6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acenteye husumet yöneltilince konişmentodaki yetki şartı geçersiz olur

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/293 E. 2020/953 K. ·

Diğer usuli işlemKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acente husumet yetki şartı konişmento yabancılık unsuru münhasır yetki MÖHUK itirazın iptali rücu

Gerekçe özeti

Yabancı tacir adına acentelik yapan kişi veya şirketlere karşı, temsil ettikleri tacir bakımından izafeten dava açılabilir (TTK 105/2); bu hükme aykırı sözleşme şartları geçersizdir. Taşıma sözleşmesinde (konişmentoda) yer alan yabancı mahkemeyi yetkili kılan şart, davacı tarafça taşıyanın acentesine de husumet yöneltilmiş olması halinde, TTK 105/2 hükmü karşısında geçersiz hale gelir ve mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Acenteye husumet yöneltilmesi halinde konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının geçerliliği → ret

Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın 105. maddesinin 2. fıkrası, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceğini düzenlemekte olup, yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. Madde hükmü uyarınca yabancı tacirler adına acentelik yapan kişi ve şirketlere, temsil ettikleri tacirler bakımından izafeten dava açılabilir; bunun aksine düzenlemeler geçersizdir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça taşıyanın acentesine de husumet yöneltildiğine göre, konişmentoda yer alan yetki şartı TTK 105/2 hükmüne göre geçersizdir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi → tartışılmadı

İddia: Davacı vekilinin kararın diğer yönlerine ilişkin temyiz itirazları.

Gerekçe: Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yabancı tacir adına acentelik yapan kişi/şirkete karşı husumet yöneltilen davalarda, konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının TTK 105/2 uyarınca geçersiz sayılacağına ilişkin bir hukuk kuralı koymaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Konişmentoda yer alan yabancı mahkemeyi yetkili kılan yetki şartı, davacı tarafça taşıyanın acentesine de husumet yöneltilmesi halinde TTK 105/2 hükmüne aykırı olduğundan geçersizdir; bu durumda davaya Türk mahkemesinde işin esasına girilerek bakılması gerekir.
Dava şartı
yetki
Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 105/2 · MÖHUK — MÖHUK 47 · HMK — HMK 373/1

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Acenteye izafeten dava açılırsa yabancı mahkeme yetki şartı geçersizdir 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/293 E. 2020/953 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7066 E. 2022/1499 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3274 E. 2017/5420 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12252 E. 2015/9432 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12247 E. 2015/9433 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/293 E.  ,  2020/953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/03/2018 tarih ve 2017/272 E- 2018/122 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 01/11/2018 tarih ve 2018/1794 E- 2018/1336 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalılarca deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlandığını, hasar bedelinin ödendiğini, ödenen tazminatın rucüen tahsili için takip yapıldığını takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili; konşimentonun 26. maddesi gereğince Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunu savunarak davanın usulden reddine karar verilmesi istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, taşımaya konu esas Konşimento'nun 26. maddesine göre ABD'ye yapılan ya da ABD'den yapılan taşımlar hariç diğer tüm taşımlardan kaynaklanan anlaşmazlıklar Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacağının düzenlendiği, MÖHUK 47. madde gereğince yetki anlaşmasının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemesinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden kaynaklı olması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta geminin yabancı bayraklı olması ve yükün yabancı ülkede bulunan Dakar Limanı'na taşınması karşısında yabancılık unsuru bulunduğu, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, borç ilişkisinden doğduğu, bu nedenle yetki şartının geçerli olduğu, davacının da sigortalısının haklarına halef olacağı, bu nedenle yetki şartının davacıyı da bağlayacağı gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasar bedelinin tazmini için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, hasar bedelinin tazmini için taşıyanın acentesine asaleten ve yine taşıyana izafeten acenteye husumet yöneltilmiştir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile mahkemenin yetkisizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilince yapılan istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 105. maddesinin 2. fıkrası “Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.

Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.” hükmünü haiz olup, madde hükmü uyarınca yabancı tacirler adına acentelik yapan kişiler ve şirketlere temsil ettiği tacirler bakımından izafeten dava açılabilecek olup, bunun aksine düzenlemeler geçersizdir. Bu durumda somut uyuşmazlığa gelindiğinde davacı tarafça acenteye de husumet yöneltildiğine göre konişmentoda yer alan yetki şartının anılan madde hükmüne göre geçersizdir. Buna göre mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle re’sen İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamda incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

6102 sayılı TK 105/2. maddesi Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini değil, yabancı şirketlerin Türkiyedeki temsilcilerine, şirketi temsilen Türkiyede dava açılabilmesini düzenlemiştir. Bu nedenle anılan hükmün Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini düzenlediği ve dolayısıyla yabancılık unsuru bulunan sözleşmedeki yabancı mahkemenin yetkisini kabul eden, yetki şartının geçersiz olduğu yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587310400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.