Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2162 E. 2020/330 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı şirketin taşıyıcı olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak davalı gerçek kişiler aleyhine verilen ilk hüküm, bu davalılarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, mahkemece temyize konu kararda adıgeçen davalılara açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu husus re’sen bozma sebebi teşkil edecek olmakla davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile davalı gerçek kişiler hakkında verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14668 E. 2014/4262 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · müteselsil sorumluluk · haksız fiil · görevsizlik kararı · kusur
Benzer bu karardaA..S..'ya karşı da dava açılmış ise de, haklarındaki davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden «görevsizlik» kararı verilebilmesi için banka hakkındaki davanın «tefrik» edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, dava konusu mevduat hesabında bulunan paraların talimata aykırı ve sahte işlemlerle ödendiği iddia edilmekte olup iddianın bu ileri sürülüş biçimine göre, kendilerine yatırılan paraları mudilere istenildiği an iade etmekle yükümlü bulunan davalı Banka sözleşme nedeniyle, davacı şirket çalışanları ise «haksız fiil» esasına dayalı olarak davacıya karşı «müteselsilen sorumludurlar».
… ödeme yapmak suretiyle zarara sebebiyet vermiş ise bu takdirde davacı şirketin de kötü adam çalıştırması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle tarafların «kusur» oranları belirlenerek karar vermek gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14655 E. 2010/1608 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10203 E. 2016/5002 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · eksik harç · yapılmamış sayılma · kıyasen uygulama · sigorta ettiren · davanın konusu · temerrüt tarihi · ek prim
Benzer bu karardaTemyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
2) Birleşen davada davacı vekilinin temyiz istemine gelince; mahkemece 11.02.2013-11.02.2014 tarihlerini kapsayan «dava konusu» 209 nolu «zeyilnamelerde» sigortalı olarak asıl davanın davalısı ... 'nin isminin geçtiği, birleşen dosyanın davalısı olan ...'nin poliçede isminin geçmediği gerekçesi ile davanın «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, ... ve ... nolu poliçelere ilişkin zeyilnamelerde davalı .... «sigorta ettiren» olarak yer almakta olup, ... nolu poliçede ise sigorta ettiren ayrıca düzenlenmemiştir.
Mahkemece, asıl davada davalılardan ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 13.164,25 USD'nin adıgeçen davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara «temerrüt tarihi» olan 29/07/2013'ten itibaren T.C.
Merkez Bankasının dövize uyguladığı en yüksek «avans faizinin» işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davada «dava konusu» 209 Tekne Sigortaları Zeyilnamesinde sigortalı olarak, asıl davanın davalısı ...'nin isminin geçtiği, birleştirilen dosyanın davalısı olan ...'nin poliçede isminin geçmediği, davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile «husumetten» reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4748 E. 2022/9205 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz ihbarnamesi · istinaf başvurusunun reddi · ortaklık sözleşmesi · cari hesap · ticari defter · haciz · fatura · menfi tespit
Benzer bu kararda… eler yazıldığı, banka kayıtlarına göre iki şirket arasında ticari ilişkinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında bugüne kadar hiç «cari hesap» olmadığının anlaşıldığı, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında herhangi bir ticari ve mali ilişkiyi belirten «fatura» banka dekontu, tahsil, tediye, sözleşmesinin bulunmadığı, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında ticari ilişkinin 02/04/2015 tarihinde taraflar arasında düzenlenen iş «ortaklığı sözleşmesi» ile sınırlı olduğu, ayrıca bilirkişilerce davacı şirketin 2015 yılı «ticari defter» ve kayıtlar üzerinde inceleme yapıldığı ve yapılan incelemeler neticesinde dava dışı Askal İnşaat Tes.
… ışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» ancak davanın kabulüne karar verildiğine göre «menfi tespit» kararı ile yetinilmesi gerekirken icra takip işlemi olan «haciz ihbarnamesinin» de iptaline karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilmesine ve yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulün …
İcra Müdürlüğünün 2013/37 sayılı dosyasından gönderilen 89/3 «haciz ihbarnamesinin» iptaline karar verilmiştir.
1- Dava, dava dışı şirket hakkında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak davacıya gönderilen «haciz ihbarnamelerine» süresinde itiraz edilemediğinden bahisle davacının takip borçlusuna borcunun olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2162 E. , 2020/330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/01/2019 tarih ve 2017/173-2019/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı dava dilekçesi ile, Nasa Seyahat İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti.ne ait 1 adet silindir iş makinesinin Mersin'den Irak'a 73 DP 369/370 plakalı araçla naklinin 0100.00474080.0000 sayılı emtia nakliyat poliçesiyle müvekkili şirket tarafından sigorta teminatı altına alındığını, 15.04.2005 tarihinde Mersin'den 73 DP 369370 plakalı vasıtaya yüklenen 15.04.2005 tarihli kazada hasarlanan ve alıcısına teslim edilemeyen sigortalı emtiada meydana gelen hasar nedeniyle 06.07.2005 tarihinde sigortalıya 106.703,20 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, 106.702,00.TL.nin 06.07.2005 tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek banka avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erhak Ulus.Taş. Pet.Müş.San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin taşımaya tahsis edilen aracın maliki ve işleteni olmadığını, ayrıca müvekkilinin TTK.Karayolları Taşıma Kanunu ve CMR.nin taşıma akdine ilişkin düzenlemelerde de taşıyan sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı şirketin taşıyıcı olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak davalı gerçek kişiler aleyhine verilen ilk hüküm, bu davalılarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, mahkemece temyize konu kararda adıgeçen davalılara açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu husus re’sen bozma sebebi teşkil edecek olmakla davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile davalı gerçek kişiler hakkında verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirkete yönelik bütün temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirket yönünden usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı gerçek kişiler yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile gerçek kişiler aleyhine verilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/575203800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz