Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5636 E. 2023/5620 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymet takdiri↗ yoksun kalınan kâr↗ aktif husumet yokluğu↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ aktif husumet ehliyeti↗ i̇i̇k 257↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ sebepsiz zenginleşme↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 27.02.2019 tarih ve 2018/271 E., 2019/121 K. sayılı kararı sayılı kararı ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.02.2020 tarih ve 2019/2338 E., 2020/807 K. sayılı kararıyla, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada aktif husumet ehliyetinin varlığının kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile, sebepsiz zenginleşme sebebiyle hükmedilecek miktarın, muhdesatların satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olması gerektiği, diğer bir anlatımla, taşınmazın davacılara ait muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar dahil belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalının muhdesat nedeniyle zenginleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda bilirkişilerden ek rapor alınmış bilirkişilerin raporlarında ihale tarihi itibariyle arsa bedelinin 27.257,00 TL muhdesatla birlikte arsa bedelinin toplamının 52.229,87 TL olduğunu bildirdiği, bu bedeller birbirine oranlanınca çıkan 0,52186613 oranı ihale bedeli olan 27.500,00 TL'ye uygulanması sonucu ortaya çıkan 14.351,32 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edildiği, ihale tarihi itibariyle taşınmaz, üzerindeki muhdesat değerlendirilerek satılsa idi, davacının binayı ayrıca satıp kar etmesi söz konusu olmayacağından, yoksun kalınan kar somut bir biçimde ispat edilemediğinden ve davacının uğramış olduğu zarar sebepsiz zenginleşme ile hükmedilen miktarla giderildiğinden davacının yoksun kalınan kar talebi reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.351,32 TL'nin 17.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve yoksun kalınan kâr talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirlenen yapı değerinin eksik ve hatalı olduğunu, yeni bir rapor alınması gerektiğini, binanın temelinde radye temel kullanıldığını, en çok masrafın bu hususta yapıldığını, ancak hesaplamada dikkate alınmadığını, emsal araştırması yapılmadığını, müvekkilinin taşınmazın satış tarihinde, kaba inşaatla birlikte taşınmazı çok daha yüksek fiyata satabileceğini, bu nedenle kardan yoksun kaldığını, yoksun kalınan kar talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının takibe, taşınmazın kıymet takdirine, açık artırma ilanına bir itirazının olmadığını, taşınmaz satıldıktan sonra davacının taşınmaz üzerinde yapı olduğu iddiasında bulunmasının kötüniyetli olduğunu, yapıya ilişkin inşaat ruhsatı veya uygulama projesi bulunmadığını, yapının hukuka uygun olup olmadığının araştırışmadığını, ruhsata bağlanmayan yapıların ekonomik değerinin bulunmadığını, kaçak yapıya ilişkin hesaplama yapılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı olarak tazminat ve yoksun kalınan kar istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2338 E. 2020/807 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ipotek · sebepsiz zenginleşme · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 03.02.2020 tarih ve 2019/2338 E., 2020/807 K. sayılı kararıyla, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 27.02.2019 tarih ve 2018/271 E., 2019/121 K. sayılı kararı sayılı kararı ile davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile, «sebepsiz zenginleşme» sebebiyle hükmedilecek miktarın, muhdesatların satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olması gerektiği, diğer bir anlatımla, taşınmazın davacılara ait muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar «dahil» belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalının muhdesat nedeniyle zenginleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda bilirkişilerden ek rapor alınmış bilirkişilerin raporlarında ihale tarihi itibariyle arsa bedelinin 27.«257»,00 TL muhdesatla birlikte arsa bedelinin toplamının 52.229,87 TL olduğunu bildirdiği, bu bedeller birbirine oranlanınca çıkan 0,52186613 oranı ihale bedeli olan 27.500,00 TL'ye uygulanması sonucu ortaya çıkan 14.351,32 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edildiği, ihale tarihi itibariyle taşınmaz, üzerindeki muhdesat değerlendirilerek satılsa idi, davacının binayı ayrıca satıp kar etmesi söz konusu olmayacağından, «yoksun kalınan» kar somut bir biçimde ispat edilemediğinden ve davacının uğramış olduğu zarar sebepsiz zenginleşme ile hükmedilen miktarla giderildiğinden davacının yoksun kalınan …
Benzer bu karardaŞti. olduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyl satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr mahrumiyeti · dava sebebi
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava «sebepsiz zenginleşme» hukuki «sebebine» bağlı alacak istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyl satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2338 E. 2020/807 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · ipotek · sebepsiz zenginleşme · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 03.02.2020 tarih ve 2019/2338 E., 2020/807 K. sayılı kararıyla, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 27.02.2019 tarih ve 2018/271 E., 2019/121 K. sayılı kararı sayılı kararı ile davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile, «sebepsiz zenginleşme» sebebiyle hükmedilecek miktarın, muhdesatların satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olması gerektiği, diğer bir anlatımla, taşınmazın davacılara ait muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar «dahil» belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalının muhdesat nedeniyle zenginleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda bilirkişilerden ek rapor alınmış bilirkişilerin raporlarında ihale tarihi itibariyle arsa bedelinin 27.«257»,00 TL muhdesatla birlikte arsa bedelinin toplamının 52.229,87 TL olduğunu bildirdiği, bu bedeller birbirine oranlanınca çıkan 0,52186613 oranı ihale bedeli olan 27.500,00 TL'ye uygulanması sonucu ortaya çıkan 14.351,32 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edildiği, ihale tarihi itibariyle taşınmaz, üzerindeki muhdesat değerlendirilerek satılsa idi, davacının binayı ayrıca satıp kar etmesi söz konusu olmayacağından, «yoksun kalınan» kar somut bir biçimde ispat edilemediğinden ve davacının uğramış olduğu zarar sebepsiz zenginleşme ile hükmedilen miktarla giderildiğinden davacının yoksun kalınan …
Benzer bu karardaŞti. olduğu, taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı bu nedenle davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyle satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr mahrumiyeti · dava sebebi
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava «sebepsiz zenginleşme» hukuki «sebebine» bağlı alacak istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacı şirketin kredi borcu nedeniyle dava dışı ...’ya ait taşınmaz üzerinde «ipotek» tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın icra marifetiyle satıldığı, satılan taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından yapılan bir muhdesat olduğu ve bu muhdesat dikkate alınmadığı için davalının «sebepsiz zenginleştiği» ve ayrıca inşaat tamamlanıp satılamadığı için davacı şirketin kârdan «mahrum» kaldığı ileri sürülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5636 E. , 2023/5620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/247 Esas, 2022/213 Karar
DAVA TARİHİ 16.12.2014
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı bankanın Gelibolu şubesinden 16.07.2009 tarihinde genel kredi sözleşmesi ile taşınmazının ipotek verilmesi karşılığı 79.921,16 TL kredi aldığını, kredinin ödenememesi üzerine davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurduğunu, ihale sonucunda taşınmazın 27.500,00 TL bedelle arsa niteliği ile davalı tarafından satın alındığını, arsasının üzerinde satış tarihinden önce davacı tarafından yapılmış 2 katlı betonarme kaba inşaat özelliğinde bina mevcut olduğunu, bu taşınmazın değerinin 83.000,00 TL olduğunu, ayrıca binanın tamamlanması halinde yüklenici olan müvekkilinin bu binanın satışından 15.000,00 TL kâr edebilecekken bu miktardan da yoksun kaldığını, davalının taşınmazı gerçek değerinden düşük bedelle alarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 70.500,00 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kıymet takdiri raporunun davacıya tebliğ edildiğini, rapora itiraz edilmediğini, taşınmazın Fedai Akyazı adına kayıtlı olduğunu, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 27.02.2019 tarih ve 2018/271 E., 2019/121 K. sayılı kararı sayılı kararı ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.02.2020 tarih ve 2019/2338 E., 2020/807 K. sayılı kararıyla, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı şirketin davada aktif husumet ehliyetinin varlığının kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile, sebepsiz zenginleşme sebebiyle hükmedilecek miktarın, muhdesatların satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olması gerektiği, diğer bir anlatımla, taşınmazın davacılara ait muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar dahil belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalının muhdesat nedeniyle zenginleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu doğrultuda bilirkişilerden ek rapor alınmış bilirkişilerin raporlarında ihale tarihi itibariyle arsa bedelinin 27.257,00 TL muhdesatla birlikte arsa bedelinin toplamının 52.229,87 TL olduğunu bildirdiği, bu bedeller birbirine oranlanınca çıkan 0,52186613 oranı ihale bedeli olan 27.500,00 TL'ye uygulanması sonucu ortaya çıkan 14.351,32 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabul edildiği, ihale tarihi itibariyle taşınmaz, üzerindeki muhdesat değerlendirilerek satılsa idi, davacının binayı ayrıca satıp kar etmesi söz konusu olmayacağından, yoksun kalınan kar somut bir biçimde ispat edilemediğinden ve davacının uğramış olduğu zarar sebepsiz zenginleşme ile hükmedilen miktarla giderildiğinden davacının yoksun kalınan kar talebi reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.351,32 TL'nin 17.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ve yoksun kalınan kâr talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirlenen yapı değerinin eksik ve hatalı olduğunu, yeni bir rapor alınması gerektiğini, binanın temelinde radye temel kullanıldığını, en çok masrafın bu hususta yapıldığını, ancak hesaplamada dikkate alınmadığını, emsal araştırması yapılmadığını, müvekkilinin taşınmazın satış tarihinde, kaba inşaatla birlikte taşınmazı çok daha yüksek fiyata satabileceğini, bu nedenle kardan yoksun kaldığını, yoksun kalınan kar talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının takibe, taşınmazın kıymet takdirine, açık artırma ilanına bir itirazının olmadığını, taşınmaz satıldıktan sonra davacının taşınmaz üzerinde yapı olduğu iddiasında bulunmasının kötüniyetli olduğunu, yapıya ilişkin inşaat ruhsatı veya uygulama projesi bulunmadığını, yapının hukuka uygun olup olmadığının araştırışmadığını, ruhsata bağlanmayan yapıların ekonomik değerinin bulunmadığını, kaçak yapıya ilişkin hesaplama yapılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı olarak tazminat ve yoksun kalınan kar istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109918200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz