İptal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3418 E. 2020/694 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 445↗ ön inceleme aşaması↗ tahkikat↗ olağanüstü genel kurul↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, duruşma açılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava; davalı şirketin 16/01/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın TTK 445. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu yeterli görmeyerek duruşma açmış, yeni bir heyetten bilirkişi raporu alarak davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı takdirde ve ancak bu halde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olmakla, aynı yasanın 353/1-b-2 ve 3. maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin tahkikat eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa'nın 356. maddesinde ise 353. maddede belirtilen hususlar dışında duruşma açılmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.
Bu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin tahkikat eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır. Duruşma açılmaksızın giderilebilecek yargılama eksikliklerinin varlığı halinde, bölge adliye mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğine ilişkin bir kanun düzenlemesinin, bu eksikliğin duruşma açılmadan giderilemeyecek nitelikte olması veya duruşma açılarak giderilmesi halinde başka bir cihet öngördüğünü söylemek olanaklı değildir. 6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan tahkikat işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir. Aksinin düşünülmesi, temyize konu kararda olduğu gibi, bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmasına sebebiyet verecektir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmekte olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Faydalı model hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5486 E. 2019/6217 K.
Ortak:tahkikat · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan «tahkikat» işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.
Benzer bu karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması ve yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı yasan …
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan «tahkikat» işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/383 E. 2019/7264 K.
Ortak:tahkikat · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan «tahkikat» işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.
Benzer bu karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni «tanık beyanlarının» alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan «tahkikatı» yeterli görmeyerek duruşma açmış, tanıklar dinlemiş ve yeni bir heyetten bilirkişi raporu alarak dinlenen «tanık beyanlarını» ve bilirkişi raporlarını kararına dayanak göstererek davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı yasan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · kesin delil · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n dinlenilmesi ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, davacının delil olarak sunduğu kayıttaki tarihlerin gasp iddiasının ispatı yönünden güvenilir olmadığı ve «kesin delil» teşkil etmeyeceği, davacı şirketin davaya konu patent konusu buluşun kendisine ait olduğunu ve kötü niyetle davalı tarafından kendi adına tescil ettirildiğini ispatlayamadığı, sunulan delillerin ve «tanık beyanlarının» dava konusu patente konu buluşun davacıya ait olduğu ve davalı tarafından gasp edildiği iddiasını ispat yönünden yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ist …
İlk derece mahkemesince, dosyaya «ibraz» edilen deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu değerlendirildiğinde davacı tarafından patente konu olan buluşun kendisine ait olduğuna ilişkin delil ibraz edil …
… karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan «tahkikatı» yeterli görmeyerek duruşma açmış, tanıklar dinlemiş ve yeni bir heyetten bilirkişi raporu alarak dinlenen «tanık beyanlarını» ve bilirkişi raporlarını kararına dayanak göstererek davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni «tanık beyanlarının» alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2264 E. 2020/25 K.
Ortak:tahkikat · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan «tahkikat» işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.
Benzer bu karardaBu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının ve yeni deliller toplanılmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
… karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu ve yapılan «tahkikatı» yeterli görmeyerek Youtube sitesinde bulunan video hakkında bilirkişi raporu almış, dosyaya sonulan katalogların basım tarihleri ile ilgili araştırmalar yapmış ve …
… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · ibraz
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacı tarafından «ibraz» edilen kataloglar ve youtube sitesinde bulunan videodaki ürün karşısında davalı tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» unsuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2013/06674 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, Youtube sitesindeki videonun yüklenme tarihi bilirkişi kanalı ile tespit ettirildikten ve davacı tarafından «ibraz» edilen katalogların tarihleri ile ilgili araştırmalar yapıldıktan sonra Youtube sitesinde bulunan videonun davalı başvurusundan önce siteye yüklendiği ve bu videod …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7139 E. 2022/9607 K.
Ortak:tahkikat
İncelediğiniz kararda… maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin «tahkikat» eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa' …
Bu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin «tahkikat» eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın «kaldırılarak yeniden» esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan «tahkikat» işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu alınmış, duruşma açılmış ve «tahkikat» tamamlanarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 356/2. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayni sorumluluk · kefalet limiti · istinaf başvurusunun reddi · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davalı banka tarafından «ipotek» senedi düzenlendikten sonra dava dışı borçlu ...'a 10.11.2014 tarihli toplam 110.600.-TL tutarında tarımsal kredi kullandırıldığı, davacının «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesinde» verilen ipoteğin henüz kullandırılmayan kredi borçlarını «teminat» altına aldığı açıkça sözleşmede kararlaştırıldığından, ipoteğin daha sonra kullandırılan 07.12.2014 tarihli sözleşme nedeniyle doğan borcu da teminat altına aldığı sonucuna varıldığı, davacının «kefalet limiti» 30.000.-TL den başkaca, 400.000.-TL'ye kadar ipotek ile sorumlu olduğu anlaşıldığından borcu bulunmadığına yönelik davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik …
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davacının davalı bankaya dava dışı ...'ın kredisi sebebiyle 30.000.-TL'lik şahsi ve 400.000.-TL'ye kadar «ayni sorumluluk» altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken, HMK 356/2 maddesi kapsamında «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3418 E. , 2020/694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/12/2016 tarih ve 2015/401 E- 2016/1055 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2018 tarih ve 2017/575 E- 2018/486 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 21.01.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 16.01.2015 tarihli genel kurulunda alınan 3 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar aleyhine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, duruşma açılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava; davalı şirketin 16/01/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın TTK 445. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi tarafından alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu yeterli görmeyerek duruşma açmış, yeni bir heyetten bilirkişi raporu alarak davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı takdirde ve ancak bu halde başvurunun esastan reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olmakla, aynı yasanın 353/1-b-2 ve 3. maddelerinde öngörüldüğü üzere, ilk derece mahkemesi kararında kanunun uygulanmasında veya gerekçesinde hata bulunması halleri ile ilk derece yargılamasına ilişkin tahkikat eksiklikleri duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekte olup yine aynı Yasa'nın 356. maddesinde ise 353. maddede belirtilen hususlar dışında duruşma açılmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.
Bu hükümlerin birlikte yorumlanmasından, konumuzla ilgili olarak belirtmek gerekirse, ilk derece yargılaması aşamasına ilişkin tahkikat eksikliğinin saptanması, somut davada olduğu gibi ilk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunun ve yapılan tahkikatın hükme elverişli bulunmadığının anlaşılması, yeni bir rapor alınmasının gerekli bulunması halinde, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmalıdır. Duruşma açılmaksızın giderilebilecek yargılama eksikliklerinin varlığı halinde, bölge adliye mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğine ilişkin bir kanun düzenlemesinin, bu eksikliğin duruşma açılmadan giderilemeyecek nitelikte olması veya duruşma açılarak giderilmesi halinde başka bir cihet öngördüğünü söylemek olanaklı değildir.
6100 sayılı HMK’da düzenlenen istinaf sisteminde ve buna ilişkin sevkedilen hükümlerde, incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunun, eksik yapılan tahkikat işlemlerinin ikmali suretiyle anlaşılması gibi bir hal, süreç ve sonuç öngörülmemiştir. Aksinin düşünülmesi, temyize konu kararda olduğu gibi, bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşmasına sebebiyet verecektir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmekte olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesi kararının re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587146200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz