Ortaklık sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1734 E. 2013/23349 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi↗ kar payı↗ olumsuz oy↗ vade↗ kâr payı↗ ıslah↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ortak olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sübut bulduğu, ancak davalı tarafından davacıya 125.400 DM karşılığı 4732 adet hisse verildikten sonra 172 ve 1193 adet hissenin başkasına devredilerek davacının hisse sayısının haksız olarak azaltıldığı, bu durumda davacının devredilen bu hisselerin bedelini davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.663,10 EURO'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalı şirket temsilcisinin her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan para karşılığında kar payı verileceği yönündeki beyanlarına istinaden davalı şirkete para yatırdığını, daha sonra istemesine rağmen davalı şirketin kendisine ödeme yapmadığını ileri sürmüş olup mahkemece ise davacının davalı şirkete ortak olduğu, ancak başlangıçta davacıya verilen hisselerin bir kısmının başkalarına devredilerek davacının sahibi olduğu hisselerin azaltıldığı, davacının devredilen bu hisselerin bedelini isteyebileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, mahkemece yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, her ne kadar davacının davalı şirkete ortak olduğu kabul edilmiş ise de davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve davalı tarafından itiraz edilmeyen tutanakta, davacının şirkete yatırdığı parayı istediği zaman geri alabileceği belirtilmiştir. O halde, söz konusu tutanaktan sonra davacının davalı şirketin genel kurullarına katılmak, kar payı almak gibi şirkete ortaklık iradesini gösterir bir vakıa yoksa davacı ile davalı arasında geçerli bir ortaklık sözleşmesinin kurulduğu kabul edilemez. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacının davalı şirkete ortak olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davacı ortak kabul edilmesine rağmen kar payı talebi hakkında da olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Kabule göre de, davacı hisse bedeli olarak 10.500 TL'nin tahsilini istedikten sonra davasını ıslah ederek bu talebini 17.663,10 EURO olarak değiştirmiştir. Ancak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, dava dilekçesinde tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13721 E. 2017/2338 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6773 E. 2016/3329 K.
Ortak:vade · temsil
İncelediğiniz kararda1- Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalı şirket «temsilcisinin» her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan para karşılığında «kar payı» verileceği yönündeki beyanlarına istinaden davalı şirkete para yatırdığını, daha sonra istemesine rağmen davalı şirketin kendisine ödeme yapmadığını ileri sürmüş o …
Ancak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaİhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · hukuki yarar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan».... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan».... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen ek davanın ayrı ayrı kabulüne, 51.150,00 Euro nun hesabın açıldığı tarih olan 29/11/1999 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranında döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13271 E. 2015/2300 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ile «borcu üstlenen» vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15263 E,2014/6373 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15112 E. 2016/7431 K.
Ortak:vade · temsil
İncelediğiniz kararda1- Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalı şirket «temsilcisinin» her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan para karşılığında «kar payı» verileceği yönündeki beyanlarına istinaden davalı şirkete para yatırdığını, daha sonra istemesine rağmen davalı şirketin kendisine ödeme yapmadığını ileri sürmüş o …
Ancak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaİhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · 3095 sayılı kanun · ihbar olunan · mükerrerlik · ihbar · hukuki yarar · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, «mükerrer tahsile» yol açmamak «kaydı» ile 150.000 DM'nin 03/11/1999 tarihinden 14/04/2000 tarihine kadar «3095 sayılı kanun» gereğince DM cinsinden uygulanan faizi ile birlikte, bu tarihten itibaren ise 150.000 DM karşılığı olan 76.693,78 Euronun ilgili kanun hükmünce uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5432 E. 2015/3279 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaŞubesi'ne 35.512,00 USD yatırdığını, bu paranın iradesi dışında off-shore hesabına aktarıldığını ileri sürerek asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL'nin tahsilini istemiş, birleşen davada ise 35.512,00 USD’nin «vade» sonunda ulaştığı değer olan 36.329,00 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın tam, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 6.000,00 TL ve 32.«265» USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2979 E. 2015/1203 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · açık muvafakat · borcun üstlenilmesi · muvafakat · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın off shoreye yatırılan bedelden sorumlu olduğu, ... vekili tarafından «borç üstlenilerek», kendi adlarına hüküm kurulmasının talep edildiği, sonradan «borcu üstlenmekten» vazgeçilmiş ise de, davalı bankanın «açık muvafakati» olmadığı, bu nedenle paranın davalı banka ve ...'dan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.001 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline …
… delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, «zamanaşımı» süresinin davacının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalıdan «borcu üstlenen» ... ve birleşen davada fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7411 E. 2014/14166 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAncak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu kararda… hesaba ödendiğine dair bir belgenin bulunmadığı, bunun Off Shore hesabına alacak kaydedildiği ve banka bünyesinden çıkmadığı, yine bankada bir hesaba geçirildiği ve «geçersiz» «havale» talimatı ile Off Shore hesabına alacak kaydedildiği, davalı bankada kalan bu mevduattan bankanın yaptığı işlemlerden dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000 USD nin «vade» sonuna kadar %25 oranında, vade sonundan 06/06/2011 e kadar kamu bankalarının vadesiz USD hesabına uyguladıkları faiz ve dava tarihinden ödeninceye kadar kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek faizin uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 22.200 USD nin vade sonuna kadar %25 …
1- Dava, davacıya ait mevduatın off shore hesabına aktarılarak tüketildiği iddiasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · havale · geçersizlik
Benzer bu kararda… hesaba ödendiğine dair bir belgenin bulunmadığı, bunun Off Shore hesabına alacak kaydedildiği ve banka bünyesinden çıkmadığı, yine bankada bir hesaba geçirildiği ve «geçersiz» «havale» talimatı ile Off Shore hesabına alacak kaydedildiği, davalı bankada kalan bu mevduattan bankanın yaptığı işlemlerden dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000 USD nin «vade» sonuna kadar %25 oranında, vade sonundan 06/06/2011 e kadar kamu bankalarının vadesiz USD hesabına uyguladıkları faiz ve dava tarihinden ödeninceye kadar kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek faizin uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 22.200 USD nin vade sonuna kadar %25 …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıdan yazılı olarak aldığı «havale» talimatına dayalı olarak E.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1734 E. , 2013/23349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 tarih ve 2011/121-2012/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcisinin her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı kar payı verileceği yönündeki beyanları ile müvekkilini ikna ederek parasını davalı şirkete yatırmasını sağladığını, daha sonra müvekkilinin ihtiyacı nedeniyle bu parayı davalıdan istediğini, ayrıca o tarihe kadarki kay payını da talep ettiğini, ancak davalının TTK'nun 329. maddesi uyarınca şirketin kendi hissesini almasının mümkün olmadığını bildirerek müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı şirketin haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300 hisse bedeli 10.500 TL'nin ve müvekkilinin sahibi olduğu 3367 adet hisseye tekabül eden kar payı alacağı olarak 9.500 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.10.2012 tarihli dilekçesi ile 10.500 TL olan hisse bedeli talebini 17.663,10 EURO olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, TTK'nun 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ortak olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sübut bulduğu, ancak davalı tarafından davacıya 125.400 DM karşılığı 4732 adet hisse verildikten sonra 172 ve 1193 adet hissenin başkasına devredilerek davacının hisse sayısının haksız olarak azaltıldığı, bu durumda davacının devredilen bu hisselerin bedelini davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.663,10 EURO'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalı şirket temsilcisinin her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan para karşılığında kar payı verileceği yönündeki beyanlarına istinaden davalı şirkete para yatırdığını, daha sonra istemesine rağmen davalı şirketin kendisine ödeme yapmadığını ileri sürmüş olup mahkemece ise davacının davalı şirkete ortak olduğu, ancak başlangıçta davacıya verilen hisselerin bir kısmının başkalarına devredilerek davacının sahibi olduğu hisselerin azaltıldığı, davacının devredilen bu hisselerin bedelini isteyebileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, mahkemece yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, her ne kadar davacının davalı şirkete ortak olduğu kabul edilmiş ise de davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve davalı tarafından itiraz edilmeyen tutanakta, davacının şirkete yatırdığı parayı istediği zaman geri alabileceği belirtilmiştir.
O halde, söz konusu tutanaktan sonra davacının davalı şirketin genel kurullarına katılmak, kar payı almak gibi şirkete ortaklık iradesini gösterir bir vakıa yoksa davacı ile davalı arasında geçerli bir ortaklık sözleşmesinin kurulduğu kabul edilemez. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacının davalı şirkete ortak olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davacı ortak kabul edilmesine rağmen kar payı talebi hakkında da olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Kabule göre de, davacı hisse bedeli olarak 10.500 TL'nin tahsilini istedikten sonra davasını ıslah ederek bu talebini 17.663,10 EURO olarak değiştirmiştir. Ancak, zaman itibariyle somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, dava dilekçesinde tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/574184100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz