Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2552 E. 2020/635 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kasa açığı↗ el koyma↗ mutabakat↗ illiyet bağı↗ şirket zararı↗ ihtiyati tedbir↗ tmsf↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davacı şirkete TMSF tarafından el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, kasa açığı bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından 27/10/2004 tarihli "Sayım Ve Mutabakat Tutanağı" ile yapıldığı, geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun ve zarar ile sorumlular arasındaki illiyet bağının kurulması gerektiği, kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından, kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, ...2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin tedbir karar
tarihinin 14/08/2003 olduğu, davacı şirkete ait kayıtlarına göre Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'ye 09/10/2003 tarihinde 449.250,00 TL'nin nakden ödeme olarak kayıt yapılmış olduğu, bu bedel ile davacı şirketin Berke Hidroelektrik A.Ş'den alacaklı görüldüğü, zarara neden olduğu öne sürülen bu ödemenin kim tarafından yapıldığının bilinmediği, davacının bu alacağını söz konusu şirketten bir şekilde talep ettiğine ilişkin bir bilgi yada belge bulunmadığı, tedbir kararının ödeme tarihi olan 09/10/2003 tarihinden önce davalıların yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi oldukları şirkete tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalılar aleyhine açılan sorumluluk davasıdır. Mahkemece, dava dışı Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'ye 09/10/2003 tarihinde 449.250,00 TL'nin nakden ödendiği ve davacı şirketin Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'den alacaklı olduğunun belirlendiği ancak davacının bu alacağını söz konusu şirketten talep ettiğine ya da bu alacağının idarî veya yasal yönden takibata aldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, davalıların ...2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 01/08/2013 tarih 2003/391 ve 14/08/2003 tarih 2003/426 sayılı müteferrik tedbir kararlarını tebliğ almadıkları, bu nedenle yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle bu talebin de reddine karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinin incelenmesinde davacının dava dışı Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'ye aktarılan 449.250,00 TL’nin ödenmemesi gereken bir meblağ olduğu ve şirketin bu ödeme nedeniyle zarara uğradığı iddiasında bulunmuştur. Dolayısıyla davacının anılan iddiası değerlendirilmeden, söz konusu ödemenin davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı tartışılmadan, sadece ihtiyati tedbir kararının tebliğ edilmesi hususuna değer verilerek karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8022 E. 2022/8955 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · illiyet bağı · yönetim kurulu kararı · Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
İncelediğiniz kararda… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından 27/10/2004 tarihli "Sayım Ve Mutabakat Tutanağı" ile yapıldığı, geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun ve zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» kurulması gerektiği, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından, kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, . …
… söz konusu şirketten bir şekilde talep ettiğine ilişkin bir bilgi yada belge bulunmadığı, tedbir kararının ödeme tarihi olan 09/10/2003 tarihinden önce davalıların «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyesi oldukları şirkete tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «yönetim kurulu» üyeleri ..., ..., ... ile denetim kurulu üyesi ... yönünden, davacı şirketin 13.02.2004 tarihinde yapılan kasa sayımında belirlenen 339.726,88 TL açığının, kasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak hangi tarihte oluştuğunun tespitinin mümkün olmadığı, zarar ile davalı sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulamadığı, «kasa açığının» davacı şirkete el «koyma» anında mevcut olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu karardaBu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9589 E. 2014/16672 K.
Ortak:kasa açığı
İncelediğiniz kararda… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından 27/10/2004 tarihli "Sayım Ve Mutabakat Tutanağı" ile yapıldığı, geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun ve zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» kurulması gerektiği, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından, kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, . …
Benzer bu kararda… den kararın kesinleştiği, diğer davalılar yönünden davacı şirkete el konulmuş olduğu tarihte kasa sayım tutanağı mevcut olmaması sebebiyle sorumlu oldukları dönemde «kasa açığının» tespit edilemediği, bu itibarla anılan davalılar yönünden davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... yönünden davanın kabulüne, 50.912,98 TL'nin zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2-) Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için «vekalet ücretinin» maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirme …
… den kararın kesinleştiği, diğer davalılar yönünden davacı şirkete el konulmuş olduğu tarihte kasa sayım tutanağı mevcut olmaması sebebiyle sorumlu oldukları dönemde «kasa açığının» tespit edilemediği, bu itibarla anılan davalılar yönünden davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... yönünden davanın kabulüne, 50.912,98 TL'nin zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4270 E. 2019/5670 K.
Ortak:kasa açığı · el koyma · illiyet bağı · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
İncelediğiniz kararda… dan el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, «kasa açığı» bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından 27/10/2004 tarihli "Sayım Ve Mutabakat Tutanağı" ile yapıldığı, geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun ve zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» kurulması gerektiği, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından, kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, . …
… söz konusu şirketten bir şekilde talep ettiğine ilişkin bir bilgi yada belge bulunmadığı, tedbir kararının ödeme tarihi olan 09/10/2003 tarihinden önce davalıların «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyesi oldukları şirkete tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla davacının anılan iddiası değerlendirilmeden, söz konusu ödemenin davacı «şirketi zarara» uğratıp uğratmadığı tartışılmadan, sadece «ihtiyati tedbir» kararının tebliğ edilmesi hususuna değer verilerek karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKasa günlük olarak tutulduğundan geriye dönük olarak «kasa açığının» hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerekmekte olup, zarar ile sorumlular arasındaki «illiyet bağının» da kurulması gerekirken, kasa açığının el «koyma» anında mevcut olduğu hususu tespit edilememiş ve davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamamış olduğundan mevcut kasa açığından davalıların sorumlu tutulam …
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «şirketin zararının» varlığı şirket «ticari defterleri» ile yılsonu devri sırasında 31/12/2003 tarihinde tespit edildiği, «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarına dair belge ve bilgi «ibraz» etmediği, yönetim kurulu üyeleri ortak olarak ödemeleri gereken apel borcunu ödemediği, denetim kurulu üyesi ...’in ise denetim görevini yerine getirmediği için 339.726,88 TL zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı ... yönünden dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne, 339.726,88 TL'nin «haksız fiil» tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine ka …
Dava, 6762 sayılı Yasa’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler, denetçinin davacı «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · haksız fiil · ticari defter · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; «şirketin zararının» varlığı şirket «ticari defterleri» ile yılsonu devri sırasında 31/12/2003 tarihinde tespit edildiği, «yönetim kurulu» ve denetim kurulu üyeleri kusursuz olduklarına dair belge ve bilgi «ibraz» etmediği, yönetim kurulu üyeleri ortak olarak ödemeleri gereken apel borcunu ödemediği, denetim kurulu üyesi ...’in ise denetim görevini yerine getirmediği için 339.726,88 TL zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı ... yönünden dava takip edilmediğinden HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne, 339.726,88 TL'nin «haksız fiil» tarihi olan 31/07/2003 tarihinden itibaren değişik oranlardaki faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2552 E. , 2020/635 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.02.2018 tarih ve 2015/521-2018/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin temlik alan davacı TMSF vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2002-2003-2004 yıllarına ait denetçi raporlarına göre, şirketin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların usulsüz işlemleri sebebi ile şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek şimdilik 10.000.- TL'nin faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davacı şirkete TMSF tarafından el konulması sırasında eski yöneticiler ile TMSF tarafından atanan yöneticiler arasında fiili kasa sayım tutanağı, devir tutanağı gibi bir belge düzenlenmediği, kasa açığı bulunduğuna dair belirlemenin TMSF tarafından 27/10/2004 tarihli "Sayım Ve Mutabakat Tutanağı" ile yapıldığı, geriye dönük olarak kasa açığının hangi tarihte oluştuğunun ve zarar ile sorumlular arasındaki illiyet bağının kurulması gerektiği, kasa açığının el koyma anında mevcut olduğu hususunun tespit edilemediği, davalılar ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından, kasa açığından davalıların sorumlu tutulamayacağı, ...2.
Sulh Ceza Mahkemesi'nin tedbir karar
tarihinin 14/08/2003 olduğu, davacı şirkete ait kayıtlarına göre Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'ye 09/10/2003 tarihinde 449.250,00 TL'nin nakden ödeme olarak kayıt yapılmış olduğu, bu bedel ile davacı şirketin Berke Hidroelektrik A.Ş'den alacaklı görüldüğü, zarara neden olduğu öne sürülen bu ödemenin kim tarafından yapıldığının bilinmediği, davacının bu alacağını söz konusu şirketten bir şekilde talep ettiğine ilişkin bir bilgi yada belge bulunmadığı, tedbir kararının ödeme tarihi olan 09/10/2003 tarihinden önce davalıların yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi oldukları şirkete tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalılar aleyhine açılan sorumluluk davasıdır. Mahkemece, dava dışı Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'ye 09/10/2003 tarihinde 449.250,00 TL'nin nakden ödendiği ve davacı şirketin Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'den alacaklı olduğunun belirlendiği ancak davacının bu alacağını söz konusu şirketten talep ettiğine ya da bu alacağının idarî veya yasal yönden takibata aldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, davalıların ...2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 01/08/2013 tarih 2003/391 ve 14/08/2003 tarih 2003/426 sayılı müteferrik tedbir kararlarını tebliğ almadıkları, bu nedenle yapılan ödemeden sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle bu talebin de reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinin incelenmesinde davacının dava dışı Berke Hidroelektrik Santral A.Ş'ye aktarılan 449.250,00 TL’nin ödenmemesi gereken bir meblağ olduğu ve şirketin bu ödeme nedeniyle zarara uğradığı iddiasında bulunmuştur. Dolayısıyla davacının anılan iddiası değerlendirilmeden, söz konusu ödemenin davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı tartışılmadan, sadece ihtiyati tedbir kararının tebliğ edilmesi hususuna değer verilerek karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587191700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz