Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6985 E. 2013/23264 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geç teslim↗ yargı yolu↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ ihtarname↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller göre, idari yargının görevli olduğu, HMK'nın 114. maddesine göre yargı yolu dava şartlarından olup, aynı Yasanın 115. maddesine göre dava şartları yargılamanın her aşamasında nazara alınması gereken hususlardan olduğu gerekçesiyle, yargı yolu yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılar tarafından dava dışı kiracıya gönderilen ihtarnamenin geç tesliminden kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir. Davalı genel müdürlük 23/05/2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 21. maddesi gereğince kamu tüzel kişiliği sona erdirilerek anonim şirkete dönüştürülmüştür. Bu durumda idari yargıda davanın görülmesi imkanı bulunmadığı gibi, önceki yürürlükte bulunan hükümler itibariyle, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli cetvelde Kamu İktisadi Kuruluşları arasında yer alan davalı PTT, aynı Kararname'nin 2/3. maddesi gereğince sermayesinin tamamı devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan Kamu İktisadi Teşebbüsü olarak tanımlanmıştır. Ayrıca 22 Şubat 2000 tarih ve 23972 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Ana Statüde de PTT'nin Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda, davalı eylemlerinin diğer özel hukuk tüzel kişilerinde olduğu gibi, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14947 E. 2016/148 K.
Ortak:geç teslim · yargı yolu · tüzel kişilik · anonim şirket · usulden reddi · teslim · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller göre, idari yargının «görevli» olduğu, HMK'nın 114. maddesine göre «yargı yolu» dava şartlarından olup, aynı Yasanın 115. maddesine göre dava şartları yargılamanın her aşamasında nazara alınması gereken hususlardan olduğu gerekçesiyle, yargı yolu yokluğundan davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacılar tarafından dava dışı kiracıya gönderilen «ihtarnamenin» «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
Davalı genel müdürlük 23/05/2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 21. maddesi gereğince kamu «tüzel kişiliği» sona erdirilerek «anonim şirkete» dönüştürülmüştür.
Benzer bu karardaM..'nün kamu hizmeti kapsamındaki «görevleri» arasında olduğundan uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1-Dava, davacıya ait evrakların dava dışı kişilere «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı 23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince kamu «tüzel kişiliği» sona erdirilerek «anonim şirkete» dönüştürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… ümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun ve uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK uyarınca ticari iş niteliğindeki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığının kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Maddi ve Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/155 E. 2015/1263 K.
Ortak:geç teslim · yargı yolu · tüzel kişilik · anonim şirket · teslim · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller göre, idari yargının «görevli» olduğu, HMK'nın 114. maddesine göre «yargı yolu» dava şartlarından olup, aynı Yasanın 115. maddesine göre dava şartları yargılamanın her aşamasında nazara alınması gereken hususlardan olduğu gerekçesiyle, yargı yolu yokluğundan davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacılar tarafından dava dışı kiracıya gönderilen «ihtarnamenin» «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
Davalı genel müdürlük 23/05/2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 21. maddesi gereğince kamu «tüzel kişiliği» sona erdirilerek «anonim şirkete» dönüştürülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde zamanında ilgili adrese «teslimi» ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin ...'nün kamu hizmeti kapsamındaki «görevleri» arasında olup, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinin de «hizmet kusuru» niteliğinde olduğu, idarenin işlem ya da eylemi nedeniyle doğan zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması ve görev hususunun mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davacı tarafından dava dışı kuruma gönderilen başvuru evraklarının «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı Genel Müdürlük 23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince kamu «tüzel kişiliği» sona erdirilerek «anonim şirkete» dönüştürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · re'sen gözetilme · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · kusur
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde zamanında ilgili adrese «teslimi» ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin ...'nün kamu hizmeti kapsamındaki «görevleri» arasında olup, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinin de «hizmet kusuru» niteliğinde olduğu, idarenin işlem ya da eylemi nedeniyle doğan zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması ve görev hususunun mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… ümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun ve uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK uyarınca ticari iş niteliğindeki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığının kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2621 E. 2010/6179 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaDava, davacılar tarafından dava dışı kiracıya gönderilen «ihtarnamenin» «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6985 E. , 2013/23264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2013 tarih ve 2011/678-2013/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile dava dışı ...arasında 23.09.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi olduğunu, kiracıya gönderilen 03.09.2010 tarihli ihtarnamenin aynı gün saat 16.32.05'de P.T.T. idaresince kabul edilip, 07.09.2010 tarihinde dağıtıcıya verildiğini, muhatabına 14.09.2010 tarihinde ulaştırıldığını, kira bedelinin tespiti istemiyle açılan İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1126 Esas sayılı davasının yargılaması sonunda kira dönem başlangıcından en az 15 gün önce ihtarname çekilmediğinden bahisle kira bedelinin 23.09.2011 tarihinden itibaren aylık brüt bedelinin 1.300,00 TL olarak tespitine karar verildiğini, davalının ihtarnameyi geç tebliğ etmesi nedeniyle müvekkilinin 6.000,00 TL kira kaybına uğradığını, muhatabın adresinin davalı şubesine çok yakın olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 4.134,75 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtarnamenin müvekkiline teslim edildiği 03.09.2010 tarihinin cuma gününe tekabül ettiğini, posta gönderilerinin en geç saat 16.00'da şubeden alındığını, araya hafta sonu tatili girip bayram haftası yoğunluğunun da olması nedeniyle 14.09.2010 tarihinde tebligat yapıldığını, tebligatın en geç 5 gün içinde ulaştırılması gerektiğine ilişkin davacı iddialarının kötü niyeti gösterdiğini savunarak, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller göre, idari yargının görevli olduğu, HMK'nın 114. maddesine göre yargı yolu dava şartlarından olup, aynı Yasanın 115. maddesine göre dava şartları yargılamanın her aşamasında nazara alınması gereken hususlardan olduğu gerekçesiyle, yargı yolu yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılar tarafından dava dışı kiracıya gönderilen ihtarnamenin geç tesliminden kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir. Davalı genel müdürlük 23/05/2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 21. maddesi gereğince kamu tüzel kişiliği sona erdirilerek anonim şirkete dönüştürülmüştür. Bu durumda idari yargıda davanın görülmesi imkanı bulunmadığı gibi, önceki yürürlükte bulunan hükümler itibariyle, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli cetvelde Kamu İktisadi Kuruluşları arasında yer alan davalı PTT, aynı Kararname'nin 2/3. maddesi gereğince sermayesinin tamamı devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan Kamu İktisadi Teşebbüsü olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca 22 Şubat 2000 tarih ve 23972 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Ana Statüde de PTT'nin Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda, davalı eylemlerinin diğer özel hukuk tüzel kişilerinde olduğu gibi, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/574643400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz