Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/216 E. 2021/3712 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr mahrumiyeti↗ maddi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm kapsamına göre, davalının davaya konu eylemleri nedeniyle, şirketin önceki yıllarda elde ettiği kârdan mahrum kaldığı ve bu nedenle manevi zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talebinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına dair ilke ve tarafların kusurluluk durumu nazara alınarak hak ve nesafete göre belirleneceği, maddi tazminat talebi yönünden ise, önceki karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4567 E. 2019/5968 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına · Tazminat
İncelediğiniz kararda… zma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm kapsamına göre, davalının davaya konu eylemleri nedeniyle, şirketin önceki yıllarda elde ettiği kârdan «mahrum» kaldığı ve bu nedenle manevi zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talebinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına dair ilke ve tarafların kusurluluk durumu nazara alınarak hak ve nesafete göre belirleneceği, «maddi tazminat» talebi yönünden ise, önceki karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tah …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının davaya konu eylemleri nedeniyle, şirketin önceki yıllarda elde ettiği kârdan «mahrum» kaldığı ve bu nedenle manevi zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talebinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına dair ilke ve tarafların kusurluluk durumu nazara alınarak hak ve nesafete göre belirleneceği, «maddi tazminat» talebi yönünden ise, önceki karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, manevi tazminat istemi yönünden dava dışı şirketin davalıların yönetimi nedeniyle kardan «mahrum» kalmış olması nedeniyle davacının manevi zararının oluştuğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, tarafların ortak oldukları dava dışı şirketin birtakım ekonomik kayıplara uğrayarak kâr elde edememesinin davacının «kişilik haklarının ihlali» sonucunu doğurmayacağı ve manevi zarara sebebiyet vermeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat isteminin tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürlüğü · kişilik haklarının ihlali · şirket müdürlüğü · kişilik hakları · limited şirket · yasal faiz
Benzer bu kararda2- Dava, tarafların ortak oldukları dava dışı «limited şirketin müdürlüğü» görevini yürüten davalıların şirkete verdiği ileri sürülen zararların tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat istemi yönünden dava dışı şirketin davalıların yönetimi nedeniyle kardan «mahrum» kalmış olması nedeniyle davacının manevi zararının oluştuğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, tarafların ortak oldukları dava dışı şirketin birtakım ekonomik kayıplara uğrayarak kâr elde edememesinin davacının «kişilik haklarının ihlali» sonucunu doğurmayacağı ve manevi zarara sebebiyet vermeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat isteminin tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının davaya konu eylemleri nedeniyle, şirketin önceki yıllarda elde ettiği kârdan «mahrum» kaldığı ve bu nedenle manevi zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talebinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına dair ilke ve tarafların kusurluluk durumu nazara alınarak hak ve nesafete göre belirleneceği, «maddi tazminat» talebi yönünden ise, önceki karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15386 E. 2013/62 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · davadan feragat · feragat · havale
Benzer bu kararda… ozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada verilen hükmün Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşmiş olduğu, birleşen davada davacı vekilinin 23.12.2005 «havale» tarihli dilekçesiyle davalı ... hakkında açılan «davadan feragat» ettiği, feragat nedeniyle yeniden karar verilmek üzere birleşen davaya ilişkin kararın re'sen bozulmasına karar verildiği, davacı vekilinin feragata yetkili olduğu gerekçesiyle, asıl dava yönünden verilen «hükmün kesinleşmiş» olması nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/216 E. , 2021/3712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.10.2017 gün ve 2015/1462 - 2017/461 sayılı kararı bozan Daire'nin 30.09.2019 gün ve 2018/4567 - 2019/5968 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...’nın dava dışı Sima İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları iken davalı ...’nın 20.03.2008 tarihinde milletvekili seçilmesi nedeniyle hisselerini oğlu olan davalı ...’ya devrettiğini, davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları dönemlerde şirket hesaplarında usulsüzlükler yaptıklarını, Sima İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin Sima-Meşe Adi Ortaklığı olarak Isparta-Gelendost Toplu Konut İnşaatı ihalesini aldığını, ihale dosyasına sunulan belgelerden iş bitirme belgesi ve davalı ...'nın diploma, yeterlilik ve oda kayıt belgelerinin sahte olduğunun ortaya çıktığını, davalı ... tarafından ihale komisyonua sunulan 11.02.2008 tarihli Bostanbaşı Belediyesi ve Arma Yapı İnş.
Taah. ve Tic. Ltd. Şti.’nce hazırlanan iş bitirme belgesinde davalı ...'nın Arma Ltd. Şti. kaşesi altında imzası bulunduğunu, bu belgenin davalı ...'nın milletvekili olmasına ve böyle bir belge tanzim edemeyecek olmasına rağmen tanzim edildiğini ve ihale dosyasına sunulduğunu, tüm bu sahteliklerin ortaya çıkması üzerine toplu konut inşaatı işinde kamu ihale mevzuatına uygun personel çalıştırılmadığı gerekçesiyle Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri uyarınca Sima İnş. Ltd. Şti.’ye 646.000.- TL ceza kesildiğini, bu cezanın Sima-Meşe Adi Ortaklığı'nın Van Bardakçı Köyü Toplu Konut İnşaatı işinin istihkak alacağından kesildiğini, şirketin iki yıl süreyle ihalelerden yasaklanmasına ve şirketin iki yıl gelir kaybına uğramasına neden olduklarını, davalıların şirkete ait banka hesaplarında da usulsüzlükler yaptıklarını, davalıların anılan hukuka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, şirket hesaplarından müvekkili payına düşmesi gerekirken davalılar tarafından zimmete geçirilen kâr payı için şimdilik 250.000.- TL’nin, davalıların haksız eylem ve kusuru nedeni ile şirketin iki yıl süreyle ihalelerden yasaklanması sonucunda teminatın irad kaydedilmesi ile idari para cezası kesilmesinden kaynaklanan ve ihaleden yasaklanma nedeni ile uğranılan müvekkiline ait muhtemel kâr payı kayıpları karşılığı şimdilik 250.000.- TL’nin ve 250.000.- TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm kapsamına göre, davalının davaya konu eylemleri nedeniyle, şirketin önceki yıllarda elde ettiği kârdan mahrum kaldığı ve bu nedenle manevi zararının oluştuğu, davacının manevi tazminat talebinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminatın zenginleşme aracı olmayacağına dair ilke ve tarafların kusurluluk durumu nazara alınarak hak ve nesafete göre belirleneceği, maddi tazminat talebi yönünden ise, önceki karar Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657446100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz