Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14947 E. 2016/148 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geç teslim↗ yargı yolu↗ ticari dava niteliği↗ taşıma sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde ve zamanında adrese teslimi ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin P.. M..'nün kamu hizmeti kapsamındaki görevleri arasında olduğundan uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait evrakların dava dışı kişilere geç tesliminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı 23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince kamu tüzel kişiliği sona erdirilerek anonim şirkete dönüştürülmüştür. Bu durumda idari yargıda davanın görülmesi imkanı bulunmadığı gibi, önceki yürürlükte bulunan hükümler itibariyle, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli cetvelde Kamu İktisadi Kuruluşları arasında yer alan davalı PTT, aynı Kararname'nin 2/3. maddesi gereğince sermayesinin tamamı devlete ait olup, tekel eliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan Kamu İktisadi Teşebbüsü olarak tanımlanmıştır. Ayrıca 22.2.2000 tarih ve 23972 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Ana Statüde de PTT'nin Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda, davalı eylemlerinin diğer özel hukuk tüzel kişilerinde olduğu gibi, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun ve uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK uyarınca ticari iş niteliğindeki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığının kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6985 E. 2013/23264 K.
Ortak:geç teslim · yargı yolu · tüzel kişilik · anonim şirket · usulden reddi · teslim · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaM..'nün kamu hizmeti kapsamındaki «görevleri» arasında olduğundan uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1-Dava, davacıya ait evrakların dava dışı kişilere «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı 23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince kamu «tüzel kişiliği» sona erdirilerek «anonim şirkete» dönüştürülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller göre, idari yargının «görevli» olduğu, HMK'nın 114. maddesine göre «yargı yolu» dava şartlarından olup, aynı Yasanın 115. maddesine göre dava şartları yargılamanın her aşamasında nazara alınması gereken hususlardan olduğu gerekçesiyle, yargı yolu yokluğundan davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacılar tarafından dava dışı kiracıya gönderilen «ihtarnamenin» «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
Davalı genel müdürlük 23/05/2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 21. maddesi gereğince kamu «tüzel kişiliği» sona erdirilerek «anonim şirkete» dönüştürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarname
Benzer bu karardaDava, davacılar tarafından dava dışı kiracıya gönderilen «ihtarnamenin» «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
-
Maddi ve Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/155 E. 2015/1263 K.
Ortak:geç teslim · yargı yolu · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik · anonim şirket · görevsizlik kararı · teslim · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… ümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun ve uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK uyarınca ticari iş niteliğindeki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığının kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, davacıya ait evrakların dava dışı kişilere «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı 23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince kamu «tüzel kişiliği» sona erdirilerek «anonim şirkete» dönüştürülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde zamanında ilgili adrese «teslimi» ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin ...'nün kamu hizmeti kapsamındaki «görevleri» arasında olup, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinin de «hizmet kusuru» niteliğinde olduğu, idarenin işlem ya da eylemi nedeniyle doğan zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması ve görev hususunun mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… ümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun ve uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK uyarınca ticari iş niteliğindeki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığının kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, davacı tarafından dava dışı kuruma gönderilen başvuru evraklarının «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · re'sen gözetilme · kusur
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde zamanında ilgili adrese «teslimi» ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin ...'nün kamu hizmeti kapsamındaki «görevleri» arasında olup, bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinin de «hizmet kusuru» niteliğinde olduğu, idarenin işlem ya da eylemi nedeniyle doğan zararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması ve görev hususunun mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yargı yolu» bakımından «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2621 E. 2010/6179 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde ve zamanında adrese «teslimi» ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin P..
1-Dava, davacıya ait evrakların dava dışı kişilere «geç tesliminden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14947 E. , 2016/148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KO
TARİHİ 30/01/2015
NUMARASI 2014/580-2015/55
Taraflar arasında görülen davada Asliye Mahkemesi’nce verilen 30/01/2015 tarih ve 2014/580-2015/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, evrak gönderilerinin müşterilerine ulaştırılmak üzere 27/11/2013, 29/11/2013 ve 07/12/2013 tarihinde PTT kargoya teslim edildiğini, gönderilerin zamanında ulaşmaması nedeniyle davacı şirketin maddi zarara uğradığını, davacının müşterileri karşısında ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 3.850,97 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 8.850,97 TL tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davalı şirketin kamu hizmeti kapsamında faaliyetine devam ettiğini, davacının dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davacının gönderilerinden birisinin adresin eksikliği nedeniyle iade edildiğini, diğer bir kargonun ise alıcısı tarafından alınmayarak iade döndüğünü, PTT'nin zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, posta gönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde ve zamanında adrese teslimi ve bu kapsamdaki işlerin denetlenmesinin P.. M..'nün kamu hizmeti kapsamındaki görevleri arasında olduğundan uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait evrakların dava dışı kişilere geç tesliminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı 23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince kamu tüzel kişiliği sona erdirilerek anonim şirkete dönüştürülmüştür. Bu durumda idari yargıda davanın görülmesi imkanı bulunmadığı gibi, önceki yürürlükte bulunan hükümler itibariyle, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli cetvelde Kamu İktisadi Kuruluşları arasında yer alan davalı PTT, aynı Kararname'nin 2/3. maddesi gereğince sermayesinin tamamı devlete ait olup, tekel eliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan Kamu İktisadi Teşebbüsü olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca 22.2.2000 tarih ve 23972 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Ana Statüde de PTT'nin Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda, davalı eylemlerinin diğer özel hukuk tüzel kişilerinde olduğu gibi, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu gözetilerek uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı değil, adli yargı olduğunun ve uyuşmazlığın 6762 sayılı TTK uyarınca ticari iş niteliğindeki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığının kabulüyle işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/158691300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz