Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17629 E. 2013/23084 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yıpranma payı↗ ariyet sözleşmesi↗ ariyet↗ ticari faiz↗ denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr payı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı ve davalı-karşı davacının davalarını ispat edemedikleri gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “asıl ve karşı davaya yönelik mahkeme kararının HUMK'nun 388. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olması nedeniyle denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece, davacı tarafından davalıya 1998 yılında teslim edilen makine ve malzeme bedellerinin 100.632,23 TL olduğu, davalı-karşı davacıya ait LODER’in davacı tarafından kullanılmasından dolayı davalı-karşı davacının 31.730,22 TL alacaklı olduğu, tarafların diğer taleplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 100.632,23 TL’nin 27.03.2004 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş’den tahsiline, karşı ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 31.730,22 TL’nin 26.06.2004 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ... İşletmeleri'nden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait güvenlik personelinin davalı tarafından taşındığının ispat edilememiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, davalıya verilen malzeme ve makinelerin bedelinin tahsili, karşı dava ise, davacıya kullanmak için verilen iş makinesinin kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda asıl davaya konu, davacıya ait Sodyum Bikromat Fabrikasına ait makine ve ekipmanların 1998 yılında davalıya teslim edildiği, ancak davalı tarafından bedelinin davacıya ödenmediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davaya konu fabrikada bulunan makine ve malzemelerin bedelinin hangi tarihteki değerine göre belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, davalıya teslim edilen makine ve malzeme bedelleri, teslim tarihindeki değeri esas alınarak %50 yıpranma payı düşülmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Oysa, açılan davanın niteliğine göre davaya konu makine ve malzemelerin bedelinin dava tarihindeki mevcut durumuna göre belirlenmesi ve davalının cevap dilekçesinde kabul ettiği 192.240,61 TL de gözönüne alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Karşı dava yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı-karşı davacı tarafından davacıya kullanmak üzere verilen iş makinesinin kullanım bedelinin tahsili talep edilmiş ve mahkemece karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı-karşı davacıya ait iş makinesi kullanılmak üzere davacı-karşı davalıya teslim edilmiş olup, taraflar arasındaki ilişki 818 sayılı BK’nın 299. vd. maddelerinde düzenlenen ariyet sözleşmesidir. Anılan maddede ariyet verenin, bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet alana bırakmak ve alan da o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı-karşı davacıya ait iş makinesinin ücret karşılığında davacıya kullandırıldığına ilişkin bir delil ibraz edilemediğine ve iş makinesinin ücretsiz olarak kullanımına uzun süre sessiz kalınmasına göre, artık davalı-karşı davacının iş makinesinin kullanım bedelini isteyemeyeceği gözönüne alınarak, karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin hatalı nitelendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11553 E. 2011/4262 K.
Ortak:ariyet sözleşmesi · ariyet · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… ahsili talep edilmiş ve mahkemece karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı-karşı davacıya ait iş makinesi kullanılmak üzere davacı-karşı davalıya «teslim» edilmiş olup, taraflar arasındaki ilişki 818 sayılı BK’nın 299. vd. maddelerinde düzenlenen «ariyet sözleşmesidir».
Oysa, açılan davanın niteliğine göre davaya konu makine ve malzemelerin bedelinin dava tarihindeki mevcut durumuna göre belirlenmesi ve davalının cevap dilekçesinde kabul ettiği 192.240,61 TL de gözönüne alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Anılan maddede «ariyet» verenin, bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet alana bırakmak ve alan da o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ariyet sözleşmesi» hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yasa «ariyet sözleşmesinin» geçerliligi icin «şekil şartı» da kabul etmemiştir.
Somut olaya gelince; dava dilekçesindeki açıklamalardan ve yargılamadaki beyanlarından davacının açıkca «ariyet» hukuki ilişkisine dayandığı görülmekte olup, BK'nun 299. maddesi hükmüne göre; ariyet veren bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet alana bırakmak, ariyet alan da o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekil şartı · iyiniyet · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı ile arasında bir «taşıma sözleşmesi» kurulduğunu kanıtlayamadığı, bu nedenle ödemiş bulunduğu ve zararı olduğu bedelleri davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… bir süre kullanılamadığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davacının davalıyla arasındaki «taşıma sözleşmesi» ilişkisini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın her iki kalem istem yönünden de reddine karar verilmiştir.
Bu kurama göre, irade beyanlarından her birinin objektif anlamına bakılmayacak, bu beyana muhatabın «iyiniyetle» vereceği anlamın ne olması gerektiği araştırılacaktır (BK'nun 18.maddesi).
Yasa «ariyet sözleşmesinin» geçerliligi icin «şekil şartı» da kabul etmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16447 E. 2014/18132 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · zeyilname · temerrüt tarihi · ek prim · ıslah · yasal faiz · hasar · temerrüt
Benzer bu kararda… in 26.02.2013 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporu ve bu rapora göre davacı vekili tarafından yapılan «ıslah» nazara alınarak, davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle 25.632,00 TL «hasar» bedelinin, «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı T...A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2– Ancak mahkemece davanın kabulü ile 25.632 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmişse de davalı tarafça, oluşan «hasar» sonrasında düzenlenen «zeyilname» kapsamında davacıya «prim iadesi» yapılıp yapılmadığı, araştırılıp, yapıldı ise bu miktarın toplam tazminat tutarından düşülmesi gerektiği dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3157 E. 2021/4856 K.
Ortak:ariyet · avans faizi
İncelediğiniz kararda… zerine Dairemizce “asıl ve karşı davaya yönelik mahkeme kararının HUMK'nun 388. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olması nedeniyle «denetime elverişli» olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece, davacı tarafından davalıya 1998 yılında «teslim» edilen makine ve malzeme bedellerinin 100.632,23 TL olduğu, davalı-karşı davacıya ait LODER’in davacı tarafından kullanılmasından dolayı davalı-karşı davacının 31.730,22 TL alacaklı olduğu, tarafların diğer taleplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 100.632,23 TL’nin 27.03.2004 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı ...
… ahsili talep edilmiş ve mahkemece karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı-karşı davacıya ait iş makinesi kullanılmak üzere davacı-karşı davalıya «teslim» edilmiş olup, taraflar arasındaki ilişki 818 sayılı BK’nın 299. vd. maddelerinde düzenlenen «ariyet sözleşmesidir».
Anılan maddede «ariyet» verenin, bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet alana bırakmak ve alan da o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
3-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen «ariyet» bedeline hükmedilmesi gerekirken, davacının ne şekilde tespit ettiği bilinmeyen ariyet bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · akaryakıt bayilik sözleşmesi · rayiç bedel · bedel iadesi · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · fesih · protokol
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davanın, taraflar arasında akdedilen «akaryakıt bayilik sözleşmesi» ve «protokolün» feshi nedeniyle davalıya «ariyet» olarak verilen malların aynen iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde «bedelin iadesi» istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde «sözleşmenin feshi» halinde ariyet verilen malların iadesi, iade edilememesi halinde ise davacı tarafından tespit edilen «rayiç bedelin» ödeneceği kararlaştırıldığından, mahkemece ariyet olarak verilen malların rayiç bedeli gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «ihtarnamede» miktar belirtilmeden ariyet olarak bırakılan malların iadesi talep edildiğinden mahkemece «temerrüt» yönünden yeterli kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince t …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan "Protokol" başlıklı belgenin 11.a).iii maddesinde, «sözleşmenin feshi» halinde, bayinin, TP tarafından «ariyet» olarak verilen malzeme ve teçhizatı ve montajı yapılan tüm sökülebilecek malzeme ve teçhizatı aynen iade etmeyi, iade edemiyor ise TP tarafından tespit edilen «rayiç bedellerini» ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettiği, sözleşmenin bu maddesinin «delil sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, davacı tarafından sözleşme gereği tespit edilen bedeller ile bilirkişi raporu ile saptanan rayiç bedeller arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle, sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından yapılan hesaplamaya itibar edildiği, davacı tarafından keşide edilen 17.06.2011 tarihli «fesih» «ihtarnamesinde», dava konusu ariyet bedelinin belirtilmemesi nedeniyle «temerrüde» esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 91.444,02 TL’nin 03.04.2015 dava tarihininden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17629 E. , 2013/23084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.05.2013 tarih ve 2011/407-2013/320 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İktisadi Devlet Teşekkülü olan müvekkilinin ilk önce Etibank Genel Müdürlüğü olarak, daha sonra 1998 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Eti Holding A.Ş. olarak, son olarak da.2004 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü unvanıyla teşkilatlandırıldığını, teşekkülün Etibank Genel Müdürlüğü olarak faaliyette bulunduğu dönemde, Elazığ’da bulunan Şarkkromları-Ferrokropı Müessesesi Müdürlüğü'ne bağlanmış olan Sodyum Bikromat Fabrikasına ait makine ve ekipmanların anılan işletme tarafından kullanıldığını, 1998 yılındaki Bakanlar Kurulu kararıyla Şarkkromları-Ferrokrom İşletmesi Müdürlüğü’nün ... A.Ş. olarak teşkilatlandırılarak Eti Holding AŞ’nin Bağlı Ortaklığı haline getirildiğini,yine aynı Bakanlar Kurulu Kararı ile Sodyum Bikromat Müdürlüğünün, Eti Holding A.Ş.
Genel Müdürlüğü’ne bağlandığını, 30.04.1998 tarihinde davalı ... AŞ’ye tutanaklar Sodyum Bikromat Tesisindeki malzeme ve makinelerin teslim edildiğini, anılan tesisteki makine ve malzemelerin bedellerinin davalıdan talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, 623.910,77 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1998 yılında davacıdan teslim alınan malzeme ve makinelerin 1979 yılından kalma olduğunu, gelişen teknoloji karşısında ekonomik ömürlerinin tamamlanmış olduğunu, ancak hurda olarak değerlendirilebileceğini savunarak, asıl davanın reddini, karşı dava olarak da, müvekkiline ait Caterpıllar marka loderin 01.05.1998-12.04.2004 tarihleri arasında davacı tarafından kullanıldığını, bu kullanım nedeniyle müvekkilinin davacı-karşı davalıdan 223.211,26 TL alacaklı olduğunu, ayrıca, davacı kuruma bağlı Sodyum Bikromat İşletmesi'nin 7 kişilik Özel Güvenlik ekibinin müvekkiline ait araçlarla 1998 yılından beri taşındığını, taşıma bedeli ile birlikte davacı-karşı davalıdan toplam 281.704,34 TL alacaklı olduklarını, bu bedelden davacı kurumun alacağı olan 192.240,61 TL’nin mahsubu ile bakiye 89.463,72 TL alacakları olduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, loderin kullanılmasından dolayı 34.441,65 TL alacakları olduğunu, ayrıca loderdeki arıza ve eksikliklerden dolayı 34.548,00 TL olmak üzere toplam 68.959,65 TL alacaklı olduklarını ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep dava etmiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı-karşı davacının davalarını ispat edemedikleri gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “asıl ve karşı davaya yönelik mahkeme kararının HUMK'nun 388. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olması nedeniyle denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece, davacı tarafından davalıya 1998 yılında teslim edilen makine ve malzeme bedellerinin 100.632,23 TL olduğu, davalı-karşı davacıya ait LODER’in davacı tarafından kullanılmasından dolayı davalı-karşı davacının 31.730,22 TL alacaklı olduğu, tarafların diğer taleplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 100.632,23 TL’nin 27.03.2004 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...
A.Ş’den tahsiline, karşı ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 31.730,22 TL’nin 26.06.2004 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ... İşletmeleri'nden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıya ait güvenlik personelinin davalı tarafından taşındığının ispat edilememiş olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, davalıya verilen malzeme ve makinelerin bedelinin tahsili, karşı dava ise, davacıya kullanmak için verilen iş makinesinin kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda asıl davaya konu, davacıya ait Sodyum Bikromat Fabrikasına ait makine ve ekipmanların 1998 yılında davalıya teslim edildiği, ancak davalı tarafından bedelinin davacıya ödenmediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davaya konu fabrikada bulunan makine ve malzemelerin bedelinin hangi tarihteki değerine göre belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, davalıya teslim edilen makine ve malzeme bedelleri, teslim tarihindeki değeri esas alınarak %50 yıpranma payı düşülmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Oysa, açılan davanın niteliğine göre davaya konu makine ve malzemelerin bedelinin dava tarihindeki mevcut durumuna göre belirlenmesi ve davalının cevap dilekçesinde kabul ettiği 192.240,61 TL de gözönüne alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Karşı dava yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı-karşı davacı tarafından davacıya kullanmak üzere verilen iş makinesinin kullanım bedelinin tahsili talep edilmiş ve mahkemece karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davalı-karşı davacıya ait iş makinesi kullanılmak üzere davacı-karşı davalıya teslim edilmiş olup, taraflar arasındaki ilişki 818 sayılı BK’nın 299. vd. maddelerinde düzenlenen ariyet sözleşmesidir. Anılan maddede ariyet verenin, bir şeyin bedava kullanılmasını ariyet alana bırakmak ve alan da o şeyi kullandıktan sonra geri vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı-karşı davacıya ait iş makinesinin ücret karşılığında davacıya kullandırıldığına ilişkin bir delil ibraz edilemediğine ve iş makinesinin ücretsiz olarak kullanımına uzun süre sessiz kalınmasına göre, artık davalı-karşı davacının iş makinesinin kullanım bedelini isteyemeyeceği gözönüne alınarak, karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin hatalı nitelendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararı davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/572865700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz