İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9694 E. 2013/23165 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletsiz iş görme↗ takip talebi↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesi alacağına ilişkin davada, davaya konu Ergo-İsviçre Sigorta A.Ş.'nin 14174348 ve 13952151 numaralı poliçelerinde davalının imzasının bulunmadığı, ödenmiş prim de bulunmadığı bu haliyle geçerli bir sigorta ilişkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Davacı, Mülga 818 sayılı BK’nın 413 ve devamı maddeleri uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak davalı adına dava dışı sigorta şirketine ödendiği iddia olunan primlerin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla iş bu davayı açmıştır.
Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, davacı taraf takip talebine primlerini ödediği ve davalı araçlarına ait olduğunu ileri sürdüğü poliçe suretlerini eklemiş ve mahkemece de poliçelerden birisinin davalıya ait araca ilişkin olduğu sabit olmuş,diğer poliçe için ise herhangi bir araştırma yapılmamıştır.Sigorta akdi şekle tabi bir akit olmadığı için sözlü olarak da yapılabilir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere her ne kadar davalının poliçe düzenlenmesi ve priminin ödenmesi hususunda davacıya yazılı bir talimatı yok ise de,bir dönem önceki poliçelerin aynı sigorta şirketi tarafından yapıldığı sabit olduğu gibi, davalı da takibe itirazında öncelikle faiz oranı ve benzeri konulara itiraz etmiş, poliçelerin geçerli olmadığına ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir. Davacının vekaletsiz iş görme hükümleri gereği
talepte bulunabilmesi için ve sigorta akdinin geçerliliği için sigortalı davalının imzasının poliçede bulunması gerekli olmayıp yukarıda açıklandığı üzere davacı kanıtlamak suretiyle ödediği tutarı isteyebilir. Açıklanan bu nedenlerle, mahkemece öncelikle diğer poliçeye ilişkin aracın davalıya ait olup olmadığı araştırılıp, ilgili ise ve poliçe hükümsüz kılınmamış, iptal edilmemiş ise davacının vekaletsiz iş görme hükümleri gereği ödediği primleri talep edebileceği göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6802 E. 2013/21624 K.
Ortak:ek prim · sigorta poliçesi · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» alacağına ilişkin davada, davaya konu Ergo-İsviçre Sigorta A.Ş.'nin 14174348 ve 13952151 numaralı poliçelerinde davalının imzasının bulunmadığı, ödenmiş «prim» de bulunmadığı bu haliyle geçerli bir sigorta ilişkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, davacı taraf «takip talebine» «primlerini» ödediği ve davalı araçlarına ait olduğunu ileri sürdüğü poliçe suretlerini eklemiş ve mahkemece de poliçelerden birisinin davalıya ait araca ilişkin olduğu sabit olmuş,diğer poliçe için ise herhangi bir araştırma yapılmamıştır.Sigorta akdi şekle tabi bir akit olmadığı için sözlü olarak da yapılabilir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere her ne kadar davalının poliçe düzenlenmesi ve «priminin» ödenmesi hususunda davacıya yazılı bir talimatı yok ise de,bir dönem önceki poliçelerin aynı sigorta şirketi tarafından yapıldığı sabit olduğu gibi, davalı da takibe itirazında öncelikle faiz oranı ve benzeri konulara itiraz etmiş, poliçelerin geçerli olmadığına ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sigorta poliçesi» alacağına ilişkin davada, davaya konu Ergo-İsviçre Sigorta A.Ş'nın 12798091 Y-1 ve 148681154 Y-0 numaralı poliçelerinde davalının imzasının bulunmadığı gibi, ödenmiş «prim» de bulunmadığı bu haliyle geçerli bir sigorta ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf davalı adına düzenlenen kasko poliçe «primlerinin» sigorta şirketine kendisi tarafından ödendiğini, davalının bu tutarı kendisine ödemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış ve davalı taraf da takibe itirazında poliçelerin geçerliliğine ilişkin bir itirazda bulunmamış ve mahkemece yapılan incelemede araçların davalıya ait olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece poliçede yazılı «prim» tutarlarının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8825 E. 2014/10535 K.
Ortak:ek prim · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» alacağına ilişkin davada, davaya konu Ergo-İsviçre Sigorta A.Ş.'nin 14174348 ve 13952151 numaralı poliçelerinde davalının imzasının bulunmadığı, ödenmiş «prim» de bulunmadığı bu haliyle geçerli bir sigorta ilişkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, davacı taraf «takip talebine» «primlerini» ödediği ve davalı araçlarına ait olduğunu ileri sürdüğü poliçe suretlerini eklemiş ve mahkemece de poliçelerden birisinin davalıya ait araca ilişkin olduğu sabit olmuş,diğer poliçe için ise herhangi bir araştırma yapılmamıştır.Sigorta akdi şekle tabi bir akit olmadığı için sözlü olarak da yapılabilir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere her ne kadar davalının poliçe düzenlenmesi ve «priminin» ödenmesi hususunda davacıya yazılı bir talimatı yok ise de,bir dönem önceki poliçelerin aynı sigorta şirketi tarafından yapıldığı sabit olduğu gibi, davalı da takibe itirazında öncelikle faiz oranı ve benzeri konulara itiraz etmiş, poliçelerin geçerli olmadığına ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir.
Benzer bu karardaBu iddianın kanıtlanması halinde, davanın BK'nın 413. ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre açılmış bir «alacak davası» mahiyetinde kabulü ile poliçelerin düzenlenmiş olduğu da gözetilerek, artık bu poliçelere bağlanan «prim» borçlarının ödendiğini ispatlamakla yükümlü olan tarafın davalı yan olduğu hususu nazara alınmak suretiyle uyuşmazlığın buna göre çözüme kavuşturulması gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · acente · yazılı delil · alacak davası · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… ddialarının ispatının HMK'nın 200. maddesinin belli bir meblağı aşan hukuki işlemler ile 290. maddesinin senede karşı iddialar doğrultusunda kural olarak senet yani «kesin deliller» ile mümkün olabileceği, davacı tarafından iddialarını doğrular nitelikte dosyaya iddia edilen hizmetin satın alındığına dair «yazılı delil» «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu iddianın kanıtlanması halinde, davanın BK'nın 413. ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre açılmış bir «alacak davası» mahiyetinde kabulü ile poliçelerin düzenlenmiş olduğu da gözetilerek, artık bu poliçelere bağlanan «prim» borçlarının ödendiğini ispatlamakla yükümlü olan tarafın davalı yan olduğu hususu nazara alınmak suretiyle uyuşmazlığın buna göre çözüme kavuşturulması gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına …
Öncelikle, davacıya «acente» sıfatıyla sigortalının ödemesi gereken primleri asıl sigorta şirketine ödediğine ilişkin iddiasını kanıtlama imkanı verilmesi gereklidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2162 E. 2021/2782 K.
Ortak:ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» alacağına ilişkin davada, davaya konu Ergo-İsviçre Sigorta A.Ş.'nin 14174348 ve 13952151 numaralı poliçelerinde davalının imzasının bulunmadığı, ödenmiş «prim» de bulunmadığı bu haliyle geçerli bir sigorta ilişkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, davacı taraf «takip talebine» «primlerini» ödediği ve davalı araçlarına ait olduğunu ileri sürdüğü poliçe suretlerini eklemiş ve mahkemece de poliçelerden birisinin davalıya ait araca ilişkin olduğu sabit olmuş,diğer poliçe için ise herhangi bir araştırma yapılmamıştır.Sigorta akdi şekle tabi bir akit olmadığı için sözlü olarak da yapılabilir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere her ne kadar davalının poliçe düzenlenmesi ve «priminin» ödenmesi hususunda davacıya yazılı bir talimatı yok ise de,bir dönem önceki poliçelerin aynı sigorta şirketi tarafından yapıldığı sabit olduğu gibi, davalı da takibe itirazında öncelikle faiz oranı ve benzeri konulara itiraz etmiş, poliçelerin geçerli olmadığına ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir.
Benzer bu karardaDava, davacı «acente» tarafından «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık, «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» dava dışı sigorta şirketine kim tarafından ödendiği hususudur.
Davacının «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim» ödemelerinin, davalıya vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde yapıldığının kabulü ile yapılan bu ödemenin davalıdan «istirdadı» mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · bilirkişi raporuna itiraz · acente · acentelik · icra takibine itiraz · taraf ehliyeti · istirdat · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; somut olayda davacının «acentesi» olduğu dava dışı sigorta şirketinin «ticari defterleri» üzerinde yapılan incelemede dava konusu icra takibine talep edilen «prim» alacaklarının davacı tarafça ödendiğine dair kayıt bulunmadığı gibi davacının ticari defter ve kayıtlarında ödendiğine dair kayıt bulunmadığı, bu durumun davacının mali müşaviri tarafından mahkememizce atanan bilirkişiye verilen yazı cevabı ve davacı vekilinin «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesi içeriğinden sabit olduğu, davacı tarafça dava konusu icra takibinde talep edilen prim ödemeleri davacı şirket hesabından yapılmamışsa da dava dışı sigorta şirketine ödeme yapan dava dışı kişilerin davacı adına hareket ettiği, bu suretle primlerin dava dışı sigorta şirketine ödendiği ileri sürülmüşse de bozma ilamından önce dosyaya sunulan 04/02/2016 tarihli dava dışı sigorta yazı cevabı ve bozma ilamı içeriği dikkate alındığında davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceği, davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacı «acente» tarafından «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık, «sigorta poliçelerinden» kaynaklanan «prim alacağının» dava dışı sigorta şirketine kim tarafından ödendiği hususudur.
Dava dışı Ergo Sigorta A.Ş, dava konusu edilen poliçe «primlerinin» davacı «acente» tarafından ödendiğinin kabul edildiğini bildirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5947 E. 2013/12893 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet sözleşmesi · komisyon · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece davalının davacı şirkete gördüğü hizmetler karşılığı «komisyon» adı altında ücrete hak kazandığı, yapmış olduğu işlemlerin iş görme sözleşmesi olarak tasnif edilebileceği, iş görme sözleşmesine de Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca «vekalet sözleşmesi» hükümlerinin uygulanacağı, bu durumda BK’nın 126/4. maddesi hükmü uyarınca 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı alacağın 10 yıllık zamanaşımına uğradığını belirterek itirazını bu şekilde ileri sürmüş ise de uygulanacak hukuku belirlemenin hakim …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9694 E. , 2013/23165 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 tarih ve 2008/2520-2012/1396 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline sigorta poliçe alacağına konu 1892,66 TL prim borcu olduğunu, davalı hakkında Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/884 esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesi alacağına ilişkin davada, davaya konu Ergo-İsviçre Sigorta A.Ş.'nin 14174348 ve 13952151 numaralı poliçelerinde davalının imzasının bulunmadığı, ödenmiş prim de bulunmadığı bu haliyle geçerli bir sigorta ilişkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Davacı, Mülga 818 sayılı BK’nın 413 ve devamı maddeleri uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak davalı adına dava dışı sigorta şirketine ödendiği iddia olunan primlerin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla iş bu davayı açmıştır.
Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, davacı taraf takip talebine primlerini ödediği ve davalı araçlarına ait olduğunu ileri sürdüğü poliçe suretlerini eklemiş ve mahkemece de poliçelerden birisinin davalıya ait araca ilişkin olduğu sabit olmuş,diğer poliçe için ise herhangi bir araştırma yapılmamıştır.Sigorta akdi şekle tabi bir akit olmadığı için sözlü olarak da yapılabilir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere her ne kadar davalının poliçe düzenlenmesi ve priminin ödenmesi hususunda davacıya yazılı bir talimatı yok ise de,bir dönem önceki poliçelerin aynı sigorta şirketi tarafından yapıldığı sabit olduğu gibi, davalı da takibe itirazında öncelikle faiz oranı ve benzeri konulara itiraz etmiş, poliçelerin geçerli olmadığına ilişkin bir itiraz ileri sürmemiştir.
Davacının vekaletsiz iş görme hükümleri gereği
talepte bulunabilmesi için ve sigorta akdinin geçerliliği için sigortalı davalının imzasının poliçede bulunması gerekli olmayıp yukarıda açıklandığı üzere davacı kanıtlamak suretiyle ödediği tutarı isteyebilir. Açıklanan bu nedenlerle, mahkemece öncelikle diğer poliçeye ilişkin aracın davalıya ait olup olmadığı araştırılıp, ilgili ise ve poliçe hükümsüz kılınmamış, iptal edilmemiş ise davacının vekaletsiz iş görme hükümleri gereği ödediği primleri talep edebileceği göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/574443800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz