Sebepsiz zenginleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2338 E. 2020/807 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti↗ kâr mahrumiyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ ipotek↗ sebepsiz zenginleşme↗ taraf ehliyeti↗ dava sebebi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ipoteğe konu taşınmaz malikinin gerçek kişi ...olduğu, davacının ise Akyazı İnşaat Nakliyat Turizm San.ve Tic.Ltd. Şti. olduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine bağlı alacak istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyl satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının sebepsiz zenginleştiği ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan mahrum kaldığı ileri sürülmüştür. İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada aktif husumet ehliyetinin varlığının kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sebepsiz zenginleşme 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2338 E. 2020/807 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · kâr mahrumiyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ipotek · sebepsiz zenginleşme · taraf ehliyeti · dava sebebi · dava şartı · Sebepsiz zenginleşme
İncelediğiniz karardaŞti. olduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyl satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
Benzer bu karardaŞti. olduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyle satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5636 E. 2023/5620 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ipotek · sebepsiz zenginleşme · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti. olduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyl satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 03.02.2020 tarih ve 2019/2338 E., 2020/807 K. sayılı kararıyla, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 27.02.2019 tarih ve 2018/271 E., 2019/121 K. sayılı kararı sayılı kararı ile davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile, «sebepsiz zenginleşme» sebebiyle hükmedilecek miktarın, muhdesatların satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olması gerektiği, diğer bir anlatımla, taşınmazın davacılara ait muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar «dahil» belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalının muhdesat nedeniyle zenginleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda bilirkişilerden ek rapor alınmış bilirkişilerin raporlarında ihale tarihi itibariyle arsa bedelinin 27.«257»,00 TL muhdesatla birlikte arsa bedelinin toplamının 52.229,87 TL olduğunu bildirdiği, bu bedeller birbirine oranlanınca çıkan 0,52186613 oranı ihale bedeli olan 27.500,00 TL'ye uygulanması sonucu ortaya çıkan 14.351,32 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edildiği, ihale tarihi itibariyle taşınmaz, üzerindeki muhdesat değerlendirilerek satılsa idi, davacının binayı ayrıca satıp kar etmesi söz konusu olmayacağından, «yoksun kalınan» kar somut bir biçimde ispat edilemediğinden ve davacının uğramış olduğu zarar sebepsiz zenginleşme ile hükmedilen miktarla giderildiğinden davacının yoksun kalınan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymet takdiri · yoksun kalınan kâr · aktif husumet yokluğu · i̇i̇k 257 · husumet yokluğu · usulden reddi · kötüniyet · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece 27.02.2019 tarih ve 2018/271 E., 2019/121 K. sayılı kararı sayılı kararı ile davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile, «sebepsiz zenginleşme» sebebiyle hükmedilecek miktarın, muhdesatların satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olması gerektiği, diğer bir anlatımla, taşınmazın davacılara ait muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar «dahil» belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalının muhdesat nedeniyle zenginleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda bilirkişilerden ek rapor alınmış bilirkişilerin raporlarında ihale tarihi itibariyle arsa bedelinin 27.«257»,00 TL muhdesatla birlikte arsa bedelinin toplamının 52.229,87 TL olduğunu bildirdiği, bu bedeller birbirine oranlanınca çıkan 0,52186613 oranı ihale bedeli olan 27.500,00 TL'ye uygulanması sonucu ortaya çıkan 14.351,32 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edildiği, ihale tarihi itibariyle taşınmaz, üzerindeki muhdesat değerlendirilerek satılsa idi, davacının binayı ayrıca satıp kar etmesi söz konusu olmayacağından, «yoksun kalınan» kar somut bir biçimde ispat edilemediğinden ve davacının uğramış olduğu zarar sebepsiz zenginleşme ile hükmedilen miktarla giderildiğinden davacının yoksun kalınan …
… e; bilirkişi raporunda belirlenen yapı değerinin eksik ve hatalı olduğunu, yeni bir rapor alınması gerektiğini, binanın temelinde radye temel kullanıldığını, en çok «masrafın» bu hususta yapıldığını, ancak hesaplamada dikkate alınmadığını, emsal araştırması yapılmadığını, müvekkilinin taşınmazın satış tarihinde, kaba inşaatla birlikte taşınmazı çok daha yüksek fiyata satabileceğini, bu nedenle kardan yoksun kaldığını, «yoksun kalınan» kar talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının takibe, taşınmazın «kıymet takdirine», açık artırma «ilanına» bir itirazının olmadığını, taşınmaz satıldıktan sonra davacının taşınmaz üzerinde yapı olduğu iddiasında bulunmasının «kötüniyetli» olduğunu, yapıya ilişkin inşaat ruhsatı veya uygulama projesi bulunmadığını, yapının hukuka uygun olup olmadığının araştırışmadığını, ruhsata bağlanmayan yapıların …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/216 E. 2021/3712 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti
İncelediğiniz karardaDava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyl satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
Benzer bu kararda… zma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm kapsamına göre, davalının davaya konu eylemleri nedeniyle, şirketin önceki yıllarda elde ettiği kârdan «mahrum» kaldığı ve bu nedenle manevi zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talebinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına dair ilke ve tarafların kusurluluk durumu nazara alınarak hak ve nesafete göre belirleneceği, «maddi tazminat» talebi yönünden ise, önceki karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tah …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… zma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm kapsamına göre, davalının davaya konu eylemleri nedeniyle, şirketin önceki yıllarda elde ettiği kârdan «mahrum» kaldığı ve bu nedenle manevi zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talebinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına dair ilke ve tarafların kusurluluk durumu nazara alınarak hak ve nesafete göre belirleneceği, «maddi tazminat» talebi yönünden ise, önceki karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tah …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2338 E. , 2020/807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/02/2019 tarih ve 2018/271-2019/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin davalı bankanın Gelibolu şubesinden 16/07/2009 tarihinde genel kredi sözleşmesi ile taşınmazının ipotek verilmesi karşılığı 79.921,16 TL kredi aldığını, kredinin ödenememesi üzerine davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurduğunu, ihale sonucunda taşınmazın 27.500,00 TL bedelle arsa niteliği ile davalı tarafından satın alındığını, arsasının üzerinde satış tarihinden önce davacı tarafından yapılmış 2 katlı betonarme kaba inşaat özelliğinde bina mevcut olduğunu, bu taşınmazın değerinin 83.000,00 TL olduğunu, ayrıca binanın tamamlanması halinde yüklenici olan müvekkilinin bu binanın satışından 15.000,00 TL kâr edebilecekken bu miktardan da yoksun kaldığını, davalının taşınmazı gerçek değerinden düşük bedelle alarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 70.500,00 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kıymet takdiri raporunun davacıya tebliğ edildiğini, rapora itiraz edilmediğini, taşınmazın ...adına kayıtlı olduğunu, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ipoteğe konu taşınmaz malikinin gerçek kişi ...olduğu, davacının ise Akyazı İnşaat Nakliyat Turizm San.ve Tic.Ltd. Şti. olduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine bağlı alacak istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyl satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının sebepsiz zenginleştiği ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan mahrum kaldığı ileri sürülmüştür. İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada aktif husumet ehliyetinin varlığının kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587365600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz