Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6073 E. 2013/23399 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atıfet mehli↗ sovtaj bedeli↗ ihtar tebliği↗ sovtaj↗ nakliyat emtia sigortası↗ eksper raporu↗ rücuen tazminat↗ tazminat davası↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sigortalı emtianın davalının yanlış yükleme yapması sırasında hasarladığı, söz konusu kablonun su altında kullanılacak olması kablonun hasarlanan kısımlarının ek yapılarak kullanılmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının sigortalısından bu kabloları mevcut hali ile kullanmasını beklenemeyeceği, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen sigorta poliçesinde ödeme tarihindeki Akbank döviz satış kurlarının esas alınacağının belirtilmesi ve ödemenin de sözleşmeye göre yapılması nedeniyle davalının döviz kuruna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 67.793,26 TL.nin 16.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş;..., Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... 'nun raporunun hükme esas alındığı bildirilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda; abonman poliçesinin 6. maddesinde kablo ve kablo üretiminde kullanılan bakır fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı hasar anında kablonun yeniden üretilme masraflarının ikame değeri üzerinden tazmin edileceğinin bildirildiği, böylece toplam lime bakır farkı ve lime kurşun farkı 9.449,50 USD olarak hesaplandığı ifade edilmiştir. Mahkemece hükme esas alındığı bildirilen bilirkişi raporunda ise, kablonun hasarlı haliyle kullanılamayacak hale geldiği, ek yapılmasının ve tamirinin mümkün veya kolay olmadığı, sigortalının kabloyu kabul etmeyi reddetmesinin haklı ve yerinde olduğu, tazminat bedeli olan 40.767,73 USD nin tahakkuk ve tahsil edilmesinin gerekli ve yerinde olduğu, bakır, lime kurşun farkının sovtaj bedeli içinde hesaba katılmış olması nedeniyle ayrıca hesaba katılmasına gerek olmadığı açıklanmıştır.
Bu itibarla; mahkemece, ekspertiz raporu ile alınan bilirkişi ve ek raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, sorumluluğu yeniden değerlendiren, bilirkişi raporunda yer alan ekspertiz raporundaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi, yine hükme esas alındığı bildirildiği halde bilirkişi raporundan ayrılarak ekspertiz raporundaki değerlendirmeye göre karar verilmesinin gerekçesinin açıklanması gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen sigorta poliçesinde ödeme tarihindeki Akbank döviz satış kurlarının esas alınacağının belirtilmesi ve ödemenin de sözleşmeye göre yapılması nedeniyle davalının döviz kuruna yönelik itirazları dikkate alınmamıştır. Oysa, davanın 6762 Sayılı TTK nın 1301. maddesine istinaden açılan rücuen tazminat davası olduğu nazara alındığında taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davacı sigorta şirketiyle sigortalısı arasındaki sigorta poliçesindeki hükümlere göre döviz kurunun belirlenmesi doğru olmamıştır.
3- Davacı tarafından davalıya gönderilen 28/04/2008 tarihli ödeme ihtarı ile 50.217,23 USD nin 10 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Bu suretle, ihtarın tebliğinden itibaren başlayan atıfet mehlinin sona erdiği tarihten sonraki gün davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken, hükmedilen tazminat miktarına davacının sigortalısına ödeme yaptığı 16/04/2008 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7598 E. 2023/3450 K.
Ortak:atıfet mehli · ihtar tebliği · nakliyat emtia sigortası · eksper raporu · rücuen tazminat · tazminat davası · ihtar · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaBu suretle, «ihtarın tebliğinden» itibaren başlayan «atıfet mehlinin» sona erdiği tarihten sonraki gün davalının «temerrüde» düştüğünün kabulü gerekirken, hükmedilen tazminat miktarına davacının sigortalısına ödeme yaptığı 16/04/2008 tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş;..., Prof.
Bu itibarla; mahkemece, «ekspertiz raporu» ile alınan bilirkişi ve ek raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, sorumluluğu yeniden değerlendiren, bilirkişi raporunda yer alan ekspertiz raporundaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi, yine hükme esas alındığı bildirildiği halde bilirkişi raporundan ayrılarak ekspertiz raporundaki değerlendirmeye gör …
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 20.12.2013 tarih, 2013/6073 E. ve 2013/23399 K. sayılı kararıyla «ekspertiz raporu» ile alınan bilirkişi ve ek raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, sorumluluğu yeniden değerlendiren, bilirkişi raporunda yer alan ekspertiz raporundaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi, yine hükme esas alındığı bildirildiği halde bilirkişi raporundan ayrılarak ekspertiz raporundaki değerlendirmeye göre karar verilmesinin gerekçesinin açıklanması, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davacı sigorta şirketiyle sigortalısı arasındaki «sigorta poliçesindeki» hükümlere göre döviz kurunun belirlenmesinin doğru olmadığı, «ihtarın tebliğinden» itibaren başlayan «atıfet mehlinin» sona erdiği tarihten sonraki gün davalının «temerrüde» düştüğünün kabulü gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
A.Ş.'nin «gerçek zararının» «poliçe limiti» dahilinde olmak üzere 40.767,73 USD olduğu, bu tutarın 28.03.2008 tarihli «nakliyat sigortası» ekspertiz raporunda ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtilen tutar olduğu, söz konusu kablonun su altında kullanılacak olması kablonun hasarlanan kısımlarının ek yapılarak kullanılmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının sigortalısından bu kabloları mevcut haliyle kullanmasının beklenemeyeceği, hasarlı kablonun yama yapılarak kullanılması ya da 3 eşit parçaya bölünerek kullanılması hususunda üretici firmaya karşı bir zorlamanın yapılamayacağı, deniz altında kullanılmak üzere üretimi yapılan kablonun yama yapılarak deniz altına serilmesinin ileride kabloda oluşacak bir dielektrik kırılma sonucu tekrar hasarlanmasına sebebiyet verebileceği ve onarımın maliyetinin bu sefer daha yüksek olacağı, bu anlamda abonman poliçesinin 6 ncı maddesindeki "kablo ve kablo üretiminde kullanılan bakır fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı «hasar» anında kablonun yeniden üretilme «masrafları» ikame değeri üzerinden tazmin edilecektir" düzenlemesi kapsamında LME bakır ve kurşun farkı olarak ilave 9.449,50 USD'lik tazminat talebinin de haklı olduğu, sonuç olarak (40.767,73 USD + 9.449,50 USD) 50.217,23 USD toplam tazminat talebinin haklı olduğu, davanın mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1301 inci maddesine istinaden açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davacı sigorta şirketiyle sigortalısı arasındaki «sigorta poliçesindeki» hükümlere göre döviz kuru belirlenmeyeceği, tazminat talebinde «temerrüt» tarihindeki döviz kurunun esas alındığı, davacı tarafından davalıya gönderilen 28.04.2008 tarihli ödeme «ihtarı» ile 50.217,23 USD'nin 10 gün içinde ödenmesinin istendiği, bu suretle, «ihtarın tebliğinden» itibaren başlayan «atıfet mehlinin» sona erdiği tarihten sonraki gün olan 26.05.2008 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 62.696,21 TL'nin 26.05.2008 tarihinde …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · nakliyat sigortası · müterafik kusur · gerçek zarar · kusur
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «gerçek zararının» «poliçe limiti» dahilinde olmak üzere 40.767,73 USD olduğu, bu tutarın 28.03.2008 tarihli «nakliyat sigortası» ekspertiz raporunda ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtilen tutar olduğu, söz konusu kablonun su altında kullanılacak olması kablonun hasarlanan kısımlarının ek yapılarak kullanılmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının sigortalısından bu kabloları mevcut haliyle kullanmasının beklenemeyeceği, hasarlı kablonun yama yapılarak kullanılması ya da 3 eşit parçaya bölünerek kullanılması hususunda üretici firmaya karşı bir zorlamanın yapılamayacağı, deniz altında kullanılmak üzere üretimi yapılan kablonun yama yapılarak deniz altına serilmesinin ileride kabloda oluşacak bir dielektrik kırılma sonucu tekrar hasarlanmasına sebebiyet verebileceği ve onarımın maliyetinin bu sefer daha yüksek olacağı, bu anlamda abonman poliçesinin 6 ncı maddesindeki "kablo ve kablo üretiminde kullanılan bakır fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı «hasar» anında kablonun yeniden üretilme «masrafları» ikame değeri üzerinden tazmin edilecektir" düzenlemesi kapsamında LME bakır ve kurşun farkı olarak ilave 9.449,50 USD'lik tazminat talebinin de haklı olduğu, sonuç olarak (40.767,73 USD + 9.449,50 USD) 50.217,23 USD toplam tazminat talebinin haklı olduğu, davanın mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1301 inci maddesine istinaden açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davacı sigorta şirketiyle sigortalısı arasındaki «sigorta poliçesindeki» hükümlere göre döviz kuru belirlenmeyeceği, tazminat talebinde «temerrüt» tarihindeki döviz kurunun esas alındığı, davacı tarafından davalıya gönderilen 28.04.2008 tarihli ödeme «ihtarı» ile 50.217,23 USD'nin 10 gün içinde ödenmesinin istendiği, bu suretle, «ihtarın tebliğinden» itibaren başlayan «atıfet mehlinin» sona erdiği tarihten sonraki gün olan 26.05.2008 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 62.696,21 TL'nin 26.05.2008 tarihinde …
… u ispatlayamadığını, hasarlı kablonun müvekkil şirket tarafından değerlendirilmesine (satın alınması/kullanılmasına) ilişkin talepler, değerlendirmeye alınmadığını, «hasarın», müvekkil şirket ya da bağımsız bir denetim firması tarafından yeniden tespitine yönelik taleplere rağmen, bu tespitin yaptırılmasına izin verilmediğini, maldaki hasar tespitinin tek taraflıdır olarak yapıldığını, davalının cevap ve itiraz hakkının engellendiğini, hasar bedelinin, malın hangi değeri esas alınarak belirlendiğinin belirsiz olduğunu, sigorta şirketi ve halefi olduğu firmanın zararın meydana gelmesinde, zararın artmasında ve böylece de müvekkilin durumunun ağırlaşmasında «müterafik kusuru» olduğunu, davacı sigorta şirketince müvekkil şirkete verilen atıfet süresi gereği, tazminata ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, Mahkemece dosy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14390 E. 2013/12544 K.
Ortak:rücuen tazminat · dosya masrafı · hasar
İncelediğiniz karardaDosyaya «ibraz» edilen ekspertiz raporunda; abonman poliçesinin 6. maddesinde kablo ve kablo üretiminde kullanılan bakır fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı «hasar» anında kablonun yeniden üretilme «masraflarının» ikame değeri üzerinden tazmin edileceğinin bildirildiği, böylece toplam lime bakır farkı ve lime kurşun farkı 9.449,50 USD olarak hesaplandığı ifade edilmiştir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş;..., Prof.
Oysa, davanın 6762 Sayılı TTK nın 1301. maddesine istinaden açılan «rücuen tazminat davası» olduğu nazara alındığında taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davacı sigorta şirketiyle sigortalısı arasındaki «sigorta poliçesindeki» hükümlere göre döviz kurunun belirlenmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaPoliçe özel şartlarında "Ambalaj yetersizliğinden veya uygunsuzluğundan kaynaklanan «ziya», «hasar» veya «masraflar» işbu «sigorta teminatı» dışındadır" demekle, poliçe kapsamı dışında tutulan haller sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca «hasarın» oluşumuna asıl olarak «ambalaj yetersizliği» ve ambalajların yetersiz olduğunun bilinmesine karşılık aktarılmasına izin verilmesi olduğu, sigortalı ...
Şti. için %30 oranında olduğu, davalı kusuruna tekabül eden «hasarın» 3.870,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kasulüne karar verilmişitir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj yetersizliği · emtia nakliyat sigortası · poliçe özel şartları · nakliyat sigortası · rücu hakkı · sigorta teminatı · ziya · teminat kapsamı
Benzer bu karardaBu itibarla, «poliçe özel şartları» gözetilmek koşuluyla yapılan ödemenin «teminat kapsamında» olup olmadığı değerlendirilip davacı sigortacının «rücu hakkı» bulunup bulunmadığı tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazların kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «emtia nakliyat sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Poliçe özel şartlarında "Ambalaj yetersizliğinden veya uygunsuzluğundan kaynaklanan «ziya», «hasar» veya «masraflar» işbu «sigorta teminatı» dışındadır" demekle, poliçe kapsamı dışında tutulan haller sayılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca «hasarın» oluşumuna asıl olarak «ambalaj yetersizliği» ve ambalajların yetersiz olduğunun bilinmesine karşılık aktarılmasına izin verilmesi olduğu, sigortalı ...
-
Marka hakkına tecavüzden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1457 E. 2018/7070 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garantörlük · marka hakkına tecavüz · ticari defter · fatura · taşıyan · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece davaya konu TSE markasını «taşıyan» kabloların davalı şirket tarafından üretildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı taraf, delil olarak davalının «ticari defter» ve kayıtlarına dayanmıştır.
Bu durumda davalı şirketin ilgili yıllara ilişkin «ticari defter» ve kayıtları ile basılı «fatura» koçanları ve varsa ürün katalogları getirtilerek davacı TSE’ye ait markanın davalıya ait ticari defter ve kayıtlarda kullanılıp kullanılmadığı ve davalının ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan kablonun ambalajında TSE «garanti» markasının kullanıldığı, ancak, söz konusu kablonun davalı tarafından üretildiğine veya pazarlandığına ilişkin bir delilin dosyaya sunulmadığı denetimi yapan ... ve ...
… zı cevabının beklenmesinden vazgeçildiği, ... kablo isimli ürünün davacı tarafından üretilerek satışa sunulduğu ve davalı tarafından kablo ürününde davacıya ait TSE «garanti» markasını izinsiz kullandığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6073 E. , 2013/23399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2012 tarih ve 2008/531-2012/853 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken humk'nın 3156 sayılı kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan emtianın kamyon üzerinden iskeleye alınması sırasında yanlış elleçleme sebebiyle yere düşürüldüğünü ve hasarlandığını, davalı şirketin, emtianın hasarsız olarak tahliyesini sağlamakla yükümlü olması sebebiyle meydana gelen hasardan tamamıyla sorumlu olduğunu, hasarlanan emtia üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucu 50.217,23 USD. lik hasar tespit edildiğini ve bu miktarın 67.793,26 TL. olarak 16.04.2008 tarihinde sigortalıyaa ibraname mukabili ödendiğini ileri sürerek, 67.793,26 TL.nin ödeme tarihi olan 16.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sigortalı emtianın davalının yanlış yükleme yapması sırasında hasarladığı, söz konusu kablonun su altında kullanılacak olması kablonun hasarlanan kısımlarının ek yapılarak kullanılmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının sigortalısından bu kabloları mevcut hali ile kullanmasını beklenemeyeceği, davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen sigorta poliçesinde ödeme tarihindeki Akbank döviz satış kurlarının esas alınacağının belirtilmesi ve ödemenin de sözleşmeye göre yapılması nedeniyle davalının döviz kuruna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 67.793,26 TL.nin 16.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulmuş;..., Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... 'nun raporunun hükme esas alındığı bildirilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporunda; abonman poliçesinin 6. maddesinde kablo ve kablo üretiminde kullanılan bakır fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı hasar anında kablonun yeniden üretilme masraflarının ikame değeri üzerinden tazmin edileceğinin bildirildiği, böylece toplam lime bakır farkı ve lime kurşun farkı 9.449,50 USD olarak hesaplandığı ifade edilmiştir. Mahkemece hükme esas alındığı bildirilen bilirkişi raporunda ise, kablonun hasarlı haliyle kullanılamayacak hale geldiği, ek yapılmasının ve tamirinin mümkün veya kolay olmadığı, sigortalının kabloyu kabul etmeyi reddetmesinin haklı ve yerinde olduğu, tazminat bedeli olan 40.767,73 USD nin tahakkuk ve tahsil edilmesinin gerekli ve yerinde olduğu, bakır, lime kurşun farkının sovtaj bedeli içinde hesaba katılmış olması nedeniyle ayrıca hesaba katılmasına gerek olmadığı açıklanmıştır.
Bu itibarla; mahkemece, ekspertiz raporu ile alınan bilirkişi ve ek raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, sorumluluğu yeniden değerlendiren, bilirkişi raporunda yer alan ekspertiz raporundaki tespitlere aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi, yine hükme esas alındığı bildirildiği halde bilirkişi raporundan ayrılarak ekspertiz raporundaki değerlendirmeye göre karar verilmesinin gerekçesinin açıklanması gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen sigorta poliçesinde ödeme tarihindeki Akbank döviz satış kurlarının esas alınacağının belirtilmesi ve ödemenin de sözleşmeye göre yapılması nedeniyle davalının döviz kuruna yönelik itirazları dikkate alınmamıştır. Oysa, davanın 6762 Sayılı TTK nın 1301. maddesine istinaden açılan rücuen tazminat davası olduğu nazara alındığında taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, davacı sigorta şirketiyle sigortalısı arasındaki sigorta poliçesindeki hükümlere göre döviz kurunun belirlenmesi doğru olmamıştır.
3- Davacı tarafından davalıya gönderilen 28/04/2008 tarihli ödeme ihtarı ile 50.217,23 USD nin 10 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Bu suretle, ihtarın tebliğinden itibaren başlayan atıfet mehlinin sona erdiği tarihten sonraki gün davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken, hükmedilen tazminat miktarına davacının sigortalısına ödeme yaptığı 16/04/2008 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/572759600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz