı tarihlerden başlayan faize hükmedildiğine dahi değinilmeksizin, kabul edilen manevi tazminat miktarına 6100 sayılı HMK'nın taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine aykırı olarak 21.08.2012 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece 21.09.2016 tarihinde verilen kararda kabul edilen manevi tazminat miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedilmesine rağmen, anılan kararı davacı taraf temyiz etmemiş ve böylece davalı taraf lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Mahkemece, davalı taraf lehine oluşan usuli müktesep hakka dahi riayet etmeksizin karar verilmiş olması da doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmişse de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki haliyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/351 E. 2018/5904 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · maddi tazminat · yasal faiz · dava sebebi · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalının haklı bir sebeple açıklayamadığı bir şekilde gönderilen pasaportu gönderilene «teslim» etmediği, bunun sonucunda davacının tatile gidemediği, olayda davalının kusurlu olduğu, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtaran «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» taleplerinin kısmen kabulüne 5.429,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, manevi tazminat talebinin kabulü ile 3.000 TL'nin ise davacının tatile gitmeyi planladığı «haksız fiil» tarihi olan 21.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
2- Dava, taşımadaki gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulü ile kabul edilen «maddi tazminat» miktarına dava tarihinden, manevi tazminat miktarına ise 21.08.2012 tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, mahkemece 21.09.2016 tarihinde verilen kararda kabul edilen manevi tazminat miktarına dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine hükmedilmesine rağmen, anılan kararı davacı taraf temyiz etmemiş ve böylece davalı taraf lehine usuli «müktesep hak» oluşmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalının haklı bir sebeple açıklayamadığı bir şekilde gönderilen pasaportu gönderilene «teslim» etmediği, bunun sonucunda davacının tatile gidemediği, olayda davalının kusurlu olduğu, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtaran «sebebin» bulunmadığı gerekçesi ile davacının «maddi tazminat» taleplerinin kısmen kabulü ile 5.429,53 TL'nin, manevi tazminat talebinin kabulü ile 3.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15944 E. 2015/1088 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalının haklı bir sebeple açıklayamadığı bir şekilde gönderilen pasaportu gönderilene «teslim» etmediği, bunun sonucunda davacının tatile gidemediği, olayda davalının kusurlu olduğu, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtaran «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» taleplerinin kısmen kabulüne 5.429,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, manevi tazminat talebinin kabulü ile 3.000 TL'nin ise davacının tatile gitmeyi planladığı «haksız fiil» tarihi olan 21.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Benzer bu karardaBaşkonsolosluğu'na gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verdiği, davalı şirketin mutad süreyi aşarak 31 gün sonra pasaportu davacıya «teslim» ettiği, ancak davacının taşınacak eşyası hakkında gerekli bilgileri davalıya tam olarak vermediği, pasaport kimlik ve bu gibi «kıymetli evrak» niteliğindeki evrakların taşınmasında taşımaya verilen eşyanın kıymetini ve tam olarak ne olduğunu «taşıyıcıya» bildirmek zorunda olduğu halde bu bildirimi yapmadığından dolayı zarar ile davalının taşımayı geç yapması arasında bir «illiyet bağı» bulunmadığı, tüm sorumluluğun davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 878. maddesindeki koşulların oluştuğundan bahisle «taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bahsedilen yasanın 878/1. maddesinin a ile g bentleri arasında belirtilen haller, somut olayda sözkonusu olmadığı gibi, aynı maddenin 4. fıkrasındaki «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtaran sebepler de gerçekleşmiş değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · kıymetli evrak · illiyet bağı
Benzer bu karardaBaşkonsolosluğu'na gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verdiği, davalı şirketin mutad süreyi aşarak 31 gün sonra pasaportu davacıya «teslim» ettiği, ancak davacının taşınacak eşyası hakkında gerekli bilgileri davalıya tam olarak vermediği, pasaport kimlik ve bu gibi «kıymetli evrak» niteliğindeki evrakların taşınmasında taşımaya verilen eşyanın kıymetini ve tam olarak ne olduğunu «taşıyıcıya» bildirmek zorunda olduğu halde bu bildirimi yapmadığından dolayı zarar ile davalının taşımayı geç yapması arasında bir «illiyet bağı» bulunmadığı, tüm sorumluluğun davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 878. maddesindeki koşulların oluştuğundan bahisle «taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12432 E. 2018/6735 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:takas mahsup defi · takas-mahsup · takas · olumsuz oy · mahsup · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalının «takas- mahsup defii» hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin, 22.06.2016 tarihli 2 …
Yargılama sırasında davalı vekili tarafından «takas- mahsup defii» ileri sürülerek bilirkişilerce fazla ödendiği ifade edilen alacağın, davacının diğer alacaklarından mahsup edilmesi gerektiği savunmasında bulunulmuştur.
2-Dava, şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi de olan davacının hizmet akdine dayalı çalışmalarının karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4133 E. , 2020/2257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/04/2019 tarih ve 2018/1144-2019/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yıllık iznini yurt dışında geçirmeyi planladığını, davalı şirket vasıtasıyla 19.07.2012 tarihinde pasaportunu Ankara’daki Kanada Başkonsolosluğu'na gönderdiğini, pasaportun önce davalı tarafından kaybedilip sonra bulunarak davacıya iade edildiğini, arada geçen süre zarfında davacının önceden planlanan ve bedeli ödenen yurt dışı tatilini gerçekleştiremediğini, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek 5.483,00 TL maddi zarar ile 3.000,00 TL manevi zararın davalıdan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kargo içeriği ve değerini davalıya bildirmediğini, eksik ve yanlış bildirimde bulunduğundan sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalının haklı bir sebeple açıklayamadığı bir şekilde gönderilen pasaportu gönderilene teslim etmediği, bunun sonucunda davacının tatile gidemediği, olayda davalının kusurlu olduğu, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran sebebin bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne 5.429,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, manevi tazminat talebinin kabulü ile 3.000 TL'nin ise davacının tatile gitmeyi planladığı haksız fiil tarihi olan 21.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadaki gecikme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulü ile kabul edilen maddi tazminat miktarına dava tarihinden, manevi tazminat miktarına ise 21.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde tazminat taleplerinin avans faiziyle tahsilini talep etmekle yetinmiş, ancak faiz başlangıç tarihi olarak bir istemde bulunmamıştır. Şu halde, talep edilen tazminata işletilecek faizin başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekeceğinden mahkemece maddi ve manevi tazminat istemlerine neden farklı tarihlerden başlayan faize hükmedildiğine dahi değinilmeksizin, kabul edilen manevi tazminat miktarına 6100 sayılı HMK'nın taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine aykırı olarak 21.08.2012 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece 21.09.2016 tarihinde verilen kararda kabul edilen manevi tazminat miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedilmesine rağmen, anılan kararı davacı taraf temyiz etmemiş ve böylece davalı taraf lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Mahkemece, davalı taraf lehine oluşan usuli müktesep hakka dahi riayet etmeksizin karar verilmiş olması da doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmişse de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki haliyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. paragrafında yer alan "3.000,00 TL manevi tazminatın 21/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinden "21/08/2012 tarihinden" ibaresinin çıkarılarak yerine "dava tarihinden" ibaresinin eklenmesine verilen kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587545300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz