Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4548 E. 2020/1225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu dava arkadaşlığı↗ usulüne uygun tebliğ↗ davanın açılmamış sayılması↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ istirdat↗ usulden reddi↗ ihtar↗ tebligat↗ ilan↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların adresinin iki haftalık süre içerisinde mahkemeye bildirilmesi aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının verilen süre içerisinde bir kısım davalıların adresini bildirmediği gerekçesi ile, HMK'nun 119/1-b maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, çalıntı çekler nedeniyle değişik çekleri ellerinde bulunduran davalılardan bu çeklerin istirdadı talebine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafın, verilen kesin süreye rağmen davalılardan sadece ... ve ...’in adreslerini bildirmemesi nedeniyle tüm davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca, dava dilekçesinde davalıların ad, soyad ve adreslerinin bulunması yeterli olup, gösterilen adresin doğru olması gerekmediği gibi, davacının, kendisinin adresini tespit edemediği davalıların adreslerinin mahkeme aracılığıyla tespit edilmesini istemesine de bir engel bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde adreslerini belirtmediği davalıların bildirdiği telefon numaralarının bağlı bulunduğu operatörlerden adreslerinin tespit edilerek tebligat yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, davalılar ... ve ...’in adres araştırmalarının yapılarak adreslerinin tespit edilmesi halinde bu adres tespit edilememesi halinde mernis adreslerine, bununda tespit edilememesi halinde ise gerektiğinde ilan yolu ile T.K hükümleri doğrultusunda tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, adresi dava dilekçesinde bildirilmeyen davalıların adresinin tespit edilmesi için gerekli araştırma yapılmadan, adresleri tespit edilemiyor ise ilan yolu ile tebligat yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Davacıya ait farklı çekleri elinde bulundurduğu iddia olunan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ... ve ... dışındaki davalılardan ...’in dava açılırken dava dilekçesi ile, ...’nın ise dava açıldıktan sonra mahkemece yapılan ihtar üzerine adreslerinin mahkemeye bildirilmiş olduğu halde, mahkemece, davacıya ait bir kısım çekleri ellerinde bulunduran ve adresleri tespit olunan davalılar yönünden ise davaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu davalılar yönünden de davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8900 E. 2015/12009 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · kesin süre · açılmamış sayılma · usulden reddi · tebligat · ilan · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda1-Dava, çalıntı çekler nedeniyle değişik çekleri ellerinde bulunduran davalılardan bu çeklerin «istirdadı» talebine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafın, verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan sadece ... ve ...’in adreslerini bildirmemesi nedeniyle tüm davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… malarının yapılarak adreslerinin tespit edilmesi halinde bu adres tespit edilememesi halinde mernis adreslerine, bununda tespit edilememesi halinde ise gerektiğinde «ilan» yolu ile T.K hükümleri doğrultusunda «tebligat» yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, adresi dava dilekçesinde bildirilmeyen davalıların adresinin tespit edilmesi için gerekli araştırma yapılmadan, adresleri tespit edilemiyor ise ilan yolu ile tebligat yapılmadan davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların adresinin iki haftalık süre içerisinde mahkemeye bildirilmesi aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacının verilen süre içerisinde bir kısım davalıların adresini bildirmediği gerekçesi ile, HMK'nun 119/1-b maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 119/1-b maddesindeki düzenleme gereğince davacıya aynı Kanunun 119/2 maddesi gereğince verilen «kesin süre» içinde, davalılardan ..., ..., ...'un «tebligata» yarar açık adreslerini bildirmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan ..., ... ve ...'un adreslerini bildirmemesi nedeniyle adresleri dava dilekçesinde bulunan davalılardan «dahil» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir.
Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık «kesin süre» içerisinde de davalıların adresini bulamadığı ve bulamadığını mahkemeye bildirdiği takdirde, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan ..., ... ve ...'un adreslerini bildirmemesi nedeniyle adresleri dava dilekçesinde bulunan davalılardan «dahil» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir.
Bu durumda mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse «ilan» yoluyla dava «dilekçesinin tebliği» gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4277 E. 2022/5837 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · kesin süre · açılmamış sayılma · tebligat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda1-Dava, çalıntı çekler nedeniyle değişik çekleri ellerinde bulunduran davalılardan bu çeklerin «istirdadı» talebine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafın, verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan sadece ... ve ...’in adreslerini bildirmemesi nedeniyle tüm davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların adresinin iki haftalık süre içerisinde mahkemeye bildirilmesi aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacının verilen süre içerisinde bir kısım davalıların adresini bildirmediği gerekçesi ile, HMK'nun 119/1-b maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde adreslerini belirtmediği davalıların bildirdiği telefon numaralarının bağlı bulunduğu operatörlerden adreslerinin tespit edilerek «tebligat» yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacıya, davalının güncel ve «tebligata» yarar açık adreslerini bildirmesi için HMK.'nın 119/2 maddesi uyarınca 2 haftalık «kesin süre» verildiği halde anılan eksiklik belirtilen sürede giderilmediğinden HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde dava dilekçesinde yer alan davalının adresine çıkarılan «tebligatın» adresten taşınma nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, «ticaret sicil» gazetesine, «esnaf» ve sanatkarlar odasına ve terziler odasına müzekkereler yazılarak davalının tebligata elverişli adreslerinin tespit edildiği, ancak bu adreslere çıkarılan tebligatların da adres yetersizliği ve adresten ayrılma nedenleriyle bila tebliğ iade edildiği ve davalının tebligata elverişli başka bir adresinin bulunamadığı, «mernis adresi» bulunmayan ve tespit edilen adreslerden de taşınmış olan ve yapılan araştırmalara rağmen yeni adresi de tespit edilemeyen davalıya bu durumda Tebligat Kanunu 28. maddesine göre «ilanen tebligat» yapılması gerekirken, mahkemece, davacıya verilen «kesin süre» içerisinde davalının adresine yönelik eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dairemizce, «tebligat» eksiliğinin giderilmesi için «mahalline iade» edilen dosyada bu kez davalının tebligata elverişli adresi tespit edilmiş ve gerekçeli karar ile davacı yanın temyiz dilekçesi bu adreste davalının eşi ve oğluna tebliğ edilmiş olup, artık «tebligat eksikliği» de giderilmiş olduğuna göre yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mernis adresi · mahalline iade · tebligat eksikliği · ilanen tebligat · esnaf · zayi · ticaret sicili · çek
Benzer bu karardaDosyanın incelenmesinde dava dilekçesinde yer alan davalının adresine çıkarılan «tebligatın» adresten taşınma nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, «ticaret sicil» gazetesine, «esnaf» ve sanatkarlar odasına ve terziler odasına müzekkereler yazılarak davalının tebligata elverişli adreslerinin tespit edildiği, ancak bu adreslere çıkarılan tebligatların da adres yetersizliği ve adresten ayrılma nedenleriyle bila tebliğ iade edildiği ve davalının tebligata elverişli başka bir adresinin bulunamadığı, «mernis adresi» bulunmayan ve tespit edilen adreslerden de taşınmış olan ve yapılan araştırmalara rağmen yeni adresi de tespit edilemeyen davalıya bu durumda Tebligat Kanunu 28. maddesine göre «ilanen tebligat» yapılması gerekirken, mahkemece, davacıya verilen «kesin süre» içerisinde davalının adresine yönelik eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle HMK’nın 119/2. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, «zayi» nedeniyle çekin iptali ile «çek» bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce, «tebligat» eksiliğinin giderilmesi için «mahalline iade» edilen dosyada bu kez davalının tebligata elverişli adresi tespit edilmiş ve gerekçeli karar ile davacı yanın temyiz dilekçesi bu adreste davalının eşi ve oğluna tebliğ edilmiş olup, artık «tebligat eksikliği» de giderilmiş olduğuna göre yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5205 E. 2015/6460 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · kesin süre · açılmamış sayılma · ihtar · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda1-Dava, çalıntı çekler nedeniyle değişik çekleri ellerinde bulunduran davalılardan bu çeklerin «istirdadı» talebine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafın, verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan sadece ... ve ...’in adreslerini bildirmemesi nedeniyle tüm davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların adresinin iki haftalık süre içerisinde mahkemeye bildirilmesi aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacının verilen süre içerisinde bir kısım davalıların adresini bildirmediği gerekçesi ile, HMK'nun 119/1-b maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… orunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ... ve ... dışındaki davalılardan ...’in dava açılırken dava dilekçesi ile, ...’nın ise dava açıldıktan sonra mahkemece yapılan «ihtar» üzerine adreslerinin mahkemeye bildirilmiş olduğu halde, mahkemece, davacıya ait bir kısım çekleri ellerinde bulunduran ve adresleri tespit olunan davalılar yönünden ise davaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu davalılar yönünden de davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31.03.2014 tarihli «ara» karar uyarınca, davacıya dava konusu çekin seri numarası ve «keşide tarihini» bildirmesi için 2 haftalık «kesin süre» verildiği aksi takdirde dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin «ihtar» edildiği, ara kararın davacıya 16.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde belirtilen eksikliğin davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hiçbir gerekçe belirtilmeksizin davanın 6100 sayılı HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu çekin «keşide tarihi», muhatabı ve bedeli belirli olduğuna göre işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · keşide tarihi · çek iptali · ara karar · zayi · çek
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31.03.2014 tarihli «ara» karar uyarınca, davacıya dava konusu çekin seri numarası ve «keşide tarihini» bildirmesi için 2 haftalık «kesin süre» verildiği aksi takdirde dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin «ihtar» edildiği, ara kararın davacıya 16.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde belirtilen eksikliğin davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hiçbir gerekçe belirtilmeksizin davanın 6100 sayılı HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu çekin «keşide tarihi», muhatabı ve bedeli belirli olduğuna göre işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9333 E. 2013/9501 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · kesin süre · açılmamış sayılma · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda1-Dava, çalıntı çekler nedeniyle değişik çekleri ellerinde bulunduran davalılardan bu çeklerin «istirdadı» talebine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafın, verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan sadece ... ve ...’in adreslerini bildirmemesi nedeniyle tüm davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların adresinin iki haftalık süre içerisinde mahkemeye bildirilmesi aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline «usulüne uygun tebliğ» edildiği, davacının verilen süre içerisinde bir kısım davalıların adresini bildirmediği gerekçesi ile, HMK'nun 119/1-b maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline HMK'nın 119/1-b maddesinde bahsi geçen ''davacının adresi'' nin eksik olduğunun bildirilmesine karşın, davacı vekilince bir haftalık «kesin süre» içinde bu eksiklik giderilmediği gerekçesiyle, HMK'nın 119/2. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, TPE-YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı vekiline HMK'nın 119/1-b maddesinde bahsi geçen ''davacının adresi'' nin eksik olduğunun bildirilmesine karşın, davacı vekilince bir haftalık «kesin süre» içinde bu eksiklik giderilmediği gerekçesiyle, HMK'nın 119/2. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde ve «kesin süre» içerisinde davacı asilin adresini bildirmemiş ise de, dava dilekçesiyle birlikte sunulan vekaletnamede davacı asilin adresi belirtilmiş olduğundan, sırf yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4548 E. , 2020/1225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın İstanbul (Kapatılan) 35. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesince verilen 20/12/2013 tarih ve 2013/320-2013/301 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticari alışverişi karşılığında müşterilerinden aldığı davaya konu ettiği çeklerin henüz ciro edilmeden ve kullanılmadan arabadan çalındığını, çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, müvekkilinin şikayetçi olduğunu, çekler ile ilgili Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2012/663 Esas sayılı dosyadan dava açtıklarını, davaya davalı ...’in müdahil olup, çeklerin kendilerinde olduğunu beyan ettiğini, davaya bakan mahkemenin istirdat davası açmak üzere müvekkiline süre verdiğini, davalılar ile müvekkilinin ve çek keşidecilerinin ticari bir ilgisinin bulunmadığını, davalıların ticari ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin tek meşru hamil olduğunu, çekler ile ilgili alışverişlerin faturalarının bulunduğunu, davalıların kötü niyetli olduğunu, davalardan haberdar olmalarına rağmen çeke işlem yaptırdıklarını ileri sürerek, müvekkilinin rızası dışında elinden çıkan çeklerin, tahsil edildiler ise çek bedellerinin ve işleyecek yasal faizinin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bir kısım davalıların adresinin iki haftalık süre içerisinde mahkemeye bildirilmesi aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının verilen süre içerisinde bir kısım davalıların adresini bildirmediği gerekçesi ile, HMK'nun 119/1-b maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, çalıntı çekler nedeniyle değişik çekleri ellerinde bulunduran davalılardan bu çeklerin istirdadı talebine ilişkin olup, Mahkemece, davacı tarafın, verilen kesin süreye rağmen davalılardan sadece ... ve ...’in adreslerini bildirmemesi nedeniyle tüm davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca, dava dilekçesinde davalıların ad, soyad ve adreslerinin bulunması yeterli olup, gösterilen adresin doğru olması gerekmediği gibi, davacının, kendisinin adresini tespit edemediği davalıların adreslerinin mahkeme aracılığıyla tespit edilmesini istemesine de bir engel bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde adreslerini belirtmediği davalıların bildirdiği telefon numaralarının bağlı bulunduğu operatörlerden adreslerinin tespit edilerek tebligat yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, davalılar ... ve ...’in adres araştırmalarının yapılarak adreslerinin tespit edilmesi halinde bu adres tespit edilememesi halinde mernis adreslerine, bununda tespit edilememesi halinde ise gerektiğinde ilan yolu ile T.K hükümleri doğrultusunda tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, adresi dava dilekçesinde bildirilmeyen davalıların adresinin tespit edilmesi için gerekli araştırma yapılmadan, adresleri tespit edilemiyor ise ilan yolu ile tebligat yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Davacıya ait farklı çekleri elinde bulundurduğu iddia olunan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, ... ve ... dışındaki davalılardan ...’in dava açılırken dava dilekçesi ile, ...’nın ise dava açıldıktan sonra mahkemece yapılan ihtar üzerine adreslerinin mahkemeye bildirilmiş olduğu halde, mahkemece, davacıya ait bir kısım çekleri ellerinde bulunduran ve adresleri tespit olunan davalılar yönünden ise davaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu davalılar yönünden de davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587317000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz