Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3602 E. 2020/239 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekleme ücreti↗ tevdi mahalli↗ navlun↗ ihtiyati tedbir↗ taşıma sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, yurt dışı taşıma sözleşmesine dayalı navlun ve bekleme ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, kendisine yüklenen yükümlülüğü yerine getirmediğinden davacının dönüş navlunu ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce, davacı tarafın malları Türkiye'ye geri getirmesi sebebiyle dönüş navlun ücretini isteyebileceği gerekçesiyle karar, davacı yararına bozulmuştur. Ancak, dava konusu taşıma ilişkisinde davacıya ait iki adet tırın, İstanbul’dan yüklendikten sonra Kazakistan’a ulaştığı, evrakın noksan olması nedeniyle Kazakistan'a girişine izin verilmemesi sebebiyle 23.04.2013 tarihinden 29.06.2013 tarihine kadar Özbekistan'da bekledikten sonra 05.07.2013 tarihinde Türkiye’ye Gürbulak sınır kapısından giriş yaptığı ve daha sonra davacının talebi üzerine Doğu ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca malların tevdi mahalli olarak belirlenen antrepoya konulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı dönüş navlunu isteyebilir ise
de taşımaya konu malları İstanbul’a kadar geri getirmediğine göre, dönüş navlunu ücretinin de ancak Ağrı/Doğu ...’a kadar olan kısmını isteyebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizin 19.02.2018 tarih 2016/13156 E. 2018/1166 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4545 E. 2012/10893 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… aptığı, bunun sonucunda davacının davalıya bir kısım faturalar gönderdiği, gönderilen faturalara davalının itiraz etmediği, kısmi ödemeler yaptığı, incelenen davacı «ticari defterlerine» göre davacının davalıdan 8.850 USD alacaklı olduğu, davalının ise ticari defterlerini sunmadığı, takibe haksız olarak itiraz edildiği, alacağın da likit olduğu gerekçesiyle, itirazın iptali ile takip talebinde kamu bankalarınca en yüksek yıllık faiz oranı cümlesi eklenilmek suretiyle takip tarihindeki diğer şartlar nazara alınarak takibin devamına, «asıl alacak» üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… 12 adedinin ücretinin ise davacının Ukrayna Acentesine gemiye binmeden önce nakit olarak ödendiğini savunmuş, bunun dayanağı olarak Rusça dilinde bir takım belgeler «ibraz» etmiş, ancak söz konusu belgeler değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, söz konusu belgelerin çevirisi yaptırılarak dönüş navlunlarının ödenip ödenmediği ve karara esas alınan bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, faturaların ilişkin bulunduğu dönüş yolculuklarının davacı tarafından yapılıp yapılmadığı belirlenmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13156 E. 2018/1166 K.
Ortak:bekleme ücreti · navlun · taşıma sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Dava, yurt dışı «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun» ve «bekleme ücretlerinin» tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, kendisine yüklenen yükümlülüğü yerine getirmediğinden davacının dönüş navlunu ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce, davacı tarafın malları Türkiye'ye geri getirmesi sebebiyle dönüş «navlun» ücretini isteyebileceği gerekçesiyle karar, davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılardan..... arasında «taşıma sözleşmesinin» yapıldığı, bu sözleşmede «navlun» ve «bekleme ücretinin» belirlendiği, belgelerdeki eksiklikler nedeniyle tırların Kazakistan'a sokulmadığı, böylece ürünlerin alıcılarına «teslim» edilmediği, taşıma engeli nedeniyle -/- taşımanın tamamlanamadığı, bu engele gönderen davalının sebebiyet verdiği, davacının sözleşme ile belirlenen navlun ve bekl …
Dava, yurt dışı «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun» ve «bekleme ücretlerinin» tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda davacının malları Türkiye'ye geri getirmesi sebebiyle dönüş «navlun» ücretini de isteyebileceği nazara alınmaksızın kendisine yüklenen görevi yerine getirmediği gerekçesiyle dönüş navlunu ücreti talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymet takdiri · ba beyannamesi · avans faizi · teslim
Benzer bu kararda… 3 tarihine kadar ..... bekletildiği, davalının bu duruma muttali olduğu halde, emtianın satılması ya da imhası yönünde bir talimat vermediği, İcra Dairesine sunulan «kıymet takdir» raporunda tırların içinde bulunan emtianın ihracat «beyannamelerine» göre 7.348,62 Euro, 191.692,80 Euro, 49.401,74 Usd, 61.888,62 TL, 113.458,57 Euro, 172.614,23 Euro, 130.064,60 Euro değerinde olduğunun belirtildiği dosya kapsamın …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılardan..... arasında «taşıma sözleşmesinin» yapıldığı, bu sözleşmede «navlun» ve «bekleme ücretinin» belirlendiği, belgelerdeki eksiklikler nedeniyle tırların Kazakistan'a sokulmadığı, böylece ürünlerin alıcılarına «teslim» edilmediği, taşıma engeli nedeniyle -/- taşımanın tamamlanamadığı, bu engele gönderen davalının sebebiyet verdiği, davacının sözleşme ile belirlenen navlun ve bekl …
Konvansiyonunun 14. maddesinin kendisine yüklediği görevi gereği gibi yerine getirmediği, bu itibarla dönüş navlununu isteyemeyeceği, diğer davalının sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle...a karşı açılan davanın kısmen kabulüne, 69.594,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline, davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Konvansiyonunun 11. maddesine göre malların «tesliminden» önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için gönderici lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirecek yahut da taşımacıya verecek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16495 E. 2014/18156 K.
Ortak:bekleme ücreti · navlun · taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2-Dava, yurt dışı «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun» ve «bekleme ücretlerinin» tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, kendisine yüklenen yükümlülüğü yerine getirmediğinden davacının dönüş navlunu ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce, davacı tarafın malları Türkiye'ye geri getirmesi sebebiyle dönüş «navlun» ücretini isteyebileceği gerekçesiyle karar, davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaŞti. ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk «taşıyıcı» olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan Doğubeyazıt'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı A...
1-Dava, «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesinden kaynaklanan taşıma ve «bekleme ücreti» ile taşınan eşya üzerinde «hapis hakkının» uygulanması için yapılan «masrafların» tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «alt taşıyıcı» olan davalı A...
Şti. ile davacı arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» gereğince ödenmesi gereken taşıma ücretinin ödenmediği, taşıma ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacı araçlarının gümrük kapısında uzun süre beklediği, «taşıyıcı» olarak yükümlülüklerini yerine getiren davacının taşıma ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, ancak davacının yalnızca taşıma ücreti için usulüne uygun biçimde dava açtığı gerekçesiyle taşıma ücreti yönünden davanın kısmen kabulüne, usulünce açılmış bir dava olmadığından bekleme ücretine ilişkin talep hakkında ise karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · navlun alacağı · navlun bedeli · alt taşıyıcı · sözleşmenin ihlali · zamanaşımı defi · olumsuz oy · taşıyıcı
Benzer bu karardaŞti.'nin sorumlu olduğu bildirilmiş ise de sonraki raporlarda açıklandığı üzere gönderen ile ilk «taşıyıcının» da davacıya karşı sorumluluklarının bulunduğu, zira «navlun bedelinin» gönderen tarafından ilk taşıyıcıya, onun tarafından da «alt taşıyıcıya» ödendiğinin ispat edilemediği, bununla birlikte davacının yalnızca «navlun alacağı» için harcını yatırarak usulünce dava açtığı, dava dilekçesinde belirtilen diğer talepleri ile ilgili usulünce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla diğer taleplerini «ıslah» yoluyla dahi dava konusu edemeyeceği, ayrıca ıslah dilekçesi artırılan navlun alacağı yönünden davalı Dağdeviren şirketinin «zamanaşımı definin» TTK'nın 767. maddesi uyarınca yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Dağdeviren Ltd.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinin ihlal» edilmesinden kaynaklanan taşıma ve «bekleme ücreti» ile taşınan eşya üzerinde «hapis hakkının» uygulanması için yapılan «masrafların» tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «alt taşıyıcı» olan davalı A...
Şti. ile «taşıma sözleşmesi» düzenlediği, diğer davalının da ilk «taşıyıcı» olduğu, sözleşme gereğince emtianın 04.02.2008 tarihinde araca yüklendiği, 12.000 USD olarak belirlenen taşıma ücretinin %80'inin peşin, %20'sinin ise «teslim» yerinde ödenmesinin gerektiği halde davacının, «navlun bedeli» ödenmeksizin yola çıktığı ve 05.02.2008 tarihinde çıkış gümrüğü olan Doğubeyazıt'a ulaştığı, navlun ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının gümrük kapısında uzun süre beklediği ve daha sonra emtia üzerinde «hapis hakkını» kullanarak tevdii mahalli tayini yoluna başvurduğu, davacının taşıyıcı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yaptığından navlun bedeline ve «bekleme ücretine» hak kazandığı, her ne kadar alınan ilk bilirkişi raporunda bu miktarlardan yalnızca davacıyla sözleşme imzalayan davalı A...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, göndericisi davalı Dağdeviren şirketi olan emtiayı, Türkiye'den Kazakistan'a karayoluyla taşımak için «alt taşıyıcı» olan A...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1862 E. 2012/4591 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece anılan davalı bakımından da «yargı yolu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup davacı vekilinin buna yönelik temyiz itirazının kabulü ile davalı (Tasfiye Halinde) Dasbaş Doğu Anadolu Serbest Bölge İşleticisi A.Ş. hakkındaki yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3602 E. , 2020/239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02/03/2016 gün ve 2013/230-2016/90 sayılı kararı bozan Daire'nin 19/02/2018 gün ve 2016/13156 -2018/1166 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Zafer Kazakistan Kargo ile yaptığı taşıma sözleşmesi uyarınca davalı ...Gelişim İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait emtiayı İstanbul'dan Almaatı'ya taşıdığını, 22.000 USD navlun bedeli ve bekleme süresi için araç başına beher günde 150 USD alınacağının kararlaştırıldığını, davalı firma tarafından evrakların eksik düzenlenmesi sebebiyle Kazakistan gümrüğünce geçişe izin verilmediğini, müvekkilinin emtiayı geri getirip 05.07.2013 tarihinde Türkiye Gümrüğünden giriş yaptıktan sonra yediemine teslim ettiğini, 22.000 Usd gidiş navlun ücreti, 22.000 USD geliş navlun ücreti, 27.000 USD bekleme ücreti olmak üzere toplam 71.000 USD tutarındaki faturanın davalıya gönderildiğini, ancak bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 126.000 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, yurt dışı taşıma sözleşmesine dayalı navlun ve bekleme ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, kendisine yüklenen yükümlülüğü yerine getirmediğinden davacının dönüş navlunu ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce, davacı tarafın malları Türkiye'ye geri getirmesi sebebiyle dönüş navlun ücretini isteyebileceği gerekçesiyle karar, davacı yararına bozulmuştur. Ancak, dava konusu taşıma ilişkisinde davacıya ait iki adet tırın, İstanbul’dan yüklendikten sonra Kazakistan’a ulaştığı, evrakın noksan olması nedeniyle Kazakistan'a girişine izin verilmemesi sebebiyle 23.04.2013 tarihinden 29.06.2013 tarihine kadar Özbekistan'da bekledikten sonra 05.07.2013 tarihinde Türkiye’ye Gürbulak sınır kapısından giriş yaptığı ve daha sonra davacının talebi üzerine Doğu ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca malların tevdi mahalli olarak belirlenen antrepoya konulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı dönüş navlunu isteyebilir ise
de taşımaya konu malları İstanbul’a kadar geri getirmediğine göre, dönüş navlunu ücretinin de ancak Ağrı/Doğu ...’a kadar olan kısmını isteyebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizin 19.02.2018 tarih 2016/13156 E. 2018/1166 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.02.2018 tarih 2016/13156 E. 2018/1166 K. sayılı ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan bu değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587184100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz