Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2264 E. 2020/25 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗ tahkikat↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ayırt edicilik↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, davacı tarafından ibraz edilen kataloglar ve youtube sitesinde bulunan videodaki ürün karşısında davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2013/06674 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce, Youtube sitesindeki videonun yüklenme tarihi bilirkişi kanalı ile tespit ettirildikten ve davacı tarafından ibraz edilen katalogların tarihleri ile ilgili araştırmalar yapıldıktan sonra Youtube sitesinde bulunan videonun davalı başvurusundan önce siteye yüklendiği ve bu videodaki ürün karşısında davalı tasarımının yenilik ve ayırtedicilik unsurları taşımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan tahkikatı yeterli görmeyerek Youtube sitesinde bulunan video hakkında bilirkişi raporu almış, dosyaya sonulan katalogların basım tarihleri ile ilgili araştırmalar yapmış ve neticede istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporunu dayanak göstererek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı takdirde ve ancak bu halde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olmakla, aynı Yasa'nın 353/1-b-2 ve 3. maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin tahkikat eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa'nın 356. maddesinde ise 353. maddede belirtilen hususlar dışında duruşma açılmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.
Bu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin tahkikat eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni deliller toplanılmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır. Duruşma açılmaksızın giderilebilecek yargılama eksikliklerinin varlığı halinde, bölge adliye mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğine ilişkin bir kanun düzenlemesinin, bu eksikliğin duruşma açılmadan giderilemeyecek nitelikte olması veya duruşma açılarak giderilmesi halinde başka bir cihet öngördüğünü söylemek olanaklı değildir. 6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan tahkikat işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir. Aksinin düşünülmesi, temyize konu kararda olduğu gibi, bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmasına sebebiyet verecektir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmekte olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3418 E. 2020/694 K.
Ortak:tahkikat · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni deliller toplanılmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan «tahkikatı» yeterli görmeyerek Youtube sitesinde bulunan video hakkında bilirkişi raporu almış, dosyaya sonulan katalogların basım tarihleri ile ilgili araştırmalar yapmış ve …
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
Benzer bu karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan «tahkikat» işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul
Benzer bu kararda1- Dava; davalı şirketin 16/01/2015 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın TTK 445. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5486 E. 2019/6217 K.
Ortak:tahkikat · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni deliller toplanılmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan «tahkikatı» yeterli görmeyerek Youtube sitesinde bulunan video hakkında bilirkişi raporu almış, dosyaya sonulan katalogların basım tarihleri ile ilgili araştırmalar yapmış ve …
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
Benzer bu karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması ve yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı yasan …
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan «tahkikat» işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/383 E. 2019/7264 K.
Ortak:tahkikat · kaldırma ve yeniden hüküm · ibraz
İncelediğiniz karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni deliller toplanılmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafından «ibraz» edilen kataloglar ve youtube sitesinde bulunan videodaki ürün karşısında davalı tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» unsuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2013/06674 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, Youtube sitesindeki videonun yüklenme tarihi bilirkişi kanalı ile tespit ettirildikten ve davacı tarafından «ibraz» edilen katalogların tarihleri ile ilgili araştırmalar yapıldıktan sonra Youtube sitesinde bulunan videonun davalı başvurusundan önce siteye yüklendiği ve bu videod …
Benzer bu karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni «tanık beyanlarının» alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
İlk derece mahkemesince, dosyaya «ibraz» edilen deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu değerlendirildiğinde davacı tarafından patente konu olan buluşun kendisine ait olduğuna ilişkin delil ibraz edil …
… karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan «tahkikatı» yeterli görmeyerek duruşma açmış, tanıklar dinlemiş ve yeni bir heyetten bilirkişi raporu alarak dinlenen «tanık beyanlarını» ve bilirkişi raporlarını kararına dayanak göstererek davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · kesin delil · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n dinlenilmesi ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, davacının delil olarak sunduğu kayıttaki tarihlerin gasp iddiasının ispatı yönünden güvenilir olmadığı ve «kesin delil» teşkil etmeyeceği, davacı şirketin davaya konu patent konusu buluşun kendisine ait olduğunu ve kötü niyetle davalı tarafından kendi adına tescil ettirildiğini ispatlayamadığı, sunulan delillerin ve «tanık beyanlarının» dava konusu patente konu buluşun davacıya ait olduğu ve davalı tarafından gasp edildiği iddiasını ispat yönünden yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ist …
… karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan «tahkikatı» yeterli görmeyerek duruşma açmış, tanıklar dinlemiş ve yeni bir heyetten bilirkişi raporu alarak dinlenen «tanık beyanlarını» ve bilirkişi raporlarını kararına dayanak göstererek davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni «tanık beyanlarının» alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/525 E. 2024/8537 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davacı tarafından «ibraz» edilen kataloglar ve youtube sitesinde bulunan videodaki ürün karşısında davalı tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» unsuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2013/06674 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ürün ile karşılaştırıldığında yeni olduğu ancak bilgilenmiş kullanıcılar üzerinde yarattığı genel izlenimin benzer olduğu, videodaki ürüne karşılık davalı tasarımın «ayırt edicilik» unsurunun mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2018/03656 nolu tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» vasfına sahip olmadığından hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
… ürün ile karşılaştırıldığında yeni olduğu ancak bilgilenmiş kullanıcılar üzerinde yarattığı genel izlenimin benzer olduğu, videodaki ürüne karşılık davalı tasarımın «ayırt edicilik» unsurunun mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davalının istinaf başvurusu, davaya konu davalıya ait ürünün ayırt edilemeyecek kadar benze …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · üçüncü kişi · kesin hüküm
Benzer bu kararda3.Davalı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde; kim tarafından yüklendiğinin tespit edilmesi mümkün olmayan bir görüntü baz alınarak karar verildiği yönünde itirazı olduğu, istinaf dilekçesinde de bu hususu belirttiği, bilirkişilerin konunun uzmanı olmadıkları ve internet üzerinden tarih değişikliğinin mümkün olduğu için YOUTUBE verilerinin güvenli olmadığı yönünde de «bilirkişi raporuna itiraz» ettiği anlaşılmaktadır.
Ancak kamuya sunulma hali tasarımcının izni ile olduğunda ya da «üçüncü kişiler» tarafından kötü niyetli olarak yapıldığında 12 ay sürenin yeniliği etkilememektedir.
Bu durumda yenilik araştırması yapılırken başvuru sahibinin ürünü kamuya sunduğu bazı yayımların başvuru öncesindeki 12 ay içinde başvuru sahibi tarafından ya da «üçüncü kişiler» tarafından kötü niyetli olarak yapılan bir yayım olduğu tespit edildiği takdirde başvuru yenilik nedeniyle reddedilmemektedir.
O halde, söz konusu videonun yüklenme tarihinin tespitinin işbu dava açısından çözümlenmesi gereken esas nokta olduğu gözetildiğinde, davalının bu yöndeki itirazlarını giderir şekilde bilgisayar mühendisinin de bulunduğu bir heyetten rapor alınarak anılan videonun yükleme tarihinin «kesin» olarak tespit edilmesi gerekirken aynı heyetten rapor alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2264 E. , 2020/25 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/01/2017 tarih ve 2016/101 E.- 2017/7 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/03/2019 tarih ve 2017/1529 E.- 2019/665 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin paslanmaz çelik imalat sektöründe aranılan bir marka olduğunu, müvekkili ...'ın ise şirketin yetkilisi olduğunu, davacı şirket ile davalının hitap ettiği müşteri çevresinin aynı olduğunu, davalı adına tescilli 2013/06674 sayılı endüstriyel tasarımın başvuru tarihi olan 30/09/2013 tarihinden çok önce kamuya sunulduğunu, davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıfları bulunmadığını davalının kötü niyetli ve haksız olarak tasarımı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2013/06674 sayılı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne, iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafından ibraz edilen kataloglar ve youtube sitesinde bulunan videodaki ürün karşısında davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2013/06674 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce, Youtube sitesindeki videonun yüklenme tarihi bilirkişi kanalı ile tespit ettirildikten ve davacı tarafından ibraz edilen katalogların tarihleri ile ilgili araştırmalar yapıldıktan sonra Youtube sitesinde bulunan videonun davalı başvurusundan önce siteye yüklendiği ve bu videodaki ürün karşısında davalı tasarımının yenilik ve ayırtedicilik unsurları taşımadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan tahkikatı yeterli görmeyerek Youtube sitesinde bulunan video hakkında bilirkişi raporu almış, dosyaya sonulan katalogların basım tarihleri ile ilgili araştırmalar yapmış ve neticede istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporunu dayanak göstererek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı takdirde ve ancak bu halde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olmakla, aynı Yasa'nın 353/1-b-2 ve 3. maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin tahkikat eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa'nın 356. maddesinde ise 353. maddede belirtilen hususlar dışında duruşma açılmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.
Bu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin tahkikat eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni deliller toplanılmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır. Duruşma açılmaksızın giderilebilecek yargılama eksikliklerinin varlığı halinde, bölge adliye mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğine ilişkin bir kanun düzenlemesinin, bu eksikliğin duruşma açılmadan giderilemeyecek nitelikte olması veya duruşma açılarak giderilmesi halinde başka bir cihet öngördüğünü söylemek olanaklı değildir.
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan tahkikat işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir. Aksinin düşünülmesi, temyize konu kararda olduğu gibi, bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmasına sebebiyet verecektir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmekte olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587234200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz