Marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3148 E. 2024/5516 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/107 E. - 2020/332 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hemen her meslek grubu tarafından bilinen ve tanınmış "İstoç" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin “mobilistock” ibareli başvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaları ile dava konusu başvurunun iltibasa yol açacak düzeyde benzer olduğu gibi marka kapsamlarında yer alan malların da aynı bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek,YİDK'ın 2020-M-1118 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu "mobilistock" ibareli markanın ortalama tüketici nezdinde "mobil-istock" olarak algılanmayacağı, bir bütün olarak "mobilistock" olarak algılanacağı, kaldı ki görsel olarak markanın "mobili stock" şeklinde "stock" ibaresi koyulaştırılarak oluşturulduğu, bu nedenle ortalama tüketicinin markayı "mobili-stock" olarak algılayacağı, "stock" ibaresinin kullanımı Türkçe'ye de "Stok" olarak anlamsal karşılığı bulunan İngilizce bir ibare olduğu, davacıya ait "istoç" markalarının herhangi bir anlamının bulunmadığı, bu nedenle gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse kavramsal olarak markaların birbirinden farklı oldukları, davacıya ait "istoç" ibareli markaları daha önce gören, bilen, bu markalı hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicinin, dava konusu "mobilistock" ibareli markayı gördüğünde hemen ve ilk bakışta bu markayı farklı bir marka olarak algılayacağı, davacı markaları ile herhangi bir bağ kurmayacağı, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir ilinti bulunduğu yönünde yanılsamaya düşmeyeceği, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, tanınmışlık iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "İstoç" ibareli markalarının her meslek grubu ve halk tarafından bilinip tanındığını, dava konusu markanın müvekkilinin bu markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait bir marka olduğunun düşünüleceğini, tarafların marka kapsamlarında yer alan hizmet sınıfının da birebir aynı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "mobilistock” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "İSTOÇ" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda yer alan "stock" ibaresinin "mobili" ibaresine göre daha kalın yazı karakteri ve daha koyu renkle yazıldığı, bu hali ile başvurunun "mobili-stock" şeklinde algılanacağı, diğer taraftan tarafların marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2201 E. 2020/526 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu "mobilistock" ibareli markanın «ortalama tüketici» nezdinde "mobil-istock" olarak algılanmayacağı, bir bütün olarak "mobilistock" olarak algılanacağı, kaldı ki görsel olarak markanın "mobili stock" şeklinde "stock" …
… aşvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaları ile dava konusu başvurunun «iltibasa» yol açacak düzeyde benzer olduğu gibi marka kapsamlarında yer alan malların da aynı bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun 6769 sayılı …
CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… amına göre; davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle bilirkişi raporunun iltibas yoktur değerlendirmesin …
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket v …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket v …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/«son» maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin, sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle, kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/223 E. 2024/3634 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… aşvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaları ile dava konusu başvurunun «iltibasa» yol açacak düzeyde benzer olduğu gibi marka kapsamlarında yer alan malların da aynı bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun 6769 sayılı …
CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu "mobilistock" ibareli markanın «ortalama tüketici» nezdinde "mobil-istock" olarak algılanmayacağı, bir bütün olarak "mobilistock" olarak algılanacağı, kaldı ki görsel olarak markanın "mobili stock" şeklinde "stock" …
Benzer bu kararda… markaları ile tescili talep edilen hizmetlerin tamamı yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 2017/64328 sayılı “mobil ilaçlama & peyzaj” ibareli marka açısından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının oluştuğu, 2017/64328 numaralı davalı markasının, «kötüniyetli» olarak başvurulduğuna ait dosya içinde delil bulunmadığı, 2017/64328 sayılı davalı şahıs markası açısından hükümsüzlük nedenlerinin oluştuğu, davalı eyleminin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında sayılacağı, «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2018/M-7824 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının davaya konu markayı kullanmasının, davacıya ait markaya ve ticari unvan hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, fiili kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine, davalının üzerinde davaya konu marka ibaresinin bulunduğu iş evrakı, katalog, ürün ve araçlar ile her türlü tanıtım vasıtasına görüldükleri yerde el konularak imhasına, davalıya ait mobililaclama.com alan adının davacıya ait marka ve ticari unvan hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve www.mobililaclama.com web sitesine «erişimin engellenmesine» karar verilmiştir.
… n "MOBİL" esas ibareli markaları ile tescili talep edilen hizmetlerinin tamamı yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre davacının tanınmış "MOBİL" markası açısından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · erişimin engellenmesi · sicilden terkin · hakkaniyet · ticaret unvanı · iptal davası · marka hakkına tecavüz · terkin
Benzer bu kararda… ınıfta yer alan "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)" başvurunun kapsamından resen reddedilerek geriye kalan hizmetler için «ilan» edildiğini, müvekkili tarafından davalının dava konusu marka başvurusunun yayınına itiraz edildiğini, müvekkilinin itirazı üzerine dava konusu marka başvurusunun kapsamından Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile 37.04 ve 37.05. alt sınıflarda yer alan hizmetlerin dava konusu marka başvurusunun kapsamından çıkarılmasına karar verildiğini, bu karara yönelik itirazın da reddine karar verildiğini, müvekkili adına tescilli mobil ibareli markaların bulunduğunu, markasının tanınmış marka olarak T/00232 sayısı ile markalar siciline kayıtlı olduğunu, davalının dava konusu marka başvurusunun tümden reddi gerektiğini, davaya konu uyuşmazlığa benzer emsal davalarda verilen kararların davacı lehine kesinleştiğini, davalı şahsın mobililaclama.com alan adının sahibi olduğunu ve www.mobililaclama.com internet sitesinde fiilen markayı kullanmakta olduğunu, davalı şahsın söz konusu kullanımlarının müvekkilinin markalarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’nın 21.09.2018 tarih ve 2018/M-7824 sayılı kararının iptali ile davalının 2017/64328 sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalı şahsın kullanımının davacının marka ve «ticaret unvanına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile fiili kullanımının durdurulması ve önlenmesini, bu amaçla iş evrakı ve sairlere el konulması, davalı şahsa ait mobililaçlama.com alan adının davacının markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile web sayfasına «erişimin engellenmesini» talep etmiştir.
… markaları ile tescili talep edilen hizmetlerin tamamı yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 2017/64328 sayılı “mobil ilaçlama & peyzaj” ibareli marka açısından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının oluştuğu, 2017/64328 numaralı davalı markasının, «kötüniyetli» olarak başvurulduğuna ait dosya içinde delil bulunmadığı, 2017/64328 sayılı davalı şahıs markası açısından hükümsüzlük nedenlerinin oluştuğu, davalı eyleminin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında sayılacağı, «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2018/M-7824 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının davaya konu markayı kullanmasının, davacıya ait markaya ve ticari unvan hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, fiili kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine, davalının üzerinde davaya konu marka ibaresinin bulunduğu iş evrakı, katalog, ürün ve araçlar ile her türlü tanıtım vasıtasına görüldükleri yerde el konularak imhasına, davalıya ait mobililaclama.com alan adının davacıya ait marka ve ticari unvan hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve www.mobililaclama.com web sitesine «erişimin engellenmesine» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini», markaya ve ticari ünvan hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, fiili kullanımının durdurulması ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü, «sicilden terkini», markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, fiili kullanımın durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkindir.
-
Şirket zararının sektörel daralmadan kaynaklanması ve yönetici kusurunun kanıtlanamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6465 E. 2023/1225 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetici sorumluluğu · rekabet yasağı · borca batıklık · bekletici mesele
Benzer bu kararda… in 2015/401 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporunda da piyasanın daralması ve teknolojinin değişmesi sonucunda şirket gelirlerinin azaldığı, şirketin «borca batıklığının», 2004 yılından beri süregelen Kanal 6'nın şirkete olan borcu ile Tele Mesaj şirketinin borcunun tahsil edilememesinden kaynaklandığının tespit edildiği, şirketin «iflasa» sürüklenmesinde davalı yöneticinin kusurunun bulunduğunun kanıtlanamadığı gibi davacının ortağı bulunduğu şirketin de borcunu ödememesi olduğunun belirlendiği, davacının yetkilisi bulunduğu AMVG şirketinin faaliyet alanı ağırlıklı olarak mobil yazılım geliştirme ve teknik destek hizmetlerine ilişkin olmakla, Mobilink şirketiyle farklı olması nedeniyle şirket iş ve faaliyetlerinin AMVG şirketine kaydırıldığı ve «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, şirketin içinin boşaltıldığı, müşteri ve demirbaşlarının AMVG şirketine aktarıldığı, elemanlarının bu şirkete yönle …
Şti.'ye (AMVG) ait olup davalının her iki «şirketin müdürü» ve aynı zamanda AMVG'nin ortağı olduğunu, her iki şirketin aynı iştigal sahasında çalıştıklarını, davalının Mobilink «şirketine zarar» verdiğini, bu bağlamda davalının şirketi zarara uğratarak «iflas» durumuna getirdiğini, davalının, müvekkilinin imzasını taklit ederek aleyhine kararlar aldığını, şirketin tüm faaliyet konularını ve emeğini AMGV şirketine kaydırdığını, bu nedenle AMVG şirketinin yüksek kazançlar elde etmeye başladığını, Mobilink «şirketinin feshi» davasında alınan bilirkişi raporunda davalının kusurlu bulunduğunu, davalı tarafından şirket çalışanlarının AMVG bünyesine «dahil» edildiğini, hatta demirbaşlarının da bu şirkete devredildiğini, Mobilink'in kâr «payının» yok edildiğini, davalının müdürlük maaşını istediği gibi tayin ettiğini, şirketin içini boşalttığını, müvekkilinin «şikayeti» üzerine Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/37796 sayılı dosyası ile hakkında «tahkikat» başlatıldığını, özenli bir yönetici gibi hareket etmeyip «rekabet yasağı» yükümlülüğüne uymadığını ileri sürerek şimdilik 400.000,00 TL tazminatın zarar tarihlerinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile Mobilink şirketine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/401 E. sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmediğini, «bekletici mesele» yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/401 E. sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılmasında da bir yarar bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3148 E. , 2024/5516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/640 Esas, 2023/191Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/107 E. - 2020/332 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının hemen her meslek grubu tarafından bilinen ve tanınmış "İstoç" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin “mobilistock” ibareli başvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaları ile dava konusu başvurunun iltibasa yol açacak düzeyde benzer olduğu gibi marka kapsamlarında yer alan malların da aynı bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek,YİDK'ın 2020-M-1118 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu "mobilistock" ibareli markanın ortalama tüketici nezdinde "mobil-istock" olarak algılanmayacağı, bir bütün olarak "mobilistock" olarak algılanacağı, kaldı ki görsel olarak markanın "mobili stock" şeklinde "stock" ibaresi koyulaştırılarak oluşturulduğu, bu nedenle ortalama tüketicinin markayı "mobili-stock" olarak algılayacağı, "stock" ibaresinin kullanımı Türkçe'ye de "Stok" olarak anlamsal karşılığı bulunan İngilizce bir ibare olduğu, davacıya ait "istoç" markalarının herhangi bir anlamının bulunmadığı, bu nedenle gerek görsel, gerek işitsel ve gerekse kavramsal olarak markaların birbirinden farklı oldukları, davacıya ait "istoç" ibareli markaları daha önce gören, bilen, bu markalı hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicinin, dava konusu "mobilistock" ibareli markayı gördüğünde hemen ve ilk bakışta bu markayı farklı bir marka olarak algılayacağı, davacı markaları ile herhangi bir bağ kurmayacağı, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir ilinti bulunduğu yönünde yanılsamaya düşmeyeceği, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, tanınmışlık iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının "İstoç" ibareli markalarının her meslek grubu ve halk tarafından bilinip tanındığını, dava konusu markanın müvekkilinin bu markaları ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait bir marka olduğunun düşünüleceğini, tarafların marka kapsamlarında yer alan hizmet sınıfının da birebir aynı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "mobilistock” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "İSTOÇ" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda yer alan "stock" ibaresinin "mobili" ibaresine göre daha kalın yazı karakteri ve daha koyu renkle yazıldığı, bu hali ile başvurunun "mobili-stock" şeklinde algılanacağı, diğer taraftan tarafların marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064905000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz